alexa
Fast Express tepe banner kampanya

Murakami'nin yazarlığa başlama serüveni

“Oysa biz, yaşamaya devam edenler,her yıl,her ay,her gün, yaşlanmaya da devam ediyoruz. Öyle zamanlar oluyor ki bazen her saat başı yaşlandığımı hissediyorum adeta. Ve işin korkunç yanı, bunun doğru olması.”

22 Haziran 2020 08:26
A
a
Herkese merhabalar bu hafta yazıma balkonunuzda, bahçenizde bir çırpıda okuyacağınız Haruki Murakami’nin “Rüzgarın Şarkısını Dinle “ adlı kitabıyla devam ediyorum Haruki Murakami’nin yirmili yaşlarının sonunda yazdığı, çevrilmesine yıllar sonra izin verdiği ilk romanı Rüzgârın Şarkısını Dinle Murakami okurlarını şaşırtacak ipuçlarıyla dolu…. Anlamak için düşüncelere daldıran, kitabın içinde merakla kaybolacağınız bir kitap aynı zamanda. Kitabın içeriği kadar yazılış öyküsü de çok fazla merak konusu. Çocukluk dönemi boyunca hiç konuşmaması Haruki’ nin kitapları sevmesinin bir nedeni. Belki de hatta bu öyle uzun bir sessizlik olmuştur. Uzun yıllar süren konuşma tedavisi boyunca kitaplar hep yakın arkadaşı olmuştur. On dört yaşına girdiği yaz ise, kendi deyimi ile; içindeki baraj yıkılmış ve yıllardır süren suskunluğu nihayet sona ermiştir ve konuşmaya başlamıştır. Bir gün işten çıkıp beysbol maçı izlemeye gider. Oyunun ortasında top havalanırken birden kendi içinde bir aydınlanma yaşar. “Ben roman yazabilirim.” İşte bu ilahi adımla beraber o gece evine gelip mutfak masasında ilk kitabını yazmaya başlar. Sonrasında yaralı bir güvercini ellerine alarak devam eder. Bu kitap onun ilk eseridir. Rüzgarın Şarkısını Dinle, Haruki Murakami’nin ilk kitabı olmasına karşın yayımlanmasına ancak yıllar sonra verdiği eseridir. Kendi deyimiyle novella tadındaki kitabında on sekiz günlük bir maceradan bahsetmektedir. Gençlik yılları, arkadaşlığı, kız arkadaşları, hayata bakışı ve en önemlisi yazarlığa nasıl başladığı bu kitapta yer almaktadır. O kadar yalın, o kadar hoş bir tat bırakan eser ki hayranlarının mutlaka bu kitabı da okuması gerekiyor.

Özetle...

Yazarın ilk kitabı olduğundan bir takım hatalarla karşı karıya kalabiliyoruz. Murakami kendi tarzını daha ilk kitabında ortaya koymuş. Karakterlerin yalnızlığı, kayboluşları, sessizlikleri başarılı bir şekilde aktarılmış. Murakami’yi sevenlerin bu kitabı da seveceğini düşünüyorum. Çünkü aynı zamanda onun hayatını ve yazarlığa başlama serüvenini okuyoruz. Kitap hakkında olumsuz bir yorum yapacak olursak da bu kesinlikle hikayelerin belli bir akışta devam etmemesi olurdu ama bunu da yazarın ilk kitabı olduğundan toyluğuna verebiliriz. Bir de tavsiye eğer hiç Murakami okumadıysanız bu kitapla başlamayın. Keyifli okumalar.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat