Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Nuray Akçasoy, ES TV ekranlarında yayınlanan Açıkça programında Ali Baş, Meltem karakaş ve Arif Anbar’ın sorularını yanıtladı. İlçelerde de kent konseylerini kurmaya başladıklarını söyleyen Akçasoy, “Hareketlilik var ilçelerde. Pandemi bazı şeyleri yapmamıza engel oldu ama şu geçtiğimiz açılımdan itibaren de bir an önce ilçelerde kurmayı çok arzu ettiğimiz kent konseylerinin devamı olacak şekilde ilçelerimize de kurmaya gayret ediyoruz kent konseylerini. Geçtiğimiz ay Mihalıççık Kent Konseyi’ni kurduk. Hem oradaki belediye başkanımızın hem de sivil toplum örgütlerinin böyle bir talebi oldu. Salih Güven Bey de başkanlığı aldı. Seçimini gerçekleştirdik. Hatta şimdi iş birliği içinde bir sürü çalışmamızı oraya götürüyoruz. Şimdi Alpu ve Seyitgazi’de hazırlıklarımız tam gaz devam ediyor. İki ilçemizde de kent konseyini kuracağız” diye konuştu.
AK PARTİLİ BELEDİYELER DE TALEP ETSİN
“Keşke AK Partili ilçe belediyelerinden de talep gelse” diyen Akçasoy, “Belediye başkanlarımızın böyle bir talep olduğu anda memnuniyetle giderek ister Sivrihisar olsun ister başka bir ilçe olsun, neresi olursa olsun kent konseyini kurmayı arzu ederiz. Yeter ki belediye başkanlarımız ilk kurulum aşamasında bir önderlik yapacaklar. Sonra sivil toplum olarak ilerleyecek. Görünürlüğümüz çoğaldığımız için artıyor. Tepebaşı, Odunpazarı kent konseyleri kendi içlerinde de kendi bölgelerinde de çok verimli çalışmalar yapıyorlar. Biraz övünmek gibi olmasın ama Eskişehir Kent Konseyi olarak gerçekten kent konseyleri içinde her zaman için örnek alınan bir kent konseyiyiz. Bize yıl içinde inanılmaz çok ziyaretçi gelir kent konseylerinden veya kurulması istenen şehirlerden gelirler. Siz nasıl başladınız, nasıl yapıyorsunuz diye soruyorlar” şeklinde konuştu.
SİVİL TOPLUM ÜZERİNDE BASKI VAR
Sivil toplum üzerinde baskı hissettiğini söyleyen Akçasoy, “Sivil toplumun üzerinde bir baskı olduğunu hissediyorum ben. Sivil toplum çok istediği gibi hem bazı çalışmalarını yapamıyor hem bazı çalışmalarından fırsat eşitliğini bulamıyor hem de sivil toplumun özgürce ifade etmesi gereken şeyleri çıkıp da meydanlarda edemiyor. Biz bunları görüyoruz. Çünkü katılımcıdan daha çok sivil polis görüyoruz etrafımızda. O nedenle bunlar bizi ürkütüyor. Demokratik toplumda insanlar düzgün bir biçimde protesto edebilmeli. Ama sivil toplum bu konuda maalesef çok da iyi günler geçirmiyor diyebiliriz. Bu da korkuyu getiriyor doğal olarak” dedi.
HAYVAN HAKLARI KONUSUNDA ŞANSLI
Eskişehir’in hayvan hakları konusunda çok şanslı olduğunu belirten Akçasoy, “Eskişehir hayvan hakları konusunda çok şanslı. Çok iyi çalışan gruplar var. Hayvanlara çok iyi baktığımız için çevre ilçelerden ve illerden de getirip hayvanlarını bize bırakanlar var. Nasılsa Eskişehirliler bakıyor. Eskişehir merkeze de bırakılıyor. Hayvanseverler çok uzun yıllardır bu işleri yaptıkları için bazen yanlış bilgi nedeniyle de çok haksız şeylerle de karşılaştı belediyelerimiz veya başkanlar veya farklı gruplar. O nedenle artık yoğurdu üfleyerek yiyorlar. Herkesten önce gidebilen hayvan haklarının savunucularının içinde avukatlar da var. Onlar önce yerine gidiyorlar ve bilgileri ilk ağızdan almaya çalışıyorlar. Bence doğruyu da yapıyorlar. Onlar orada bir yanlış şey sezinleseler inanın peşini bırakmazlar. Çünkü hayvanseverler böyledir” diye konuştu.
BENİM İÇİM RAHAT
Hayvanlar konusunda içinin rahat olduğunu ifade eden Akçasoy, “Yalnız bu sakıncalı ırk dediğimiz ırk gerçekten de biliyorsunuz onların artık dışarda gezmesi yasak, beslenmesi büyütülmesi de yasak. O nedenle sahipleri dağda bayırda bir köşede bunları bırakıyorlar. Ceza almamak için de o hayvanları ortalığa salıyorlar. Bu sefer de o hayvanlar aç kalıyor veya başka şekilde beslenmeye alışmışlar. Onu bulamıyor. O şartlarda ölemiyor. O nedenle de bu ırkın ürememesi sağlanmalı. Maalesef bu ırkları alıyoruz, küçücük kafeslere kapatıyoruz. Aslında onların sonlarını biliyoruz. İşin acı kısmı bu. Onlar buna alışık da değil. Küçücük kafes içinde zaman içinde hastalanıp ölüyorlar. Ama orada bilinçli bir bakımsızlık, aç bırakma vs söz konusu değil. Olsa arkadaşlar buna çoktan müdahale olurdu. Benim de içim rahat” şeklinde konuştu.
SEÇİME YÖNELİK KURULMUŞ DERNEK
Çınar Kadınları Derneği Eskişehir Şubesi’nin açılışında yaşananları ve derneğin genel başkanın erkek olması hakkında konuşan Akçasoy, “Siz böyle bir dernek kuruyorsunuz ve bazı konularda bir söz söyleyemiyorsunuz. O beyefendinin sözlerini izledim. İstanbul Sözleşmesi filan bizim hanımlarımız öyle şeyler gerek yok. Gezeceğiz, yiyeceğiz hanımlarla diyor. Çok yanlış. Zaten onların bir kadın derneği kurmuş olması yanlış bence. Başka bir dernek kurabilirlerdi. Gezenler, tozanlar, yiyenler, içenler derneği ama kadın derneği olmaz. Kadın derneği kadın savunuculuğu yapacak diye düşünüyorsunuz. Ama öyle olmuyor. Bu tarz özellikle de proje adı üzerinde öyle diyor proje diye, bence bu seçime yönelik kurulmuş dernek. Kimin arka bahçesi demek ne kadar kötü bir şey. Ya da kimin sözcülüğü yapacak demek ne kadar kötü bir şey. Bırakın kendi ayakları üzerinde dursun, kurulsun ama burada belli ki bir ön hazırlıkla birlikte seçime hazırlanılmış farklı niyetli bir dernek benim gözlemim. Erkekler de kadın haklarını savunacaklar. Bununla ilgili sıkıntı yok. O beyefendiden beklenen başka bir şey aslında” ifadelerini kullandı.

ESKİYE ORANLA DAHA UMUTLUYUM
Milletvekili belirlenmesinde fermuar sistemine dikkat çeken Akçasoy, “KADEM açıklama yapmış. Türkiye’de 20 ilde hiç kadın milletvekili yokmuş. Diğer illere baktığınız zaman genellikle seçilebilir yerlerde çok fazla kadın olmadığını görüyoruz. Bu bütün partiler için de geçerli. Ama CHP’de biliyorum ki bundan önceki yıl kadın milletvekilleri sayın genel başkana böyle bir çalışmayı götürdüler. Genel başkan da fermuar sistemini mutlaka uygulayacağını ne kadar çok kadın milletvekili olursa onlarla birlikte mücadele etmekten memnuniyet duyacağını söyledi. Ben eskiye oranla daha umutluyum. Kadınlar her işi yapabilir milletvekilliği de dahil maden mühendisliği de dahil. Uzaya da gidebilir. Fırsat eşitliğini tanıyacaksınız önce. Tanımadığınız zaman zaten bizim gelenek ve göreneklerimizde hep bir adım geride durmak var. O yüzden fırsat eşitliği önünü açacak” dedi.
ESKİŞEHİR KADINLAR KONUSUNDA ŞANSLI
“Aslında Eskişehir kadınlar konusunda şanslı. Kadın milletvekilleri olmuştur hep” diyen Akçasoy, “Çünkü nüfusu bizden çok daha fazla illerde bile kadın milletvekilleri, meclis üyeleri yok ya da sayısı çok az. Kadın meclis üyesi konusunda CHP’li belediye başkanlarımızın hep bir isteği oldu. Bu bizim için bir şans. Ben bunu MHP’de Eskişehir’de çok gördüğümü söyleyemem. İYİ Parti’yi yeni göreceğiz ama AK Parti’de ve CHP’de kadın milletvekilleri adayları olmuştur. Bu dönemde de mutlaka olacaktır” diye konuştu.
ÖN SEÇİM GÖRMÜYORUM
Eskişehir’de ön seçim görmediğini söyleyen Akçasoy, “Önseçim olacak bir surum yok seçime giderken. Ama mutlaka aday adayları olacaktır. Mutlaka kadınlar da olacaktır aralarında. Kadınlar olacaktır CHP’de mutlaka. Güçlü kadınlar olacaktır” şeklinde konuştu.
ADAY ADAYI OLACAĞIM
Milletvekili aday adayı olacağını belirten Akçasoy, “Ben geçtiğimiz dönemde 3. sıra milletvekili adayıydım. 3. sıra çok önemli bir sıra. Bunu çok kıl payıyla kaçırdım. Enteresan şeyler oldu. Çok kıl payı kaçırılmış. Birçok sebebi var. Bir de bu ittifak, artık oylar vs gibi hadiseler de girdi o dönem. Çok da mücadele ettik. Bazı seçim sandıklarına biz itiraz ettik. Sıkıntılı sandıklar da vardı. 9 dakika kadar ekranlar durdu. O nedenle evet benim bir aday adaylığım söz konusu olur. Bu mecrada da ben bir kadın olarak aday olmayı arzu ederim” ifadelerini kullandı.
ÜYE BAZINDA OLMALI
Ön seçim olacaksa bunun üyeler bazında olması gerektiğini anlatan Akçasoy, “Ön seçim ister örgütler. Ancak şunu da zaman içinde gördük, en son yaşadığımız kongrede de gördük. Ben eğer bir ön seçim olacaksa bunu delege bazında değil üye bazında olsun isterim. Öyle bir sistem kurmalı ki üyeliğini de hem tekrar sorgulamış olur herkes. Aslında daha doğru yöntem budur. Belki bunu internet üzerinden bile yapma imkanı sunarsanız üyeye parti üyeleri çok güzel giderler, arzu ettiklerine bu oylarını kullanırlar. Bir sıralama belirlerler. Genel merkez de bu sıralamayla bir örtüşme yaratır ve mutlaka daha düzgün vekil adayları, daha istekli, coşkulu, daha örgütün kendi her tarafından gelebilecek, onayını almış insanlar olabilir. Olmalıdır. Ama bu dönem için ben bunu görmüyorum” dedi.
YAKIŞIKSIZ BİR SİYASİ MANEVRA
ESKİ’nin su zammı ile ilgili de konuşan Akçasoy, “Zam yapmak kimin hoşuna gider ki? Kim ister ki zam yapmayı? Biz bu konuda kendi şahsım adına söylenenler için bir kere çok üzgünüm. Neden? Çünkü orada birtakım AK Partili arkadaşlar, birtakım videolar yayınladılar. O videolarda belirli kareler çok büyük mutluluk içerisinde geçirilmiş bir zam gibi gösterildi. Tabi algı da buna müsait oldu. 3.5 saate yakın bir sürede tartışmalarla birlikte gündem okundu. Oylandı. Çeşitli gündemler geçti. Orada benim bu parmağımı kaldırışım ve görüntümü arkadaşlar yakışıksız bir siyasi manevra olarak görüyorum. Gülümsemem o sebepten değildi. AK Partili Mustafa Birsen, bir önergeyle ilgili bir şey söylüyordu. O önergeyle ilgili konuşmalarda ben hayır o değil, bu diyerek söylemeye gayret ettim. Hatta o videoda da gözüküyor. Sayın Büyükerşen’e dönüyorum ona da söylüyorum bu önerge diye” diye konuştu.
BU AÇIK NASIL KAPATILABİLİR?
Akçasoy, “Ülkede neye zam gelmiyor ki? O gün arkadaşlarımız ben plan bütçe komisyonundayım aynı zamanda. Bize plan bütçe komisyonuna 2-3 gün boyunca komisyona sunularını yaptıkları araştırmaları bütçenin son halini ve bu aradaki fiyat farklarını, yatırımlarla ilgili sıkıntılarını hepsini anlattılar. AK Partili meclis üyesi de oradaydı. Biz orada gördük ki gerçekten bizim ESKİ, neredeyse elektriğini ödeyemeyecek vaziyete gelmiş. Bir önceki ay 15 küsur milyon lira olan elektrik faturası 19 milyon küsur haline gelmiş. Bu açık nasıl kapatılabilir?” şeklinde konuştu.
YILLARCA SUYA ZAM YAPILMADI
Yıllarca suya yapılması gereken zammın yapılmadığını da kaydeden Akçasoy, “Bizim geçmişten bu yana AK Partisi’nin büyükşehirde çoğunluk olduğu yılları düşünün. O yılardan beri aslında kademeli olarak ESKİ’nin bu su tüketimine belirli bir zammı yapması gerekiyordu. Yapılmadı. Yaptırılmadı. Derken 2019 seçimlerinden sonra biz yapmak durumunda kaldık. Çünkü kendini döndürmüyor artık. Kendini döndürmeyen bir sistemden nasıl yatırım bekleyeceksiniz? ESKİ bize sağlıklı su içirmek zorunda. Bu sağlıklı su içirmek için kullandıkları malzemelerin hepsinin ithal malzeme olduğunu görüyoruz. Acı tarafı da Eskişehir’in Türkiye’deki kirli sulardan birinin arıtılarak kullanma suyu olarak verildiğini biliyoruz. Diğer illerde su fiyatlar arasında farklar oldu. Çünkü Zihni Bey’in yanlışlıkla söylediği cazibeli diyor ya, değil tabi ki. Dağlarından sular fışkırmıyor Eskişehir’in. Biz suyu porsuk havzasından alıyoruz. Durgun bir su geliyor. Hiç de cazibeli değil. Biz o suyu kullanılabilir hale gelene kadar ne kadar çok işlemden geçiriyoruz. Bunun için hem kimyasal kullanıyoruz hem de elektrik kullanıyoruz. ESKİ ne yapar? Yatırım yapar. Bunun için bizim artık ihalelerimize giren firma yok. Çünkü o kadar çok değişken ki rakamlar. İhale neticelenmiyor” ifadelerini kullandı.
BAŞKA ZAMLARDA DA DIŞARDA GÖRELİM
“Süleyman Bey’i ben başka zamlarda da dışarda sahada görmek istiyorum” diyen Akçasoy, “Ben şunu da düşünüyorum. Bu belediyeler arasındaki farklardan dolayı, bu kimyasal kullanımları, onlar geçmişten gelen hem bu TÜFE’ye bağlı olan artışları kademeli olarak yıllar içinde yaptıkları için biz yapamadık. Ocak ayından sonra yapacağız. Bu zam bile aslında bize yeterli bir zam değil. Bunu anlatmakta zorlanıyoruz vatandaşlara. Çok haklılar. Hiç kimse böyle bir zammın olmasını itemez. Ancak tam seçime giderken zaten muhalif belediyeler çok da fazla çalıştırılmıyor. Çok da fazla kaynak bulamıyor. Artık biz eskisi gibi Dünya Bankası, İller Bankası’ndan kredi de bulamıyoruz. Eskiden bunlar yapılırdı. Şimdi yok. Bunun içinde mecbursunuz. İçimiz acımadı mı? Acıdı. Biz de üzüldük. Hiç kimse sayın belediye başkanımız dahil olmak üzere bunu istekle yapmadı. Ama başka şansımız yoktu. Süleyman Bey’i ben başka zamlarda da dışarda sahada görmek istiyorum. Eğer vatandaşlar motorin almak için kuyruklarda bekliyorsa bunun için de ben isterim protesto etsinler. Bize zammı ocakta açıklasaydınız diyenler var. Biz zaten bu zammın geleceği haberini alan vatandaşlarımızın aldığı sular nedeniyle biz zaten zamlı olarak su satabilmiş değiliz. Bu muhtemelen şubattan sonra olabilecek” dedi.
SİYASET ÜSTÜ OLMALI
Kılıçdaroğlu Gönüllüleri Grubu hakkında da konuşan Akçasoy, “Bu yapının içeriğini ben de merak ettim. Bunun nasıl bir şey olduğunu bu işin koordinatörü olan Ahmet Nazif Bey ile oturarak, konuşarak öğrendim. Yarın öbür gün Sayın Genel Başkanımız cumhurbaşkanı adayı olursa sadece CHP’lilerden oy almayacak. Sayın Genel Başkanımız Türkiye’de birçok partiye oy vermiş ancak bu kez cumhurbaşkanlığa layık görecekleri sayın genel başkana oy verecekler. Bunun için de faklı bir çalışma yapılması gerekiyor benim anladığım budur. Bu farklı çalışmada da siyaset üstü bir durum olması lazım. Kılıçdaroğlu Gönüllüleri içinde çok farklı siyasi partilerin içinden insanlar da var. Bu bir ihtiyaç eğer Sayın Genel Başkan cumhurbaşkanı aday olursa. Bu hazırlıklar bunlar için. Sadece CHP’liler yok bu oluşumda. Birçok insan Sayın Genel Başkan için çalışıyor” diye konuştu.
GENEL KOORDİNATÖR SIKINTI GÖRMEMİŞ
Genel koordinatörün bu kişinin atanmasında bir sıkıntı görmediğini söyleyen Akçasoy, “Bu koordinatörlüğün başında hukukçu olan Sayın Genel Başkan’ın atadığı bir isim var. Ona bütün bu itirazla gittiğinde, ki gitmiş, kendisi de incelemiş. Bu iddialara bakmış. Bu iddiaların bu kişinin bu görevi yapmasında bir sorun teşkil etmediğini düşünmüş ve görmüş ve böyle bir cevap gelmiş. Hukukçu kimliği olan biri bu olaya 3 kere bakması gerekir ki bakmıştır. Türkiye2nin bütün illerinde var bu yapı. Sadece şunu söyleyebilirim: İsim atanırken böyle bir isim ortaya çıkarken belki biraz daha ortak akıl yapılması gerektiği vardı. Belki orada bir eksik var. Ben diğer farklı illerdekine de sordum böyle bir gelişme olunca, sizler de nasıl oldu bu diye. Genellikle benim duyduğum bir ortak akıl yapılmış. Olması gerekenler masanın etrafında olmuşlar. Belediye başkanları, siyasi figürler veya Altılı Masa’nın kalanlarından bile alan iler var o şehirde. Ve ortak bir isim çıkartmışlar. Hatta 10 kişiden 3’e inmiş. O 3 kişi üzerinde dön dön, karar veremeyenler olmuş ama bir ortak akılla bir isim çıkmış. Ortak akıl çok önemli bir şey” şeklinde konuştu.
YANLIŞ BİR SÖYLEM
Ali Şahin’in “Beni istemeyenler Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olmasını istemeyenler” cümlesinin yanlış bir söylem olduğunu belirten Akçasoy, “Hele bu koordinatörlüğü üstlenen bir insan için doğru bir söylem olmamış. Çünkü onun son derece birleştirici ve daha herkesi bir arada tutucu ve kaynaştırıcı bir görevi var şu anda. Ayrıca örgütümüzün büyük bir bölümünde hiç de böyle bir düşünce yok. Sayın Genel Başkanımız aday olduğu taktirde bütün örgütlerimizle birlikte bu mücadelenin içinde olacağız. Bunun daha ötesi de yoktur” dedi.
TÜRKİYE’YE ÇOK ŞEY KAZANDIRIR
CHP’nin Türkiye Vizyonu toplantısını değerlendiren Akçasoy, “Benim çok hoşuma giden bir şeydi. Bir kere her şeyden önce serzenişinde bulunduğumuz ortak aklı gördüm ben orada. İşte o ortak aklı o vizyonda gördüm. Çünkü zaten öyle bir hayalle çıkılmış. Öyle bir vizyon oluşturulmaya çalışılmış. Bu kişilerle beraber bu kişilerin hem yurt içinde hem yurt dışında Türkiye’nin ekonomisine, Türkiye’nin kalkınmasına Türkiye’nin istihdam yaratma çabalarına nasıl bir vizyon getirebiliriz çalışmasını gördüm orada. Dünyadan biz geriden mi bakıyoruz, bir şeyleri mi kaçırıyoruz, teknolojiyi mi kaçırıyoruz? Mesela iklimi öncelikleyen oradaki bu ortak aklın beş kişisinden birsi. Aslında dünya iklimi öncelikliyor. Biz artık stratejik planlarımızda bile ilk önce iklim krizini öncelikliyoruz. Çünkü dünyada iklim krizini öncelikleyemezsiniz başımıza gelecek felaketler ne ekonominizi ne farklı şeylerinizi bırakır. O nedenle buna alınacak önlemleri şimdiden alma zorunluluğumuz var. Buradaki vizyon, açılım, bu ortak akıl Türkiye’ye çok şey kazandırır” diye konuştu.
BİRAZ LOBİ YAPMAMIZ GEREKEBİLİR
Polatlı’nın il olacağına dair çıkan haberler hakkında konuşan Akçasoy, “Bu çok yeni söylenen bir şey. Seçime giderken 2014 yerel seçimlerini bir anda kucağımızda beldeler kapanıyor, köyler mahalle oluyor, kırsaldan gelecek oylar vs gibi bir anda bir değişiklikle karşılaştık. Ne oldu arkasından? Antalya kaybedilmişti. Hatta Eskişehir meclis çoğunluğunu kaybetti içerde. Çünkü kırsaldan gelen oylar çok şeyi değiştirebiliyordu sayısal olarak. Bu nedenle bunun da öyle bir şey olabileceğini düşünüyorum. Gelecekteki genel seçimlerde bu aşağı yukarı 20’ye yakın il söyleniyor. Onlar il olurlarsa mutlaka hesaplanmıştır bu. Oradan kaç milletvekili çıkabilir, oraya hangi ilçeler veya yakın köyler bağlanabilir. Eminim çalışılmıştır. Seçime yönelik bir çalışma olarak düşünüyorum. Muhtemelen bunun neticelerini seçimde hükümet kendi lehine çevirebilecek şekilde dizayn edecektir diye düşünüyorum. Biz Eskişehir olarak hiçbir ilçemizi kaptırmadan şu şeklimizle durmaya gayret edelim derim. Onun için de biraz lobi yapmamız gerekebilir. Milletvekillerinin dikkatine, arkasından bizlerin dikkatine” şeklinde konuştu.