Eskişehir kamuoyunu uzun süredir meşgul eden sağlık tesislerinin özelleştirilmesinden vaz geçildiği öğrenildi. Bilindiği gibi ilk olarak Odunpazarı Belediyesi’nin yanında bulunan eski Devlet Hastanesi arazisinin satılacağı açıklanmıştı. Halbuki AK Partililer bu bölgeye eskisinden daha güzel ve yeni bir devlet hastanesi kuracaklarına ilişkin söz vermişlerdi.
Doğal olarak bu özelleştirme kararı Eskişehir’de infial yarattı. Hatta AK Partililer bile, “Biz bu haberi, Resmi Gazeteden öğrendik” itirafında bulunmuşlardı. Böylece Ankara’dakilerin – zahmet edip de – Eskişehir’deki İl Başkanına ve milletvekillerine danışmaya bile tenezzül etmediklerini anlamıştık.
Üstelik bu haberin mürekkebi bile kurumadan, kent merkezindeki eski Hava Hastanesi arazisinin de satışa çıkartıldığını öğrendik. Bu da AK Parti iktidarına olan eleştirilerin misliyle katlanmasına neden oldu.
Elbette burada “Hangi AK Parti?” sorusunu kendimize sormamız lazım.
İki farklı AK Parti bulunuyor. Birincisi Saray etrafında kümelenen, vatandaşın dertlerini bilmeyen AK Parti. Maalesef bugün memleketi onlar yönetiyor.
İkinci AK Parti ise yerel teşkilatların oluşturduğu AK Parti. Bunlar sürekli vatandaşın içindeler ve Saraydakilerden farklı olarak, milletin şikayetlerini dinliyorlar. Çarşıya – pazara çıktıkları zaman onlar azar işitiyor, onlar kapı kapı dolaşarak oy istiyor. Maalesef bu AK Parti bugün iyice pasif hâle geldi.
İşte bu ikinci AK Parti, yani Eskişehir teşkilatı ciddi bir mücadele ederek, söz konusu sağlık alanlarının özelleştirmesini durdurmayı başardı.
Şimdi AK Parti’ye fanatik olarak düşman olanlar beni eleştirecektir. “Özelleştirme kararını alan AK Parti iktidarı değil miydi?” diyeceklerdir. Bu eleştirileri yapanlar haklılar. Ama eksik düşündükleri noktalar da var.
Evet; gerçekten de “Eşeğimizi kaybedip, sonra tekrar bulup sevinme” durumuyla karşı karşıyayız. Ancak bir hatanın engellenmesini sağlamak da başarı sayılmalı. Türkiye genelinde AK Parti’nin 81 il teşkilatı bulunuyor. Ve Türkiye genelinde pek çok ilde, sağlık alanları özelleştirme kapsamına alındı. Ama AK Parti’nin o illerdeki teşkilatları, bu hatalı kararı engellemeyi başaramadılar.
Belki o illerin başkanları, “Şimdi Ankara’dakileri kızdırmayalım” diye düşündüler. Belki “Bu AK Parti seçmeni nasıl olsa bize oy veriyor. Bu vatandaş kesimi, üç gün sonra unutur, yine bize – kuzu gibi – oy verirler” diye düşündüler. Artık işin o kısmını bilemeyeceğim.
Ama AK Parti Eskişehir teşkilatı böyle yapmadı. Vali Erdinç Yılmaz’ın da katkılarıyla Ankara’ya gidip savaştılar. Ve kaybettiğimiz eşeği, gidip geri getirdiler.
AK Parti İl ve ilçe başkanlarını tebrik ederiz. Ayrıca AK Partili üç milletvekilini ve partinin Ankara’da ağırlığı olan aksakallılarını da kutlarız.
Gittiler savaştılar. Savaştan da zaferle ayrıldılar.
(Anadolu Gazetesi'nden alıntıdır.)