Eskişehir'deki nadir toprak elementi rezervleri için acele kamulaştırma kararı Resmi Gazete’de yayınlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yer alan, 258 ayrı parseldeki binlerce dönüm alanı kapsayan kamulaştırma kararında, şu ifadelere yer verildi:
“Sivrihisar ve Beylikova ilçelerinde toryum, barit, florit, Nadir Toprak Elementleri ruhsat sahasındaki stratejik öneme sahip yer altı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılmasına yönelik madencilik faaliyetleri, endüstriyel tesisler ve altyapıların proje ve yatırım süreçlerinin hayata geçirilebilmesi amacıyla inşa edilecek açık ocak proje alanları, dekapaj pasa döküm alanları, bağlantı yolları, tüvenan cevher ve düşük tenörlü cevher stok alanları, atık barajı, endüstriyel üretim tesisleri, diğer yardımcı tesisler, altyapı tesisleri ve idari bina yerleşim alanları için ihtiyaç duyulan taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.”
Sivrihisar ve Beylikova ilçelerindeki Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü uhdesindeki ruhsat sahasında bu son derece önemli proje ve yatırımlar hayata geçirilecek.
Acele kamulaştırma kararı, bölgede yürütülecek madencilik faaliyetlerinin yanı sıra endüstriyel tesisler ve gerekli altyapının kurulacağı alanları kapsıyor.
Tabi biraz hafızaları tazelemekte fayda var…
Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri Pilot Tesisi, 18 Nisan 2023 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıldı. Tesis ilk aşamada yılda bin 200 ton cevher işlemek üzere faaliyete geçti.
Bölgede yaklaşık 694 milyon ton nadir toprak elementi rezervi olduğu tahmin ediliyor.
Pilot tesisi endüstriyel ölçeğe taşıyacak ve yıllık üretimi çok daha yüksek seviyelere çıkaracak süreçler planlanıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, daha önce yaptığı açıklamada, yakında Türkiye'nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini resmi olarak açıklayacaklarını belirtirken, Beylikova nadir toprak elementleri projesini bu stratejinin temel taşı diye lanse etmişti.
Beylikova'nın dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri yataklarından biri olduğuna inandıklarını dile getiren Bakan Bayraktar, şunları dile getirmişti:
“Türkiye'nin en başından beri hedefi tam bir değer zinciri kurmak. Beylikova'daki pilot tesiste ayırma ve işleme kabiliyetlerini içerecek endüstriyel ölçekli üretime doğru ilerliyoruz. Rüzgar türbinleri ve elektrikli araç motorlarındaki kalıcı mıknatıslar için gerekli olan nadir toprak oksitlerini üreteceğiz.”
Hasılı…
Çin'in ardından dünyadaki en büyük ikinci nadir toprak elementi rezervine işaret eden bu kaynak, Türkiye’yi dünya hammadde ticaretinde belirleyici bir aktör yapıyor.
Savunma sanayisi, havacılık, uzay teknolojileri ve yenilenebilir enerji sistemleri için hayati önemdeki bu elementler, dışa bağımlılığı azaltmakla birlikte…
Eğer hammadde olarak ihraç edilmek yerine ülkemizde işlenirse ki şu anda pek mümkün görünmüyor çok yüksek ekonomik getiri ve dış satım gücü sağlama potansiyeli taşıyor.
Küresel ölçekte teknoloji rekabetinde Türkiye’ye önemli bir müzakere gücü kazandıracağı da aşikar…
Tabi tüm bu sevindirici gelişmeler, Türkiye nadir toprak elementlerini elinde bulundurduğu, ABD başta olmak üzere başka ülkelere bazı pazarlık sonucu verilmediği sürece geçerli.
Eğer böylesine kıymetli madenler siyasi ikbal uğruna bazı ülkelere peşkeş çekilirse, 86 milyonun vebali bu işte sorumluluğu olanların boyunlarında olur.
Unutmadan…
Bu iş, son genel seçim öncesi “Gabar petrolü, Karadeniz doğalgazı” gibi Türkiye’nin ihya, vatandaşın zengin olacağına ilişkin önümüzdeki süreçte kullanılacak bir seçim argümanın ayak sesiyse…
Baştan söyleyeyim, vatandaşın bu çabalara karnı tok, yemez.
(Anadolu Gazetesi'nden alıntıdır.)