Hatipoğlu-WEB

Bu işte bir terslik var

Cihan Yıldırım yazdı

9 Nisan 2018 09:30
A
a
Partiler kongrelerini, odalar da seçimlerini tamamladı.
Önceki yıllarda pek alışık olmadığımız bir süreci geride bıraktık. Seçimlerin hemen hemen hepsi ‘gergin’ geçti. Yine pek çoğunda iki üç adaylı yarışlar oldu. Söz konusu seçimlerde genel itibariyle ‘siyasi’ figürler ya da bir takım baskı iddiaları ön plana çıktı.
Lokantacılar Odası’ndan CHP’nin kongrelerine...
Şoförler Odası’ndan İYİ Parti İl Kongresine...
Ticaret Odası seçiminden Sanayi Odası seçimine kadar pek çok seçimde görülmemiş gerginlikler yaşadık.
Elbette bir yarış söz konusu. Bu nedenle bir miktar ‘gerilimi’ normal olarak görmeliyiz. Ama son dönemde yapılan seçimlerdeki ‘gerilimi’ normal görmek mümkün değil.
Söz konusu gerginlikler başta ilgili kurumlar olmak üzere pek çok şeye zarar veriyor.
Seçimleri niçin yapıyoruz?
Kurumu daha ileriye götürecek ekibi seçmek için...
İlgili kurumun atılım yapması için...
Varsa bir yorgunluk onu gidermek için...
Oluşacak rekabetin hizmet ve projeleri artırması ve daha kaliteli hale getirmesi için de seçim yapıyoruz.
Son dönemde yapılan seçimleri ve yaşananları hatırlayın. Bizim ‘seçimler’ kurumları ileri götürmüyor!
Bizim seçimler daha iyisini seçmek için yapılmıyor!
Yine bizim seçimler ‘kurumu’ düşünerek yapılmıyor. Seçimler anında ‘kişi’ odaklı hale geliyor.
Eski defterlerin açılmasına neden oluyor...
Bizim seçimler ‘hesaplaşma zamanı’ olarak görülüyor.
‘Bizim seçimlerin’ kötü yönlerini bu şekilde uzatabiliriz. Sonuçta ne oluyor? Her seçim bizi biraz daha geri götürüyor. Böylesi seçimler kurumları sarsıyor, birikimleri yok ediyor, gelenekleri alt üst ediyor.
Seçimler bizde ‘atılım’ yaptırmıyor.
Aksine ‘yara bere içinde’ çıkıyoruz...
Seçim bittiğinde ‘uzun bir tedaviye’ ihtiyaç duyuyoruz. Kimi sağlığına kavuşuyor, kiminin hastalığı yıllarca sürüyor.
Darbeler için ‘demokrasiyi 10 yıl geriye götürüyor’ denir.
Bizim seçimler de kurumları, kenti ve ilgili kişileri 10 yıl geri götürüyor. Hatta bazen çok daha gerilere... ETO seçiminde kıran kırana mücadele yaşanan 17’nci Komitede yani ‘petrolcüler’ grubundaki üyelerin çoğu 17’nci yüzyıla geri döndü! Tavırları, söylemleri ve sevinç gösterileri bunu gösteriyor.
Neymiş?
Harun Karacan’ı ‘kendi grubunda’ yenmişlermiş... Bahçelerinde petrol bulsalar bu kadar sevinmezler!
Yine bazı komitelerde insani ve ticari ilişkiler ‘125 yıl’ öncesine döndü.
Daha ne örnekler var...
Hepsini yazarak ‘geri gitmemize’  katkı sağlamak istemiyorum.
Kurumları, kenti ve memleketi ‘ileri’ götürecek seçimler yaşamak dileğiyle...
 
Kazım Kurt yine haklı çıktı
Odunpazarı Belediyesi’nde aylar önce bir olay yaşanmıştı. Bir belediye çalışanı belediyede huzursuzluk çıkarmış, mesai arkadaşlarını tehdit etmişti. ‘Belediye çalışanı belediyeyi bastı’ başlığıyla verilen olay, Başkan Kurt’u eleştirmek için ‘bahane’ arayanlara iyi bir malzeme olmuştu. Olayı değerlendiren Kurt, “Böyle olaylar maalesef olabiliyor. Her kurumda olabilir. İnsanın olduğu yerde olması muhtemeldir. Büyütecek bir şey yok” türünden bir şeyler demişti. Bu olayı neden hatırladım? Osmangazi Üniversitesi’nde yaşanan üzücü olay nedeniyle aklıma geldi. Bir akademisyenin yaptıklarını dehşetle gördük. Dört canımızı kaybettik. Üniversitedeki olay elbette sonucu nedeniyle daha ağır, daha üzücü. Allah bir daha yaşatmasın. Demek ki böyle şeyler olabiliyormuş. İnsanın olduğu yerde... Allah iyi insanlarla karşılaştırsın.
 
1000
icon
Önce ilke 9 Nisan 2018 23:21

Cihan bey “bu işte bir terslik var”yazınızdaki başlık benim anlayıpta başkalarının alğılyamadığı durumu ifade ediyor.Eskilehir seçimlerine siyasilerin müdahale etmesine sanayiciler ve ticaret erbapları tepki göstermiştir ve eto seçimlerinde bu zirveye çıkmıştır kazanan Eskişehir olmuştur.eso seçimlerindede küpeli aday olmasaydı kesikbaş kazanamazdı çünki aynı kişinin iki oda başanlığı yapmadı uygun değildi etken olan bu düşünceydi.saygılarımla

0 0 Cevap Yaz
kılınç 9 Nisan 2018 16:28

git sende teprik et.ayıp etme......

0 1 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

TARIM FUARI