alexa
Eskişehirspor'a destek ol, SMS gönder

Prof.Dr. Alper Çabuk

Aşk insana yazdırıyor

Saat gecenin 1’i olmuş... Yazım uzamış gitmiş... Aşk, insana yazdırıyor arkadaş... Herkese iyi haftalar...

3 Aralık 2018 08:23
A
a
60. Yıl

Geçtiğimiz Mayıs ayında Anadolu Üniversitesinden ayrılan bazı birimlerle kurulan Eskişehir Teknik Üniversitesine geçene kadar, kurumum olan Anadolu Üniversitesine ve verdiği hizmete ne derece önem verdiğimi, bu kuruma nasıl bir aşkla bağlı olduğumu ve bu kurumu gerçek bir efsane olarak gördüğümü köşemi geçmişten bu yana takip edenler ve beni tanıyanlar iyi bilir. Anadolu Üniversitesi, eğitime çok ihtiyaç duyulan bir zamanda, dünyanın pek çok yerinde, milyonlarca kişinin kapısından giren, milyonlarca insanın yaşamına dokunan ve yaşamlarını olumlu yönde değiştiren, çok önemli bir kurum.2016 yılında yazdığım bir yazımdayaşamlara dokunmaya ve onları olumlu değiştirmeye vakfedilmiş bir kurum olan Anadolu Üniversitesine atfen akademinin en önemli görevini şöyle ifade etmişim:
“Acaba kaçımız yaptığımız bilimsel çalışmalarda kaç kişinin yaşamını olumlu olarak değiştireceğimizi öncelikli konu olarak dikkate alıyoruz? Prof.Dr.Aziz Sancar, kanser tedavisinde önemli çalışmalarıyla, hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde Nobel Bilim Ödülünü alan ilk Türk bilim insanı oldu. Çok merak ettim, acaba Sayın Sancar, insanlık için bu önemli çalışmalarını akademik puanlar için mi yaptı? Büyük olasılıkla değil… Bir bilim insanı zaten insanlığa yarar sağlayacak çalışmaları merkeze koyarsa, değerli yayınlar, puanlar, ödüller zaten peşi sıra gelir… Benim için tartışma burada bitmiştir... ”
Geçen hafta 60.yaşını kutladı, bu efsane kurum. Ayrıldıktan sonra yine bu köşeden Kerem ile Aslı, Leyla ve Mecnun, Ferhat ile Şirin’in hüzünlü aşk hikayesine benzettiğim kara sevdaya dönüşmüş bir aşkla bağlı olduğumu ifade ettiğimeski kurumumun 60. Kuruluş Yıldönümü Resepsiyonuna protokolde olmam nedeniyle misafir olarak katıldım. Resepsiyonun ilk onbeş-yirmi dakikasında yıllarca birlikte çalıştığım eski kurumumdan arkadaşlarımla karşılaştığımda, nasılsın sorusuna, yüzümde zoraki bir tebessümle kafa sallayarak karşılık verdim.Zira konuşursam, sesim titrer, gözlerim dolar diye endişe ettim. O gece, bazı şeyler içime sinmedi. Her ne kadar ayrılmış olsa da, bu başarıda şu anda Eskişehir Teknik Üniversitesinde olan neredeyse binlerce kişinin de çok katkısı vardı. Onlar kimsenin aklına gelmedi... İyi ki varsın Anadolu Üniversitesi... Varlığını başarı hikayesine dönüştüren herkese teşekkürler. Teşekkürler bu kurumun bugünlere ulaşmasında çok emeği olan Eskişehir Teknik Üniversitesi personeli... Geçtiğimiz yıllarda yazdığım bir yazımın sonlarında şöyle yazmıştım… “Eğer başka bir şey olmam söz konusu olsa, Anadolu olmak isterdim. Anadolu gibi, çok kültürlü, çok renkli, bereketli, Anadolu gibi güzel, Anadolu gibi faydalı… Anadolu gibi hoşgörülü, Anadolu gibi üretken, deneyimli…
Anadolu gibi cömert, emektar, bilge… Anadolu gibi anaç…’’ Anadolu gibi çok kültürlü, çok renkli, bereketli, Anadolu gibi güzel, Anadolu gibi faydalı, Anadolu gibi hoşgörülü, Anadolu gibi üretken, deneyimli, Anadolu gibi cömert, emektar, bilge ve Anadolu gibi anaç olacağın nice 60 yıllara, insanların yaşamlarına dokunan ve güzelleştiren efsane kurum…Teşekkürler bu kurumun varlığını, bizlerle birlikte başarı hikayesine dönüştüren eski mesai arkadaşlarım, Anadolu Üniversitesi personeli dostlarım... Birlikte yarattığımız efsane sizlere emanet...

Benim / bizim için mi?
Onu da geçtiğimiz Mayıs ayında yazdığım ‘İlmi Milletine Vakfeden Kurum’ başlıklı yazımdan alıntılayarak ifade edeyim…“Pek keyfim yok bu aralar. Aklımda Ferhat Göçer’in o meşhur şarkısı. Dilime dolandı, aklımdan çıkmıyor. ’Hiç kimseye söyleyemedim bu sevdayı kalbime gömdüm, eşim dostum beni hastayım sanıyor, yastayım hiç kimse bilmiyor’ Ben bu sevdayı herkese söyledim, zihinlere, yüreklere yazdım gerçi. Mevzu vatansa, gerisi teferruattır dedim, ailemden, sevdiklerimden, kendimden vazgeçtim. Vatanın her köşesine bilgiyi ulaştırmak, dağdaki çobandan, geçim derdiyle okumaya fırsatı olamamış ya da engelli birçok bireye kadar eğitime ihtiyaç duyan herkese eğitimi taşımak, Ülkemi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmanın neferi olmaktır, bir sevdadır Anadolu dedim.”
Bizim için bu efsane kurum, şimdi artık kara sevda oldu… Sadece benim için değil,efsane olan eski kurumumun bugünlere gelmesinde çok emeği olan yüzlerce Eskişehir Teknik Üniversiteli için… Ferhat’a dağları deldiren kara sevdalar, emin olun, bozkırın ortasında yeni efsaneler yaratacak… Adında Eskişehir ve Teknik Üniversite olan…Bir kez daha “mevzu vatansa, gerisi teferruattır deyip, ailelerimizden, sevdiklerimizden, kendimizden vazgeçip” yepyeni ve daha büyük bir efsane yaratacağız...
HİÇ ŞÜPHENİZ OLMASIN… HER ŞEYE RAĞMEN, BUNU BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ…

21.yüzyılın ana gündemi

Bakın, hep söylediğim hatta geçen hafta da “Beni Ciddiye Alın” başlıklı yazımda da ifade ettiğim gibi, küresel iklim değişiklikleri 21.yüzyılın ana gündem maddesi ve geçen hafta Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesinde de, küresel iklim değişiklikleri konusu ön plana çıktı. G20 Liderler Zirvesi’nin Sonuç Bildirgesinde geleceğe yönelik iş birliği, kalkınma için altyapı, sürdürülebilir gıda stratejisi ve cinsiyet eşitliği ve küresel iklim değişikliği gibi başlıkların kapsamlı şekilde ele alındığı kaydedildi. Bildirgede, küresel İklim değişikliklerine karşı ortaya konması gereken mücadele dahilinde Paris İklim Anlaşması’nın geri döndürülemez olduğuna vurgu yapıldı. Bildirgede, Paris İklim Anlaşması’nın tam anlamıyla uygulanmasının önemine ve iklim değişikliğiyle mücadeleye işaret edilse de, ortaya çıkan tarımsal üretim kaybı, çölleşme, kasırga hasarları, orman yangınları vb sebeplerle, küresel iklim değişikliklerinden en çok zarar gören ülkelerin başında yer alan ABD, Paris İklim Anlaşması’ndan geri çekilme kararının arkasında durduğu ifade etti ve böylece Sonuç Bildirgesinin iklim değişikliği ile ilgili bölümüne sadece ABD katılmamış oldu. Ancak ABD’nin Bildirgenin bir sonraki maddesinde çevreyi koruyarak, tüm enerji kaynaklarını en verimli şekilde kullanacağını ifade ettiği belirtildi. Yine söylüyorum. Beni ciddiye alın... Almazsanız bugünkü medeniyetimiz, on binlerce yılda oluşturduğumuz medeniyetimizi tamamen yok edecek...

.........................

Saat gecenin 1’i olmuş... Yazım uzamış gitmiş... Aşk, insana yazdırıyor arkadaş... Herkese iyi haftalar...
1000
icon
Kazıma Cevaben 6 Aralık 2018 16:16

Kazım Yurt kardeşim. Yazıyı dönüp yeniden oku. Ne yazdığını anlamadıysan bir daha dön yeniden oku. Eğer yazıda bahsedenin ne kast ettiğini hala anlayamadıysan o zaman zaten yapacak birşey yok sizin için. Ben size Türkçe anlama kapasitenizi geliştirmeniz için bolca kitap okumanızı öneririm bu durumda.

2 7 Cevap Yaz
Kazım yurt 5 Aralık 2018 09:51

Anadolu’m döner sermayem ,çift maaşım,bilimsel projelere verilen ödenekler,yurtdışı gezilerim.bende Anadolu olmak istiyorum hocam .rengarenk dönerli .ah Napolyon aşkı sen yazdırıyorsun bana saat gecenin 3,5 u olmuş.

7 2 Cevap Yaz
Meral

Bu tarz yorumlar gerçekten şaşırtıcı geliyor bana. Bir bilim insanı, akademisyen için bilimsel projeler yapmak, ulusal ve uluslararası bilimsel etkinliklere katılım göstermek bir ihtiyacın ötesinde bir görev tanımı ve mevzuatla da kayıt altına alınmış performans göstergeleri arasında. Anadolu Üniversitesinin bu imkanları destekleyebiliyor olması elbette büyük bir avantaj ve artı. Keşke diğer tüm üniversiteler personeline bu imkanı sağlasa. Bu imkanın olmaması, imkanı olanları taşlamanıza gerekçe mi cidden? Ya da bir zamanlar sahipken şimdi bu olanaklardan mahrum bırakılanların üzüntüsünü sadist ve gerçekten haksız bir tavırla eleştirmenize dayanak mı? Çift maaş olayı! Elbette herşey para değil, ancak kimse bir gecede maaşının neredeyse yarı yarıya düşmesine sevinmez. Sizinkini keselim mesela yarından itibaren yarı yarıya. Ya da bu olaya "oh ne güzel oldu" diyen herkesin maaşını yarıya yarıya keselim yarından itibaren. Ama lütfen olayı sadece para olayına dönüştürmeyin.

1 7
Nadir 4 Aralık 2018 10:15

ESOGÜ ayrıldığında nerelerdeydiniz?

5 5 Cevap Yaz
Yorumcu 4 Aralık 2018 09:04

Anadolu Üniversitesi rektörü, tüm Eskişehir Teknik Üniversitesi personelini de ayrım yapmaksızın davet etseydi, “bu üniversiteyi 60. yılına birlikte taşıdık” deseydi çok anlamlı bir jest yapmış olurdu. Davete birçok kişi icabet etmeyebilirdi, o ayrı konu. Ancak, rektör, bu sayede büyük takdir toplardı bence. Hem bu fırsatı, hem de doğru bir adım atma şansını kaçırmış ne yazık ki. Oysa, davet edilmeyen ESTU personeli, söz konusu rektörden çok daha fazla Anadolu Üniversiteli. Konuşmalar boyunca da 1 kere dahi zikredilmedi yılların hocaları, personeli (artık ESTU’lu olduklarından). Kalp kırıcı, çok ah alındı, çok gönül koyuldu. Telafisi yok.

3 7 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat