Journal of Internal Medicine dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, çay tüketimi ile kalp ve damar hastalıkları arasındaki ilişkiye ışık tuttu. Çin’de 485 binden fazla yetişkinin verilerinin incelendiği araştırmada, düzenli çay içenlerde damar hastalıkları riski daha düşük bulundu. Siyah çay, demleme yoğunluğu ve çayın içildiği sıcaklık da araştırmanın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Ancak sonuçlar, çayın tek başına kalp hastalıklarını önlediği anlamına gelmiyor.
Araştırmada, Çin’de yaşayan 30-79 yaş aralığındaki 485 bin 934 yetişkinin verileri değerlendirildi. Katılımcılar ortanca 9,05 yıllık takip süresince izlendi. Bu süreçte kalp ve damar hastalıkları, beyin damar hastalıkları, pulmoner kalp hastalığı ve periferik arter hastalığı kapsamında toplam 14 bin 863 vaka kaydedildi. Araştırma sonuçlarına göre, haftada en az üç gün çay içen kişilerde söz konusu hastalıklarla karşılaşma riski, daha seyrek çay tüketenlere kıyasla yaklaşık yüzde 11 daha düşük bulundu. Bu sonuç, düzenli çay tüketiminin kalp ve damar sağlığı açısından olumlu bir ilişki gösterebileceğine işaret etti. Bununla birlikte araştırmanın gözlemsel olması önemli bir ayrıntı olarak öne çıktı. Araştırmacılar, çay içmenin hastalık riskindeki düşüşe doğrudan neden olduğunu bu verilerle kanıtlayamıyor. Beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite ve sigara kullanımı gibi başka etkenler de sonuçları etkilemiş olabilir.
Araştırmada öne çıkan bulgulardan biri de çayın türüyle ilgili oldu. Siyah çay, yeşil çaya kıyasla daha fazla kalp ve damar hastalığı türünde düşük riskle daha tutarlı biçimde ilişkilendirildi. Çayın ne kadar yoğun demlendiği de incelendi. Orta yoğunlukta hazırlanan çay, daha düşük hastalık riskiyle bağlantılı bulundu. Ancak bu sonuçlar, siyah çayın herkes için yeşil çaydan daha faydalı olduğu veya belirli bir demleme şeklinin kesin olarak koruyucu etki gösterdiği şeklinde yorumlanmamalı. Araştırmacıların değerlendirdiği farklı tüketim alışkanlıkları arasında dikkat çekici ilişkiler görülse de bunların doğrulanması için başka çalışmalara ihtiyaç var.
Araştırmanın en dikkat çekici başlıklarından biri de çayın içildiği sıcaklık oldu. Çayını çok sıcak, yakıcı sıcaklıkta tükettiğini bildiren kişilerde damar hastalıkları riski daha yüksek bulundu. Aktarılan sonuçlara göre bu grupta risk, çay içmeyenlere kıyasla yaklaşık yüzde 16 daha yüksek ölçüldü. Bununla birlikte sıcaklık bilgisi katılımcıların kendi beyanlarına dayanıyordu. Bu nedenle sonuç, çok sıcak çay içmenin tek başına kalp ve damar hastalıklarına yol açtığını göstermiyor. Yine de çayı ağız ve boğazı yakacak kadar sıcak tüketmemek, genel sağlık açısından dikkat edilmesi gereken bir alışkanlık.
Araştırmada çay tüketen katılımcılar arasında en düşük tahmini hastalık riski, günde yaklaşık 6-8 bardak çay tüketimi düzeyinde görüldü. Bu bulgu, çay tüketim miktarına ilişkin merak uyandırsa da günde 6-8 bardak çay içilmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Araştırmada bardak ölçülerinin standart olmaması ve tüketim bilgilerinin kişilerin beyanlarına dayanması, sonuçların değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken sınırlılıklar arasında yer alıyor. Ayrıca araştırmanın Çin’de yaşayan yetişkinlerle yürütülmesi, bulguların farklı toplumlara doğrudan genellenmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle yalnızca araştırmadaki en düşük risk görülen miktara dayanarak günlük çay tüketimini artırmak doğru bir yaklaşım değil. Çay tüketimi kişilerin kafeine duyarlılığına, sağlık durumuna ve diğer beslenme alışkanlıklarına göre değerlendirilmelidir.
Araştırmacıların bulguları, kalp ve damar sağlığında tek bir içeceğe odaklanmak yerine genel yaşam alışkanlıklarını dikkate almanın önemini de ortaya koyuyor. Araştırmada çay tüketiminin yanı sıra sigara kullanımı ve fiziksel aktivite de değerlendirildi. Çay içen, sigara kullanmayan ve fiziksel olarak aktif kişilerin oluşturduğu grupta en düşük risk gözlendi. Kalp sağlığını korumak için dengeli beslenmek, düzenli fiziksel aktivitede bulunmak ve sigaradan uzak durmak önemini koruyor. Çayı şekersiz tüketmek de eklenmiş şeker miktarını sınırlamaya yardımcı olabilir. Ancak hiçbir içecek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının veya gerekli tıbbi tedavinin yerini tutmaz.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir Kalkınma Platformu resmi statüye kavuşacak!
Tarkan Demir
O kişi Albayrak değil
Kerem Akyıl
Tepebaşı’nda güvenli yaşam alanı
Seval Erci
Bu şehir Eskişehirspor’la nefes alıyor
Ümit Polatbaş
Halk somut adım istiyor!
Kaan Özcan
Daha iyi performansları göreceğiz
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
Türkiye'de futbol
Osman Cemoğlu