alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Farklı bir uyanış

Herkese merhabalar. Son zamanlarda tüm dünyanın savaştığı koronavirüs pandemisi yüzünden hepimiz evlerimize daha çok vakit geçirir olduk.

4 Nisan 2020 09:51
A
a
Herkese merhabalar. Son zamanlarda tüm dünyanın savaştığı koronavirüs pandemisi yüzünden hepimiz evlerimize daha çok vakit geçirir olduk. Evde vakit geçirmenin en kaliteli yollarından birisi kitap okumak daha önce de söylemiştik. Fakat bu hafta sizin için seçtiğim kitap aynı zamanda bu süreçte sizi düşündürecek nitelikte. Jose Saramago’nun Körlük kitabı. 1955 yılında yazılan ve 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen eser aynı zamanda Portekizli yazar Saramago’nun en ünlü romanlarından birdir. Konusu itibariyle ürkütücü bir roman olmasına rağmen bir anda felaketi yaşayan toplumun bencilliğini ele alarak yine aynı toplumun bir takım değer yargılarının yok oluşunu harika bir şiirsellikle okuyoruz. Gelin birazda içeriğine göz atalım. Eser adı bilinmeyen bir ülkenin bilinmeyen bir kentinde, adı bilinmeyen insanlar arasında yayılan bir felaketi ele alır. Direksiyonun başında trafik ışığının yanmasını bekleyen bir adam ansızın kör olur fakat bu körlük öyle simsiyah bir karanlığa değil bembeyaz bir aydınlığa sürükler. Kentin farklı yerlerinde yine aynı şekilde görme yetilerini kaybeden altı kişi ile beraber salgın ilan edilmesiyle bu kişiler karantina altına alınmaya başlarlar. Fiziksel olarak kör olan yedi insan zamanla kendi iç dünyalarına karşı körleşmeleri onları delilik sınırına sürükler. Karantina için kullanılan yerin eski bir akıl hastanesi olması bu yüzden tesadüf değildir. Burada kör olan insanlar bir tarafa, onlarla temas halinde bulunan insanlar diğer tarafa ayrılır. Çünkü körlüğün bulaşıcı olduğu düşünülmektedir. Artık bütün kent bu salgına yakalanmıştır ve tüm yönetim çökmüştür. Yaşam durmuştur, insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalmaktır. Saramago’nun müthiş bir gözlem gücüyle betimlediği bu kaotik dünya, insanın karanlık yüzünün simgesi.

“Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkâr etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.”

Özetle…
Esasen bir uyanışın romanı körlük. İnsanın iç yüzüne dair gerçeklikleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdiği roman. Toplumda var olan birçok kötülüğe tutulmuş bir ayna ve bu aynada kendini ilk kez görenlerin uyanışı. Bu yüzden hayata dair bakışımıza yeni pencereler açan bir kitap Körlük. Görme yetimizin hayatımız için ne kadar önemli bir detay olduğunu tekrar düşündürürken aynı zamanda manevi olarak görmezden geldiğimiz şeyleri de su yüzüne çıkarıyor. Her okuyucu farklı yorumlar çıkarabilir bu kitaptan. Yazarın mevcut düzene bir başkaldırı niteliğinde yazdığı düşünüyor. Nokta ve virgülden başka bir noktalama işareti kullanılmaması da ilginç bir ayrıntı. Yer yer okuyucuyu zorladığı da oluyor. Karakterlerinin isimlerinin olamaması Saramago’ nun her hangi bir coğrafyadan ya da kültürden bağımsız olarak hareket etmek istemesi olarak açıklanabilir. Keyifli okumalar.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Anadolu Gazetesini Facebook'ta da takip edin, habersiz kalmayın!