alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Eskişehir'de altın fiyatları ne durumda? - Gram, çeyrek, yarım ve tam altın fiyatları ne kadar oldu? 09.03.2020

Videoyu Aç Eskişehir'de altın fiyatları ne durumda? - Gram, çeyrek, yarım ve tam altın fiyatları ne kadar oldu? 09.03.2020
A
a

Eskişehir altın fiyatları bugün ne durumda? Kapalıçarşı ve Eskişehir serbest piyasada çeyrek altın kaç lira oldu? Gram altın kaç TL? Piyasalarda son durum nasıl? Dolar ve Euro kuru ne kadar oldu? Eskişehir altın fiyatları yorumları ve ekonomiyle ilgili bugünün bütün verileri haberimizde sizlerle.

Eskişehir altın fiyatları yorumları bugün verilerine göre, altın fiyatlarında yükseliş devam ediyor. Altın fiyatlarındaki dalgalanmaları yakından ilgilendiren corona virüs (Covid-19) salgını piyasaları etkilemeye devam ediyor. Altın fiyatları bugün de yükseldi. Çeyrek altın fiyatları arttı, 1 gramlık ve yarım gramlık altınların satışında artış yaşandı.

Petrol üreticisi olan ülkeler arasındaki anlaşmazlık sebebiyşe petrol fiyatlarında meydana gelen sert düşü, Çin'de başlayan ve dünyaya yayılan corona virüs salgını sebebiyle yükselen altının ons fiyatında sınırlı da olsa bir geri çekilmeye neden oldu. Fakat dolardaki artış bu düşüşün iç piyasalara yansımasını engelledi. Peki, altın fiyatları ne kadar oldu? Gram altın ne kadar oldu?

Küresel piyasalar sert bir şekilde düşen petrol diyatları, corona virüs salgını ve artan oynaklıklarla birlikte tarihin en olumsuz hafta başlangıçlarından birini yapmış oldu.

OPEC ve diğer bazı ham petrol üreticisi ülkelerinden anlaşmazlıklarından kaynaklı olarak Brent petrolün varil fiyatı yüzde 30 değer kaybetti ve 32 dolaragerilemiş oldu. Pterol fiyatları, Ocak 2016 tarihinden bu zamana en düşük seviyesini yaşadı. Petrol fiyatlarındaki bu düşüş, ABD endeks vadeli işlemlerinde hafta başlangıcında yüzde 5 değer kaybetti.

Küresel piyasalarda meydana gelen satış baskısı, Borsa İstanbul'da da etkisini gösterdi. Açılışını 3 bin puan düşüşle yapan BIST, yüzde 3'ün üzerinde kayıpla işlem görüyor. Cuma günü 6.10'ın altında işlem gören dolar/TL gece saatlerinde 6.20'ye kadar çıktıktan sonra sonra bu sabah 6.13 seviyelerinde işlem görüyor. Euro ise 7,12 TL'ye tırmanmışken, şu sıralarda 7,04 TL'den işlem görüyor.

Küresel piyasalardaki fiyatlamalar bugün de yakından takip edilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün Brüksel'de çeşitli görüşmelerde bulunacak. Piyasalarda bu görüşmeler AB ile ilişkiler kapsamında izlenirken ABD, Rusya ile ilişkiler ve jeopolitik gelişmeler de yakından takip ediliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın, Denizli ve Uşak'taki programlarındaki olası açıklamaları da piyasalardaki durumunu nasıl etkileyecek bakışıyla izlenecek.

Tüm bu gelişmeler kapsamında, 09 Mart 2020 (bugün) saat 11:04 itibarı ile Eskişehir'de gram altın, çeyrek altın, yarım altın ve tam altın kaç lira? Altın fiyatları ne kadar? Eskişehir'de döviz hangi seviyeden işlem görüyor?

Eskişehir ve Kapalıçarşı altın fiyatları ve Dolar ile Euro kaç lira? Hepsini sizin için haberimizde derledik...

Eskişehir altın fiyatları

                                  ALIŞ             SATIŞ
Küçük Altın (Eski) 531.00 TL 548.00 TL
Küçük Altın (Yeni) 532.00 TL 549.00 TL
Yarım Altın (Eski) 1062.00 TL 1096.00 TL
Yarım Altın (Yeni) 1064.00 TL 1098.00 TL
Tek Altın (Eski) 2124.00 TL 2192.00 TL
Tek Altın (Yeni) 2128.00 TL 2196.00 TL
2,5'luk Altın (Eski) 5310.00 TL 5480.00 TL
2,5'luk Altın (Yeni) 5320.00 TL 5490.00 TL
Cumhuriyet Lira 2190.00 TL 2240.00 TL
22 Ayar Bilezik 318.00 TL  
Has Fiyatı 331.30 TL

Eskişehir döviz kurları

Amerikan doları:  6,1470 TL  6,1507 TL
Euro                 :  7,0427 TL  7,0514 TL
Sterlin              :  8,0989 TL  8,1088 TL

Günün önemli ekonomik gelişmeleri

Çeyrek altın fiyatları arttı, 1 gramlık ve yarım gramlık altınların satışında artış yaşandı

Çeyrek altının 535 TL’den satıldığı Kayseri’de, vatandaşlar 1 gramlık ve yarım gramlık altınlara yöneldi.

Kayseri’de 535 TL’ye kadar çıkan çeyrek altın, düğün sezonu öncesinde vatandaşları zora soktu. Vatandaşlar fiyatı yükselen çeyrek altına alternatif olarak 319 TL’ye satılan 1 gramlık altın ve 160 TL’ye satılan yarım gramlık altına yöneldi.

Kuyumcu Metin Meyilli, altın fiyatlarının yükseldikçe insanların alım gücünün de azaldığını söyleyerek, “Altın son yıllarda yukarıya doğru ivme kazandı ve fiyatları yükseldi. Bu da halkın alım gücünü azaltıyor. Kayseri’de düğünlere küçük altın götürmek adettendir ama artık insanlar bunu almakta zorlandığı için alımı artırmak için 1 gramlık, yarım gramlık, 0.62’lik, 0.82’lik gibi çeşitli ebatlarda gram altınlar çıktı. Küçük altın satışları da biraz daha azalmış vaziyettedir. Küçük altın 535 TL olmuş. Bir asgari ücretli veya emekli 4 tane altın alsa maaşı bitiyor. Yaz günlerde bazen haftada 3-4 tane düğün oluyor. Bunu alması mümkün değil. Küçük altın yerine 1 gramlık, yarım gramlık gibi herkes bütçesine göre bir hediye yapıyor. 1 gramlık altınlar 319 TL, yarım gramlık da 160 TL’ye geliyor. Herkes bütçesine göre bir şey alıp götürüyor” ifadelerini kullandı.

En çok külçe altın kazandırdı

Aylık en yüksek reel getiri külçe altında oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılı Şubat ayı ‘Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’ verisini açıkladı. Buna göre, en yüksek aylık reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 4,43, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 4,56 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından Amerikan Doları yüzde 1,83, mevduat faizi (brüt) yüzde 0,24, Euro yüzde 0,07 oranlarında kazandırırken; Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 0,61 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,46 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde Amerikan Doları yüzde 1,96, mevduat faizi (brüt) yüzde 0,37, Euro yüzde 0,20 oranlarında kazandırırken; DİBS yüzde 0,48 ve BIST 100 endeksi yüzde 1,34 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 11,49, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 12,11 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; mevduat faizi (brüt) Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0,15 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren; TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 0,41 oranında en az kazandıran yatırım aracı oldu.

Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 17,21, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 14,23 oranında yatırımcısına en yüksek kazancı sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Euro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 2,02 oranında en az kazandıran yatırım aracı olurken; TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 0,57 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti
Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 27,64, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 24,11 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından DİBS yüzde 16,68, mevduat faizi (brüt) yüzde 9,56, Amerikan Doları yüzde 5,24, BIST 100 endeksi yüzde 4,83 ve Euro yüzde 1,15 oranında yatırımcısına kazandırmıştır. TÜFE ile indirgendiğinde DİBS yüzde 13,46, mevduat faizi (brüt) yüzde 6,53, Amerikan Doları yüzde 2,33, BIST 100 endeksi yüzde 1,93 oranlarında kazandırırken; Euro yüzde 1,65 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

eskisehir altin fiyatlari 09 03 2020

Petrol fiyatları sert düştü

Uluslararası piyasalarda petrol fiyatları sert düştü. OPEC’te anlaşma sağlanamamasından dolayı Brent türü ham petrolün varil fiyatı yüzde 25 düşerek 31 dolar oldu.

Çin’de görülen yeni tip koronavirüsten dolayı azalan talep petrol fiyatlarını aşağı çekmişti. Petrolün varil fiyatı 50 doların altına gerilemesiyle OPEC, üretimi kısma konusu görüşme üzere masaya oturdu. Ancak toplantıda anlaşmaya varılamaması sonucu Suudi Arabistan, ham petrol üretimini artırma ve satış fiyatını düşürme kararı aldı. Bu karar petrol fiyatlarında tarihi düşüşlere yol açtı.

Brent türü ham petrolün varil fiyatı yüzde 25 düşerek 31 dolar oldu. ABD West Texas Intermediate ise brent petrol fiyatını yüzde 27 düşürerek 30 dolara indirdi.

Türkiye'ye etkisi
Enerji uzmanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, petrol fiyatlarında hızla düşen fiyatların Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını açıkladı. Düşük ham petrol fiyatlarının makroekonomik dengelere olumlu etki etmesinin yanı sıra mal ve hizmet üretimindeki maliyetlere de önemli bir düşüş olarak yansıyacağının altını çizen Kumbaroğlu, “Tam da arz zincirlerinde tedarikini Çin’den yapan şirketlerin yeni arayışlara yöneldiği bir dönemde bu olayın yaşanması önemli bir fırsatı ayağımıza getiriyor” şeklinde konuştu.

"8 milyar dolar cepte kalacak"
Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Türkiye’nin petrol ithalatına yönelik ödediği rakamlara dikkati çekerek, şunları söyledi: “2019 yılı Brent petrol ortalama varil fiyatı 64.37 dolardı ve Türkiye’nin ithalatı yaklaşık 263 milyon varil olarak gerçekleşti. Yani ham petrol için kabaca 17 milyar dolar civarında ödeme yaptık. 2020 yılı varil fiyatı bugünkü seviyeden hesaplarsak, ortalama 35 dolardan aynı miktar için 9 milyar dolar ödeme yapacağız. Ham petrol bugünkü fiyat seviyesinde kalırsa 8 milyar dolar daha az ödeyeceğiz. Kasamızda kalacak bu para makroekonomik dengelere de yansıyacak.”

Pompa fiyatlarına etkisi nasıl olur?
Varil fiyatlarındaki düşüşün pompa fiyatlarına çok sınırlı yansıdığının altını çizen Kumbaroğlu, “Çünkü ham petrol fiyatının seviyesi, toptancı marjı ile düşündüğünüzde pompa fiyatının sadece yüzde 35’ini oluşturuyor.” bilgisini paylaştıktan sonra şöyle devam etti: “Türkiye’de yüzde 10’luk dağıtıcı ve bayi marjı ile yüzde 55’i bulan vergiler söz konusu. Özel Tüketim Vergisi ham petrol fiyatından bağımsız litre başına sabit rakam olarak belirleniyor. Bu nedenle varil fiyatı düştükçe vergi oranı artıyor. Döviz kurlarına bağlı dalgalanmalara karşı pompa fiyatlarını sabit tutabilmek için vergilerin ayarlandığı Eşel Mobil sistemi getirilmişti. Şimdi de pompa fiyatlarının ham petroldeki düşüşü daha iyi yansıtabilmesi için Eşel Mobil misali vergilerin düşürülmesi gerekir. Akaryakıt ürünlerinde vergilerin düşürülmesinden kaybedeceği geliri devlet ekonominin canlanması dolayısıyla fazlasıyla telafi edecektir.”

Rus ekonomisine petrol darbesi

Brent petrolün varil fiyatının yüzde 25 düşmesiyle birlikte Rusya’da euro ve dolar yükselirken Ruble’nin değer kaybetmesi Rus ekonomisini olumsuz etkiledi.

Gece saatlerinde Brent petrolün varil fiyatında yaşanan düşüşler Rusya ekonomisine yansıdı. Brent petrol varil başına 31.02 dolara kadar düşünce Rusya’da sabah saatlerinde döviz kurlarında yükseliş oldu. 1991 yılındaki körfez savaşından beri ilk kez petrol fiyatlarının bu seviyeye düşmesiyle birlikte Rusya’da 1 Euro 83.9 rubleden işlem gördü. 1 Dolar ise 73.8 rubleden satılmaya başlandı. Rusya’da döviz kurlarındaki ani yükseliş nedeniyle ekonomide olağanüstü hal ilan edildi.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, sabah saatlerinde yaşanan ekonomik çalkantıyla ilgili kamuoyunu rahatlatan açıklamalar yaparak, “Rezervlerimizde euro ve dolar bulunuyor. Şu anlık döviz temininde sorun yaşamıyoruz” dedi. Döviz kurundaki bu hareketlilik nedeniyle bazı banka ve döviz bürolarında işlem yapılmadığı ve durdurulduğu öğrenildi.

Petrol fiyatlarına göre ekonomik yapısı şekillenen Rusya’da Petrol fiyatında her 10 dolarlık düşüş, Rusya’nın döviz gelirlerini ortalama 20 milyar dolar azaltıyor. Rusya’da petrol çıkarma maliyeti 25 dolar civarında görülürken Rusya’nın kar edebilmesi için petrol fiyatının 42 dolar seviyelerinde olması gerekiyor.

Petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte petrolün varil fiyatıyla 1 kasa domatesin fiyatı eşitlenmiş oldu. 1 varil petrol 159,5 litre alırken petrolün varil fiyatı 31 dolar seviyesine düştü. 1 kasa domates ise 50 kilogram olarak tartılıyor. Rusya’da 1 kasa domatesin fiyatı da 30 dolar düzeyince satılıyor.

Çin’de görülen yeni tip koronavirüsten dolayı azalan talep petrol fiyatlarını aşağı çekmişti. Petrolün varil fiyatının 50 doların altına gerilemesiyle OPEC, üretimi kısma konusunu görüşmek üzere masaya oturmuştu. Ancak toplantıda anlaşmaya varılamaması sonucu Suudi Arabistan, ham petrol üretimini artırma ve satış fiyatını düşürme kararı aldı. Bu karar petrol fiyatlarında tarihi düşüşlere yol açtı.

eskisehirde altin fiyatlari 09 03 2020

Bakan Selçuk: “Genç İstihdamı İçin 17 Milyon Avro Destek sağlıyoruz”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, ne eğitimde ne de istihdamda olan (NEET) gençlerin istihdamı için 17 milyon avro destek verildiğini söyledi.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İŞKUR tarafından AB eş finansmanıyla yürütülecek olan 'Ne Eğitimde ne İstihdamda Olan Gençler İçin İşgücü Piyasası Destek Programı (NEET PRO) Hibe Çağrısı'nın yayınlandığını belirterek yerelde kâr amacı gütmeyen kuruluşların NEET’lerin istihdamına yönelik hazırlayacakları projelere toplam 17 milyon avro destek verdiklerini bildirdi.

Program ile kapsayıcı ve bütüncül aktif iş gücü piyasası tedbirlerinin uygulanması yoluyla NEET’lerin iş gücüne katılımının ve istihdam edilebilirliğinin artırılmasını hedeflediklerini belirten Selçuk, “Program kapsamında yerel düzeyde NEET’lerin istihdam edilebilirliğini artırmayı hedefleyen 1 yıllık hibe projelerine toplam 17 milyon Avro destek veriyoruz. Hibe programına; sosyal politika ve/veya gençlik alanında çalışan Sivil Toplum Kuruluşları (STKlar), kooperatifler, kalkınma ajansları, teknoloji geliştirme bölgeleri, yerel yönetimler (Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Köylere Hizmet Götürme Birlikleri vb.), kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları, üniversiteler, işçi sendikaları ve işçi ve işveren konfederasyonları başvuruyor” dedi.

Bakan Selçuk, hibe çağrısına başvuran kurum ve kuruluşlardan projelerinde uygulaması gereken faaliyetlerle ilgili de bilgi verdi. 15-29 yaş arası NEET’lerin hibe projelerinde hedef grup olarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Selçuk şunları söyledi:

“Kurum ve kuruluşların NEET’lere ulaşarak İŞKUR’a kayıtlı olmalarını sağlamaları, NEET’lerin istihdam edilebilirliğini artırmak amacıyla mesleki eğitimler, girişimcilik eğitimleri, iş başı eğitim, bilgisayar kullanımı, yabancı dil vb. temel beceri eğitimleri, iletişim, motivasyon, kararlılık vb. sosyal beceri eğitimleri vermeleri, İŞKUR İl Müdürlükleri ile yakın işbirliği içerisinde gençlere Bireysel Eylem Planları (BEP) hazırlamaları ve gençlere iş arama ödeneği ve taşınma yardımı verilerek aktif iş arama süreçlerinin desteklenmesi, eğitimlere katılan gençlere günlük cep harçlığı verilmesini amaçlıyoruz.”

Bakan Selçuk, hibe programına başvuracak kuruluşların detaylı bilgi ve başvuru formlarına AÇSHB Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığının internet sitesinden (http://ihale.ikg.gov.tr/list.aspx?lang=tr) erişebileceğini bildirdi.

Korona virüsü hem turizmi hem de ülke ekonomilerini etkiliyor

 Neredeyse tüm dünyayı saran korona virüsünün, turizmi ve dünya ekonomisini olumsuz yönde etkileyeceğini belirten Turizm İşletmeciliği Uzmanı Prof. Dr. Derman Küçükaltan, “Korona virüsü krizi turizm sektörünün tetiklediği yaklaşık 45 sektörü daha olumsuz yönde etkileyecek” dedi.

İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan, Çin’de ortaya çıkıp dünyanın çeşitli ülkelerine sıçrayan korona virüsü krizinin turizm ve ekonomiye yansımalarını değerlendirdi. Korona virüsünün sadece turizmi değil ülke ekonomilerini de olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Küçükaltan, “Turizm, tüm sektörleri tetikleyen lokomotif bir sektördür. Çünkü gelen turist sadece otele harcama yapmıyor. Duruma sadece otelcilik endüstrisi veya turizm açısından bakmamak gerekiyor. Korona virüs krizi turizm sektörünün tetiklediği yaklaşık 45 sektörü daha olumsuz yönde etkileyecek. En azından kısa vadede dünya ekonomisinde düşüş devam edecek. Çin, dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip ve dünya ekonomisinin yüzde 16’sını elinde tutuyor. Çin’de üretilen mallar bütün ülkelere yayılıyor. Ülkeler ister istemez Çin’den ürün ithal etmekten kaçınacak. Bu, dünya ticaretinde bir yavaşlamayı da beraberinde getirecek. Tıp uzmanlarının verdiği bilgilere göre, yaz aylarına girildiğinde virüsün etkisi azalacağı için özellikle turizm açısından daha olumlu gelişmeler bekliyoruz” diye konuştu.

“Biyolojik kriz”
Krizlerin belli türleri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Derman Küçükaltan, “Doğal afete dayalı kriz, ekolojik kriz, ekonomik kriz, terör krizi ve biyolojik kriz gibi krizlerin belli türleri vardır. Korona virüsü ise ‘biyolojik kriz’ olarak adlandırıyoruz. Bu durumun tüm sektörlere olduğu gibi turizm sektörüne de olumsuz yansımaları oluyor. Turizm, talep esnekliği yüksek olan bir sektördür. Herhangi bir kriz durumunda turist, destinasyonunu değiştirebiliyor, rezervasyonunu iptal edebiliyor. Ancak bu kriz türü nedeniyle uluslararası seyahatlerde büyük ölçüde azalma olduğunu görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

“İnsanlar seyahatten imtina ediyor”
Biyolojik krizlerin diğer kriz türlerinden farklı olduğunu, korona virüs riskine karşı insanların seyahat etmekten çekineceğini savunan Küçükaltan, “İnsanlar seyahatten imtina ediyor. Örneğin herhangi bir ülkede savaş veya terör varsa turist destinasyonunu değiştirir. Fakat biyolojik kriz söz konusu olduğunda durum değişiyor. Biyolojik kriz durumunda insanlar toplu taşımaya binmeye çekiniyor. Ülkemizde şu ana kadar korona virüsü vakası görülmedi ama Avrupa’nın çeşitli ülkelerine sıçradı. Bu krizi Türkiye olarak fırsata çevirme ihtimalimiz var ama biyolojik krizler söz konusu olduğunda insanlar seyahate çıkmaktan çekinirler. Bu da krizi fırsata çevirme konusunda bu gibi virüslerin toplumsal özelliği nedeniyle daha az bir etkiye neden oluyor. Virüsün Türkiye’ye sıçramaması, ülkemize yönelik olumlu propaganda açısından önemli. Bu Türkiye için kazanım olacaktır” dedi.

“Gidiş-gelişler önemli ölçüde azalacak”
Bazı hava yolu şirketlerinin Çin bağlantılı uçuşlarını durdurduğunu hatırlatan Küçükaltan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçen sene Çin’den Türkiye’ye 22 bin turist geldi. Bir turistin ortalama harcaması 680 dolar civarındadır. Yani geçen yıl sadece Çinli turistlerden 15 milyon liralık gelir elde edilmiş. Bu sene bu rakamın gerçekleşmeyeceğini düşünüyoruz. Geçen sene 8 milyon Türk vatandaşı yurt dışına çıktı. Bu oranın büyük bir kısmı bu yıl yurt dışına çıkışlarını erteleyecek. Hem Çin’den Türkiye ve diğer ülkelere geliş, hem de Türkiye’den yurt dışına gidiş önemli ölçüde azalacak.”

Tarım ve hayvancılık üretimi desteklemelerle 16 yılda yüzde 1023 arttı

Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da, tarım ve hayvancılık üretimi desteklemelerle 16 yılda yüzde 1023 oranında artış gösterdi.
Tarım ve hayvancılıkta Türkiye’de ilk 10 il arasında yer alan Aksaray’da tarım ve hayvancılık her yıl gelişerek devam ederken, 16 yılda bakanlık tarafından verilen 1.6 milyar TL destekleme ile üretim büyük oranda arttı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından özellikle çiftçileri doğduğu yerde doyurmak amaçlı gerçekleştirilen projeler ve bu projelere bağlı olarak sektörün hemen her kaleminde üreticilere destekler sunulması hem üreticilerin ekonomisine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Tarımsal üretim değeri 2018 yılı itibarı ile 4.8 milyar TL’ye ulaşan Aksaray’da, üreticiler aldıkları hibe ve desteklemeler ile gücüne güç katıyor.

"Üreticilere 28 kalemde destekleme yapılıyor"
İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, tarım ve hayvancılık sektöründe üreticilere yaklaşık 28 kalemde destekleme yapıldığını belirterek, “Bilindiği üzere Aksaray ilimiz tarımsal üretimde Türkiye’de ilk 10 içerisinde yer almaktadır. Tabii bu tarımsal üretim de tarımsal desteklemelerle sağlanmakta. İlimizin tarımsal üretim değeri 2002 yılında 471 milyon iken, 2018 yılı sonu itibarı ile 4.8 milyar TL’ye ulaşmıştır. İlimizde son 16 yılda 1.6 milyar TL tarımsal destekleme yapılmıştır. 2018 yılında çiftçilerimize 206 milyon tarımsal destekleme yapmışken, 2019 yılında 216 milyon tarımsal desteklemeyi çiftçilerimize ulaştırdık. Tarımsal üretim değerimizde 2002 ile 2018 yılı arasında yüzde 1023’lük bir artış oluştu. 2018 ile 2019 yılı arasında ise yüzde 10’luk bir artış var inşallah. Bu tarımsal desteklemelerde ve projelerde kendini ortaya çıkartıyor. Tabii amacımız, bir hedefimiz var; bakanlığımızın önderliğinde çiftçilerimizi doğduğu yerde doyurmak. Bunun için de bakanlığımızın desteklerini, projelerini çiftçilerimize özellikle uygulamaya çalışıyoruz. Hem KOP Projesi, hem bakanlığımızın projesiyle çiftçilerimizi destekleyip üretimlerine katkı sunmaya çalışıyoruz. Bakanlık olarak birçok kalemde destekleme ödüyoruz. Desteklemelerimiz özellikle hayvan başına desteklememiz var. Küçükbaşta anaç koyun, keçi desteğimiz, kuzu desteğimiz, büyükbaşta ari işletme desteğimiz var. Buzağı desteğimiz, yaklaşık 28 kalemde çiftçilerimize destekleme ödemesi yapıyoruz. Bu desteklemeler çiftçilerimize direkt ulaşıyor ve çiftçilerimiz üretimlerini artırıyor, hem kendi hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyorlar” dedi.

“Desteklemeler olmazsa üreticimiz ayakta kalamaz”
Aksaray Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak ise tarım ve hayvancılık desteklemelerinin önemine değinerek, desteklemelerin olmaması halinde üreticilerin ayakta kalamayacağını söyledi. Bakanlık tarafından üreticilere yapılan desteklemelerin her zaman yerini bulduğunu dile getiren Koçak, “Tarım Bakanlığının verdiği desteklemelerle özellikle orta ölçekli aile işletmelerine verdiği desteklemeler boşa gitmiyor. Üreticimizin aldığı desteklemelerle hem çiftliğini büyütüyor, hem tarlasını, arazisini geliştiriyor. Desteklemeler tam yerini buluyor. Tabii ki bu desteklerin daha da artmasını arzu ediyoruz. Ama verilen desteklemeleri üreticilerimiz tam yerinde ve zamanında kullanıyor. Desteklemeler olmazsa üreticilerimiz ayakta kalmaz” diye konuştu.

“Tarımsal desteklemelerle biz kendimizi her zaman yeniliyoruz”
Tarım ve hayvancılık sektöründe üreticilik yapan İsmet Üçkulak (43), tarımsal desteklemeler ile sürekli olarak kendilerini yenilediklerini belirterek, “Tarımsal desteklemede hayvancılık üzerinden aldığımız desteklerin bugün neredeyse sayısını unuttuk. Saymakta zorlanıyoruz. Çadırda olsun, yem karma da olsun, koç desteğinde, yem bitkisinde her şekilde destekler alıyoruz ve desteklerle kendimizi yeniliyoruz. Bundan sonra daha iyilerini temenni ediyoruz. Desteklerden çok memnunuz. Destek alamazsak bu iş biter yapamam. Masrafı maliyetini kurtarmıyor. Biz şimdi 2 yerden destek alıyoruz o şekilde ayakta kalıyoruz. Dört kardeş bu işi yapıyoruz. Desteklemelerle ayakta kalıyoruz. Çoban desteği alıyoruz, koç desteği alıyoruz, koyun desteği alıyoruz, süt desteği alıyoruz, süt ünite desteği alıyoruz, her bir yerde desteklerimiz mevcuttur” şeklinde konuştu.

“Desteklemeler ve projelerle işimizi büyüttük”
Üretici Yasin Üçkulak (45) da, “Bu devletimizin verdiği desteklerle işletmemizi biraz daha büyüttük. Geçtiğimiz yıllarda devletimizin, tarım il müdürlüğümüzün yardımıyla çadır, hayvan barınağı ve çobanlarımızın kalacağı yerler, mesela geçtiğimiz yıl koç desteği vardı. Koç desteğinden faydalandık. Geçtiğimiz yıllarda yem karma makinesi aldık. Bu çiftçi için, köylü için, koyuncu için yani çok iyi bir durum. Biz şu anda halk elinde ıslah projesindeyiz. Burada ne kadar bakarsan, ne kadar kuzun olursa o kadar daha fazla destek alınıyor. Tabii ki biz bu desteklerle işimizi büyüttük, mandıra projeleri, ağıl projeleri ve buna benzer projelerle işimizi büyüttük” ifadelerini kullandı.
Üretici Fazlı Koçak (57) ise, “Desteklemeler olmasaydı şimdi işletmemizi, kapasitemizi büyütemezdik. Mevcut işletmemizin kapasitesini büyütemez, orada sayarak kalırdık. Ama Tarım Bakanlığımız bizi bu işe teşvik ettiği için bu işletmemize bize 200 bin TL hibe desteği verdiği için işletmemizi büyüttük, kapasitemizi artırdık” dedi.

TESK Başkanı Palandöken: “Petrol fiyatlarındaki düşüş acilen pompaya yansıtılmalı”

OPEC kriziyle beraber petrol fiyatlarında tarihi bir düşüş yaşandığını belirten TESK Genrel Başkanı Bendevi Palandöken, “Enflasyonu düşürmek için sıkı maliye ve para politikası uyguladığımız bu dönemde petrol fiyatlarındaki yüzde 32 oranındaki düşüşün enflasyonla mücadelemize olumlu yansıyabilmesi için güncel petrol fiyatları acilen pompaya yansıtılmalı” dedi.

OPEC toplantısı sonrasında petrol fiyatlarının bir günde yüzde 32 oranında düştüğünü belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Enflasyon hesaplamasında birçok kalem akaryakıt fiyatlarına bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Uluslararası petrol krizinin bizim açımızdan fırsata çevrilebilmesi için petrol fiyatlarındaki düşüşün en kısa zamanda pompaya yansıtılması gerekir. Yeni fiyatlara göre benzinin litre fiyatının 5 TL, motorinin de 4.50 TL ye kadar indirilmesi gerekir” diye konuştu.

“Fiyatlar kalıcı olursa ekonomi canlanır”
Petrol fiyatlarındaki düşüşün kalıcı olması halinde bunun Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkısının çok büyük olacağını belirten Palandöken, “Ülke olarak en büyük ithalatı enerji sektöründe yapıyoruz. Bunun içinde ham petrol ve motorinin payı oldukça yüksek. Petrol fiyatlarındaki düşüş son aylarda cari fazla verdiğimiz ekonomide bu trendin süreceğine işaret ediyor. Dolayısıyla enflasyon düşerken ekonomik büyüme artacak ve dış ticaret açığı da pozitif yönde etkilenecek” şeklinde konuştu.

Bir ayda 1 milyon 787 bin 435 turist ağırladık

2020 yılının ilk ayında ülkemize giriş yapan turist sayısı 1 milyon 787 bin 435 olurken, milliyetlerine göre bakıldığında en çok turist ağırladığımız ülkenin Bulgaristan olduğu belirlendi. Böylelikle Ocak ayında Bulgaristan’dan ülkemizi ziyarete gelen kişi sayısı 162 bin 199 olarak kayıtlara geçti.

Medya takip kurumu Ajans Press, turizm ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini inceledi. Ajans Press ve PRNet’in dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre bu yıl turizm ile alakalı basına 35 bin 62 haber yansıdığı tespit edildi. Sadece Ocak ayında çıkan haber adetleri incelendiğinde ise 15 bin 808 adet yansıma tespit edilirken, en konuşulan başlıklar arasında Ocak’ın son günlerine denk gelen ve dünyanın dördüncü büyük fuarı olarak bilinen Emitt’in yer aldığı saptandı.

En çok havayolu kullanıldı
Ajans Press’in, Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerinden elde ettiği bilgilere göre, 2020 yılının ilk ayında ülkemize giriş yapan turist sayısı 1 milyon 787 bin 435 oldu. Geçen yılın ilk ayıyla kıyaslandığında da turist sayısında yüzde 5,33 artış yaşandı. Bu yıl ülkemize giriş yapan turistler milliyetlerine göre bakıldığında en çok Bulgaristan’dan geldikleri kaydedildi. Böylelikle Ocak ayında Bulgaristan’dan ülkemizi ziyarete gelen kişi sayısı 162 bin 199 olarak saptanırken, Bulgaristan’ı takip eden diğer ülkeler Gürcistan, Rusya, Almanya ve İran olarak belirlendi. Turistlerin ulaşım yoluna bakıldığında ise ülkemize gelirken en çok havayolunun kullanıldığı gözlendi.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat