alexa
Fast Express tepe banner kampanya 2

Eskişehir’in özgüveni!

1970’lerde özgüvenin, her zaman iyi bir şey olduğu varsayıldı ve ‘Özgüvenli Çocuk Yetiştirme Hareketi’ başladı. Ama araştırmacılar, hapishanedeki suçluları analiz edince fark etti ki; mahkumların çoğunun özgüveni oldukça yüksek.

29 Aralık 2022 09:06
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
1970’lerde özgüvenin, her zaman iyi bir şey olduğu varsayıldı ve ‘Özgüvenli Çocuk Yetiştirme Hareketi’ başladı.
Ama araştırmacılar, hapishanedeki suçluları analiz edince fark etti ki; mahkumların çoğunun özgüveni oldukça yüksek.
Ardından hemen “Özgüven ile suç arasında bir ilişki mi var?” sorusu akıllara geldi.
Acaba özgüven, tahmin edildiği karar iyi bir şey değil miydi?
Araştırmalar derinleşince fark edildi ki, özgüvenin tanımı yanlış yapılmış.
Özgüven kavramıyla narsisim (buna yükseklik kompleksi de diyebiliriz) karıştırılmış.
Suçluların çoğunun aslında özgüveni yüksek değil, sadece yükseklik kompleksleri olduğu anlaşıldığı. Yani aslında mahkumların çoğu özünde, kendilerine güvenmiyor ve değersizlik duygusu hissediyor. Bunu da narsisim ile kapatıyor. Yani, narsisim, aslında özgüven eksikliği.
Özgüven; kendinle barışık olma halidir.
Özgüvenin bir temeli daha var. O da ‘yeterlilik’.
Özdeğerin, başarıyla ilişkisi sadece yüzde25. Yeterliliğin, başarıyla ilişkisi ise yüzde 49...
Bir çocuğun bir alanda yeterli ve dolayısıyla başarılı olması, onun mutlu olacağı anlamına gelmez. Bir çocuğun mutlu olması için gerekli olan tek şey aslında onun değerli hissetmesi.
.../...
Yukarıdaki satırlar ve önemli tespit Dr. Özgür Polat'a ait.
Eskişehir’e şöyle bir bakın…
Yöneticilere, siyasetçilere, başkanlara, kamu görevlilerine, yazan-çizen şarkı söyleyenlere…
Herkeste bir özgüven patlaması olduğunuza tanık olacaksınız. Büyük, lider, harika, “dediği dedik” ulaşılmaz, “her dediği doğru” insanların sayısı sürekli artıyor…
Özgüvenli insanlar mı yoksa yükseklik kompleksi artan insanlar mı çoğalıyor…
 
-----------------------------------

DÜNYA RAPORU!

Belediye çalışanlarının dikkatine…
Olay Japonya’da geçiyor…
Ofisindeki bilgisayarında 9 ayda toplamda 275 saat oyun oynayan belediye çalışanına maaş kesintisi cezası verildi.
Bizde olmaz demeyin!
Siz yine de dikkat edin!
Ve Japonya’da bir başka olay…
"Bıçaklandım" diyerek polisi arayan bir kişinin işe gitmemek için kendini bıçakladığı ortaya çıktı.
…/…
Güney Kore’den kötü haber…
Beyin yiyen amip vakası ortaya çıkmış…
 "Beyin yiyen amip" olarak bilinen ve burundan insan beynine giren "Naegleria fowleri" kaynaklı ilk ölüm vakasının kayda geçtiğini duyurdu.
…/…
Covid, Çin’den gelmişti. 3-4 ay almıştı. Yakında bu amip de gelirse şaşırmayın!
…/…
Kar fırtınası ile uğraşıyorlar!
New York’ta ‘yüzyılın kar fırtınası' tam bir felaket!
 Araçları içinde 2 günden uzun süre kurtarılmayı bekleyenler var! Buz kesmiş ev, araç ve kar yığınlarının içinde donarak hayatını kaybedenler bulunuyor…
…/…
Biz de daha kar yağmadı!
Dünyanın en büyük ve güçlü olduğu söylenen ülkesinde araçlarının içinde kurtarılmayı bekleyen insanların olması ne garip!
 
---------------------------
 Eskişehir’in özgüveni! 29.12.2022

TEK BAŞINA ENFLASYONU DÜŞÜRDÜ!

 Seyyar satıcı, tezgahını Köprübaşı’nda açmış…
Kazak satıyor…
Üstelik 20 lira…
Haliyle vatandaş hücum etti, 20 liralık kazağa…
Seyyar satıcıyı tebrik etmek gerekir!
Tek başına enflasyonu düşürecek neredeyse!
  

YÜKSEK ÖĞRENİM!

 Amerikalı şair Longfellow'un yüksek öğretim için söylediği bir cümle var.
Şöyle diyor:
-Eğer bir insan üniversiteden çıktıktan sonra, öğreneceği daha çok şey olduğunu öğrenebilmişse, yüksek öğrenim yapmanın bir zararı yoktur...
Ne yazık ki günümüzde durum tam tersi...
Herkes o kadar çok şey biliyor ki, bize öğrenecek bir şey kalmıyor!
 

GÜNÜN SÖZÜ!

-Sevdiğiniz insanların burcunu, parfümünü biliyorsunuz ama korkularından, pişmanlıklarından, hayal kırıklıklarından haberiniz yok. Charles Bukowski
 

 GÜNÜN KARİKATÜRÜ:

Eskişehir’in özgüveni! 29.12.2022
 
 
 
 
 
1000
icon
Bülent 29 Aralık 2022 10:22

Seyyar satıcı tek başına enflasyonu düşürmüş…Yirmi liradan belki de binlerce kazak sattı. Haydi binlerceden vaz geçelim. 250 adet diyelim. 250X20=5000 Törkiş lira. Şu andaki asgari ücrete yakın bir parayı birkaç saate çıkarttı. Fiş kesti mi? Yok…Vergi ödedi mi? Yok. 5000 Törkiş lirayı cebine koydu yürüdü gitti. Ben sabahtan akşama kadar affedersiniz it gibi çalıştım. Maaşımın dörtte biri vergiye gitti. Akşam eve geldiğimde tarhana çorbasıyla makarna arasında kalakaldım. Bugün çorba içsem yarın makarna, öteki gün haşlanmış patates. Kazakçı efendi belki de mercedesine binip gitti. Giderken evine etini, ekmeğini sucuğunu pastırmasını aldı. Ben vitrin önünde yutkundum.

1 1 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat