alexa

Bize bir ağbi lazım

Artık Eskişehirspor'da farklı kişileri ve grupları bir araya getiren bir yönetim olmalı. Bu iş için de bize bir ağbi gerekir. Böyle bir ağbiyi tanıyor musunuz?..

5 Eylül 2019 08:29
A
a
Eskişehirspor yönetimi nihayet kongre kararı aldı. Bütün yönetimler iyi niyetle göreve gelir. Fakat bazen işler ters gider. Osman Taş yönetimi için de bunlar geçerli. Elbette yöneticilerin zoru gördükleri zaman işi bırakmalarını istemeyiz.
İnatla görevlerine sarılmaları en doğrusudur. Ancak bazen kuru inatlar kulübe zarar verebilir. Eğer Osman Taş ve yönetim kurulu üyeleri yönetimde kalma inadını biraz daha sürdürseler, Eskişehirspor'a zarar verirlerdi. Üstelik kendileri de daha çok yıpranırlardı. Şimdi 19 Eylül'ü bekliyoruz. Bu tarihte Anemon Otelde seçimli genel kurul yapılacak.
Tecrübelerimiz Eskişehirspor Kongre üyelerinin işi ağırdan aldığını gösteriyor. Eğer her zamanki gibi bir kongre yaparsak 19 Eylül'de çoğunluk sağlayamayız. Bu durumda Seçimli Genel Kurul 26 Eylül'de yine aynı yerde gerçekleştirilecek. Son yıllarda kaç kongre yaptık saymayı bıraktım. Bütün kongrelere umutla girdik, yeni yönetimi tebrik ettik. Ancak çok geçmeden yeni yönetimin de dertlere derman olamayacağını anladık.
Nedem mi? Çünkü yönetimler bir başkan ve mesai arkadaşlarından oluşan dar kadrolara sahipti. Eskişehirspor'un sorunları o kadar büyük ki, küçük bir grubun bu işin altından kalkması mümkün değil. Artık Eskişehirspor'da farklı kişileri ve grupları bir araya getiren bir yönetim olmalı. Bu iş için de bize bir ağbi gerekir. Böyle bir ağbiyi tanıyor musunuz?..

Kazım Kurt'u dikkate alsınlar

Odunpazarı Beldiye Meclis toplantısında son zamanlarda gelişen kontrolsüz maden arama çalışmaları tartışıldı. CHP Grubu bu konuda özellikle iktidarı suçlayan açıklamalarda bulundu. Bunun üzerine AK Partili Murat Özcan, iktidarın uygulamalarını savundu. Sayın Özcan öncelikle, "Siyanüre karşıysanız arabaya da binmeyeceksiniz" ifadelerinde bulundu. Şimdi bazıları "Ne alâkası var kardeşim?" diyebilir.
Ancak alâkası var. Demir – Çelik endüstrisinde ve bazı maden sektörlerinde siyanür – belli bir oranda – kullanılıyor. Tabii ki siyanürü alıp, olduğu gibi toprağa salarlarsa durum değişir. Ancak altın arayan şirketlerin üretim süreçleri sıkı bir şekilde denetleniyor ve siyanürü olduğu gibi tabiata salmadıklarını bilmemiz lazım. O dediğiniz 19'uncu yüzyılda filan oluyordu. Tabii bu durum her türlü maden çalışmasına yeşil ışık yakılacağı anlamına gelmemeli. Elbette toprak altı zenginliklerimizi değerlendirmeliyiz, ancak toprak üstü zenginliklerimizi de yağmaya açamayız. Özellikle son dönemde hükumetin maden arama izinleri, "Yağma Hasan'ın böreğine" dönüştü. "21'inci yüzyıldayız. İnsanların toprağa, suya ve doğaya ihtiyaç olacağı kadar başka hiçbir şeye ihtiyacı olmayacağı aşikardır" diyen Murat Özcan'a aynı cümlelerle yanıt vermek istiyorum, "21'inci yüzyıldayız, insanların başka şeylere olduğu kadar, toprağa, suya ve temiz havaya da ihtiyacı vardır..."
Sanırım konuya en dengeli yaklaşımı Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt getirmiş. Teknik olarak siyanüre karşı olmadığını ifade eden Kurt, yabancıların kendi madenlerini kurallara uygun ve çevreye duyarlı bir şekilde çalıştırdığının altını çizdi. Kurt ayrıca, "Çan termik santrali, örnek bir termik santral diye Eskişehir Valiliği burada vatandaşlarımızı götürdü. 2 yıl sonra patlama oldu...
Ülke olarak akıllı olmalıyız. Kanadalı değil biz çıkaralım" ifadelerinde bulunmuş. Bana kalırsa Kazım Kurt sonuna kadar haklı. Bir yandan 'Yerli ve Milli' edebiyatı yapacaksınız, bir yandan da kendi madenlerinizi elin yabancı şirketlerine peşkeş çekeceksiniz. Üstelik bu şirketler gözü dönmüş bir şekilde ormanlarımıza saldıracak öyle mi? Olmaz öyle şey...

Bozdurup bozdurup harcarlar artık

İYİ Parti Milletvekili Arslan Kabukçuoğlu, İl Başkanı Mehmet Ekmen ve partili arkadaşları, Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Arif Duru'yu ziyaret etti. Atatürk'ün, "Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır" sözünü çok severim. Ancak geldiğimiz noktada emeklilerimizin bellerinin büküldüğünü görüyoruz.
Emeklilerimiz içinde ayda 1.000 lira maaşla geçinmeye çalışanlar bile var. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun. Bin lira ile bu insanlar nasıl yaşayacak? Ayıp değil midir? Hiç mi utanmıyorsunuz? Şimdi bazıları, "1.000 lira iyi para. Emeklilerimiz bozdurup bozdurup harcarlar" diyebilir elbette. Bu insanları Allah'a havale ediyoruz. Elin Avrupalı emeklileri ülkemize gelip bir güzel tatil geçiriyor. Bizim emeklimiz ise akrabalarını görmeye köyüne bile gidemiyor. Yoksa bu da mı yalan? Yoksa bu da mı dublaj? Bu da mı montaj?.. Sayın Kabukçuoğlu Arif Duru'nun hazırladığı raporları da alarak, TBMM çatısı altında bir çalışma başlatacağını açıkladı. Kendisine müteşekkiriz. Ayrıca İl Başkanı Mehmet Ektaş'ın da emeklilerin her zaman yanlarında olacaklarını açıklaması güzel. Sözlerinin arkalarında durup durmadıklarının takipçisi olacağız...
1000
icon
hee 5 Eylül 2019 10:54

o abi yi zor bulursun adamın adı diktatöre çıkar iki günde

1 4 Cevap Yaz
Es 5 Eylül 2019 10:05

Allah rızası için biri çıksın da Eskişehirspor ‘u Sayın Osman Taş ‘dan kurtarsın.Yoksa seneye 2lige merhaba belki 3 lig bile olabilir..

1 7 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat