alexa

Eskişehirspor'un işi zor ama imkansız değil

Transferin açılması çok zor görünüyor.” Beri yandan kulübümüz, yeni bir puan silme cezasıyla da karşı karşıya! O zaman ne yapılması gerekiyor? Eldeki imkanların verimli bir biçimde kullanılması gerekiyor.

10 Haziran 2019 09:00
A
a
Eskişehirspor’un yeni yönetiminin işinin çok zor olacağını ifade ediyorduk. Öyle ki, Başkan Osman Taş, bu ifademizi doğrular nitelikte bir açıklama yaptı. Kısaca şunu söyledi Taş: “85 futbolcudan, teknik adamlar ve kulüplerden imza almak gerekiyor. Transferin açılması çok zor görünüyor.” Beri yandan kulübümüz, yeni bir puan silme cezasıyla da karşı karşıya! O zaman ne yapılması gerekiyor? Eldeki imkanların verimli bir biçimde kullanılması gerekiyor. Öncelikle yapılması gereken, elimizdeki futbolcuların alacaklarının ödenmesini bir şekilde sağlamak ve mevcut futbolcularımızla önümüzdeki sezonun planlamasını hazırlamak. Dahası, Fuat Çapa’yı da ikna ederek, takımın başında durmasını sağlamak. Ben şahsi olarak mevcut yönetimden umutluyum ve bunu başaracaklarına inanıyorum. Ve dahi, bu kulübe puan silme cezası getirmeyeceklerinden de eminim…

Bu gurur hepimizin

Bayramdan hemen önce, VAZİYET sütunlarında şunu ifade etmiştim: Şehir dışına çıkamayacak olanlar dertlenmesin. Eskişehir, bir turizm kenti. Hemşerilerimiz, şehir merkezinde ve dış ilçelerimizde gezilip görülmesi gereken yerlere, ücretsiz toplum taşıma araçlarıyla ziyarette bulunarak harika bir bayram tatili geçirebilirler. Ve dediğim oldu, hem de fazlasıyla! Fazlasıyla dememin bir nedeni var tabii ki. Hemşerilerimiz benzersiz parklarımızda, müzelerimizde, dış ilçelerimizdeki doğa harikası alanlarda vakit geçirdi; bu tamam. Şehir dışından da Eskişehir’imize deyim yerindeyse akın vardı! Eskişehir dışında yaşayan birçok yurttaşımız, bayramını Eskişehir’de geçirmeyi tercih etti. Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin kapısında oluşan uzun kuyruklar, her adım başı karşılaştığımız yabancı plakalar, bunun net göstergesiydi. Evet, o ünlü sloganla bitiriyorum: Bu gurur hepimizin!

Eskişehir’in havası pis!

Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Mehmet Akif Aladağ’ın 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle yaptığı açıklamanın bazı bölümleri oldukça dikkat çekiciydi. Şöyle anlatmak istiyorum… Biz neyle övünüyoruz: Eskişehir’in havası tertemiz! Ancak Aladağ’ın açıklamalarından anlıyoruz ki, durum hiç de öyle değilmiş! Diyor ki Aladağ: “Aslında Avrupa Birliği (AB) standartlarına göre havadaki partikül madde ve kirletici gaz oranları insan sağlığını tehdit eden sınırların üstünde çıkan ama Türkiye ortalamasına göre düşük olduğu için havası temiz denen Eskişehir’de kömürlü termik santral tehdidi devam ediyor.” Yani şehrimizin havasıyla ilgili gerçek şu: Bizim havamız kanser edecek düzeyde kirli, ancak Türkiye ortalamasına göre temiz! Zira TÜİK’in rakamları, bu gerçeği doğrular nitelikte. TÜİK’in son araştırmasına göre (2016), ülkemizde kanser ölümlerinin en yüksek olduğu beş il arasında Eskişehir’de var! Ne diyelim? Bir de kömürlü termik santrali kurun da topluca ölelim!

Peşkeş mi çekildi?​

Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, yerel seçimlerin hemen ardından yaptığı incelemeler sonucunda, ilçe belediyesinin eski başkanı Hasan Kalın döneminde yapılan devasa borcu açıklamıştı. Başkan Tepe bu sefer, eski başkanın görev süresince sattığı belediyeye ait taşınmazları sosyal medya hesabından kamuoyuna duyurdu. Buna göre eski başkan Kalın, belediyeye ait bir milyon metrekarenin üzerinde toprağı 2 buçuk milyon TL’ye satmış! Uğur Tepe, bu satışı, şu ifadelerle aktardı: “Satılan toprağın miktarı 1 milyon metrekarenin üzerinde ve buradan elde edilen gelir 2 buçuk milyon TL civarında. Yorumu siz halkımızın vicdanına bırakıyoruz. Söyleyecek sözümüz, yapacak işimiz var. Halkımız her şeyi bilecek. Birlikte yöneteceğiz. Biz, birlikte Seyitgazi’yiz.” Uğur Tepe; belediyeye, yani devlete ait olan taşınmazların satılmasıyla ilgili yorum yapmamayı, yorumu halkın yapmasını tercih etmiş. Benim, sorulu yorumum şu: Bu topraklar peşkeş çekilmiş olabilir mi?

MHP’lilere uyarı…​

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Binali Yıldırım’ın dün Diyarbakır’daki Kürdistan, Lazistan, Pe Ke Ke dokumalı, Kürtçe nakışlı konuşmasını hayretle, şaşkınlıkla ve bir o kadar da ibretle izledik. Daha birkaç gün önce Irak’ın Kuzeyinde bölücü teröristlerle kahramanca çarpışırken verdiğimiz şehitlerimizin acısına yanar, ağıtlar yakarken, Sayın Binali Yıldırım’ın Diyarbakır meydanında neşe içinde söylediği sözler kalbimize hançer gibi saplandı.” Tırnak içinde aktardığım isyan niteliğindeki ifadeler, İYİ Parti İl Başkanı Mehmet Ektaş’a ait. İfadelerin altına imzamı atıyorum. Ektaş, şunu da ekliyor: “Bu ifadelerin benzerlerini HDP’lilerin söylemesi durumunda hemen haklarında terör örgütü üyeliği ve bölücülükten soruşturma açılacağı ve tutuklanacağı kuşkusuzdur.” Bu da doğru! Şimdi şuna gelelim; Binali Yıldırım niye bu kabul edilemez ifadeleri kullanıyor? Tek nedeni, siyasi rant! Son söz MHP’lilere: Yıldırım’ı destekleyerek bu ifadelere ortakçı oluyorsunuz, ne haber?!

Nabi Avcı uyardı​

AK Parti, geleneksel hale gelen bayramlaşma törenini, TÜLOMSAŞ’ın sosyal tesislerinde gerçekleştirdi. Tören sırasında, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı’nın konuşması bir hayli öne çıktı ve partililer arasında tartışıldı. Çünkü Avcı, detaylandırmasa da önemli bir özeleştiri yaptı. 31 Mart yerel seçimlerine atıf yapan Avcı, “Eskişehir’de bu mahalli seçimlerde sayısal olarak oylarımızı arttırmakla birlikte umduğumuz kadar iyi bir netice almadığımızı biliyoruz” dedi. Avcı bu değerlendirme sonrasında ise şunu ekledi: “Bunları böyle bir bayram gününde burada derinlemesine ele alacak halimiz yok.” Bence Avcı’nın ikinci ifadesi, ilkinden daha önemli! Çünkü bazı AK Partililer, seçim değerlendirmesini uluorta yapıyor, dedikodulara neden oluyor! İşte Avcı, bu noktada kibarca uyarı yapıyor: Evet, bir başarısızlık var, ancak bunun nedenlerini teşkilat içinde konuşalım, dosta düşmana pirim verecek şekilde, kurumsal yapımız dışında iş yapmayalım!

Harikasın Sümeyye!​

İtalya’da düzenlenen ve 31 ülkeden 260’tan fazla sporcunun yarıştığı Paralimpik Yüzme Dünya Serisi’nin 6’ncı ayağında, ülkemizin bayrağı derece alan sporcularımız tarafından birçok kez dalgalandırıldı. Şöyle ki: 50 metre kelebek gençler finalinde Sümeyye Boyacı 49.36’lık derecesiyle altın, Sevilay Öztürk 50.24’lük derecesiyle bronz madalyaya uzandı. Sümeyye Boyacı, yine aynı stilde büyükler kategorisinde ise 49.36’lık derecesiyle gümüş madalya elde etti. Erkekler 50 metre kelebek kategorisinde Koral Berkin Kutlu 49.17’lik derecesiyle gümüş, büyüklerde ise Beytullah Eroğlu 38.15’lik derecesiyle bronz madalyanın sahibi oldu. Türkiye bu sonuçların ardından, Paralimpik Yüzme Dünya Serisi’nin 6’ncı ayağını 2 altın, 3 gümüş ve 4 bronz olmak üzere toplam 9 madalyayla tamamladı. Bu büyük başarının üzerine ne denebilir ki? Harikasınız çocuklar, harika! Her şeye rağmen başardınız, ülkemizin bayrağını dalgalandırdınız, sportif itibarını arttırdınız. Onur duyduk, gururlandık…

Türkiye’nin geleceği çocuklar​

Yaz mevsimi gelince, haliyle belediyelerin de çocuklara yönelik hazırladığı kişisel ve bedensel gelişim programları başlıyor. Bu noktada Tepebaşı Belediyesinin hazırladığı yaz kursları, oldukça dikkat çekiyor. Peki, bu kurslarda neler olacak? Şöyle detaylandırmak istiyorum… 19 farklı merkezde, 3-17 yaş aralığında olan çocuklara yönelik gerçekleşecek kurslar kapsamında; jimnastik, satranç, resim, tekvando, keman, viyola, viyolonsel, kontrbas, drama, kukla, 3 top bilardo, seramik, cam şaloma, heykel, bilgisayar, İngilizce, dart, modern dünya dansları, model uçak, 7 bölge Anadolu dansları ve basketbol eğitimleri, çocuklarla buluşacak. Bu kursların ayrı bir özelliği de ücretsiz olması! Son kayıt tarihi ise 13 Haziran, yani sadece 3 gün var! O nedenle aileler elini çabuk tutsun. Tüm bu verdiğim bilgiler ışığında şunu söylemek istiyorum: Tepebaşı Belediyesi bu hizmetiyle, Türkiye’nin geleceğinin çocuklarımız ve gençlerimizin ellerinde yeşereceğine inandığını gösteriyor.

Bir Tweet

Kazım Kurt: Kalp krizi geçiren Eskişehirspor eski başkanlarından Halil Ünal’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa zamanda sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum.

Afiş

afiş


Kral Midas’ın Hazinesi

Komedi-macera türünde olan ve vizyona yeni giren film, şans eseri buldukları define haritasının peşine düşen üç arkadaşın hikâyesini konu ediyor. Eskişehir’de yaşayan Kahveci İbrahim, Yunus ve Rambo Ali, bir gece başlarına geleceklerden habersiz, domuz avına çıkar. Domuzların peşine takılan üç kafadar, kendilerini bir anda çukurun içinde bulur. Çukurdan kendirlerini kurtarmaya çalışan ekip, bu sırada çukurun içerisinde bir madalyon bulur. Hayatlarının değişeceğinden bihaber madalyonu kurcalamaya başlayan üç arkadaş, madalyonun içinde bir harita olduğunu fark eder. Ellerinde tuttukları kağıt, Kral Midas’ın hazinesine ait olduğu sanılan define haritasıdır. İşte bütün olaylar, kaoslar ve belalar, bu haritanın bulunmasıyla başlar…

Fotoğrafın dili olsa

zihni çalışkan


AK Parti İl Bşk. Zihni Çalışkan: Geçen seferki ziyaretimde bıyığımı beğenmemiştin amca, bak kestim.
Halis Toprak Huzurevi sakini: Bu sefer de sakal bırakmışsın evladım, sana gitmiyor sakal-bıyık, ı-ıhhh, bunu da beğenmedim…

dünya insanları
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat