Cumhurbaşkanlığı Kılıçdaroğlu’nun hakkıdır

Arif Anbar yazdı

7 Aralık 2017 09:31
A
a
Cumhurbaşkanlığı Kılıçdaroğlu’nun hakkıdır

Geçtiğimiz günlerde CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’i ES TV’de programa almıştım.
Çakırözer programda, öne çıkan yerel ve ulusal gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
O soruların bazıları şunlardı:
-Eskişehir CHP’de önseçim…
-Yılmaz Büyükerşen’in Cumhurbaşkanlığı adaylığı…
-PKK operasyonlarında Eskişehir’in önemi…
-Çalışmayan hava alanı sorununun çözümü…
-Kömürlü termik santral meselesi…
 
*

Cumhurbaşkanlığı Kılıçdaroğlu’nun hakkıdır


Yukarıdaki konulara ilişkin çarpıcı bilgileri öğrenebilmeniz için şimdi sizi Utku Çakırözer’le baş başa bırakıyorum…
 
*
 
           ÖNSEÇİM YAPILMASI İÇİN BASTIRACAĞIM
  • Eskişehir’de önseçim yapılmalı. İşin özü şudur. Eskişehir’de ya da başka bir ilde CHP’yi kimin temsil edeceğine, o partililer karar versin. Yani, “Şu isimler bizi temsil etsin” diyebilmeli partililer. Ben Eskişehir’de bundan sonra ön seçim yapılması için, bulunduğum ortamlarda hem söyleyeceğim hem de bastıracağım. Ve ben bu konudaki sözümüzün dinleneceğine de inanıyorum. Tabi burada önemli olan, bunu il yönetimlerinin, partinin tüm bileşenlerinin, karar vericilerinin de istemesi ve kabul etmesidir.
 
*
 
           BÜYÜKERŞEN YERDEN GÖĞE KADAR HAKLI
  • Bu konuda benim de katıldığım iki önemli açıklama yapıldı. Birincisini Sayın Büyükerşen kendisi yaptı. Dedi ki: “Artık sistem değişti. Partili Cumhurbaşkanlığı geldi. Parti genel başkanları aday oluyor. Onun için bunun hakkı Sayın Kılıçdaroğlu’nundur.” Büyükerşen’e katılıyorum. Yerden göğe kadar haklı.
 
           GAZETECİYKEN BÜYÜKERŞEN’İ DESTEKLİYORDUM
  • Kılıçdaroğlu’nun da bir açıklaması oldu Sayın Büyükerşen’le ilgili. Dedi ki: “Sayın Büyükerşen’in çok değerli katkıları oldu. Siyasete ve kültüre çok büyük katkıları oldu ve olacaktır. Eskişehir Türkiye’de bir vaha.” Yani eğer aday gösterilir ise Yılmaz Hoca’mızın bu onurlu görevi layığıyla yapacağına inanıyorum. Zaten ben gazetecilik yaparken biliyorsunuz Yılmaz Büyükerşen’in adaylığını destekliyordum. Kendisine de hatta çıkıp bir an önce adaylığını açıklamasını yoksa başka bir formüle gidilebilineceğini söyleyenlerdendim. Ama şunu söyleyeyim. Sayın Büyükerşen’in söylediklerine katılıyorum ben. Mevcut sistemde artık başbakan yok. Bakanlar kurulu yok. Seçilen kişi temsili görev değil, icracı bir Cumhurbaşkanı.
 
*
 
            DARBE GİRİŞİMİNİ ESKİŞEHİR ÖNLEDİ
  • Eskişehir, hava İkmal, motor konusunda olsun, havacılık konusunda olsun merkez olabilir. Mesela Milli Savunma Bakanlığı TBMM Plan bütçe Komisyonuna projelerini saydı ve hava kuvvetleri için bölgesel uçak dedi. Ben de bölgesel uçak konusunu Eskişehir’e getirin, bize yakışır dedim. Peki, neden? 15 Temmuz darbe girişiminde Türkiye’yi neresi kurtardı biliyor musunuz? Eskişehir kurtardı. Bütün herkes hainlerle işbirliği yaparken Eskişehir uçağı kaldırdı ve FETÖ’cü pilotların kullandığı uçakların yere inmesini sağladı.
 
           ESKİŞEHİR PKK’YA YÖNELİK HAVA OPERASYONLARININ MERKEZİ
  • Bir de artık Eskişehir, PKK’ya yönelik hava operasyonlarının merkezi. İŞİD’e yönelik hava operasyonlarının merkezi. Yani böylesine kilit bir nokta. Yani Hava Kuvvetleri Komutanlığının Ankara’da olmasına aldanmayın. Gerçek komutanlık aslında Eskişehir. Hal böyleyse dedim ki pilotların eğitimini buraya alalım. Eskişehir’i bu konuda artık görmezden gelmeyin, önemini anlayın diye anlattım.
 
*
 
            HAVA ALANI VAR TARİFELİ UÇAK YOK
  • Numan Kurtulmuş, hava limanlarına destek verme kararı aldıklarını söyledi. Ne desteği? Hava limanları aktif bir şekilde işlesin diye vergi alınmıyor ya da düşürülüyor ya da akaryakıt desteği veriliyor. O zaman buna, “Eskişehir’i de katın, Eskişehir’e uçacak olanlara da destek verelim. Hava alanı işlesin, Eskişehir’e daha çok turist gelsin” dedim. Bakın Başbakan Eskişehir’e geldi ne dedi? “Avustralya’nın merkezine parmağınızı koysanız 5 saatte uçacak yer bulamazsınız ama Eskişehir’de kuş uçuşu üç saatte her yere gidilebilir” dedi. Doğru ama Eskişehir’de hava alanı var ancak tarifeli uçak yok. Bu anlattıklarımı Ulaştırma Bakanına da anlattım ve Başbakan’a Eskişehir’le ilgili söylediklerini hatırlatmasını, destek beklediğimizi söyledim.
 
TEŞVİK GELSİN UÇUŞ BAŞLASIN
  • Şimdi bakın daha önce de bunu gündeme getirdiğimde yanıt olarak ‘talep yok’ dediler.  Ama hiç talep olmayan yerlere bu teşvikler verilerek talep yaratılıyor. Mesela Isparta Hava Limanına kim uçuyor? İranlılar uçuyor. Nasıl uçuyor? Antalya’ya gitmek istiyorlar aslında, teşvik veriliyor uçak Isparta’ya iniyor. Yolcular oradan kara yoluyla Antalya’ya gidiyor. Normalde Isparta’ya uçar mı, uçmaz. Antalya daha kolay. Ancak teşviki verince uçağa, Isparta’ya uçuyor. Dönüşte de yine kara yoluyla Isparta’ya gidip, Isparta’dan İran’a uçuyorlar. Çünkü teşvikle iş çok ucuzlaşıyor. Aynısı Eskişehir’e de yapılabilir. Numan Kurtulmuş acentelere aktarılacak fonların artacağını söylüyor. İşte bizi de bu fonun içine katmalarını istiyoruz.
 
*
 
            ZEHİR ESKİŞEHİR’E ÇÖKECEK
  • Biz şöyle düşünüyoruz. Biz derken CHP olarak söylemiyorum bunu. Termik Santrali istemeyenler olarak söylüyorum. Şimdi bu santralin yapılacağı yer hemen şurada. Alpu deyip geçmemek lazım. Tepebaşı sınırlarında kuruluyor bu santral. Böyle olunca santralden çıkacak olan zehirli kül ve duman Eskişehir’e çökecek. Yine bu zehir Alpu Ovası’na yayılacak. Böylece ne olacak? Hayvan o merada zehirli otu yiyecek, eti-sütü zehir olacak. Orada buğday yetişiyor, arpa yetişiyor, yetişmez olacak. Ya da yetişeni zehirli olacak, un-ekmek zehir olacak.
 
YILDA 2 BİN 876 ERKEN ÖLÜM
  • Bakın kömürden kaynaklanan hava kirliliği nedeniyle her yıl en az 2 bin 876 erken ölüm, 4 bin 311 hastaneye yatış, 637 bin 643 iş günü kaybı gerçekleşiyor. Akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 36’sı, akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 35’i, inmeye bağlı ölümlerin yüzde 34’ü, kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 24’ü yine hava kirliliği nedeniyle gerçekleşiyor. Hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden biri de termik santraller ve kömür yakılması.
 
PORSUK KİRLENECEK
  • Bir de su kaynakları var… Termik santrallerde su kullanıyorsunuz. Sonra da kullandığınız bu suyu bir yere bırakıyorsunuz. Hem kullanırken, hem bırakılırken bu su bir şekilde, mesela Porsuk’a verdiğiniz bu su, porsuğu kirletecek. Hadi porsuğa vermediniz yere verdiniz. Bu sefer de yerdeki mineralleri bitirecek.
 
YAŞAMA HAKKINA KASIT
  • Yani bakın burada Eskişehirlinin yaşama hakkına resmen bir kasıt söz konusu. Kütahya’da Tunçbilek-Seyitömer, Ankara Nallıhan’da Çayırhan A-Çayırhan B, Mihalıççık’ta Adularya, Bolu Göynük’te Aksu termik santralleri var. Bakın hepsi bizi çevrelemiş durumda ve yine hepsinin yükünü Eskişehir çekiyor. Şimdi bu termik santraller varken bir yenisini kurmaya gerek yok.
 
MEVCUT SANTRALLERİN VERİMİ ARTTIRILSIN
  • Bakın Elektrik Mühendisleri Odası’nın bir çalışması var. Diyor ki: ‘Şu an Türkiye’de kurulu mevcut santraller yüzde 40 eksik verimle çalışıyor.’ Yani oldukça verimsiz. Bunların teknolojisini geliştirirsek hem çevreye daha az zararı olur hem de verim daha da yükselir. Yani yeni santraller kurulması yerine mevcut olanların daha verimli hale getirilmesi yönünde bir çalışma Elektrik Mühendisleri Odası’nın bu çalışması.
 
DAYATMA YERİNE UZLAŞI TERCİH EDİLMELİ
  • Tüm bunlardan yola çıkarak; TEMA, Eskişehir Ticaret Borsası, Sanayi Odası, TMMOB ve alt odaları, Kent Konseyi ve sivil toplum kuruluşları ciddiyetle dinlenerek termik santral konusunda doğru yol bulunabilir aslında. O yüzden bence ısrar etmek yerine uzlaşmak lazım. Enerji bakanı ve Sayın Cumhurbaşkanının bu konudaki dayatmacı görüşlerini biliyoruz. Bu yaklaşım doğru değil. Demokratik siyasette kararlar uzlaşıyla alınmalı. Toplum bir şeye karşıysa onları bir dinleyin. Mesela alternatif öneriliyor mu öneriliyor. Rüzgar enerjisi öneriliyor. Güneş enerjisi öneriliyor. Mevcut santrallerin verimlileştirilmesi öneriliyor. E şimdi bunları bir dinleyin. Yani ortak akıl denen şey böyle işler için lazım. ‘İlle ben yaparım ille benim yandaşıma bir anahtar teslim proje veririm, o oradan rahat rahat hem çevreyi kirleterek hem halkın sağlığını bozarak para kazanır’ demek doğru değildir bence. Biraz dinlemek lazım. Biraz konuşmak lazım.
 
İSTEMEYEN AKP’LİLERİN DİĞERLERİNİ İKNA EDECEKLERİNE İNANIYORUM
  • Bakın şunu ısrarla vurguluyorum. Bu mesele CHP meselesi değil. Ben diğer partilerin de nasıl Saadet Partisi, nasıl Büyük Birlik Partisi karşı çıkıyorsa… Ben inanıyorum ki Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde de yavrularımızın geleceğini düşünen değerli hemşerilerimizde var. Onlarında, termik santrali isteyen diğer Adalet ve Kalkınma Partililere bunun zararını anlatarak ikna edeceklerine, santralin kurulmamasının doğru yol olduğunu ifade edeceklerine inanıyorum.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat