Türkiye genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de belediye başkanlarının yaptıkları hizmet kadar siyasetleri de meşrebine göre değişmekle birlikte kimi zaman övgülere kimi zaman da eleştirilere mazhar olmuştur.
Türkiye genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de belediye başkanlarının yaptıkları hizmet kadar siyasetleri de meşrebine göre değişmekle birlikte kimi zaman övgülere kimi zaman da eleştirilere mazhar olmuştur.
Bazı belediye başkanları göreve geldiklerinde parti rozetlerini çıkartıp Türk bayrağı veya ay-yıldızlı rozeti, bazıları ise mensubu oldukları siyasi parti rozetini tercih ederler.
Kuşkusuz burada samimiyet önemlidir ama vatandaşın algısını da küçümsememek gerekir…
Hep aynı soru sorulur…
Belediye başkanı siyaset yapar mı?
Evet, belediye başkanı siyaset yapar. Belki parti genel merkezlerinin yaptığı ulusal siyasetten farklı olarak yerel ve hizmet odaklı bir nitelik taşıyabilir bu siyaset, ancak yaparlar.
Bağımsız adaylığı bir kenara koyarsak, genel işleyiş, bir siyasi partinin adayı olarak seçime girer kazanırlar veya kaybederler.
Görev sürelerince partilerinin yönetim ve denetim organlarında görev alamazlar.
Kentin altyapı, ulaşım ve sosyal ihtiyaçlarını karşılar, farklı görüşten tüm seçmenlere eşit mesafede dururlar.
Seçim dönemleri veya önemli gördükleri gelişmeler karşısında parti politikalarını destekler ve seçim çalışmalarını yürütürler.
Ancak unutulmaması gereken…
Başkanların mensubu oldukları partinin ve liderinin seçmendeki karşılığıdır…
Buna karşı tez olarak Eskişehir özelinde 2002 genel seçimlerinde partisi DSP yüzde 1,2 oy alırken 2004 yerel seçimlerinde Yılmaz Büyükerşen’in yüzde 45 oy alması gösterilir hep.
Yani yerel seçimlerde parti ve liderinin değil adayın önemine işaret edilir.
Kısmen doğrudur ancak yine Eskişehir özelinden bu örnekleme bakarsak…
Büyükerşen’in görev süresinin ilk 5 yılında hayata geçirdiği Porsuk ıslahı, tramvay ve tiyatrolar gibi şehrin çehresini değiştiren, kültürel hayatına dokunan projelerinin referansı bu hesapta es geçiliyor.
Anlayacağınız seçmene güven vermiş, Eskişehir’in kaderini değiştiren yatırımlarıyla namı Türkiye’yi aşmış bir akademisyen Büyükerşen, o dönem belki bağımsız dahi seçime girse kazanacaktı.
Bugün ise belediye başkanlarının Eskişehir’de seçmende karşılığı olan siyasi partiye ihtiyacı var.
Ne bugün DSP’nin 2002’de yüzde 1,2’ye düşen oyuna karşılık Büyükerşen’in yüzde 45 oy aldığı bir durum ne de yekpare bir CHP var.
Başına tedbirli mutlak butlanla atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun temsil ettiği ve her geçen gün eriyen CHP mi Eskişehir seçmeninde karşılık görür yoksa merkez ilçeler Odunpazarı ve Tepebaşı Belediye Başkanları Kazım Kurt ve Ahmet Ataç gibi deneyimli başkanların tereddütsüz geçtiği Yeni Parti mi?
Kuşkusuz Yeni Parti.
Hasılı…
“Belediye başkanları siyaset değil hizmet yapar” anlayışı bazı özel durumlarda, bazı kişiler için geçerli olabilir ama…
Bugün başkanlar güçlü bir siyasi partiyle yol yürümeden başarılı icraatlarına rağmen seçmende karşılık bulmakta zorluk çekebilir.
Benden söylemesi.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)