yandex

Hem “Haklısın” diyorlar hem tahliye ediyorlar 

Odunpazarı Belediyesi’nin Kurşunlu Külliyesindeki işletmelerinden çıkartılmaya çalışıldığını duyduk.

24 Ekim 2026 08:45
A
a

1525 yılında Çoban Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Külliyede Odunpazarı Belediyesinin kiraya verdiği 20 küçük işletme bulunuyor. Bu bölgede ayrıca dört müze ve pek çok halk yararına kurslar da bulunuyor.

Muhtemelen hükûmete yakın bir takım karanlık cemaatlerin Kurşunlu Külliyesi’ne baktıkça ağızlarının salyaları akıyordur.

Öte yandan Eskişehir turizminde önemli bir yer tutan Kurşunu Külliyesi de Odunpazarı Belediyesi tarafından çok iyi yönetiliyor. Sonuç olarak bu bölgeyi Odunpazarı Belediyesi’nden almak, Eskişehir’e iyilik değil kötülük yapmak olacaktır.

İşin tuhafı, konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kazım Kurt’un Bakan Beyle, Valiyle, Kaymakamla ve aklınıza gelebilecek tüm yetkililerle konuyu görüşmüş olması. Ve yine işin ilginci bütün yetkililer Sayın Kurt’a “Haklısınız” demişler.

İşte şimdi o haklı olan Odunpazarı Belediyesi’ni haksız bir şekilde tahliye etmek istiyorlar.

Şu hükûmet yetkililerimiz güç ve enerjilerini biraz da memleketin hayrı için kullansalar ne güzel olur. Allah akıl – fikir ve hepsinden önemlisi vicdan versin.
 

Bir hafta meyve bir hafta sebze


Meslektaşım Sümeyra Balcı Dizman’ın Yenigün gazetesinde yayınlanan haberi, vatandaşın geçim derdinin ne boyutlara geldiğini açıkça gözler önüne seriyor. Maalesef meyve ve sebzenin en uygun fiyatlara satıldığı semt pazarları bile, vatandaşın derdine deva olmuyor.

Millet olarak kırmızı eti zaten unuttuk. Ülkemizde sığır üretimi normal seyrinde gitse de küçükbaş hayvan sayımız çok yetersiz. Böyle olunca vatandaş tavuk etine yöneldi. Ancak tavuk üreticilerine de kayyum atanınca, o pazarda da fiyat artışları olmaya başladı.

Geriye sebze ve meyve kaldı ki, pazara çıkan vatandaşın da sebze – meyveye rahat ulaşamadığını görüyoruz. Vatandaş çözümü bir hafta sebze bir hafta meyve almakta buluyor.

O bolluk ve bereketle dolu Eski Türkiye’yi çok özlüyoruz. Biz nerede hata yaptık ki bu çileyi çekiyoruz?

 

Ünlüce kolları sıvadı


Türkiye Belediyeler Birliği Başkanvekili olan Ayşe Ünlüce başkanlığında, ilk encümen toplantısı gerçekleştirildi. Konuyla ilgili sosyal medya hesaplarından açıklamada bulunan Ünlüce, “Toplantımızda belediyelerimizin gündemindeki konuları ele alarak yerel yönetimlerin çalışmalarına ilişkin görüş alışverişinde bulunduk. Alınan kararların kentlerimiz için hayırlı olmasını diliyor, tüm encümen üyelerimize katkılarından dolayı teşekkür ediyorum’ ifadelerinde bulundu.

Sayın Ünlüce’nin bu önemli görevi üstlenerek, ateşten gömlek giydiğini hepimiz biliyoruz. Çünkü nerede muhalif bir belediye var; iktidarın gözü üzerinde oluyor. Hele ki Belediyeler Birliği Başkanvekilliği demek, hedef oklarının büsbütün üzerinize çevrilmesine neden oluyor. Bir Eskişehirli olarak Ayşe Ünlüce’yle gurur duyuyor, kolaylıklar diliyoruz.
 

EsEs gözünü Bursa Yıldırım’a dikti 


Eskişehirspor ligin üçüncü sırasında yer alıyor ve 2’inci sıradaki Bursa Yıldırımspor’u konuk ediyor. Sadece puan durumuna baktığınız zaman bile ne kadar önemli bir maç olduğu ortada.

Lige – her zaman olduğu gibi – büyük iddialarla başladık. Henüz lig başlamadan, “Kesin biz şampiyon oluruz” diye erken havaya girdik.

Eskişehirspor’un iyi bir takım olduğu ortada. Ancak lig başlamadan bilemediğimiz, rakiplerimizin nasıl takım kurduklarıydı. Şimdi görüyoruz ki bizim gibi iddialı başka takımlar da var ve şampiyonluk, “Çantada Keklik” değil.

Hatta ve muhtemelen geçen senekinden bile zor bir mücadelenin içine gireceğiz.

İşte o mücadeleden başarıyla ayrılabilmemiz için Bursa Yıldırım gibi takımları yenmemiz lazım.

Seyircimizle buluşacağımız bu maçta taraftarımıza da büyük sorumluluk düşecek. Ben Eskişehirspor’a ligin namağlup ekiplerinden rakibine, ilk yenilgisini yaşatacağına inanıyorum.
 

İYİ Parti’de istifa

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun istifa çağrısında bulunduğu Ahmet Eşref Fakıbaba, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İYİ Parti'den ve Ankara milletvekilliği görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Bir dönem AK Parti’de Tarım Bakanlığı da yapan Şanlıurfalı Fakıbaba, gazeteci İsmail Saymaz'a yaptığı açıklamada, "İYİ Parti’ye geçerken ‘Ne mutlu Türk'üm diyene’ dememişimdir. ‘Türkiye milliyetçisiyim’ demişimdir. Terörsüz Türkiye sürecinin olumlu sonuçlanacağına inanıyorum” ifadelerinde bulunmuştu.

Bu sözleri sarf eden birisinin – zaten – İYİ Parti’de bulunmasının bir anlamı yoktu. Nitekim Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu da kendisine – kibarca – kapıyı gösterdi.

Bu istifanın ardından ardından İYİ Parti’nin TBMM’deki sandalye sayısı 26’ya düştü. Elbette hiçbir parti milletvekili kaybetmek istemez. Ancak yine de İYİ Partililerin bu istifanın ardından üzüldüklerini gözlemlemedim. Sayın Fakıbaba kendi içinde tutarlı ve dürüst bir isim. Ancak siyasi görüş olarak İYİ Parti’de hiç olmaması gerekirdi.
 

Gözler Yalaz’a çevrildi


YENİ Parti Eskişehir’deki kongre sürecini bu hafta sonu tamamlayacak. Son olarak İl Başkanlığı için yapılan temayülde Talat Yalaz ciddi bir destek alarak, güven tazeledi.

Şimdi resmi olarak YENİ Parti’nin delegeleri toplanacak ve üyenin talimatları neyi gerektiriyorsa, onu yapacak. Yani Talat Yalaz’ı partisinin il başkanı yapacak.

Ancak mesele bununla sınırlı kalmıyor. Çünkü Yalaz’ın 28 kişilik bir yönetim kurulu oluşturması gerekiyor. İşte o yönetim kurulunun hangi isimlerden oluşacağı meçhul. Aldığımız bilgilere göre Talat Yalaz’ın yönetimi, bir önceki kurucu yönetime benzeyecek. Ancak yine de kritik noktalarda, kritik değişiklikler olabilir. Pazar gününü biz de merakla bekliyoruz.
 

Kumanova hezimetini unutmayalım 


Bundan 104 yıl önce, 23 – 24 Ekim 1912 tarihleri arasında Birinci Balkan Savaşları zamanında Osmanlı Ordusu, yarısı büyüklüğünde ve hiç savaş tecrübesi olmayan Sırbistan Ordusu’na Kumanova çatışmalarında ağır bir yenilgi aldı. 

Ordumuz iki gün içerisinde kelimenin tam anlamıyla dağıldı. Bu hezimetin ardından bir Türk yurdu olan Balkanları terk etmek zorunda kaldık. Hatta 1’inci Murad zamanında fethedilen eski Başkentimiz Edirne bile kaybedildi. 

Milyonlarca Türk öldürüldü veya yollara dökülerek Anadolu’ya sığındı. Bu satırların yazarı da işte o kılıç artıklarının torunlarındandır. 

Peki ne oldu da Türk Ordusu ağır bir yenilgi aldı. Nasıl oldu da aynı ordu, iki sene sonra 1’inci Dünya Savaşı’nda arslanlar gibi savaştı?

Bunun cevabı subay kadromuzda gizlidir. Doğru dürüst okuması bile olmayan, kerameti 2’inci Abdülhamid’e yalakalık yapmak olan şişman Osmanlı Paşaları yüzünden savaşı kaybettik. Aslında sadece bir savaşı değil, vatanımızın da en önemli parçalarından birini kaybettik. Türk çocukları Trablus’ta, Yemen’de ve Arabistan’ın çöllerinde de ağır toprak kayıpları yaşadı. Ancak bu toprakların kaybı, milletimiz üzerinde trajik bir etki yaratmamıştı. Çünkü Arabistan çölleri zaten hiçbir zaman Türk yurdu olmamıştı.

Ama Balkanlar bir Türk yurduydu.

Geriye bir tek Anadolu kaldı. Elimizde kuvvetli bir ordu olmazsa, güçlü subay kadrolarımız olmazsa, o topraklara da göz dikenler olacaktır.

Balyoz ve Ergenekon gibi Türk Ordusunun subaylarını tasfiye eden operasyonlara, bir de bu açıdan bakmak lazım…


Haftanın Sözü

Bir ordunun kıymeti zabitan ve kumanda heyetinin kıymeti ile ölçülür.

Mustafa Kemal Atatürk

(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR)
 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...