alexa
Eskişehir Keskin Grup

AK Parti Eskişehir'de oğul veriyor

Ali Babacan'ın başkanı olacağı partiye, bir müddet mütereddit davranan Ahmet Davutoğlu da katıldı. İsimlere bakar mısınız?

26 Haziran 2019 08:21
A
a
Arıcılıkla uğraşanlar 'Oğul verme'nin ne demek olduğunu iyi bilir. Bazen kovandaki arıları o kadar iyi beslersiniz ki, arıların sayısı artar ve kraliçe arı, bütün işçilerine komuta edemez hâle gelir. Bu durumda arıların bir kısmı kovandan ayrılarak yeni bir kraliçenin eşliğinde kendi toplulularını kurar. Arıcılar buna, "Arılarım oğul verdi" der. Anlaşılan AK Parti de oğul verecek. Ve bunun Eskişehir'de de etkileri olacak...
Bu AK Parti'nin 17 sene önceki AK Parti olmadığını defalarca dile getirdik. Eskiden AK Parti adı konulmamış bir 3'üncü Milliyetçi Cephe Hükumeti gibi bir şeydi. Partinin çekirdeğini oluşturan ve MSP geleneğinden gelenlerin içinde pek çok lider bulunuyordu. Ayrıca MHP ve Adalet Partisi geleneğinden gelenlerin yanı sıra, belli bir miktarda CHP kökenli politikacı da vardı. Bütün bu farklı grupların üzerinde de tartışmasız bir lider olan Erdoğan bulunuyordu. Önce CHP'liler, sonra MHP'liler ve daha sonra da Adalet Partililer kovuldu. MSP geleneğindekilerin içinde de tesfiye hareketine girişildi. Geriye bir tek 'Tartışmasız lider' kaldı. Şimdi 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün manevi önderliğinde yeni bir parti kuruluyor. Artık bu iş dedikodu olmaktan çıktı.
Ali Babacan'ın başkanı olacağı partiye, bir müddet mütereddit davranan Ahmet Davutoğlu da katıldı. İsimlere bakar mısınız? Cumhurbaşkanlığımızı, başbakanlığımızı ve de Maliye Bakanlığımızı yapmış kişilerden bahsediyoruz. Bu hareketin Eskişehir'de de etkilerinin olmaması imkansız. Peki Eskişehir'de kimler yeni partiye geçecek? Aslında bu sorunun cevabı, yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Önümüzdeki günlerde bu konu üzerinde daha çok yorum yapacağız.

Ya yenileneceksin ya yenileceksin

İstanbul seçimleri, kendisini geliştirmeyen partilerin zayıflayacağını, kendisini yenileyenlerin ise kuvvetleneceğini gösterdi. Eskiden CHP'yi halkın içinde olmamakla eleştirir, belirli bir seçmen grubu içinde sıkışıp kalmasıyla itham ederdik. CHP halka umut vermek yerine, korku ile oy toplardı. "AK Parti gelecek, şeriat gelecek, sokakta sigara içenler falakaya yatırılacak" gibi bir korku edebiyatıyla oy toplardı.
AK Parti ise halka umut verirdi. Yarınların bugünden daha iyi olacağını söyler, güzel günler için oy toplardı... Şimdi işler değişti. CHP kanadı, "Herşey çok güzel olacak" derken, AK Parti, "Reis giderse Türkiye Cumhuriyeti Devleti çöker" edebiyatı yaptı. Yani AK Parti, "Ben gidersem daha kötü olur" demeye getirdi ki, bu durum işlerin kötü gittiğinin kabulü anlamına geliyordu. Tabii sadece AK Parti ve CHP açısından değerlendirme yapmamak lazım. Giderek kendi seçmenine yabancılaşan MHP'ye ne demeli? "Küçük MHP" olmanın dışında bir gelişme kaydedemeyen İYİ Parti'ye ne demeli? "Şiddetin her türlüsüne karşıyız" diyerek sanki terör örgütünün şiddetiyle devletin müdahaleleri aynı sınıftaymış gibi gösteren HDP'den bahsetmiyorum bile...
Özetle İstanbul seçimleri şunu çok net bir şekilde ortaya koydu, "Ya yenileneceksiniz, ya da yenileceksiniz..."

Festival giderek güzelleşiyor

5'incisi düzenlenen Uluslararası Ahşap Festivali, bu sene şanssız bir döneme denk geldi. Bütün Türkiye'nin nefesini tutarak takip ettiği İstanbul Seçimleri – doğal olarak – hepimizin birincil önceliğiydi. Neyse ki İstanbul'da Milli İrade'nin dediği oldu. Bir organizasyonu yaptıkça geliştirirsiniz. Yani bu işlerde kervan yolda düzelir. Odunpazarı Belediyesi'nin çalışkan personeli de giderek ustalaştıklarından olacak, Uluslararası Ahşap Festivalini dört dörtlük bir organizasyonla gerçekleştirdi. Belediye Başkan Vekili Evren Olcay'ın kapanış konuşmasını yaptığı festival sayesinde Eskişehirimize birbirinden kıymetli sanat eserleri kazandırıldı.
Bu hazineleri kentimize kazandıranlara teşekkür ederiz. Nitekim Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de Eskişehir'in bir kültür ve sanat başkenti olduğuna dikkat çekerek, Kazım Kurt ve yol arkadaşlarını tebrik etti. Kendi adıma söz konusu festivale hak ettiği ilgiyi gösteremediğimi itiraf etmeliyim. Gerçi sanatın güzellikleri her zaman beni mıknatıs gibi çekmiştir.
Ancak bu sene – ve maalesef – siyasetin çirkinlikleri her şeyi gölgelemişti. Neyse ki önümüzdeki 4 sene boyunca seçim olmayacak. Yani iktidar mensupları, kendilerine oy vermeyenleri terörist olmakla itham etmeyecek. Önümüzdeki yıllarda, daha da güzelleşeceğini tahmin ettiğim Ahşap Festivallerinin tadını, doya doya çıkartırız...
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat