9 gündem maddesinin yer aldığı toplantıda 8’inci madde dışındaki maddeler oy birliğiyle kabul edildi. 8’inci maddede yer alan Yenikent Kapalı Pazaryeri ve Kültür Merkezi’ndeki düğün salonunun 10 yıllığına kiralanması hususunda Başkan Kurt’a yetki verilmesi oy çokluğuyla meclisten geçti. Yenikent Kapalı Pazar Yeri’ndeki taşınmazların kiraya verilme işlemi ile ilgili karşı oy nedenini açıklayan AK Partili bir meclis üyesi, “Henüz inşaat aşamasında üzerinde bağımsız bölümler oluşmadan tapu tescili yapılmamış ve iskanı alınmamış bir gayrimenkul üzerinde kiralama yapmak bu konuda aceleci davranmak kamu yararına değildir. Anlaşılan burada da ya kira bedeli üzerinden hak ediş mahsubu yapılacak yada 10 liraya kiralanacak yer 5 liraya kiralanıp rant peşinde koşulacaktır. Belediyeye ait billboardların kiralanmasında yaşanılan gariplikler burada da yaşanacaktır. Komisyonumuza havale edilen 1016 metrekare depolu işyeri, 728 metrekare yarı açık araç yıkama alanı, 728+705+705 metrekare olmak üzere 3 adet çok amaçlı salon ve düğün salonu ile 89+95+97+100 metrekare 4 adet işyerinin belediyemizce kiralanması işinde inşaatın henüz yüzde 25’inin tamamlandığı görüldüğünden elde edilecek gelirin, kamunun yararına olmayacağı, kiralama süresi seçim dönemini aşmasından dolayı ve yatırım için kaynak hazır denmesine rağmen, daha inşaat aşamasında üstelik 10 yıllığına kiraya verilmeye çalışılmasını doğru bulmuyoruz. Bu nedenler ile komisyon raporuna ret oyu veriyoruz” dedi. AK Partili meclis üyesi ayrıca Ilgaz’ın uğramış olduğu silahlı saldırıyı gündeme getirerek, bazı belediye yetkililerinin de olay yerinde olduğunu duyduklarını belirterek Başkan Kurt’a konuya açıklık getirmesini istedi.
MÜNFERİT BİR OLAY
CHP’li Meclis Üyesi Emre Genç, “Hemen yarın ihale çıkmıyoruz. Burada yetkiyi başkana veriyoruz. İhale etmiyorsak da kanunen herhangi bir sıkıntı söz konusu değildir. Ilgaz’a yapılan silahlı saldırının muhalefet şerhinde olmasına anlam veremediklerini söyleyen Emre Genç, “Dışarda yaşayan münferit bir olaydır. Belediyeyle ilişkilendirilemez” dedi.
KAYNAK YARATMAK ZORUNDAYIZ
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, AK Parti grubunun muhalefet şerhine karşılık verdiği cevapta inşaatın bitmemiş olmasının yetki almalarına engel olmadığını ifade ederek, “İnşaatın 29 Ekim’de bitirileceğini söylüyoruz. Bir iş yerinin içinin dizayn edilmesi söz konusu. O kiraya çıkmak istediğimiz mekanların yapılacak işe uygun hale getirilmesi bizim işimiz değil. Biz de diyoruz ki aşağıda bin metrekarelik bir ticaret alanı var. Örneğin bir banka aldı. Bankacılık çalışma sistemine göre bir dizayn yapacak. İki kez iş olmasın, bir daha kazılmasın, daha pratik olsun mantığıyla yaklaşıyoruz. Alacak adam biz üstüne yaparken o da altını yapsın, bir an önce çalışmaya başlasın mantığıyla hareket ediyoruz. Ruhsat verilip verilmemesi bizim için ikinci sorun. Biz buradaki iş yerini çalışmaya elverişli hale getirip teslim etmek zorundayız. Kendimiz işletmeyeceğimize göre kiraya vermek de zorundayız. Evet paramız var ama daha bugün zamları gördünüz. Bizin bu proje için ayırdığımız para sayenizde kuşa döndü. Bu parayla inşaatın bitmeyeceğini en iyi siz biliyorsunuz. Bu inşaata ayrılan paranın enflasyon karşısında yeterli olmayacağını da en iyi siz biliyorsunuz. İlerleyen süreçte bizi sıkıntıya sokmaması için bir kaynak yaratmak zorundayız. Bize kamu banlarından herhangi bir borç aktarılması söz konusu değil. Kendi imkanlarımızla kendi kaynaklarımızı yaratacağız. İş yerlerini kiraya çıkacağız, kiracıdan belli bir miktar da peşin isteyeceğiz” ifadelerini kullandı. İhale sürecinin en az 3-4 ay süreceğini söyleyen Kurt, “Bugün yetki aldığımızı düşünürsek ihale ile ilan arasında en az 45 günlük bir süre olduğu dikkate alındığında en erken ekim ayında ihaleye çıkılır. Siz de bize ekim ayında ihaleye çık diyorsunuz. Bu tercihi böyle yaptık” dedi.
KENDİNİZE ÇEKİ DÜZEN VERİN
Ilgaz’ın uğradığı silahlı saldırıyla ilgili söylemleri yanıtlayan Kurt, “Sayın Ilgaz’a geçmiş olsun diyoruz. Bu olay olurken de evet bizim belediyedeki yetkili arkadaşlarımızdan birisi olduğu da belli. Burada saklanacak bir şey yok. Esas olan insanların can güvenliğidir. Eskişehir’in en tanınmış iş insanlarından birisi güpegündüz öğle saatlerinde yemek yiyemeyecek hale geldiyse bu ülkenin iyi yönetilmediğinin en iyi işaretidir. Doğrudan alakası var. Eğer Türkiye’de insanlar bu bunalımı yaşamasa böyle olmaz. Bundan sonra daha çok göreceğiz bunları. Daha güvenli bir ortamı yaratmak devletin görevidir. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Yıllardan beri vergi ödemişim, devlete hizmet etmişim, sokakta elimi kolumu sallayarak yürümekten korkar isem bunun vebali de günahı da beni yönetenlerdedir. Özgürlüğümü bana sağlayamıyorsa bu devlet yanlış yapıyor demektir. Hiç itirazınız olmasın. Devleti yönetenler kendilerine çeki düzen versinler. Elbette suç işleyenin kabahati kendisinindir ama bu işlerin olmasına sebep olan sosyal olayları yaratan da içinde bulunduğumuz ortamdır. Bizim yönetme ya da yönetilme mantığımızdaki aksaklıklardır. Ben burada hem arkadaşımıza geçmiş olsun diyorum hem de güvenlik görevlilerini uyarmayı bir görev sayıyorum. Can güvenliği en önemli unsurdur” diye konuştu.
ALGIYA GEREK YOK
Gündem dışı söz alan CHP’li Meclis Üyesi Evren Olcay, silahlı saldırıda Ilgaz’ın yanında kendisinin de olduğunu söyleyerek, “Belediyeyi temsilen değil İsmail Ilgaz’ın dostu olarak orada bulunuyordum. Öküz altında buzağı aramaya gerek yok. Belediyeyi işin içine katarak algı yapmaya gerek yok. Kendisine geçmiş olsun dileklerini iletiyorum” dedi.

KİMİ ELEŞTİRECEĞİZ?
Başkan Kurt, silahlı saldırı olayıyla ilgili hükümeti eleştirmenin oldukça doğal olduğunu vurgulayarak, “Düne kadar olmayan olay bugün oluyorsa tehlike başlamıştır. Çünkü ciddi anlamda bir ekonomik bunalım var ve bu bunalımın getireceği sosyal olaylar söz konusu olacak. Öğle saatlerinde Eskişehir’in en iyi bilinen bir mekanında oluyorsa bu tehlikelidir. Güvenlikçileri uyarıyorum. Bunun bir art niyetle söylenmiş, AK Parti’nin güvenlik politikalarının olumsuzluklarının filan tartışmasında değilim. O zaten olumsuz. Burada hükümeti eleştirmeyeceksek kimi eleştireceğiz? O saatte oraya niye gittin mi diyeceğiz? Bu doğru bir yaklaşım değil” ifadelerini kullandı.
SATILMASI SUÇ DEĞİL
Belediye ihtiyaç duyduğunda gayrimenkullerin satılmasının suç olmadığını belirten Başkan Kurt, “Köylerden bize intikal eden arazileri asla satmadık. Ama şehir merkezinde bizim ekonomiye kazandıramadığımız, değerlendiremediğimiz alanları da vatandaşın isteği üzerine önümüze getirmek suretiyle satışına izin aldık. O satışları da gerçekleştirdik. Bu suç olmadığı gibi yasal anlamda usulüne uygun bir biçimde sıkıntısı olmayan, denetimlerden de geçtiği için de uygulamanın sıkıntısı yoktur. Her belediye satmaktadır. Her belediye ihtiyaç duyduğu zaman elindeki atıl olan gayrimenkulü satmak suretiyle kaynak yaratmaktadır. Bundan sonra da olacaktır” dedi.
SİZİN YAPTIĞINIZ KREŞ SAYISI 4
100 kreş sözünün arkasında olduğunu kaydeden Kurt, “100 kreş sözümüzü ısrarla söylüyorum. Bu şu anlama gelir. Her mahalleye kreş yapmamız gerekir. Ama genelgede çok açık diyor ki kreş yapma. Kreş için ihale yapma diyor açık açık. Bu şu anlama geliyor; Cumhuriyet Halk Partili belediyeler bütün Türkiye’de kreş kampanyasını başlattı. Bu kampanyayı önlemenin yolu budur ve nitekim yaptı. Bize bağış yapan hayırseverlerin katkısıyla bu işleri gerçekleştirebiliyoruz. Verdiğimiz sözün arkasındayız. Devlet yasasına yazmış olduğu 150 kadın işçi çalıştırılan yerlerde kreş yapmak zorunludur hükmünü şimdiye kadar niçin uygulamıyor? Eğer siz bunu bize sormuş olduğunuz kadar sorgulamış olsaydınız şimdiye kadar Organize Sanayide zaten 100 tane kreş yapılırdı. Eskişehir’deki kreş ihtiyacı azalırdı. Odunpazarı bölgesinde 3-6 yaş arası kreş ihtiyacı olan çocuk sayısı 40 bin küsur. Bir kreşte 100 çocuğun eğitim gördüğünü düşünürsek en az 400 kreş lazım. Ben 100’ünü yapmak için hazırlanmışım, siz engellemişsiniz. Öteki 300’ünü de siz yapın. 18 yıl içerisinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Eskişehir’in bütününde yapmış olduğu kreş sayısının 4 olduğunu sizin kendi raporlarınız ortaya koyuyor. Demek ki ortada bakış açısı farklıdır” ifadelerini kullandı.
MAHKEMEYE TAŞIYACAĞIZ
Merkezde bulunan 35 mahallenin 17’sinde halk merkezini yaptıklarını hatırlatan Kurt, “Sözümüz söz. Köylerde okulları kapatmışsınız. Oraya halk merkezi mi yapılacak? Bizim önümüze koyduğunuz hukuki engellerden dolayı sıkıntı yaşıyoruz. 5 mahalleye halı saha dedik. Biz halı sahalarını yapmışız. Eskişehirspor’un efsane sporcularının adını vermişiz ve insanlar orada ücretsiz top oynuyor. Doğru bilgileri bizden alın. 23 tane kütüphane yaptık. Yapmış olduğumuz parkları sayamıyorum bile. 6 tane konağı Odunpazarı Tarihi Bölgede restore edip müzeye dönüştürmüşüz. Sözümüzü tutmuşuz. Belediye polikliniği bitiriyoruz ancak Sağlık Müdürlüğü’nün ‘Bunu yapamazsınız, bitirtmeyiz’ diye tehdit ettiğini de mahkemeye taşıyacağız. El sanatları lisesiyle ilgili çalışmaları başlattık ne yazık ki talep bile olmadı. Cemeviyle ilgili burada çok tartıştık. Biz cemevini yapmak istiyoruz. Projesi henüz bitmedi. Bazı imar sorunları olduğu için de gecikti. Bittiği takdirde bugün yapmış olduğumuz bir görüşmede de bitmek üzere olduğu konusunda bir bilgi aldık. Sözümüz söz. O arsanın üzerine cemevi yapacağız. Havuz ve spor salonu inşaatı başladı. İnşallah yılbaşına kadar bitirilecek” şeklinde konuştu.
PROJE ONAYLANDI
Engelli kreşlerine değinen Kurt, “Engelli kreşiyle engelli yaşam merkezlerini karıştırıyorsunuz. Ahmet Ara Engelli Kreşi bu kasamın dışındadır. Onu başlattık şu anda 7-8 öğrencimiz başladı. Sayı daha da artacak. Ama bizim Yenikent’teki Seramik Park’ın esas kuruluş amacı engelli merkezi olması idi. Bu uygulamaya yönelik hale dönüştürdük. Şu anda orada çok başarılı bir şekilde çalışan bir engelli merkezimiz var. Sanırım 30 civarında öğrenci orada eğitim görüyor. Bir engelli merkezimiz projesi daha var. İller Bankası’ndan onaylandı. Projeyi desteğe değer buldu. Dünya Bankası’nda gelecek bir destek ile yapımına kadar verildi. Bilgilendirmeler tamamlandı. İhalesini yapıp hayata geçirmek işini İller Bankası üstlendi ancak henüz bu konuda bir adım atmadı. Bunu da böyle bilmenizde yarar var” dedi.
ANLAMAK İSTEMİYORSUNUZ
“Kentsel dönüşümlerle ilgili artık konuşmayacağım. Çünkü anlamıyorsunuz” diyen Kurt, “Anlamak istemiyorsunuz. Ben 8-9 yıldır bu konuda ‘el insaf’ diyorum. Bir şehir bu kadar cezalandırılmaz. Bir şehrin insanlarına ‘siz farklı siyasi tercihlerde bulundunuz’ diye bu eziyet yapılamaz. O yerlerde de oyunuz hızla düşüyor. Bizim bunu yapmak istemekteki samimiyetimiz halkımız tarafından kabul ediliyor, görülüyor. Ama sizin ısrarla yaptırmak istememeniz net bir biçimde ortada. Bu 2012’de başlayan işkence artık bitsin istiyoruz. Ben bakanlıkla görüşüyorum. Zaman zaman uzlaşıyoruz. Uzlaştığımız için sanayi çarşısının yetkisini bakanlığa devrettik, bakanlık da bize devretme sözü verdi ama arkadaşlarımız bunu engelledi. Her bakan değiştiğinde o bakanın da politikası değişiyor. Bakalım şu anda bakan değişti belki eski politikalar yeniden gözden geçirilir, yanlışlar anlaşılır” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’NİN GARABETİDİR
Gündoğdu 1-2-3 projesinin engellemelere rağmen belli bir aşamaya geldiğini belirten Kurt, “Büyükşehir meclisinde de sorarsınız bunu. Bütün engellemelere rağmen orası belli bir düzene girdi. Ama 3’üncü etaptaki TMSF işi Türkiye’nin garabetidir. 30 yıldır insanların mülkiyet hakkına çökülmüştür. O insanlar o haktan yararlanamadan TMSF’nin insafına kalmıştır. TMSF orada bu araziyi devredecek adam arıyor. Orada da herhalde farklı kokular çıkar. Biz şeffaf bir yönbetim anlayışıyla burayı yönetiyoruz. Keşke yapmış olduğumuz bütün etkinliklere belediye meclis üyelerimiz gelse. Biz işçilerimizle, memurlarımızla tartışarak yönetmeye çalışıyoruz burayı” şeklinde konuştu. Bir sonraki oturumun 1 Eylül’de yapılmasına karar verildi.