Eskişehir'in Yeşiltepe Mahallesi'nde artan hırsızlık olayları vatandaşları tedirgin ediyor. Evlerin önüne bırakılan su damacanaları ile altlarına konulan paraların çalındığını belirten mahalle muhtarı Meryem Kuş Açıkgöz, günde 5-6 şikayet aldığını söyledi. Son olarak Özipek Sokak'ta bir çocuğun damacananın altındaki parayı çaldığı anlar güvenlik kamerasına yansırken, mahalle sakinleri yetkililerden önlem alınmasını istedi.
Eskişehir'in Tepebaşı ilçesine bağlı Yeşiltepe Mahallesi'nde yaşanan hırsızlık olayları vatandaşların tepkisine neden oldu. Özellikle yaşlılar ve çalışan vatandaşların su siparişi için evlerinin önüne bıraktıkları boş damacanalar ile altlarına koydukları paraların çalındığı öne sürüldü. Uzun süredir benzer olayların yaşandığı mahallede, son olarak Özipek Sokak'ta bir çocuğun damacananın altına bırakılan parayı aldığı anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Mahalle sakinleri, yalnızca damacana ve para değil, evlerden ve bahçelerden çeşitli eşyaların da çalındığını belirterek yaşadıkları mağduriyeti anlattı.
"GÜNDE EN AZ 5-6 ŞİKAYET ALIYORUM"
Mahallede hırsızlık olaylarının uzun süredir devam ettiğini belirten Yeşiltepe Mahalle Muhtarı Meryem Kuş Açıkgöz, özellikle yaşlılar ve çalışan vatandaşların hedef alındığını söyledi.
Açıkgöz, "Mahallemizde yaşanan bir değil, birçok anlamda hırsızlık var ama bu yapılan insanlara çok daha büyük haksızlık. Yaşlı kesim, çalışan kesim işe giderken su damacanalarını ve ücretini kapının önüne bırakıp gidiyor. Öyle bir çete oluştu ki insanların kapılarına koydukları damacanaları ve altındaki parayı alıp kaçıyorlar. Artık insanlar çok pahalı bir şekilde özel firmalardan su getirtmeye başladı. Bugünkü olay değil, uzun zamandır yaşanıyor. Yaşlılarımız ve çalışan vatandaşlarımız mağdur oluyor. Önlem istiyorum. Yazıktır, günahtır bu insanlara. En son olay Özipek Sokak'ta yaşandı. Sesimizi lütfen duysunlar" dedi.
Her gün çok sayıda vatandaşın benzer şikayetlerle kendisine başvurduğunu ifade eden Açıkgöz, "Günde en az 5-6 tane şikayet alıyorum ama önleyemedik. Bunun çözümü nasıl olur bilmiyorum. Şunu içtenlikle söylüyorum; eğitim evde başlar, okulda devam eder. Herhalde biz evde eğitim vermeyi unuttuk çocuklarımıza. Bunu yapan 14-15 yaşındaki çocuklardan bahsediyorum" diye konuştu.
"KAPISINI KİLİTLEMEYEN İNSANLAR ARTIK ASMA KİLİT TAKMAYA BAŞLADI"
Yaşanan olayların mahalledeki güven duygusunu ortadan kaldırdığını dile getiren Açıkgöz, geçmişte komşuluk ilişkilerinin çok daha güçlü olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Bugün suyu, damacanayı ve parayı aldığında yarın farklı şeylere gidecek bu. Biz kapımızı kilitlemeyen bir toplumduk. Bizim camlarımızda korkuluklar yoktu. Her komşu gidip komşusunun evinden, evde kimse olmasa bile ihtiyacını görüyordu. Ben 25 yıl kamuda dışarıda çalıştım. Maalesef camımın korkuluklarını taktıralı 10 yıl oldu. Elbette ki insanlar tedirgin. Kapısını kilitlemeyen insan artık asma kilit takmaya başladı."
"İNTERNET KABLOLARINDAN BAHÇEDEKİ MOTORLARA KADAR ÇALIYORLAR"
Hırsızlık olaylarının yalnızca su damacanalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Açıkgöz, mahallede farklı türde hırsızlıkların da yaşandığını öne sürdü.
Açıkgöz, "Bu sadece biri. İnternet kablolarımızdan elektrik kablolarımıza kadar, insanların bahçesindeki motoruna kadar çalıyorlar. Kapıları, camları kontrol ediyorlar. Evde kimse yoksa o evin içinden geçiyorlar. Bir değil, size binlerce örnek gösterebilirim. Bunların birçoğu da kamera kayıtlı. Artık canımıza tak etti. Güvenle oturamadığımız sokaklar haline geldik" ifadelerini kullandı.
"DUVARIMI DELEREK EVİME GİRDİLER, ÜÇ KEZ HIRSIZLIK YAŞADIM"
Yeşiltepe Mahallesi'nde 7 yıldır yaşadığını belirten 50 yaşındaki İsmigül Aldemir ise evinin defalarca hırsızların hedefi olduğunu anlattı.
Aldemir, "Ben bu mahalleye geldiğimden beri hırsızlık olaylarından dolayı iyice bıktık. Yedi yıl önce de bu olayları yaşadık. Duvarımı delerek girdiler. Üç kere hırsızlık oldu. Canımı soymaya kalktılar. Kameralar da vardı ama fark etmedi. Ceza da almadılar. En son evimin bodrum kapaklarını çaldılar. Komşuların camlarını söktüler. Damacanaları çalıyorlar. Benim damacanamı da aldılar. Dolu damacanayı muhtarlığın önünden aldılar. Pazar arabasını götürdüler. Sürekli hırsızlık oluyor. Hırsızlıklardan bıktık" diye konuştu.
"EMEKLİ VATANDAŞ İÇİN 200 LİRA BÜYÜK PARA"
Mahallede yaklaşık 55 yıldır yaşadığını söyleyen 61 yaşındaki Abdullah Küçük de damacana ve su parası hırsızlıklarının vatandaşları ekonomik açıdan mağdur ettiğini belirtti.
Küçük, "Sucu geç geliyor. Sürekli kapının önünde beklemek zor oluyor. Biz de su paralarını damacananın altına koyuyoruz. Benim tahminim bunları çocuklar yapıyor. Damacananın altından paraları alıyorlar. Paradan geçtim, damacanayı da götürüyorlar. Bugün bir damacananın depozitosu tahminen 150-200 liradan aşağı değil. Emekli vatandaş için 200 lira da büyük para. Buna bir tedbir alınması gerekiyor" dedi.
"ESKİDEN EVİMİZİN ANAHTARINI KOMŞUMUZA EMANET EDERDİK"
Mahallede geçmiş yıllarda böyle olaylarla karşılaşmadıklarını belirten Küçük, hırsızlıkların artmasıyla komşuluk ilişkilerindeki güven ortamının da zarar gördüğünü söyledi.
Küçük, "Ben 1970 yılından beri burada yaşıyorum. Eskiden böyle şeyler yoktu. Komşularımızla birbirimize gidip gelirdik. Şehir dışına çıktığımızda evimizin anahtarını komşumuza verirdik. Çiçeklerimizi sularlar, bahçemizde hayvanlarımız varsa onların yemlerini verirlerdi. Ama şimdi bunların hiçbiri yapılmıyor. Güvenemiyoruz. Eskiye nazaran hırsızlık olayları çok arttı. Yetkililerin buna bir çözüm bulması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Özipek Sokak'taki son olayın güvenlik kamerası görüntüleriyle de gündeme geldiği mahallede vatandaşlar, benzer hırsızlıkların önlenmesi ve güvenliğin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu.
Kaynak : HABER MERKEZİ