Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı açıklamaya göre Arjantin’den Yeşil Burun Adaları’na doğru seyreden bir yolcu gemisinde hantavirüs şüphesi tespit edilmesi üzerine uluslararası inceleme başlatıldı. İlk bilgilere göre üç kişinin yaşamını yitirdiği, bir vakanın doğrulandığı ve beş şüpheli vaka üzerinde laboratuvar çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Nadir görülmesine rağmen ağır sonuçlar doğurabilen bu virüs, küresel sağlık otoritelerinin yakın takibine alındı. Hantavirüsün nasıl bulaştığı, belirtileri ve dünya genelindeki dağılımı yeniden gündeme gelirken, hastalığa dair detaylar da netleşiyor.
Hantavirüs, kemirgenler aracılığıyla insanlara geçen virüs grubu olarak tanımlanıyor. En yaygın bulaş yolu, enfekte kemirgenlerin idrar, dışkı veya tükürük gibi salgılarının kuruyarak havaya karışması ve bu partiküllerin solunum yoluyla alınması. Bunun dışında kemirgen ısırığı veya tırmalaması da bulaş riski taşıyor. Özellikle uzun süre kapalı kalmış, havalandırması zayıf alanlar riskin arttığı ortamlar arasında gösteriliyor.
Hantavirüs enfeksiyonu iki farklı klinik tabloyla ortaya çıkabiliyor. Bunlardan ilki akciğerleri etkileyen Hantavirüs Pulmoner Sendromu (HPS). Bu tablo genellikle ani başlayan ateş, kas ağrısı ve halsizlikle başlıyor, ilerleyen süreçte ciddi solunum yetmezliğine kadar gidebiliyor ve ölüm oranı yüksek seyrediyor. İkinci tablo ise böbrekleri etkileyen Renal Sendromla Seyreden Kanamalı Ateş (HFRS). Bu formda tansiyon düşüklüğü, iç kanamalar ve akut böbrek yetmezliği görülebiliyor. Türkiye’de bildirilen vakaların daha çok bu türde olduğu ifade ediliyor.
Verilere göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 150 bin HFRS vakası kaydediliyor. Vakaların büyük bölümü Çin’de görülürken, farklı bölgelerde de çeşitli hantavirüs türleri tespit ediliyor. ABD’de 1993-2023 yılları arasında yüzlerce vaka rapor edildi. “Seoul” adı verilen virüs türünün ise kemirgenler aracılığıyla geniş coğrafyalara yayıldığı biliniyor.
Hantavirüsün kuluçka süresi genellikle 12 ila 21 gün arasında değişiyor. Hastalık çoğu zaman aniden ortaya çıkıyor. İlk belirtiler arasında yüksek ateş, şiddetli baş ve kas ağrıları, bulantı, kusma, halsizlik ve iştahsızlık yer alıyor. İleri aşamalarda yüz ve boyun bölgesinde kızarıklık, göz çevresinde şişlik ve organ fonksiyonlarında bozulmalar görülebiliyor.
Hantavirüs açısından en riskli gruplar kemirgenlerle temas ihtimali yüksek olan kişilerden oluşuyor. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, orman ve liman çalışanları, askerler ve doğada uzun süre vakit geçiren kişiler daha yüksek risk taşıyor. Hastalık özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha sık görülüyor.
Hantavirüs için doğrudan etkili bir ilaç tedavisi bulunmuyor. Tedavi süreci tamamen destekleyici yöntemlerle yürütülüyor. Oksijen desteği, solunum cihazı kullanımı ve gerektiğinde diyaliz uygulamaları hastanın durumuna göre devreye giriyor. Bu nedenle erken tanı ve hızlı müdahale hayati önem taşıyor.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’de Maliye’den avukatlara: “Ya gönüllü beyan ya inceleme…
Tarkan Demir
Eskişehirspor elenebilir
Kerem Akyıl
Tarihi bölge canlandırılmalı
Seval Erci
Göz göze gelmeyi unutan nesil
Ümit Polatbaş
ŞAMPİYONLUK AŞKINA
Kaan Özcan
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
