Eskişehir’de 5 dönem seçim kazanması dolayısıyla “Görev başındaki en deneyimli belediye başkanı” unvanını elinde bulunduran Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Yılmaz Büyükerşen ile bu şehirdeki sosyal demokrat belediyecilik anlayışının mimarıdır.
Eskişehir’de 5 dönem seçim kazanması dolayısıyla “Görev başındaki en deneyimli belediye başkanı” unvanını elinde bulunduran Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Yılmaz Büyükerşen ile bu şehirdeki sosyal demokrat belediyecilik anlayışının mimarıdır.
Sadece Tepebaşı’nda değil Eskişehir’de 7’den 77’ye herkesin gönlüne girmeyi başaran Başkan Ataç, sadece makamına değil önce DSP ardından da CHP’nin gücüne güç kattı.
Öyle ki aday olduğu seçimlerde AK Parti’nin, dönemin en güçlü figürlerine karşı yarıştı, her seferinde AK Parti’yi hezimete uğrattı.
Sağ seçmenin çoğunlukta olduğu Tepebaşı’nı yaptığı hizmetler ve vatandaş odaklı çalışmalarıyla CHP’nin kalesi haline getirdi.
İş öyle bir hal aldı ki…
AK Parti Tepebaşı’nda Ahmet Ataç’a karşı aday bulmakta zorlandı.
Kimse kaybedeceğini bildiği seçime girmek istemedi, Ataç’a rakip olmaktan kaçındı.
Kuşkusuz seçimlerden başka baz alabileceğimiz bir argüman olamaz.
Çünkü seçimler er meydanıdır.
Seçimlere kadar Türkiye genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de tüm belediye başkanları her türlü çirkef iftiralara, bazı iddialara maruz kalır.
Ancak o gün, yani seçim sandığı vatandaşın önüne geldiğinde kim kimin bileğini büker, net bir şekilde görülür.
Ahmet Ataç, Tepebaşı’nda yıkılması imkansız öyle bir kale yarattı ki…
Her seçime çok rahat girmesi bir yana oyunu da sürekli artırdı.
Kazandığı seçimlere bakmamız bile bunun için yeter de artar bile.
1999 yılında yüzde 36, 2009 yılında yüzde 44, 2014 yılında yüzde 46, 2019 yılında yüzde 56, en son 2024 yılında yüzde 53 oy alarak Eskişehir’de CHP’li belediye başkanlarının tümünden en yüksek oyu Ataç aldı.
CHP’nin bayrağını zirveye dikti.
Şimdi bakıyorum da…
Hakkında birtakım iddialar ve söylentiler çıkartılarak Ataç’ın gücü sınanmaya çalışılıyor.
Şunu bir tarafa yazın…
Hesap zamanı geldiğinde, er meydanına çıkıldığında…
Anlayacağınız seçim sandığı vatandaşın önüne konduğunda…
Bugün mangalda kül bırakmayan başta AK Parti’nin güçlü aktörleri olmak üzere herkes Ataç’a karşı aday olmamak için bin bir mazeret üretecek.
Duyduğuma göre Başkan Ataç gelecek seçimde yeniden aday olacak.
Kaba bir tabir olacak ama…
Başkan Ahmet Ataç, hele şu siyasi konjonktürde bırakın kendisini, koltuğa ceketini assa kazanır.
Benden söylemesi.
Eskişehir’e Serbest Bölge’yi 25 yıl önce ben önerdim
Maliye Profesörü Büyükşehir Belediyesi önceki dönem Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile konuşurken sohbet sohbeti açtı, konu döndü dolaştı ekonomiye, Eskişehir’deki sanayicilerin durumuna geldi.
Eskişehir’de birkaç örnek dışında büyük sanayici grubunun bir türlü oluşamadığına işaret eden Büyükerşen’in şu sözleri dikkat çekici:
“Eskişehir’de maalesef tüccar ve sanayiciden daha çok, esnaf var. Hizmet sektörü odaklı…
‘Büyük tüccar ve sanayici’ demek şirketlerini holding çatısı altında toplayan, gerektiğini ithalat da yaparak işlediği ürünlerini dünyanın pek çok ülkesine ihraç edip yüksek katma değer ve gelir yaratan iş insanları demektir.
Bakın bugün Serbest Bölge kurulması konusunda bazı girişimleri görüyorum.
Bundan 25 yıl önce Eskişehir’e Serbest Bölge kurulması gerektiğini ilk ben gündeme getirmiştim.
Ancak herkes bunu bir tarafa çekti, ilgi göstermedi.
Kimseye söz geçiremedim, sadece söylemde kaldı.
Bunu 25 yıl önce gündeme getirip, savunan bir kişi olarak Serbest Bölge kurulması meselesinde Eskişehir maalesef geç kaldı.
Umarım bu konuda başlatılan çabalar sonuç verir.”
İyi tarafından bakarsak eğer meseleye…
Geniş ufkuyla sadece Eskişehir’e değil şehrin sanayicisine de 25 yıl önce aslında bir nevi yön tayin eden Yılmaz Büyükerşen’in bu isteği belki Kalkınma Platformu’nun çabalarıyla yakın zamanda ete kemiğe bürünebilir.
Kim bilir?