alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Prof.Dr. Alper Çabuk

Arkamdaki lamba

İnsanoğlunun belki de en kötü özelliklerinden birisi, yaşadıklarından yeterince dersler çıkaramıyor olmasıdır

29 Haziran 2020 09:11
A
a
İnsanoğlunun belki de en kötü özelliklerinden birisi, yaşadıklarından yeterince dersler çıkaramıyor olmasıdır. Oysa ki, “tecrübe insanın arkasında duran bir lamba gibidir, önünü aydınlatmaz ama arkaya bakıldığında geçmişte yaşadıklarını görüp, dersler çıkarmasını sağlar”. İşte tam da böyle bir noktadayız. COVID-19 Pandemisi karşısında gelecekte nelerle karşı karşıya kalabileceğimizi bilmemiz mümkün değil, ama 11 Mart’tan bugüne kadar geçen sürede yaşadıklarımız gelecekte neler yaşayabileceğimiz konusunda ders çıkarmamızı sağlamalı. Ama yok! Ne yazık ki, sokaklardaki manzaraya bakınca geçtiğimiz aylarda yaşadığımız sıkıntılar konusunda ders çıkarmışız gibi gözükmüyor; bizden istenen üç basit kuralı ısrarla göz ardı ediyoruz. Temizlik, maske ve mesafe. Şunu bilmeliyiz ki, yaz aylarında COVID-19’u bu kurallara uyup, yenemezsek, önümüzdeki kış ve sonbahar aylarında gelmesi olası bir ikinci dalgada çok sayıda sevdiğimiz insanı kaybederiz. Belki bazı kişiler, “Nasılsa bana bir şey olmaz!” diye bunu çok önemsemiyor olabilir. Bu durumda şöyle söyleyeyim, bu olursa çok daha büyük bir krizle karşı karşıya kalırız, ekonomimiz çok olumsuz etkilenir. Bunu nereden mi biliyorum? Arkamızda duran lamba yardımıyla geçmişte yaşadıklarımızı görebiliyor olmamızdan. Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 ile ilgili olarak baştan beri, yüzyıl önce yaşanmış İspanyol Gribi’ne benzer bir seyir öngörüyor. Geçtiğimiz günlerde yaptıkları açıklamada, COVID-19’un İspanyol Gribi’ne benzer ilerlediğini teyid ettiler. Lütfen şunun farkına varın; Avrupa ve ülkemizde salgın sıcakların etkisiyle biraz geriliyor olabilir. Ancak bugünlerde dünya genelinde salgının en kötü günleri yaşanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün Acil Durum Programı Direktörü Dr. Mike Ryan, geçtiğimiz ay yaptığı bir basın toplantısında “Bu virüs toplumda bir endemiye dönüşebilir” dedi ve şu konulara dikkat çekti:
 
 “Virüs asla yok olmayabilir, örneğin AIDS hastalığına yol açan HIV virüsü gibi birçok virüs yok olmadı. Ancak zaman içinde virüsün vücuda olan etkisini yok eden ilaçlar geliştirildi ve toplum bununla yaşamayı bir şekilde öğrendi. Aslında ölüme sebebiyet verebilen virüslerden yalnızca çok azı, örneğin çiçek hastalığına yol açan çiçek virüsü, şimdiye değin yok edilebildi. Diğerleriyse halen hayatımızın içinde. Tarih bize pandeminin ikinci dalgasının ilkinden çok daha kötü olabileceğini gösteriyor. Aynısı 1918’de başlayıp 1920’ye kadar dalgalar halinde toplumları vuran İspanyol Gribi için de geçerli”.
 
Gerçekten de 1918’deki Influenza (İspanyol Gribi) salgınına bakıldığında üç büyük dalga görülmüş. Mart ayında ilk dalga, ardından yıl sonuna doğru ikinci dalga gelmiş. Virüs mutasyona uğrayarak ilkinden daha öldürücü bir hale geldiği için ölümlerin çoğu ikinci dalgada gerçekleşmiş. Üçüncü dalga ise, 1919’un başında ortaya çıkmış ve yıl ortasına kadar sürmüş. Ancak biliyoruz ki, bu hastalık hiçbir zaman tümüyle kaybolmadı. Yapılan birçok araştırmaya göre, 1918’den bu yana, kuşları ve memelileri etkileyen tipteki Influenza A virüsünün yol açtığı tüm vakalar, İspanyol Gribi’nin türevleri sebebiyle gerçekleşti. Kimi kaynaklara göre, İspanyol Gribi öylesine ciddi bir etkiye sahipti ki, Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesinde bile etkili oldu. Ancak bu konuya ilişkin çok sağlıklı verilere ulaşmak mümkün değil. Zira o dönemde genellikle İspanyol Gribi ile ilgili haberlerin paylaşılmasına dünya genelinde izin verilmiyordu. İsminin İspanyol Gribi olmasında etkili olan husus, o dönemde sadece İspanya’da sağlıklı haberler veriliyor olmasıydı. Ama bildiğimiz gerçek şu ki, İspanyol Gribi, 500 milyondan fazla kişiye bulaşarak 18 ay içinde 40 ila 100 milyon civarında insanın ölümüne sebep oldu. Bununla ilgili kesin bir dayanağım olmamasına rağmen şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu salgın, 1929 ortaya çıkan Büyük Ekonomik Buhran’ın zeminini hazırladı. Büyük Buhran’da dünya genelinde borsalar dibe vurdu, on binlerce şirket ve banka battı. Milyonlarca insan işsiz kaldı. Tıpkı Dünya Sağlık Örgütü’nün COVİD-19 ve İspanyol Gribi’nin seyri arasındaki benzerliğe işaret çektiği  gibi, ekonomik çevreler de pandeminin etkisindeki Dünya ekonomisindeki bugünkü gidaşatı, Büyük Buhran’la karşılaştırıyor. Henüz birinci dalgada olmamıza rağmen, Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, COVİD-19 salgını nedeniyle küresel ekonomik büyümenin çok etkileneceğini ve Büyük Buhran'dan bu yana yaşanan en kötü ekonomik daralmayı yaşadığımızı ifade ediyor. Yani salgındaki birinci dalga itibariyle son yüzyılın en büyük ekonomik kriziyle karşı karşıyayız. Bu son yüzyıllık zaman diliminin içinde İkinci Dünya Savaşı’nın da olduğu düşünülürse, dünya ekonomisi İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanandan bile daha zor bir sınavla karşı karşıya. Üstelik daha birinci dalgada.
 
Kısaca ifade etmek gerekirse, bunun şakası yok. Ya kurallara uyacağız ya da insanlık tarihinin en zor sınavıyla yüzleşeceğiz. Sağlığını yitiren ve ölen insanları umursamıyorsanız bile, şunu bilin ki, bu sizi de çok ama çok fazla etkileyecek. Yeni vakalardaki ani yükselişler ya da başlayacak ikinci dalga tüm dünyada yeni karantina uygulamalarını da getirecek. Tekrar evlerde sıkışacağız. Ekonomik olarak Büyük Buhran’dan bile daha kötüsünü yaşayacağız ve insanlık tarihinin en büyük ekonomik kriziyle karşı karşıya kalacağız. Görünen köy kılavuz istemez; insanlık böyle umursamaz yaşamaya devam ederse, bunu yaşayacağız…
 
Bu haftaki yazımda geçtiğimiz hafta yaşadığımız sel, fırtına, hortum felaketlerinden hiç bahsetmeyeceğim. Zira bu köşeden yedi yıldır yazdığım yazılarımda, bu konularla ilgili sayısız uyarıda bulunmuş ve gerekli tedbirlerin alınmaması halinde çok daha kötüleriyle yüzleşeceğimizi defalarca ifade etmişimdir. Bugünlerde maalesef geçmiş günlerde yazdıklarımı yaşıyoruz.
 
Son olarak yeniden söylemek gerekirse, “tecrübe insanın arkasında duran bir lamba gibidir, önünü aydınlatmaz ama arkasına baktığında gelecekte nelerle karşılaşabileceğine ilişkin olarak geçmişte yaşadıklarını görüp, dersler çıkarmasını sağlar”.
 
Ders al insanlık…
 
 
1000
icon
Hayati Taştan 1 Temmuz 2020 13:39

Süper yazı. Teşekkürler Alper Hocam,

0 0 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat