alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Doç. Dr. Turan Akman Erkılıç

Sorunlar sorular yanıtlar öneriler ve eğitilmek…

Ne ettik ne ettik koronayı ezdik demeyelim…

23 Temmuz 2020 09:32
A
a
Ne ettik ne ettik koronayı ezdik demeyelim…
Efendim bir tutturduk koronayı yendik gitti. Evet gerek medya kimi yansımalar ve yorumlar gerekse gözlemlerimiz ‘iyi’ bir gelişmenin olduğunu gösteriyor. Kimi yansıma ve örnekler ise olumsuz… Havasına girmek bizleri Allah korusun olumsuzluğa götürebilir. Evrende hiçbir durumun boşluk kabul etmediği açık. Hiçbir olayın da nedensiz olmadığı da biliniyor.  Maddenin sakınımı yasası ne diyor? Evrende hiçbir şey yoktan var olmaz var olan hiçbir şey yok olamaz. İnanç, iman ve uhrevi açıklamalar farklı şeyler kuşkusuz… Yaşamın ve evrenin gerçekliği bir başka şey… Korona şunu öğretmiştir ki gerçek yol gösterici bilimdir ve ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Boş laf ve işlerle uğraşmaya gerek yok her işin başı sağlık; sağlığın başı da eğitimdir…
Şunlara bakar mısınız?
El ele gönül gönüle mesafeyi bozarak parklarda piknik yapmak bizde…
Maske takmama iyi bir şeymiş gibi sırıtarak volta atmak bizde…
Tıkış tıkış bahçede düğün bizde…
Lütfen kurallara uyalım derim!
Eğitimli olmak, istendik davranış edinmektir yani kurallara uygun ve disiplinli yaşamaktır. Öğrenilen davranışların süreklilik kazanmasıdır…
*                 *              *
Her işin başı demokrasi…
Her işin başı sağlık sağlığında başı eğitimdir. Bu sözü öğretmen okulundan beri söyler dururum. Zamanla bir şeyler daha ekledim bu söze. Rahmetli Çetin Altan derdi ki teknoloji adalet getirir. Remzi Selçuk Şirin Hoca da sıkça her işin başı adalettir diyor. Şimdi bunlardan bir sentez çıkarmaya çalışıyorum. Bakın neler neler…
Evet sağlıklı olmanın yolu sağlıklı yaşamayı bilmektir; yolu eğitimli olmaktır. Kuşkusuz eğitim fırsatı tanınırsa olanağı sunulursa, …
Evet teknoloji adalet getirir ama şartı var teknolojiyi kullanma olanağı varsa, …
Evet sağlıklı olmak, teknolojiyi kullanmak ve eğitimden yararlanmak bunların edinilmesini gerektirir kuşkusuz…
Sağlıklı olmak, teknolojiyi kullanmak ve eğitimden yararlanmak için adalet gerekir…
Adalet için de sosyal devlet ve hukukun üstünlüğü … Bunlar için de demokrasi…
*                 *              *
Maskenin işlevleri ve kullanma alışkanlıklarımız ve demokrasi…
Malum bu koronayla birlikte maske ayrılmaz bir parçamız oldu.
İki husus var yazmadan edemeyeceğim.
Birinci husus maskenin takılma yerleri ile ilgili
Çoktan seçmeli soru bile olabilir. Örneğin ‘Maske aşağıda belirtilen yerlerden hangisine takılır?’ gibi…
Başka yerleri bilemem. Bizim ülkede kolda, çenede, boğazda ve alın dahil çok değişik yerlerde gördüm…
Bir başka sorunda maskeyle görüş, kanaat ve taraftarlık bildirme huyu gelişti.
Ülkücü maske, devrimci maske, muhafazakâr maske, Atatürkçü maske, Beşiktaşlı maske, Fenerli maske, Cim Bom Bomlu maske, Es Es’li maske …
Vallahi bence kamusal alanı ne kadar az politikleştirirsek demokrasi o kadar çok gelişir. Kamusal alan daha mutedil, daha dengeci ve daha apolitik alan olmalıdır. Kamusal alan ortak değerlerin en geniş alanı olmalıdır. Kamusal alan; alabildiğince inanç değer ve fikriyatta akılcı olunan, bilimsel, pozitivist ve kamusal yararcılığın egemen olduğu ortak alan olmalıdır…
Dikkat ediniz Batı’da her çeşit miting, her çeşit kanal, her çeşit medya, her çeşit görüş… Ancak politik duruşun belirtildiği yer ve zamanlar hukuki kurallar ve geleneklerle oluşturulmakta…
Değişik Batı ülkesi deneyimli öğrencilerimin söylediklerini unutamam!
Bizim bu ülkede herkes bir ‘şeyci’ olarak yer edinmek istiyor. İş değil laf üretiliyor. Örneğin dersleri akademik değer taşıması kaygısı çok zayıf… Disiplinli davranış alışkanlıkları zayıf.
Söylemek benden ders çıkarmak hepimizden…
*                 *              *
Ahmet Ataç başkandan isteğimiz var!
Bilenler bilir biz Tepebaşı’lıyız! Yenibağlar’da oturuyoruz. Ahmet Ataç Başkan benim aynı zamanda eski diş hekimim ve ağabeyimdir. Başarılı olmasını hep istemişimdir. Komşular söylediler şunları Başkana bir söyleyiver diye… Elçiye zeval olmaz demiş eskiler. Bu minvalde şimdi birkaç isteğimiz ve önerimiz olacak.
* Şu bizim ara sokakların kaldırımlarına bir el atıvermesini istiyoruz.
* Parklardaki akşam sporları sabahları özellikle Cumartesi Pazar günleri saat 9.00 10.00 gibi yapılamaz mı?
* Parklarda şu köpek gezdirenlerden şikâyet var! Ya köpeklerinizin şeylerine sahip çıkın lütfen… O pislikler hastalığa davet çıkarıyor ve çevre temizliğine zarar veriyor. Anlatabildim mi? Vallahi ceza kesilsin. Bekçiler buna da baksın bence… Bence gençlerin bira içmesinden daha tehlikeli gibi…
* Eti Caddesi’ndeki parkın yürüyüş parkurunun bakımı yapılmalı park kaldırılmamalı ve inşaata ruhsat verilmemelidir. Bunun bir yolu bulunmalıdır…
Yılmaz Büyükerşen Hoca’mdan da isteğimiz var!
Bilirsiniz Hocam çalışkandır; disiplinlidir, uzağı görendir ve adı gibi yılmazdır. Şu sulama kanallarının yanılmıyorsam betonlanması, etraflarının demir parmaklarla çevrelenmesi ve çimlenmesi işleri de Hoca’nın yaptıklarındandır.
İsteğimiz şu:
Yunus Emre Hastanesi’nin alt tarafında Ulu Önder Parkı üstündeki kanaldan pis kokular geliyor. Kanallardan sular çekilince kanalların temizletilmesi… Bu iş bu görev, Sulama Birliği’nin ise temiz tutulması için gerekli yaptırımların uygulanmasıdır.
Halk Süt, Halk Ekmek ve Halk Yumurta Hoca’nın başarılı olduğu konular…
Bir de Halk Et istiyoruz. Sözleşmeli çiftçilik uygulamaları ile köylerimizde hayvancılık geliştirilebilir. Üretici köylü birlikleri ve kooperatifler yoluyla halk et uygulaması iyi olacaktır gibi… Yılmaz Hoca yılmazdır ve başarır inanın başarır. Bir tutarsa, herkes kazançlı üretici köylü, halk ve yerel yönetim… İmkânsızın biraz zaman aldığını Yılmaz Hoca bize öğretmişti…
Kazım Kurt Başkan’dan da isteklerimiz olacak…
Kazım Kurt başkan soyadı gibi kurttur ve çalışkandır. Tuttuğu işin ucunu bırakmaz. Yılmaz Hoca’dan ona geçen bir özelliktir yılmazlığı… Halk Market sosyal belediyecilik açısından iyi bir uygulamadır. Ancak işlevsellik ve süreklilik sorunları olabilecek bir uygulama gibi görünüyor bana…
Önerim şu:
Halk Market’te halkın ihtiyaçları karşılayan temizlik malzemeleri, yiyecek, içecek gibi değişik türde ayniyatlardan oluşan paketler kutular hazırlanabilir. Bu kutular boy boy 100, 200, 250 ve 500 Türk Liralık gibi değişik fiyatlarda olabilirler. Böylece yardımseverlerin ayni yardımlarda bulunması kolaylaştırılabilir… Bayram öncesi hemen yapılması çok iyi olur…
Öneri bizden hizmet Başkan Kurt’tan… Destek hepimizden… İlk katkı benden…
Üç Başkan’dan birlikte istediklerimiz var…
Cem Yılmaz’dan bize yadigâr! Eğitim şart! Öyleyse biz de belediyelere iki çift laf edelim…
Biliyoruz merkezdeki Büyükşehir’de iki alt ilçe belediye eğitim ve kültür hizmetleri önemsiyor ve bayağı etkili hizmet sunuyorlar. Ancak eğitimlerin daha etkili olması da bir başka gereksinim.
Bir öneri…
Yılmaz Hoca zaten bu işin başı … Türkiye Eğitim Gönülleri Vakfı türünden etkileşimli eğitim olanakları sunan küçük eğitim birimleri oluşturulmalıdır. Üç beş mahallenin buluştuğu ortak noktalarda tek katlı iki üç salonlu eğitim etkinlik merkezleri. Yaparak yaşayarak oyunla eğitim olanakları. Beden eğitimi, müzik, resim, edebiyat ve tiyatro etkinlikleri… Bu hizmet eldeki personelin etkili ve verimli çalıştırılması ile bile olanaklıdır. Ayrıca yükseköğretim öğrencilerinden özellikle eğitim fakülteleri, konservatuvar ve spor bilimleri bölüm öğrencilerinin topluma hizmet derslerinden gönüllü olarak da yararlanılabilir. İnanın çok etkili bir proje olacaktır…
Hem üniversite yerel yönetim işbirliği için iyi bir örnek olacak!
Hem çocukları hem de anne babaları kazanma yolu…
Öneri bizden yapıp yapmamak sizden…
Kazasız, belasız ve koronasız bol sağlıklı günler…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat