Yıllık ortalama bin 500 yeni iş gücüne ihtiyaç duyduklarını belirten Küpeli, “Peki bunu nereden bulacağız. Yeni nesil maalesef sanayide, üretimde çalışmayı arzu etmiyor. Demek ki bizim bir yerde yanlış yaptığımızı kabul etmemiz gerekiyor. Hatanın da neresinden dönersek kardır anlayışı da bizde hâkim. Şimdi bu bin 500 tane iş gücünü nereden bulacağız, bulamıyoruz. Bundan dolayı 9 Eylül 2019 tarihinde 100 kişiyle, bina yok, bir şey yok çok büyük bir cesaretle okul açtık. Orada sınav ve belgelendirme merkezi yapacağımız bir bina vardı onu önceden yaptık bu okul burayı kullansın bir yıl sonra bunu yaparız. İyi ki başlamışız. Eğer o sene başlamasaydık ondan sonraki 21 Mart’tı galiba 2020 ile başlayan pandemi ile beraber biz de bir okul yapamazdık. Eylül ayında okullar açılacak, bizim çocuklar, 100 tane öğrencimiz 2. sınıfa başlayacak ama bizde okul yok kampüs yok. Çok uğraşırdık ve o bize yüzde 99 geri vites yaptırırdı. Şimdi biz bundan dolayı dedik, mademki bizim bu kadar personele ihtiyacımız var bir çalışan fabrikası kuralım, tabiri buysa. Okul açtık şimdi bizim okulumuzun bin 560 kapasitesi var. Bu sene Cumhuriyetimizin 100. yılına denk geldi, 100 tane öğrenciyi mezun ettik. Evvelki sene 270, ondan sonra 390 öğrenci mezun edeceğiz. Öğrencileri alırken de bizim ihtiyaç duyduğumuz iş güçlerini en uygun öğrencileri aldık. Sanayicilerle konuştuk, anket yaptırdık, hangi meslek dallarında eğitim vermek istiyorsunuz diye en çok talep gören meslekten seçtik. Bizde öğrencilerimizi burada yetiştiriyoruz. Ve hedefimiz yüzde 65, 70 civarında öğrencinin sanayi de kalması” dedi.
Okulun yüzde 100 iş garantili olduğunu vurgulayan Küpeli, “Bu sene yüz öğrencimizin 70 tanesi kaldı. Çok mutlu oldum. Yüzde 70 dedik ve 70 tane öğrenci kaldı burada. Şimdi 390’ın aşağı yukarı 300 tanesi bizim her sene okuldan gelirse Bir de MEGEM AŞ diye bir şirket kurduk, 2019’daydı galiba. Orada genç işsizleri eğitiyoruz. 450 civarında da oradan yeni bir çalışma arkadaşları yapıyoruz. Etti mi 750 zaten biz bin beş yüzün yarısını kendimizden halletmiş olduk. Şimdi biz bu okulu yaparken de Türkiye’nin en iyi okulu olsun diyerek yola çıktık. Ve bunları kurarken de sanayide üretimde kullanılan ekipmanların birebir aynılarını getirip oraya koyduk. Orada bir şeyi daha hedeflemiştik bunu yaparken ben şunu söylemiştim arkadaşlara biz bu okula para veriyoruz, biraz devletten de alıyoruz ama bunlar bizim üzerimizden çıksın, sanayici her gün buna destek olmaz. Her işletme kendi ayakları üzerinde duracak. Bundan sonra döner sermayeyi çıkarmak için de bu ekipmanları aldık” diye konuştu.
“Ben organize sanayi başkanı olduğum kadar bir iş adamıyım. Özel sektörde çalışan hiçbir iş adamı lüzumsuz yere masraf yapmaz” diyerek özel üniversite konusuna değinen Küpeli, “Ben cevap verdiğimi düşünüyorum. Şimdi bizim ihtiyacımız mavi yakalı, beyaz yakalı değil. Çok fazla beyaz yakalı talep var. Ki devletimizin birçok üniversitesi var. Ki bildiğim kadarıyla 209 üniversite var. Onlara devletimiz güzel eğitimler veriyor. Onları oradan alsınlar. Bizim ihtiyacımız olan mavi yakalı. Dolayısıyla benim kaynağımı enerjimi oraya harcamam lazım. Bu sene bin yüz doksan altı tane okulumuza müracaat oldu. Biz 390 tanesini kesin kayıt hakkıyla aldık” dedi.
Özel Eskişehir OSB Meslek Lisesi’nde yönetim kurulundaki 9 kişinin 5’er kişilik kontenjanı bulunduğunu söyleyen Küpeli, “Ama galiba önümüzdeki sene bunu da kaldıracağız. Hepimizi bütün arkadaşlarımı ben de dahil çok sıkıntıya soktu. İnsanlar 1’in yanına 10 kattı, 50 dedi, 100 dedi. Sizden torpil olmazsa okula kimse gelemiyormuş dedi. Halbuki inan böyle bir şey yok. Öğrencilerin büyük bir kısmı, yüzde 95’i falan kendi yetenekleriyle geldiler. Birçoğu diyor ki, kadıncağız telefon ediyor işte benim oğlum 361 puan aldı, arkadaşı 290 almış onu aldınız benimkini almadınız böyle haksızlık olur mu diyor. Hanımefendi biz haksızlık yapmadık. Bizim birinci kriterimiz puan değil zaten. Organize sanayi de çalışmış olması, çocuğun annesinin babasının, çocuğun başka ne maharetleri varsa… Birçok kriter var biz onlarla beraber değerlendiriyoruz. Yani 400 puan almış bir çocuk okula giremeyebilir çünkü başka sıkıntıları vardır. Üstelik bir de biz artık çocuğun psikolojik durumlarını da ölçmeye çalışıyoruz artık. Ben iddia ediyorum Türkiye’nin en iyi okulu” ifadelerini kullandı.

Siyasete nasıl baktığı yönündeki soruyu yanıtlayan Nadir Küpeli, “Mesafeli olmadığınız biliyorum dediniz ya, o beni biraz tebessüm ettirdi. Hiç yakın olmadım. Siyasete vaktim de olmadıBen de sizlerden köşe yazılarınızdan, eşten, dosttan hep bunu görüyorum. Yakıştırılıyor insanlar tarafından isimlerimiz. Tabi böyle şerefli kutsal bir görev için birilerinin sizi layık görmesi de son derece gururumuzu okşuyor. Ve açık da söyleyeyim, hep de herkes AK Parti üzerinden söylüyor. AK Parti’nin içerisinde belediye başkanlığı yapacak benim tanıdığım çok insan var. Onlar da bu işi çok rahatlıkla yapabilir. Bir de tabi kişilik de önemli burada. Siz şimdi benim adımı sağda solda duyduğunuz zaman hiçbir kişi benimle alakalı bir tane olumsuz bir şey söylemez yok böyle bir şey. Evimde, işimde, ailemde mutlu bir insanım. Dolayısıyla insanlar da diyor ki bu kişiden bize, ülkeye zarar gelmez, yarar gelir. Orasını daha güzel yaptıysa burayı da daha iyi yapabilir. Ki bizim yönettiğimiz bütçe, Organize Sanayi’nin bütçesi herhalde Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesinin 6-7 katıdır. Çok büyük bir bütçeyi yönetiyoruz. Bunlardan dolayı da siyaseten sık sık duyuyoruz bunları. Bizzat bana söyleyenler var, ya bununla ilgili ‘sen bu işi yaparsın vs.’ başka başka laflar da söyleniyor. Dolayısıyla ben de bunları duyuyorum. Şu anda kendi şirketimizin işi var, yoğun bir işimiz var yeni yatırımlardayız. Bizim şirketin de yatırımları var. Bundan dolayı da siyasete sıcak bakmadığımı söyledim. Yoksa bu işi yapamam demek doğru bir şey değil. Biz belki daha çok işler yaptık kısa zamanda. Siyaseten benim kendi işlerimden dolayı, benim buralara ayıracak vaktim yok” diye konuştu.
“AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olması yönünde bir talep gelirse kabul eder misiniz?” sorusuna Küpeli, şu yanıtı verdi: “Kadere inanır mısınız? Eğer bu sizin kaderinizde varsa bütün kâinat bir araya gelse bunu engelleyemez, yoksa yine bütün kâinat bir araya gelse bunu size veremez. Tabii ki sayın Cumhurbaşkanımız çok akıllı bir siyasetçi, hangi durumda nasıl adım atacağını çok iyi bilir. Bana şu ana kadar bir talep gelmedi. Ama dediğim gibi birilerinin kısmetinde varsa bunu değiştirme gücü bende yok.”
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
ŞAMPİYONLUK AŞKINA
Kaan Özcan
Başkan Kazım Kurt’tan Ankara toplantısının şifreleri!
Tarkan Demir
Ünlüce’den Ankara’da tarihi konuşma
Kerem Akyıl
Çocuklar için mücadele edelim
Seval Erci
Nerede yanlış yaptık?
Ümit Polatbaş
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
