CHP Eskişehir İl Başkanı Recep Taşel, ES TV ekranlarında yayınlanan Açıkça programında Ali Baş, Meltem Karakaş ve Arif Anbar’ın sorularını yanıtladı. “Biz sandık güvenliği anlamında hassas ve uzun süreli bir çalışma yürütüyoruz” diyen Taşel, “Sayın cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanının meclisi feshetme yetkisi yok demişti 6 yıl önce. Bu şekilde davranmıştı ama anlıyoruz ki 14 Mayıs’ta bir seçim sözü verdi. Bu nasıl olacak? Biz Altılı Masa, Millet İttifakı ortakları olarak 6 Nisan’dan önceki seçime onay vereceğimizi ondan sonrasının hiçbir tanesini erken seçim olarak kabul etmeyeceğimizi söylemiştik. Muhtemelen resmileşmediği için herhangi bir şey söylemek mümkün değil ama meclis fesih edilecek. Demek cumhurbaşkanının meclisi feshetme yetkisi varmış. Dün öyle bugün böyle davranıyor. Biz aslında kasımdaki seçime de hazırdık. Biz bütün örgütlerimizle hızlı bir şekilde olası erken seçime karşı hazırlık süreci geçirdik. Genel başkanlarımız 26 Ocak’ta 12’inci toplantısını yapacaklar. Seçim güvenliği konusunu çok önemsedik. Biz de illerde sandık güvenliğiyle ilgili her türlü çalışmayı yaptık. Hazırlıklarımız gayet olumlu bir şekilde ilerliyor. Hatta ilçe başkanlarımıza rica edeceğim. Sandıkta sigara tiryakilerini bile bulundurmamalarını, mümkünse çok gençlerin bulunması gerektiğini ifade edeceğim. Bu kadar önemsiyoruz. Eskişehir’de tüm sandıklarda asil, yedek, kat sorumluları, okul sorumluları ve okullarda bir hukukçu mutlaka olacak. Biz sandık güvenliği anlamında hassas ve uzun süreli bir çalışma yürütüyoruz” diye konuştu.
30 OCAK ÖNEMLİ
30 Ocak’ta Altılı Masa liderlerinin toplantı yapacağını ve bu toplantının çok önemli olduğunu söyleyen Taşel, “Bir ittifak süreci devam ediyor. Her parti kendi içerisinde bir simülasyon yapıyor. En fazla milletvekilini Millet İttifakını nasıl çıkartırız diye. Bu ittifak sürecinin biraz da hangi şehirlerde ittifaklar yapılacak, hangi şehirlerde yapılmayacak, biraz da aday adayı olacak arkadaşlarımız bunu bekliyorlar. Kadir Bey çıktı çalışıyor. Nuray Hanım’ın da bir açıklaması oldu. 30 Ocak önemli. Aday adayları çıkacaktır. Aşağıda, mutfakta bir koalisyon protokolü yapılıyor ve ülkenin problemlerini nasıl çözeceğiz? Ortak dile dönüştürülüyor. Her partinin kendisine göre sağlık, ekonomi, eğitim politikaları var. Bunların hepsi tek sese dönüştürülüyor. Bir anlamda hükümetin ortak programı açıklanacak. İttifak süreci bekleniyor. Açıklandıktan sonra hızlı bir şekilde ivmelenecektir. Sadece bizim partimizde değil tüm siyasi partilerde durum aynı. AK Parti’de de aday adayları bekleniyor” şeklinde konuştu.

"ADAY KILIÇDAROĞLU OLACAK"
“Seçim kararı netleştiğinde cumhurbaşkanı adayını açıklamak 2 saatlik olay” diyen Taşel, “Sanıyorum 15 Şubat’a kadar şekillenir. 15 Şubat itibariyle bir takvim açıklanır. Ama Sayın Cumhurbaşkanı martta açıklayacağını söyledi. O konuda da cumhurbaşkanı adayınız belli değil diye eleştiriliyoruz. Ancak şöyle seçim kararı netleştiğinde cumhurbaşkanı adayını açıklamak 2 saatlik olay. O konuda tüm yurttaşlarımız rahat olsun. Biz CHP İl başkanı olarak genel başkanımızın ben cumhurbaşkanı adayı olacağını ön görüyorum. Çünkü ana muhalefet partisi olarak da çok da yakışacağını düşünüyorum” dedi.
ESKİŞEHİR BUNLARIN İÇİNDE DEĞİL
Ortak listelerden aday gösterilecek şehirler arasında Eskişehir’in olmadığını belirten Taşel, “Simülasyonlar çalışıyorlar. Ama Eskişehir bunların içinde değil. Büyükşehirler içinde değil ama 39 ilde hangi parti hangi şekilde kimlerle iş birliği yaparak ittifak içerisinde bir çalışma yürütülüyor. Aslında olay en çok milletvekili sayısını nasıl çıkartabiliriz çalışması yapılıyor. Tabi ki bazı illerde belki CHP listelerinden belki İYİ Parti listelerinden ortak bir liste yapılacak. Belki Deva Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti o şekilde seçimlere gidecek. Bunların hepsi çok ciddi bir çalışma şeklinde yapılıyor. En fazla milletvekili nasıl çıkartacaksak o şekilde sandığa gideceğiz” şeklinde konuştu.
KAMUOYU YOKLAMALARINDA BAŞARILILAR
Eskişehir’de CHP ve İYİ Parti’nin kamuoyu yoklamalarında başarılı olduğuna dikkat çeken Taşel, “Eskişehir ve belli büyük şehirlerde buna ihtiyaç yok gibi gözüküyor. Artık belki bu görüşmelerden sızmalar da vardır. Doğrudur evet biz bazı partilerimize milletvekilliklerini bizim listelerimizden katılmasını sağlayacağız. Onun faydalı olacağına da inanıyoruz. Yerel seçimlerde bunun başarısı ortadaydı. Aynı yöntemi genel seçimlere de uygulayacağız. O parti görüşüdür. Partideki simülasyonlarda en verimlisi hangisiyse o uygulanacak. Eskişehir’de hem CHP hem İYİ Parti bütün kamuoyu yoklamalarında başarılı. Herhangi bir itiraz olmaz. Biz bir ittifak süreci yönetiyoruz. Niye itirazımız olsun? Orada verimli bir sonuç çıkıyorsa biz de onaylarız, uzlaşırız. Ama Eskişehir’de olacağını düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.
4 VEKİL ÇIKARTABİLİYORUZ
Eskişehir’de yüzde 45 oy alma hedefleri olduğunu söyleyen Taşel, “11-12 tane anketin bir ortalaması mevcut. Burada 7 milletvekili olursa 4 milletvekili çıkartabiliyor CHP. 6 milletvekili de olursa 3 oluyor. Oy oranımız bu simülasyona göre yüzde 40.37 gözüküyor. Ben de hedef olarak yüzde 45’i vermiştim. Yüzde 45 bizim için önemli bir çıtadır” dedi.
BÜROKRATLAR İŞİNİ YAPSIN"
“Her iki milletvekilimiz de oldukça başarılı, çalışkan” diyen Taşel, “Özellikle bu dönemde gerçekten hem yurdun her yerine gitmeye hem de şehirlerinde siyaset yapmak için çaba sarf ettiler. Bu anlamda kendilerinin tekrar adaylık süreçleriyle ilgili beklentilerinin olması kadar doğal bir şey yok. Bu milletvekili meselesinde, adaylık meselesinde belediye başkanlarımızın aslına bakarsanız, bu arada belediye başkanları siyaset yapmalıdır. Belediye başkanları bir siyasi tercihle iş başına geliyorlar. Dolayısıyla hiçbir mahsur görmüyorum. Ancak belediye başkanlarımızın milletvekili sıralaması yapması, örgüte müdahale etmesi, örgütü dizayn etmesini doğru bulmam. Örgüt örgüttür. Belediye başkanları da örgütün bir parçasıdır. Aynı şekilde bürokratlarımız da halka eşit, doğru, tarafsız bir hizmetten sorumludur. Onlar da siyaset yapmayacak. Belediye başkanları siyaset yapacak, bürokratlar da işini yapacak” şeklinde konuştu.
"TARİHİ BİR SÜREÇ"
Ön seçim konusunda hala hassas olduğunu söyleyen Taşel, “Örgüt de şunu yapacak: belediyelerin yaptıkları başarılı çalışmaları halkla buluşturacak. Halkla görüşüp onların beklentilerini halka iletecek. Bu milletvekili aday adaylığı meselesinde aslında örgütün seçici olması gerekiyor. Örgütten temsilerin olması gerekiyor. Bu nedenle ön seçim konusunda hassas olduğumun altını çizdim. Ama ittifak süreci yaşanıyor. Tarihi de bir süreç geliyor önümüze. Cumhuriyetin 100. yılında ikinci yüz yılı inşa etmek üzere bir iddiamız var. O nedenle bazen söylediğinizi de geri almak durumunda kalabiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.
"BU ŞEHİRDE YAŞIYOR OLMALI"
Gösterilecek milletvekili adaylarına ilişkin konuşan Taşel, “Bu şehirde yaşıyor olması bence birinci derecede önemli. Şehri bilmeli, şehrin sorunlarını, güçlü yanlarını, zayıf yanlarını bilmeli. Şehrin nereye evrileceği konusunda bir öngörüsü olmalı. İnsani ilişkilerini parti gözetmeden iyi kurabilen, hoşgörülü olan biri olmalı. O da örgütten, örgütçülüğü bilerek gelmesi avantaj sağlar. Eskişehir CHP örgütünün temsilcileri, yani üyeleri uzun yıllardır seçme seçilme hakkını kullanamıyor. Milletvekili, belediye başkanı, meclis üyesi seçemiyor. O nedenle kendilerini çok dışlanmış hissediyorlar. Örgütü mutlaka ayağa kaldırmak gerekiyor. Onların tercihine kulak vermek gerekiyor. Ben ön seçimle ilgili beklentilerimi bitirmedim. Belli şehirlerde ben ittifak sürecinin yaşanacağını düşünmüyorum. Dolayısıyla büyükşehirlerde hala süre daralmış olsa da bu şansımızın olduğunu düşünüyorum” dedi.
YILMAZ BÜYÜKERŞEN VAZGEÇİRDİ
İstifa kararından kendisini Yılmaz Büyükerşen’in vazgeçirdiğini söyleyen Taşel, “Ben istifa etme konusunda çok kararlıydım. Genel merkezimizle görüştüm, vekillerimizle görüştüm, belediye başkanlarımızla görüştüm. En son yılmaz Büyükerşen hocamızla görüştüm ondan sonra kalma kararını verdim. Sayın Yılmaz Büyükerşen ile görüştüğümüzde bilge kişiliğiyle oturduk. Bir Türkiye fotoğrafı çizdi. Kalmamın yararlı olacağını söyledi. Aslında çok kararlı gitmeme rağmen, istifa dilekçem hazır olmasına rağmen Sayın Büyükerşen’in ikna etmesiyle tarihi sorumlulukla görevimde kaldım. Yılmaz Büyükerşen net bilge kişiliğiyle o fotoğraftan sonra beni ikna etti diyebilirim. Hepimize düşen tarihi bir sorumluluk var. Yılmaz Büyükerşen’e de düşen bir sorumluluk var. Cumhuriyetin ikinci yüz yılını ederken bilge kişiliklere ihtiyaç var. Tabi ki sayın hocamızın da hükümet etme anlamında iktidarın bir bakanı olarak da çok yakışır. Meclis başkanı olarak da çok yakışır. Eskişehir’e kaynak aktarabilecek yegâne kişidir. Türkiye durumunu çok dert ettiğini biliyorum hocanın. Her şey olmalıdır. Bakan da olmalıdır” diye konuştu.
"DENEYİMLERİNDEN YARARLANACAĞIZ"
Yılmaz Büyükerşen’in milletvekili olacağına ilişkin çıkan söylentiler hakkında konuşan Taşel, “İktidarda mutlaka bir aktör olmalıdır. Yılmaz Büyükerşen öyle akil bir akla bizim ihtiyacımız var. Belediye başkanlarımızın deneyiminden yararlanarak biz ülkeyi yöneteceğiz. Bürokratlarımıza güveniyoruz. 5 dönem seçim kazanmış Türkiye’de marka değeri olan Sayın Yılmaz Büyükerşen bu iktidarda mutlaka aktör olmalıdır. Milletvekili olarak olabilir, bakan olarak olabilir. Benim beklentim budur il başkanı olarak” şeklinde konuştu.
"ÖRGÜTLER ÜZERİNDE TAHAKKÜM KURULMAMALI"
“Üç belediyenin de CHP'li olması siyaset yaparken işinizi kolaylaştırıyor mu zorlaştırıyor mu?” sorusunu da yanıtlayan Taşel, “Çoğu zaman birbirimize ihtiyacımız oluyor. İl başkanımız arıyor diyor ki sevgili başkanım ne kadar şanslısınız. Eskişehir'in gözbebeği üç belediyesi merkezde olan 4 kırsalı olan bir şehirde il başkanlığı yapıyorsunuz diyor. Diyorum içi beni yakar dışı sizi yakar hesabı. Bu böyle değil arkadaşlar. Belediyeler olağanüstü güçleri ile maddi manevi güçleriyle örgütler üzerinde tahakküm kurmamalıdır. Örgüt işini yapmalıdır. Belediyeler işini yapmalıdır. İkisi birbirine beslemelidir. Tarifi yaptım buradan ne demek istediğimi çok açık anlattım. Olması gerekene söylerim onun üzerinde çok fazla yorum yapmanın bize zarar vereceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
"BARIŞ DİLİ HAKİM OLSUN"
AK Partili seçmenin kendisini sevdiğini söyleyen Taşel, “Benim çok iyi belki dilimden dolayı AK Partili seçmen çok seviyor. Benle oturduğunda ak partiliğini unutuyor onu açıkça söyleyeyim. Bu barış dilini kullanmak karşındakine nazik davranmak güler yüzlü olmak. Bilmiyorum ben karşılaşmadım. Hatta bir anımı anlatmak isterim Zihni Bey seçildikten sonra hayırlı olsun ziyaretine gittik randevu vermişti o saatte de namazdaymış. Yönetici arkadaşlarımız vardı tüm başkan yardımcıları başkanım biz seni çok seviyoruz dediler, başka bir şey demediler. Zihni Bey'in namazı bittikten sonra geldi dedim başkan yardımcılarına sahip çık yoksa alıp götürürüm dedim. Yani benim bir problemim yok. O belki dilimizle ilgili olabilir. Ben kimseyi ötekileştirmiyorum. Bunun aslında Türkiye'nin dili olmasını düşünüyorum. Barışçıl, kucaklayan aslında tüm Türkiye'ye hakim olmasını istiyorum. O nedenle de bunu bu dönem yapabileceğimize inanıyorum. Başarı buradan geçiyor” dedi.
"KIRGINLIĞI ARTIK BİTMELİ"
Ahmet Ataç’ın kırgınlığının artık bitmesi gerektiğini söyleyen Taşel, “Sizin programınızın ertesi günü ben ziyarete gittim Ahmet Başkan’ı. Hem bu programda söylediklerinin bir kısmında eksik bilgi olduğunu hatırlatmak hem de Allah’a ısmarladık demek için. Kırgın olma hakkı var. Neden kendisini kurultay delegesi olmaması kongrede yok sayılmasının kırılganlığını yaşıyor. Ancak şöyle bir şey var: Bizim kongrelerimizde bunlar yaşanır. Çarşaf liste ile yapılan bir seçim. Bunun çok uzun yıllara yayılmasında bir sıkıntı görüyorum. Ahmet Başkan’ın da o kırılganlığının artık bitmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Kongre süreci geldiğinde belki tekrar masaya yatırılır ama biz iktidara gidiyoruz bugün bunlarla uğraşmamamız gerekiyor. Bir de bunu partinin kurullarında konuşmak daha değerlidir. Kamuoyuna açık yerlerde konuşmanın sıkıntılı olabileceğini düşünüyorum. Bu bize zarar verir parti olarak. Olmaması gerekir ama onun kırılganlığını da saygıyla karşılıyorum” diye konuştu.
"ÖTEKİLEŞTİRME HAKKIMIZ YOK"
Taşel konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Biz aslında birbirimizle düşünsel anlamda örtüşmesek dahi bu dönemde iktidar odaklı çalışırken birbirimizi ötekileştirme hakkımız yok. Ortak hedef belli 2023'te iktidar olmak. Cumhuriyet Halk Partisi'nin oy oranlarını arttırmak gerekiyor. Nedir bu? Şudur: Biz burada belediye başkanlarımız olağanüstü tercih edilen çalışkan başarılı belediye başkanlarımız. Oy oranları AK Parti'nin iki katı oluyor. Peki belediye başkanımız siyaset yapmazsa partinin oyu nasıl artar? İlk bölümde söylediğim konu budur. Belediye başkanlarımız başarılı aldığı oy oranlarını Eskişehir'de parti oylarına yansıması gerekiyor. Çünkü genel başkanımız Cumhurbaşkanı muhtemelen çok çok yüksek ihtimalle aday olacaktır. 13 Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu olacaktır. Olmasa da o anlamda bir sıkıntı hissetmiyorum. Dolayısıyla hem parti oylarımızın hem de Cumhurbaşkanı adayımızın oylarının en yüksek oyla seçilmesi gerektiğini düşünenlerdenim.”