Odunpazarı Belediyesi, Karapınar Gecekondu Önleme Bölgesi’nin 2’inci etabındaki çalışmalarını hızlandırdı. Bu kapsamda bölgeye 4 blok apartman ve 69 yeni ve çağdaş daire kazandırılacak.
Odunpazarı Belediyesi, Karapınar Gecekondu Önleme Bölgesi’nin 2’inci etabındaki çalışmalarını hızlandırdı. Bu kapsamda bölgeye 4 blok apartman ve 69 yeni ve çağdaş daire kazandırılacak.
Bu tip kentsel dönüşüm çalışmaları tahmin bile edilemeyecek kadar büyük zorluklar içeriyor. Özellikle işin içine vatandaşların arazileri ve evleri girdiği zaman, halkı uzlaştırmak hiç kolay olmuyor. Bırakın komşuları babalar oğullarıyla, ağbiler kardeşleriyle kavga edebiliyor. İşte bu noktada vatandaşları bir araya getirecek ve uzlaştıracak bir lidere ihtiyaç var. Bunu da Ankara’da masa başında oturan bir bürokrat değil, seçilmiş yerel yöneticiler yapabilir.
Hükûmetimizin yapması gereken yerel yönetimlere yetki ve imkan tanıyarak, kentsel dönüşümün önünü açmasıdır.
1999 depreminden sonra, “Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diye söz veren AK Parti iktidarı, aradan geçen 23 yıl boyunca boş konuşmanın dışında bir şey yapmadı. Nitekim 99 depreminde 18 bin 373 vatandaşımızı kaybetmiştik. Ancak Maraş Depreminde bu sayıyı azaltacağımıza 53 bin kayıp verdik.
Demek ki neymiş?
Demek ki boş konuşarak bir iş yapılmıyormuş. Demek ki iktidarın yerel yönetimlerle işbirliği içinde olması gerekiyormuş. Odunpazarı Belediyesini tebrik eder, hükûmetin anlamsız inadını bir köşeye bırakmasını dileriz.
Aklımızın başımıza gelmesi için daha kaç yüz bin insanımızı diri diri toprağa gömmemiz gerekecek?
Yine anız belası
Sivrihisar kırsalında bir tarlada başlayan anız yangını kontrolden çıktı ve ormanlık araziye sıçradı. Neyse ki yangın, itfaiye ekiplerinin olağanüstü çabalarıyla büyümeden engellendi.
Her yıl anız yangınlarının kontrolden çıkmasından kaynaklanan büyük felaketlerle karşılaşıyoruz. Çiftçimiz tarlada kalan sap ve kökleri temizlemek ve topraktaki zararlı böcekleri öldürmek için anız yakıyor. Bu yöntem çok zahmetsiz ve bedava bir yöntem. Ancak aynı anız yangınları, toprağın verimini de düşürüyor. Sevgili hükumetimiz çiftçimize adam gibi destek veremediği için, pek çok çiftçimiz bu yönteme başvuruyor. Sonuç olarak hem ormanlarımızı kaybediyoruz hem de tarlamızdaki rekolte düşüklükleriyle karşılaşıyoruz. Artık hükûmetin çiftçinin sorunlarıyla ilgilenmesinin zamanı geldi de geçti bile. Bir an önce çiftçimize iyi destekler vermeliyiz ki, topraklarını pahalı ancak verimli yöntemlerle ekime hazırlayabilsinler.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)