Enflasyon yerinde saydı karşılıksız çekler patladı!
AK Parti iktidara geldiği 2002 sonunda yüzde 29,7 olan enflasyonun aradan geçen 24 yıla rağmen halen 29,7 olması ironi olarak değil, başarısızlık hikayesi diye okumakta fayda var.
Son dönemi, 2026 yılını baz aldığımızda dahi…
Ocak 2026’da yüzde 30,8 olan enflasyon 10 ay sonra sadece yüzde 0,88 geriledi.
Yani 10 ayda yüzde 1’lik bile bir düşüş kaydedilemedi.
Peki Türkiye’de emeklisinden memuruna, esnafından işçisine, küçük ölçekli iş insanından ihracatçısına toplumun tüm kesimleri için…
86 milyon için bir ekonomik öngörü sunması beklenen Orta Vadeli Program defalarca revize edildi?
Arşivler ortada.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 6 Eylül 2023 tarihinde açıklanan OVP’ye ilişkin şu değerlendirmesi kayıtlarda duruyor:
“Makro ekonomik ve finansal istikrarı sağlayıp orta vadede, 2026'da enflasyonda yüzde 8,5'lik bir oranla tek haneli enflasyonu hedefliyoruz."
6 Eylül 2023 tarihine dikkatinizi çekerim…
Pandemi geride kalmış, 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremin üzerinden 5 ay geçmiş. Anlayacağınız depremin yarattığı tahribat biliniyor ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu açıklamayı yapıyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in söylediği gibi ABD-İran savaşıyla yükselen enerji fiyatlarının enflasyona yarattığı yüzde 7’lik etkiyi göz önüne alsak bile…
Sonuç?
Bu yıl sonu hedefiyle yakından uzaktan alakası olmayan yüzde 29,7’lik bir enflasyon.
Makro ekonomik göstergelerde tabii ki enflasyon tek başına veri olarak kabul edilmez.
Peki, başta imalat sanayi olmak üzere reel sektörde durum nasıl?
İçler acısı.
Konkordatolar, iflaslar, son 4 yılda 450 bin kişiyi geçen istihdam kaybı, daralan piyasalar ve en nihayetinde karşılıksız çeklerin deyim yerindeyse patlaması…
Merkez Bankası verilerine göre Ekim 2026 döneminde karşılıksız çeklerde çok sert yükseliş yaşandı.
Karşılıksız işlemi yapılan çeklerin toplam tutarı 26,4 milyar liraya ulaştı. Bu, bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 35’lik bir artış anlamına geliyor.
Eylül ayında 25,65 milyar lira olan karşılıksız çek tutarı, ekimde yüzde 2,9 yükseldi.
Ekimde bankalara toplam 727 bin 63 çek (676,5 milyar TL değerinde) ibraz edilirken, bunlardan 21 bin 460’ı karşılıksız çıktı.
Üstüne bir de ekonomiye yarattığı olumsuz etki bakımında trilyon liraların konuşulduğu fon vurgunu…
İki ayda yüzde 25 gerileyen borsa, 175 milyar doları bulan borsadaki şirketlerin değer kaybı, sermaye piyasalarına duyulan güvenin sarsılması da cabası…
Zamanında bile olsa en geç bir buçuk yıl içinde seçim olacak.
Türkiye’de AK Parti iktidarının artık gelenekselleşen popülist seçim ekonomisi politikalarını göz önüne aldığımızda…
Enflasyonun, OVP’de belirlendiği gibi 2027 yılı sonunda yüzde 21’e gerilemesi şimdiden mümkün görünmüyor. Büyüme de yüzde 3’ün altında kalacak.
Bırakın küçülmeyi, ayakta kalabilen işletmeler başarılı sayılacak.
2027 yılına iki aydan az bir süre kala olabilecekleri az çok kestirebiliyoruz.
Asgari ücret yine açlık sınırının altında kalacak, 35 bin lira civarında belirlenecek…
5 milyonu en düşük aylık alan 18 milyon emekli yine hüsran yaşayacak…
Memur ve kamu işçisi yine umduğunu bulamayacak…
Yanlış ekonomi politikalarının bedelini yine toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan dar ve sabit gelirli, yani ezilenler ödeyecek.
Fon vurgununda olduğu gibi, birileri malı hamuduyla götürürken...
Altta kalanın canı çıkacak.
(ANADOLU GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR)
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...