Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, yılların politikacısı. Neredeyse yarım asır, dile kolay.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, yılların politikacısı.
Neredeyse yarım asır, dile kolay.
Seveni kadar sevmeyeni de vardır.
Siyasi görüşünü beğenirsiniz veya beğenmezsiniz o ayrı…
Ama hakkını teslim etmek gerekir ki iyi bir siyasetçi.
Siyasetin her kademesinde yer almış, sivil toplum örgütlerinden belediye meclis üyeliğine, milletvekilliğinden 3 dönem belediye başkanlığına…
Eskişehir’de CHP denilince ilk akla gelen isim.
Zaten Eskişehir’de CHP’nin ağabeyi olmak istediğini kendisi söylüyor.
Biz gazeteciler açısından da önemli bir haber kaynağı.
Çünkü hiçbir soruya rezerv koymuyor. İstediğiniz soruyu olması gerektiği gibi rahatlıkla sorabilirsiniz.
Bunu da “Basın özgür olmalıdır, basın susturulamaz” anlayışını şiar edinmesinden anlıyoruz.
Gelelim konumuza.
Başkan Kurt, ESTV yayınına konuk olduğunda en son Belediye Meclis Toplantısı’nda AK Parti Grubu’nun Meclisi terk etme meselesi gündeme geldiğinde, yaptığı açıklamaya kulak kabartmak gerekir.
AK Parti’lilere tüyo veya öğüt niteliğindeki değerlendirmeleri şöyle:
“Belediye başkan yardımcılığı, belediye başkanlığı yapmış, şu anda da AK Parti’nin Grup Başkanvekilliğini yapan Mehmet Kepez gibi deneyimli bir Meclis üyesinin buna vesile olması hiç doğru değil.
Meclis toplantısı terk edilmez. Nasıl edilir? Kavga çıkar, hakaret edilir o zaman belki…
Herkes konuşmuş, başkanın cevap vereceği ortam doğunca Meclisi terk etmek yanlış.
AKP içinde kaos var.
Bunu görüyorum. AKP içinde belediyelere karşı muhalefet yapılmadığını iddia eden bir grup, Meclis üyelerini ‘Zayıf kalıyorsunuz’ diye suçluyor.
Halbuki belediye meclis üyeleri düzgün eleştiriler, düzgün değerlendirmeler yapıyorlar. Ben bunları not ediyorum, bunlardan yararlanıyorum.
Ama AKP İl Başkanı farklı politika yapılmasını, kavga gürültü yapılmasını istiyor. Bu arkadaşlar da o işi gerçekleştiriyorlar.
Sorun AKP’nin iç işleyişinde.
Meclisten önce toplantı yapıyorlar, ellerine kağıtlar tutuşturuyorlar onlar da bunları okuyorlar. Ama meclisi terk etmek doğru değil. Ben olsam eleştiririm, konuşurum.
Meclis’teki CHP’nin üstün aritmetiğine göre sonuçta bir şey değişmiyor ama kafalarda soru işareti bırakabilirlerdi.
Bizim faaliyet raporunda saydıkları olumsuzluklarla ilgili ne kaldı kafalarda? Hiçbir şey. Hafızalarda AKP Grubunun Meclisi terk ettiği kaldı.
Halbuki daha kalıcı eleştiri yapabilir, daha kalıcı anlatımlarla insanların kafalarında ‘Allah Allah gidip bir bakalım’ gibi bir nokta bırakabilirlerdi.
Meclis başkanımız konuşmalar için süre koymadı, sayı da koymadı, ‘herkes konuşabilir’ dedi.
Meclise yakışır bir yönetim yaptı ama onlar terk etti.
Kendileri bilir tabii ki.
Demokratik tepki konuşarak olur kaçarak olmaz.”
Doğru söze ne denir?