Türk siyasi tarihinin önemli kırılma anına tanıklık ederken yaşanan olayları, sadece Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan ile CHP’nin başına atanmasına gösterilen tepkiye indirgemek, gelişmelere at gözlüğüyle bakmak olur.
Hadiseleri CHP’nin bölünüp parçalanması, genel başkanlık koltuğunu koruma refleksi olarak okumak bütüncül yaklaşımdan bizi çıkartır.
Mesele…
Düşük profilli, güçsüzleştirilmiş bir muhalefetin varlığı için her türlü yolu mubah gören anlayışa baş eğip eğmeme…
Kendi geleceğini ülkenin geleceğinin üzerinde tutanlara karşı durup durmama…
Otoriter siyasal iklime baş eğip eğmeme meselesi…
Uygulanmayan Anayasa Mahkemesi ve YSK kararları da rejimin geleceği açısından insanları endişelendiriyor.
Bu kaygıyı taşıyanlardan biri de CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz.
ESTV yayınında, hukukçu bir il başkanı sıfatıyla CHP’de yaşanan hadiseleri Eskişehir ölçeğinde de değerlendiren Yalaz, Eskişehir örgütünün tüm belediye başkanları ve Jale Nur Süllü hariç tüm vekilleriyle Özgür Özel’in yanında olduğunu söyledi.
Yalaz, “Ben ne Kılıçdaroğlu ne de Özel’ciyim. Ben CHP’liyim” diyerek taraf olmaktan kaçınan Süllü’ye şu önemli çağrıyı yaptı:
“CHP Eskişehir İl Başkanı olarak Jale Hanım’ı, tarihin doğru tarafında, Özgür Özel’le birlikte saf tutmaya davet ediyorum. Bu çağrım onadır. Zaman, tarafsız olunacak zaman değildir.
Kime göre, neye göre taraf? Taraf olacak bir şey de yok ortada. Seçilmiş meşru, 5 kez seçilme hazırlığında olan Özgür Özel var ortada.”
Eskişehir’de Kılıçdaroğlu’ndan görev kabul edenlerin bu örgüte rağmen hiçbir şey yapamayacağını vurgulayan Yalaz’ın, Eskişehir’de “kaçak güreştiğini” savunduğu bazı isimlere karşı da bir çift sözü oldu:
“Herkes bir taraf olabilir ama bunu yaparken insanlardan mertlik beklersin.
Genel merkeze gidip Kılıçdaroğlu’nun çevresinde gezeceksiniz ama fotoğraf karesine girmekten kaçacaksınız…
Sabah beni arayıp ‘Senin yanındayız’, öğleden sonra ilçe başkanlarını arayıp, ‘Talat Yalaz ile mi bizimle mi birliktesin’ diyerek nabız yoklayanlar, partiyi yöneteceklerini mi düşünüyorlar?
Bugün Kılıçdaroğlu ile aynı çerçevede anılanların birçoğu kongrelerde zaten benim karşıma çıkmış isimler, mahallelerde. Bir tek mahalle dahi kazanamayıp, örgütte tek bir karşılık görmemiş isimler.
Biz ve arkadaşlarımız il binamızda sabaha kadar nöbet tuttuk.
Oraya gelip gelmemek çok şey anlatır.
Her şeyi sosyal medyasında paylaşan ancak bir haftadır sessizliğe bürünüp yorum yapmayanlar ile partiye gelmeyen kişiler var.
Hepsinin farkındayız.
Bunlar 3-5 kişi. CHP’nin 23 bin üyesi içinde 100 kişiyi bulamazlar.
O yüzden bocalıyorlar.
Bu kişileri zamanı geldiğinde ifşa etmekten çekinmem.
O bir hafta içinde en ufak bir paylaşım yapmama, partide nöbete katılmama, duruş göstermemenin bir siyasi duruş olduğunu da zamanı ve yeri geldiğinde ifade edeceğimi herkes bilsin.”
Yazıyı Talat Yalaz’ın şu sözleriyle tamamlayalım:
“CHP’ye diz çöktürmek istiyorlar, biz diz çökemeyiz. Gerekirse bu uğurda canımızı veririz. Mesele koltuk değil, memleket meselesi.
İktidara bu kadar yakınken kendi içimizdeki sebeplerle bunun önüne engel koymak, çok ağır bir sonuç doğurur.”
Al benden de o kadar.