alexa
Eskişehirspor'a destek ol, SMS gönder

Eskişehir denilince akla Büyükerşen geliyor

Videoyu Aç Eskişehir denilince akla Büyükerşen geliyor
A
a

ES TV’de canlı yayınlanan ‘Vaziyet’ programına konuk olan CHP Parti Meclis Üyesi Gaye Usluer, yerel seçimlerde Eskişehir’deki mevcut belediye başkanlarının devam etmesi gerektiğini belirterek “Kamuoyunun memnuniyetini biliyoruz. O nedenle değişmeleri için bir neden yok” dedi.

ES TV ekranlarında canlı yayınlanan ESGROUP Genel Koordinatörü ve ES TV Genel Yayın Yönetmeni Ali Baş ve Anadolu Gazetesi Yazarı Arif Anbar’ın hazırlayıp sunduğu ‘Vaziyet’ programının dünkü konuğu CHP parti Meclis Üyesi gaye Usluer oldu. Usluer, yerelde ve genelde partisinde yaşananları değerlendirdi. Yaklaşan yerel seçimlerde Eskişehir’de ne olur? Mevcut başkanlar devam etmeli mi? şeklideki soruyu yanıtlayan Usluer, “Eskişehir’de bence mevcut belediye başkanları devam etmeli. Değişmeleri için bir neden yok. Kamuoyunun memnuniyetini biliyoruz. Eskişehir’de yapılması gereken bizden olmayan ilçelere kazanabileceği konusunda kuvvetle inandığımız kişileri yani benim arkadaşım, milletvekili seçti, parti meclisi istedi yani böyle bir şey yok. Reel faktörler olmalı. Tek kişinin iki dudağının arasından çıkıyorsa bir şey. İki dudağının arasından çıkartan kişinin daha sonraki sorumluluğu alması gerekiyor. Yani ben bunu çok önemsiyorum. Burada ortak akıllar oluşmalı” dedi.

ÖRGÜT BÜTÜNLEŞSİN
CHP’de aday adaylık takviminin erkenden belirlenmesini değerlendiren Usluer, “2014’te de Parti Meclisindeydim. O zaman ne kadar erken bu istifalar oldu hatırlamıyorum. İstifaların erken istenmesinin nedeni. Aday olmak isteyenler yeri boşaltsınlar örgüt bütünleşsin. Çünkü seçim sürecine yakın zamanda örgütte boşalmalar olmasın diye. Ben açıkçası o şekilde okuyorum. Erken yerel seçim olabilir mi derseniz. Bunu belirleyecek olan parti Adalet ve Kalkınma partisi. Onun da üzerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Son birkaç gündür ittifak görüşmeleri kapı arkasında yoğunlaştı. Her ne kadar son kararı Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli verecek deseler de aslında AKP ve MHP arasındaki ittifak görüşmelerinin epeyce bir yol kat ettiğini düşünüyorum. Yine 1 Ekim’de meclis açılıyor. Af görüşmeleri hızla meclise gelecek. Bunlar açısından baktığımızda yerel seçimlerin erkene alınması yönünde de birtakım küçük hareketler olduğu varsayımına kapılabiliriz” diye konuştu.

SEÇMENİN İNSİYATİFİNDE
İttifakla yasa değişikliğinin olup olmayacağı konusunda görüşlerini açıklayan Usluer, “Yerel seçime yönelik bir yasa değişikliği olabilmesi için bunun en az 1 yıl öncesinden olması lazım. O yüzden yasal zeminde ittifak oluşturulamaz. Ama yasal zeminde ittifak da olması gerekmiyor. Burada aslında buna gönül ortaklığı, stratejik ortaklık diyebiliriz. Hiçbir zaman genel seçimdekine benzer bir ittifak ve genel seçimdekine benzer ittifak sonucunu da beklememeliyiz. Neden, çünkü Cumhur İttifakı veya Millet İttifakı ve altında partiler vardı. Önce ittifaka mühür vuruluyordu, sonra partiye vuruluyordu. Bu tür bir ittifak yapıldığında aslında her şey seçmenin inisiyatifine kalıyor. Genel seçim sonuçlarında da gördük. Seçmen öyle gel buraya denildiğinde o tarafa gelmiyor. İttifak adı altında olan birlikteliğin sonuçları nasıl olur veya iki üç parti nasıl anlaşırlar bunu zaman gösterecek” ifadelerini kullandı.

ÖNDEN KESİLMİŞ CEZA
Adaylık için belirtilen ücretlerle ilgili konuşan Usluer, “Böyle bir erken program yapılınca,  adaylık için başvurunuzu yapın diye bir zorlama içine giriliyor. Bana göre bunu belirlemek için erken olmuş. Ayrıca bu parti meclisinde tanımlanmış bir genelge değil. MYK’da sanırım değerlendirildi ve kararlaştırıldı. Genelgenin şu kısmı doğru. Adaylık düşünenler istifa etsinler. Ama mademki mevcut belediye başkanları başvuracak yeni adaylar kamuda çalışanlar YSK’nın gösterdiği takvim sürecinde bu işi yapacaklarsa kim ölür kim kalır. Erken bir süreç. Bu adaylık belirleme YSK’nın takvimine göre olmalıydı. Aslında her seçimde tarife olur. Diğer partilerin de öyle. Genel seçimlerde nasıl belliydi. Bu normal ama şuanda buna gerek yoktu bence. YSK’nın takvimine göre geri kalan adaylar nasıl başvuruyorsa… Şuanda il ilçe yönetimlerine adeta onlara bir yönetimde olmaları nedeniyle önden kesilmiş bir ceza bilet gibi bir şey oluyor. Bunu çok doğru kabul edilmeyebilir” dedi.

PARTİ GÖREVLENDİRİRSE ADAY OLURUM
Kendisinin aday olup olmayacağıyla ilgili soruya cevap veren Usluer, şöyle konuştu: “Şuanda öyle bir kararım yok. Ama ben benim sözümün her zaman bağlayıcı olmasını istemem. Bugün Kazım Kurt hiçbir yere aday değildi, öyle bir başvurusu yoktu. Ama gün geldi öyle bir süreç oldu ki Odunpazarı için başvuran bir sürü aday vardı ama o günün dengeleri içerisinde genel merkez öyle bir tercihte bulundu. Belki Kazım Bey de şaşırdı. Çünkü onun da belleğinde böyle bir şey yoktu. O nedenle siyasette bazı karar verdikleriniz için yapacağım, evet olacağımlar için bir şey söyleyebilirsiniz. Ama elinizde olmayan bazı şeyler için kesin konuşmamanın daha iyi olacağını düşünüyorum. Şuan öyle bir planım yok. Ama parti görevlendirirse ancak öyle.”

KÖTÜ OLMAYA GEREK YOK
Geçtiğimiz gün ofisine silahlı saldırı yapılan Avukat Heval Yıldız Karasu’ya geçmiş olsun dileklerini ileten Usluer, “İlk okuduğumda çok enteresan geldi. Toplumun bu kadar polarize olması, toplumun bu kadar hiç tanımadığı insanlar hakkında ör yargılı olması belki de sadece isim üzerinden yola çıkarak ön yargılı olması ve aynı şehrin havasını soluyan insanlar olarak birbirimize karşı kötü olmanın anlaşılabilir ve anlaşılması gereken kısmının hiç olmadığını düşünüyorum. Aslında bu bir bütün parçası. Bugün Türkiye’de insanların oy verme davranışları ve ondan sonra ülkenin bir karpuz gibi ortadan ikiye bölünmüşlüğünün yarattığı sevgisiz ortam, kutuplaştırıcı ortam, mevcut iktidarın oluşturduğu bir yapı olduğunu düşünüyorum. Hiçbirimizin hiçbirimize böyle bir davranışı yapma hakkının olmadığını düşünüyorum. Buradan geçmiş olsun diyorum. Genç bir avukat arkadaşımız. Bu ülkeye çok emek verecek bir hukukçu. Böyle bir adaletsiz davranışı hak etmediğini düşünüyorum. Herkesi sakin olmaya davet ediyorum. Bu kadar kötü olmaya gerek yok. Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz” diye konuştu.

OY KAYBETTİK
Bir televizyon kanalında ’24 Haziran’da CHP’li belediyelerin olduğu yerde oy kaybetmişiz’ söyleminin hatırlatıldığı Usluer, “Orada bir soru vardı. O sorunun cevabıydı. Sorunun geldiği yer de belliydi. Bu sorunun cevabı yaygın basında da yayımlanmıştı. Bu benim söylemimle deşifre olan bir şey değil. Parti Meclis toplantısında akademisyenlerden oluşan bir şirket rakamsal olarak 24 Haziran seçimlerinin rakamsal olarak analizini yaptı. Aslında bizim daha çok istediğimiz hala da beklediğimiz seçimin siyasal ve sosyolojik analizinin yapılması. Ama güzel bir analizdi. Sadece rakamsaldı. Bir slayt sunumu yapıldı. Daha sonra slaytlardaki detaylar ulusal basında yer aldı. Bunlardan bir tanesi de CHP’nin en çok oy kaybettiği yerler başlayan bir slayttı. CHP’li belediyelerin olduğu yerde daha çok oy kaybının yaşandığı bir slayttı. Parti meclisi toplantıları aile içi toplantılardır. Bizim özel toplantılarımızdır. Bu toplantılarda konuşulan, görüşülen, alınan kararların dışa açık bir basın açıklaması olmaksızın yaygın basında yer alması doğru değildir. Ama ulusal basına düştükten sonra da değerlendirme yapmakta bir sakınca görmüyorum” ifadelerini kullandı.

NEREDE HATA YAPTIK
Yapılan sunumun çok önemli olduğunu vurgulayan Usluer, “Bu sunum yapıldıktan sonra ben de aralarındayım. Bu sunumun sonuçlarının çok değerli olduğu ama bizim siyasal parti olarak bu sunumun siyasal analizini yapmamız gerektiğini vurguladım. Hala bunu yapmadık. Sizin bana sorduğunuz sorunun yanıtını bizim parti olarak vermemiz gerekiyor. Bunu muhtelif nedenleri olabilir. Her ilin farklı nedenleri olabilir. Dolayısıyla bir bütüne bakıp sonuç çıkartırız. Sonra il il analizini yaparız. Örneğin aday belirlemesi yapıldığında her ilin aday simülasyonu yapılmıştı. Eskişehir’de yapılan simülasyona göre denilmişti ki, ‘Burada Milletvekili sayımız 3. Milletvekili sayısı 6’ydı, 7’ye çıktı. Simülasyona göre bu ilde 4 milletvekili bekliyoruz.’ 24 Haziran’dan sonra ne oldu? Milletvekili sayısı 1 artmasına rağmen Eskişehir’de milletvekili sayımız 1 azaldı. Simülasyon aslında gerçeğe en yakın tahmin. Bizim milletvekili sayımız 1 azaldı ve 2’ye düştü. Buna hepimiz çok üzüldük. Ama nerede hata yaptık. Bir analiz gerekiyordu” dedi.

KÜSKÜN BİR SEÇMEN VAR
CHP’nin yerel seçimlerde nasıl bir yol izleyeceğine dair görüşlerini bildiren Usluer, “Bir kere önümüzdeki genel seçim yerel seçim. Yerel seçimle genel seçimin dinamiğinin farklı olduğunu bilerek başlamalıyız. Yerel seçimlerde seçim sonucunu belirleyecek birinci etken adayın kim olduğudur. Aday tanınıyor mu seviliyor mu eğitim durumu nedir karizmatik mi gibi birçok faktörler. Dolayısıyla burada aday üzerinden mutlaka güçlü bir belirtecin olacağını kabul etmemiz gerekir. İkincisi siyasal partinin iktidar olma hevesinin ya da vatandaşa vereceği umudun ne kadar güçlü olduğu önemlidir. Aday önemli parti önemli değil kısmı doğru değildir. Genel seçimde partilerin aldığı oy oranları önemlidir. Yerelde partinin aldığı oy oranı önemli değildir. Alınan belediye sayısı önemlidir. Çok kısa süre önce genel seçim geçirdiğimiz için ve buradan bir sonuç aldığımız için yerel seçim sonuçlarını buradan bağımsız birbirini hiç etkilemez diye düşünürsek burada yanılmış oluruz. Bu nedenle siyasal analizin mutlaka iller bazında yapılması gerekiyor. Bu seçim farklı bir seçim. Burada adaylar çok önemli partinin kendisi önemli. 24 Haziran seçimi sonrası küsmüş, kafası karışmış bir seçmen var. Dolayısıyla seçmeni ikna etmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Eskişehir’de seçmen önemli bir belirteç olacak.  Son seçimler seçmenin en fazla sandığa gittiği seçimlerdi. Önümüzdeki seçimlerde eğer biz seçmen sandığa gitmemekte direnirse istenmeyen sonuçlarla karşılaşabiliriz. Dolayısıyla bu süreçte seçmenin ikna edilmesi gerekiyor. Bu noktada herkesin devreye girmesi gerekiyor” dedi.

 KUTUPLAŞMANIN KALKMASI LAZIM
Muharrem İnce’nin seçimlerde sahada olup olmayacağının sorulmasın üzerine Usluer, “Bizim CHP olarak seçmen üzerindeki umutsuzluğu kaldırmamız gerekiyor. Muharrem İnce zaten çalışacaktır. Ama toplumsal barışı sağlamak, daha doğrusu seçmenin güvenini tekrar sağlamak için parti içindeki kutuplaşmanın teke düşürülmesi gerekiyor. Kutuplaşmış görünümün ortadan kalkması gerekiyor. Burada genel başkanımıza büyük görev düşüyor diye konuştu.

TEKRAR O YÜKÜN ALTINDA KALMAK İSTEMEM
Parti Meclisinde aday belirleme sürecinde Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’na yetki verilip verilmeyeceğine dair açıklamalarda bulunan Usluer, “Ben 4 dönemdir PM’deyim. 2012’den beri olan seçimlerde aday belirleme süreçlerinde vardım. Genel başkanın elinin rahat olması, MYK’nın daha hızlı hareket edebilmesi için yetki isteniyor. Ama son genel seçimdeki gibi yetki devri hiç olmamıştı. Çünkü biz şimdiye kadar yetki devri verdik. Adaylar parti meclisine geldiğinde tartışılıyordu. Bu defa hiç öyle bir tartışma olmadı. Sadece sunuldu ve geçti. Bu da sıkıntı yarattı. Önümüzdeki dönem yetki devri istendiğinde parti meclisinden sonuç ne çıkar bilmiyorum ama kişisel olarak mutlak yetki devrinin doğru olduğunu düşünmüyorum. Çünkü önümüzde genel seçimlerle ilgili seçmenin ve partililerimizin bize bir kızgınlığı var. Diyorlar ki yetkinizi devrettiniz. Dolayısıyla ben tekrar o yükün altına kalmak istemiyorum. CHP üyeleri bize bir yetki verdiler. Onlar bize güven sundular. Biz de onu kalkıp tek bir kişiye verirsek o zaman eleştirdiğimiz farklı tutumlardan bir farkımız kalmaz. Şuana kadar bir yetki istenmedi. Belki de istenmez” ifadelerini kullandı.

ANKETLERE KONULMAYANLAR ADAY OLDU
Ön seçimle ilgili olarak konuşan Usluer şöyle devam etti: “Milletvekili seçimlerinden biraz farklı yerel seçim. Adayın ismi toplumun belli kesimlerinden değil de toplumun tüm katmanları tarafından tercih edilmesi önem taşıyor. Ama kriterlerimizi net belirlemeliyiz. 2014’te anket yaptık. Ama anketlere konulmayan insanları aday yaptı. Bu yanlıştır. Eğer anket yapıyorsan anketlere hangi isimlerin girdiğini, kimin kazandığını ve kazanan kişiyi de koymamız gerekir. Koymuyorsak ne için koymadığımızı açıklamamız gerekiyor. 2014’te ben parti eğitmeniydim. 2014 seçimlerinden önce belediye başkanı olacak isimlerin de eğitimden geçmesi kararı çıkmıştı. Be gerçekten doğruydu. Bir bedeli de vardı. Ama sonra baktık ki eğitime katılanlar değil de katılmayanlar belediye meclisi üyesi oldu. Bu doğru bir karar değil. Bir karar alıyorsak bunun arkasında olmamız gerekiyor. Bunun yerine onu da yaparız bunu da yaparız demek yerine herkesin güvenle bakabileceği şekle sokmak gerekir. Bizim de dileğimiz bunu sağlamak. Türkiye genelinde çokça ön seçim isteği var.”

KÜÇÜK HALKALARLA UĞRAŞMIYORUM
Genel seçimlerde ‘Gaye Usluer çalışmadı’ ve ‘Örgütün kendisini dışladığı’ şeklindeki eleştirilere yanıt veren Usluer, “Göremezdiniz. Çünkü gazeteciler adayları ve örgütü takip ediyorlardı. Örgütle ya da belediye başkanlarıyla birlikte olmadığımız için buna Cemal Okan Yüksel’i de dahil ediyorum. Böyle bir kanıya varmış olabilirsiniz. Ama ben Eskişehir ve dışında ziyaretlerde ve parti adına birtakım görevlerde bulundum. Ancak örgütün yaptığı program içinde Gaye Usluer ve Cemal Okan yüksel yoktur. Kırgınlık falan yok. Program bizim üzerimizden yapılmadı. Burada çoklu faktörler olduğu için ben kişiler veya hedef aldığım küçük halkalarla uğraşmıyorum. Bir bütünün parçasıysanız ve o bütünden bir parçanız eksikse diğer bütün parçaların orada sorun taşıdığını düşünürüm ben. Açıkçası ben bütün çalışma yaşamımda ‘ben’ diye konuşmam. ‘Biz’ yaptık ‘biz’ başardık. Eksiklerde de biz eksik yaptık derim. Bana gönderilen programların hiçbirinde biz yoktuk. Saat 10’da şuraya gidiliyor. Şu milletvekili adayı şu belediye başkanı... Halen milletvekili olan ve PM üyesi olan Gaye Usluer, halen milletvekili olan Cemal Okan Yüksel yok. Bunu sorulamadım. Sorgulamam da… Bireysel çalışma yürüttüm. Ama iftar yemeklerine katılmadım. İftar yemeklerine katılmayı çalışmaktan sayıyorsanız ben katılmadım. Ayrıca süreçte Sayın Muharrem İnce ile olan programlarımız vardı. Eskişehir’de STK’larda ziyaretlerde bulundum” diye cevapladı.

SEÇMEN ÇOK SORGULADI
Seçimden sonraki süreçte olağanüstü kurultay için toplanan imzalarda ön safta yer alan Usluer’in Muharrem İnce’nin ekibinde şeklinde algılanmasını da değerlendiren Usluer, şöyle konuştu: “Olağanüstü kurultay Muharrem İnce üzerinden başlatılmamıştı. Muharrem İnce’nin de kendisi bunu söyledi. Demişti ki ben hiçbir hareket başlatmam, o hareketin başlatıcısı olmam. Ama üyelerimizden delegelerimizden yürü önümden derse yürürüm demişti. O hareketi başlatan aslında seçmendi. 24 Haziran seçimleri sonrasında seçmende bir umutsuzluk oluştu, küskünlük oluştu. Seçmen gerçekten hiçbir seçimde olmadığı kadar sorguladı. Çünkü 24 Haziran’da Türkiye’de rejim değişti. Bu salt bir seçimi kaybetmekten başka bir şey. Türkiye başka bir dönemece girdi. Başka bir yönetim tarzına geçtik. 24 Haziran hepimiz için önemli bir tarihtir. Dolayısıyla dipten gelen dalga seçmendir. Seçmenin harekete geçirdiği grup kurultay delegelerimizdir, örgütlerimizdir. Ben de o süreçte hareket eden heyetin içinde bulundum ve sözcüsüydüm. Hareketin başlamasının hemen akabinde doğal lider olarak Muharrem İnce çıktı. Yani o olağanüstü kurultay talebi kabul edildiğinde bir aday olarak Muharrem İnce tüm toplumun önüne çıktı. Aslında baktığınızda olağanüstü kurultay sürecinde imza veren delegelerin içerisinde, milletvekillerinin içerisinde genel başkan adayı başka kişiler de vardı. O süreç içerisinde o iddialarından vazgeçti. Çünkü toplumun 15 milyonluk bir kesiminin oy verdiği, cumhurbaşkanı olarak görmek istediği kişi bir anda o hareketin doğal lideri haline geçti. Geçmiş dönemdeki kurultaylarımıza baktığımızda Muharrem İnce’nin aday olduğu kurultaylara bakıldığında İnce’ye yakın 14-15 kişilik milletvekili arkadaş grubumuz vardı. Ben o gurubun içerisinde değildim. Ama hareketin başlama şekli ve istek nedeni koltuktan kim kalksın kim otursun süreci değildi. Süreci başlatan seçmendi. Kurultay delegesinin derdi değildi. Şu dönemde partinin siyasal ideolojik hattında bir yenilenme bir sabitleme bir gerçekleme sürecinin olması gerektiğini hala iddia ediyorum. Bunlar gerçekleştiğinde biz umudu oluşturacağız. Partinin yönetim anlayışıyla ilgili bir sıkıntı var. Yönetim anlayışında bir sıkıntı varsa 4 ya da 5 MYK üyesini değiştirerek ya da tamamını değiştirerek bunu düzelttik deme şansımız yok. Burada Gaye neden yok veya Gaye çıksın Arif gelsin gibi bir olay yok. Burada tamamen yönetim anlayışına olan tepki ve bununla ilgili istek var. Dolayısıyla bu süreç böyle bir süreçti. İmza yeter sayısı sağlandı. Aslında bir noktaya geldikten sonra CHP tarihinde ve başka partide böyle bir imza yok. Bizim CHP olarak tartışmamız gereken imza sayısı değil. Bizim kurultaya ihtiyacımız olduğuydu. Türkiye’nin tek gündemiydi. Çünkü AKP’nin işine geldi. Çünkü Türkiye’de yönetim değişmiş, kurumların içi boşalmış, bakanlıklar darmadağınık olmuş. CHP’de AKP’ye hizmet etmiş oldu. Bu noktada rakamlar önemli değildi. Genel başkanımız şöyle diyebilirdi. Arkadaşlar imza toplamayı kesin. Partinin tartışılmasını istemiyorum. Ben partiyi olağanüstü kurultay götürüyorum. Burada yine seçilen kişi genel başkanımızı da olabilirdi.”

SEÇİM MALZEMESİ YAPILMASI DOĞRU DEĞİL
CHP’nin MHP’nin dile getirdiği affı destekler mi şeklindeki soruyu cevaplayan Usluer, “Türkiye’nin iki önemli meselesi var. Türkiye’de siyasal kriz var. Türkiye’de çok ciddi ekonomik kriz var. Her gün istifa eden şirketlerin listesini görüyoruz. İşçiler her tarafta ayaklanmış. Emek örgütlerinde bir ayaklanma var. İşçilerin basit talepleri var. Eyleme katılan işçiler gözaltına alındı. Bir işçinin ölüm haberi geldi. Türkiye’nin asıl konuşması gereken şeyler siyasal krizin nedeni nedir? Ekonomik krizi hazırlayan 16 yıllık AKP iktidarı bu ekonomik krizi nasıl öngöremedi. Burada cumhurbaşkanı olsun, AKP sözcüleri olsun krizle ilgili sürekli dış güçler, gezi hareketi, 17-24 Aralık, PKK PYD kıldı tüydü saçma nedenler… ama 16 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir siyasal iktidar var. O siyasal iktidar bugün bir rejim değişikliği oluşturdu. Türkiye bugün bir anonim şirkete teslim. Şimdi sorun doların ne kadar yükseldiği değil, sorun Türk lirasının ne kadar değer kaybettiği. Bunun bizim hane halkına cebine ne şekilde yansıyacağız. Şimdi bunu tartışmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Hatta ekonomik kriz demek yasaklandı. Basın kriz kelimesini kullanmaktan çekiniyor. Çünkü cumhurbaşkanı ne dedi. kriz mriz yok. Evet, mriz yok. Çünkü mriz diye kelime de yok. Ama Türkiye’de ekonomik kriz var. Af konusuna gelince aslında seçim öncesinde de MHP bu af konusunu çokça gündeme getirdi. Hala da gündemde. Af olabilir mi? olabilir. Af insani bir durum. Af sözcüğü kullanıldığı anda Türkiye’de yürekleri titreyen on binlerde aile var. Dolayısıyla af sözcüğünü doğru şekilde kullandığımızda değerli olduğunu düşünüyoruz. MHP’nin seçim öncesinde kullandığı kelime çok önemliydi. Kader kurbanları. Şimdi böyle bir şey olmaz hukukta. Çünkü af bir adalet mekanizmalarından biridir. Orada kader kurbanı diye bir şey yoktur. Afla ilgili yazılı isteklere bakıldığında küçük hırsızlıklar, büyük soygunlar var, dolandırıcılık var, uyuşturucu ticareti var… 162 bin kişi bu tanımdan yararlanıyor. Bu ne demek oluyor. 1 milyon kişinin yüreği ağzında. Aslında bu da tam bir af değil. Burada cezaya 5 yıllık bir erteleme var. Bu 5 yılın içerisinde başka bir suç işlediğinde tekrar geri alınıyor. Burada seçim malzemesi olarak kullanılmasıdır. Dolayısıyla ben bunun mecliste görüşülmeden bir kişinin çıkıp kader kurbanları af diye köpürtmesini doğru bulmuyorum. Böyle bir şey olabilir mi? Ben bugüne kadar MHP’nin ağzından çıkan sözlerin AKP’yle anlaşmadan çıkacağını düşünmüyorum. Bir Salı sabahı Devlet Bahçeli’nin çıkıp erken seçim yapalım dediğinde AKP’nin ne diyeceği belliydi. Sadece grubun sözcülüğünü ya da yapılacak işin sözcülüğünü üstlenen Devlet Bahçeli’ydi. Bu nedenle çıkan af kelimesinin köpürtülen haberlerin ortaklaştırılarak dillendirildiğini düşünüyorum” diye yanıtladı.

ESKİŞEHİR DENİLİNCE AKLA HOCA GELİYOR
CHP ile ilgili çıkan ve CHP’li belediyelerin bazılarının seçimleri kaybedeceği yönündeki raporları değerlendiren Usluer, “Birincisi Abdülkadir Selvi’nin yazısını okudum. Orada sızma diye bir şey yok. Sohbet sırasında Seyit Torun bahsetmiş, Selvi de köşesine taşımış. Ben Torun’un yaptırdığı özel bir çalışma olduğunu sanmıyorum. Biraz önce bahsettiğim şirketin çalışmalarından olduğunu düşünüyorum. Burada tabi ki Hatay’ın ölçütünü bilmiyorum sonuçta 25 Haziran seçimlerinin bizim için çok önemli iki sonucu var. Yıllardır milletvekili olmayan bazı yerlerden milletvekili çıkarttık. Bu önemli bir sonuç ama bu sonucu sağlayan oy arttırmamız değil de ittifak yapmış olmamızdı. Başka önemli sonuç da biz büyükşehirlerde vekil sayımız azaldı. Yine Eskişehir sonucunu irdeledik. Bunlar yerel seçime giderken önemsenmesi gereken sonuçlar. Sanırım bu sonuçlar üzerinden Torun bir değerlendirme yapmıştır. Muharrem İnce’yle ilgili raporu ben de gazetelerden okudum. Ama yerel gazetelerden önce yaygın basında çıktı. Bazı şehirler bazı isimlerle özdeşleşmiştir. Eskişehir de insanların aklına Sayın Yılmaz Büyükerşen geliyor. Hocanın kazanmasını ne kadar çok isteyen varsa kaybeder de biz alabilir miyiz diye düşünen bir AKP var. Bu yerel seçim sürecinde Eskişehir’in kolay kolay alınabilecek bir şehir olduğunu düşünmüyorum. Mevcut belediye başkanlarımızın da rahat rahat seçimden çıkacağından eminim. Birlikte çalışacağız. Onlar zaten yaptıkları hizmetlerin ödülünü alacaklar. Ama genel seçimin sonuçlarını görmezden gelmek de doğru değil” dedi.

NOKTA DEĞİL VİRGÜL KOYDUM
Üniversiteye geri dönüşünü anlatan Usluer, “Üniversiteye dönüş kararını çok hızlı verdi. Her şeyden önce milletvekilliği bir meslek değil. Ama onurlu bir durum ve var oluş. İnsanın bittiğinde dönebileceği güçlü bir alanının olması gerektiğini düşünüyorum. Bir hastam ziyaretime geldi. Milletvekilinin eskisi oluyor da hocanın eskisi olmuyor dedi. Bu benim için çok değerli ve hak ederek çalışarak bana ait bir alan. Ve o hep bana ait. Hiç kimsenin benim altımdan koltuğu çekme, koltuğuma başkasını oturtma, kafasındaki hayale göre plan yapma hakkının olmadığı alan. Çünkü ben orayı kendim dişimle tırnağımla hak ettim. Hekim olmak ayrıcalık. Aynı milletvekilliği gibi insanla gerçek temas.  Ama beynimin bir lobu siyasette bir lobu hekimlikte, eğitimde. Siyasete nokta koymadım, virgül koydum. Sadece Türkiye için” diye konuştu.

İYİ BİR AKADEMİK GEÇMİŞE SAHİP
Rektörlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Usluer, “Döndüğümde yeni atanmıştı. Tabi ki içeriden mevcut hocalar çerisinden atanması üniversite barışı için önemli olduğunu düşünüyorum Anadolu Üniversitesi içindeki kargaşayı da gördükten sonra… Yeni atanan hocayı kutluyorum. Rektörümüz iyi bir akademik geçmişi olan, başarılı bir özgeçmişe sahip, iletişimi kuvvetli bir insan. Ben o açıdan Kemal hocayla tanışmaktan gurur duydum” dedi.  
 
1000
icon
Sedat 30 Eylül 2018 08:04

Bu seçimler önemli 1 oyun karşıya geçmesi 2 demek . Dengeler bu seçimde değişebilir. Mesela bizim evde 3 oy artık yer değiştirecek. Belediyecilik sadece merkeze hizmet etmek değil.

1 0 Cevap Yaz
EsEs 29 Eylül 2018 19:09

Eskişehir denince EsEs AKLA GELİR.

1 0 Cevap Yaz
ES 29 Eylül 2018 16:05

ESKİSEHİR Büyükşehir belediye başkan adayı Sayın( AHMET ATAÇ) olmalıdır.Tepebaşı ve Odunpazarı’na araştırılarak ufku geniş yeni belediye başkanları aday olabilir.

0 2 Cevap Yaz
Esesli vatandaş 29 Eylül 2018 13:00

Bence Kazım Kurt devam etmesin çünkü hiç şansı yok.Yenidoğan mahallesine ve Huzur mahallesine hiç bir şey yapmadı.bir iki göstermelik asfalt yaması dışında.işçiler sokaklarda bile yama yaparken ayırım yaptılar Yenidoğan Gültekin sokakta vatandaşın garajının girişini bile asfaltlarken bizim bulunduğumuz kısımdaki çukurları söylediğimiz de kendilerine burası için talimat verilmediğini söylediler.ne yüzle gelip de bizden oy isteyecekler.saygilar.

0 3 Cevap Yaz
ms26 29 Eylül 2018 09:24

Aynen devam etmeli , Türkiye'deki belediyeler içinde en borçlu belediyeler iktidar partili olanlar ülkenin durumundan yola çıkarak Büyükerşen hocanın ve ilçe belediye başkanlarının devam etmesi Eskişehir için en hayırlısı............yoksa 5 yıl sonra borç ödemek için suya zam ,ulaşıma zam olayları ile karşı karşıya kalırız......

2 2 Cevap Yaz
Meral bakir 28 Eylül 2018 21:47

Gondredigi geneĺgeye yaptığı ankete uymayan parti içi demokrasiyi çalıştırmayan partinin belli kriterlere sahip secimlerde orgutlu calisacak eğitimli neferleri kaldı mı

0 1 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat