alexa

Millet İttifakını haklı çıkarttılar

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 2'nci Enerji Günleri etkinliği, tam da Alpu'daki termik santralin yeniden gündeme geldiği zamana denk geldi

8 Kasım 2019 08:38
A
a
Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 2'nci Enerji Günleri etkinliği, tam da Alpu'daki termik santralin yeniden gündeme geldiği zamana denk geldi. Şimdi bu konuyu ele almadan önce – gelin – takvim yapraklarımızı biraz geriye saralım... 31 Mart seçimlerinden önce AK Parti'yi en çok yıpratan konulardan biri Alpu Termik Santrali meselesiydi. Eskişehirlilerin kabullenemediği termik santral projesi, başta partinin Büyükşehir adayı Burhan Sakkı olmak üzere pek çok AK Partili'nin başını ağrıtıyordu. Sayın Sakallı kampanyasının ilk günlerinde "Eskişehirlilerin istemediği bir şeyi yapmayız" gibi yuvarlak laflar ederek hem Eskişehirlileri rahatlatmaya çalışıyor, hem de Ankara'yı kızdırmamaya çalışıyordu. Ne zaman ki AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Alpu'ya termik santral kurulmayacağını belirtti, AK Partililer derin bir nefes aldı. Ancak CHP ve İYİ Partililer vatandaşlara dönerek, "Siz bu AK Partileri bilmezsiniz; bunlar bir söz verip sonra çark ederler" diyerek propagandalarına devam ettiler. Bu propagandalar belki Büyükşehir ve Odunpazarı seçimlerinin kaybedilmesinde etkili oldu. Ve kesinlikle Alpu seçimlerinin kaybedilmesine neden oldu.
Şimdi gelinen noktada Ankara'daki bir takım 'Ricâl-i Gayb', CHP ve İYİ Partilileri haklı çıkartmış durumda. Siyasette halkla inatlaşmamak lazım. Bu inatlaşmadan halk kaybetmez, AK Parti kaybeder. Gelelim Tepebaşı'nın düzenlediği etkinliğe... Toplantıda binalardaki yalıtımdan tutun, aydınlatma yöntemlerine kadar pek çok tasarruf tedbirleri masaya yatırıldı. Bu konuda AB ülkeleri ile Türkiye arasındaki farklar incelendi. Zaten Eskişehir'deki belediyelerin temiz enerji hakkında yaptıkları pek çok çalışma bulunuyor. Özetlemek gerekirse CHP'liler Eskişehir'de "İstemezük" demiyor, termik santrale alternatif çözümler üretiyor. AK Partili dostlarımızın ders çıkartması lazım...

Uçurumdan yuvarlanıyoruz

İstanbul'un Fatih İlçesinde 4 kardeşin intihar ettiği haberi Türkiye'nin gündemine oturdu. Aslında bir kişi intihar ediyorsa, bunun temelinde psikolojik sebepler yatar. Ayrıca yapılan araştırmalar intihara ilişkin haberlerin, bu işi yapmaya niyetlenen kişiler üzerinde özendirici etkisinin olduğunu gösteriyor. Yani intihara ilişkin haberleri mümkünse yapmamak, yapılacaksa da "Boğazın serin sularında sonsuzluğa karıştılar" gibi özendirici cümleler kurmaktan kaçınmak lazım. Ancak bir memlekette intiharlar giderek artıyorsa, bunu 'münferid kişisel psikolojik sıkıntılar' olarak nitelendiremeyiz. Türkiye'de hemen hergün borçlarını ödeyemeyen bir vatandaşımız canına kıyıyor. Hemen her gün işçisinin maaşını ödeyemeyen bir iş adamımız şakağına tabanca dayıyor. Aslında toplum olarak derin bir depresyon içindeyiz. Ülke olarak nereye gittiğimizin farkında mısınız? Nasıl bir uçurumdan yuvarlandığımızı görmüyor musunuz? Bu ülkede bir şeylerin ters gitttiğini anlamıyor musunuz?




 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat