alexa

Hasırca’yı takip edeceğim

Cihan Yıldırım yazdı

8 Eylül 2018 09:30
A
a
Kızılay’ın Hasırca Kampı var. Kent merkezine de yakın, harika bir doğanın içinde yer alıyor. Değeri giderek artan bir merkez... Hasırca, ilk andan itibaren Kızılay’ın kuruluş amacına uygun kullanıldı. Yani maddi durumu yetersiz ailelerin çocukları buradan faydalandı. Kültür Başkentliği döneminde elden geçirildi. Daha da güzel oldu. Adeta ‘tatil köyü’ oldu. Gittik, güzel işleri yerinde gördük. Sonra bi protokol falan imzalandı, bi şeyler oldu... Hasırca,  Gençlik ve Spor Bakanlığına geçti falan... Kızılay kendi mekanında ‘kiracı’ durumuna düştü, düşürüldü. O gün de itiraz ettim. Bu uygulama yanlıştı. Bakanlığın çok ihtiyacı varsa kendine sıfırdan bir yer yapsın. Şimdi burayı kimlerin ne amaçla kullanacağına bakacağız. Fakir fukaranın çocuğu girebilecek mi? Bunu takip edeceğiz... Hasırca’nın ‘tatil köyü’ olmasına Kültür Başkentliği vesilesiyle büyük katkı sağlayan Nabi Avcı’ya bir kez daha teşekkür ediyorum.
 
Baro’da ‘Odunpazarı’ sendromu!
2010’dan beri Baro Başkanlığı yapan Rıza Öztekin, aday olmayacağını açıkladı. Önce Mustafa Elagöz ‘adayım’ dedi. Ardından Özgür Evren Kırdemir adaylığını duyurdu. Dün de Pınar Turhanoğlu Gücüyener’in adaylık için yola çıktığını öğrendim. Telefonda görüştüğüm Pınar Hanım, adaylığını doğruladı. Pazartesi günü basın toplantısı yapacak. Gücüyener’in şu sıralar yönetim kurulunu belirlediğini duydum. Bunlar ‘maddi’ bilgiler... Kulisler nasıl? Şöyle şeyler duydum... Elagöz, Öztekin’in ‘devamı niteliğinde’ deniyor. Elagöz, Öztekin’in yönetiminde olduğu için böyle deniyor sanırım. Sosyal demokrat biri olarak biliniyor. İddialı projeler hazırlayan Kırdemir de aynı camiadan... Gücüyener ise AK Parti’de uzun yıllar görev yapan bir isim. Teşkilatta çalıştı, meclis üyeliği yaptı... Gücüyener’in MHP cephesinden de destek göreceği muhakkak... Sosyal demokrat oylar ikiye bölünür, Gücüyener de iyi bir yönetim oluşturur ve seçim sürecinde ciddi hata yapmazsa başkanlığa yakın görünüyor. CHP ve DSP’nin Odunpazarı’nda bölünerek belediyeyi iki dönem AK Parti’ye kaptırması durumu söz konusu...
 
Nafiz Mercan’ın ardından

Nafiz Mercan’ın ardından


Dr. Nafiz Mercan... 1969-1990 yılları arasında Eskişehir Devlet Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı olarak çalıştı. Bu hastanede Başhekimlik görevinde de bulundu. Bir dönem TCDD Hastanesinde görev yaptığını, yine uzun yıllar Eskişehir Kızılay Dispanserini başhekim olarak yönettiğini de Can Hacıoğlu’nun vefatının ardından kaleme aldığı yazıdan öğrendim. Tanıma fırsatı bulamadığım Nafiz Mercan’ın pek çok kişiden iyi bir hekim, iyi bir insan olduğunu duydum. Vefatının ardından bu özellikleri daha çok konuşulur oldu. Nafiz Mercan güzel uğurlandı... Allah herkese böyle cenaze töreni nasip etsin. Burada kendi kişiliği kadar Tokyo Büyükelçimiz olan oğlu Murat Mercan’ın dostlukları da etkili oldu. Dün Mahmut Sami Ramazanoğlu’nda mevlit okutuldu. Yine pek çok seveni oradaydı. Şifa dağıtan güzel insana Allah’tan rahmet diliyorum.
 
Hızınıza yetişemiyoruz

Hızınıza yetişemiyoruz


AK Parti’de ‘gergin’ şeylerin yanı sıra ‘garip’ şeyler de oluyor. Bir süredir Volkan Doğan ve İbrahim Yılmaz Kaynarca’nın arasının açık olduğu konuşuluyordu. Konuşanlar da kendi adamları... Karşılıklı ‘laflar’ gönderildiğini bile duyduk. Kaynarca, son açıklamasının önemli bir kısmında Doğan’ı hedef almıştı. O açıklamanın mürekkebi kurumadan sosyal medyaya ikiliyi ‘mutlu mesut’ gösteren bir paylaşım düştü. Doğan, fotoğrafı “Şehrin güney ve doğusu ile kuzey ve batısı, yani şehrin iki yakası bir araya geldi. Kolay gelsin İbrahim Başkan” diyerek, Kaynarca ise “Hedef belli, istikamet net. Niyet edilince sağa sola bakılmaz, nifaklar duyulmaz. Şehri #AkBelediyeler ile buluşturmak üzere birlikte çalışmaya devam...” notuyla paylaştı. Ne diyelim, hızınıza yetişemiyoruz başkanlar biraz yavaşşş! Eee ikisi de genç olunca... Sanırım biz biraz yaşlandık...
 
  • Hastaneyi açmadan öldürdünüz
  • Koskoca şehir hastanesi
  • Yedi yıldızlı otele benzeyen şehir hastanesi
  • 50 yıllık ihtiyaca cevap veren şehir hastanesi
  • Pırıl pırıl şehir hastanesi
  • 1081 yataklı şehir hastanesi
  • Bölgeye hizmet edecek şehir hastanesi
  • Çevresini de kalkındıracak şehir hastanesi
  • Seçmeni iktidara yakınlaştıracak şehir hastanesi
  • Görenlerin hayran kalacağı şehir hastanesi
  • Ballandıra ballandıra anlatılacak şehir hastanesi
Yol sorununa kurban edildi. Gelen yol diyor, giden yol diyor. Ağzını açan yol diyor. Devasa hastane değil de Karayolları bakım merkezi sanki... Yol, yol, yol... Ankara’dan gelen yol diyor, buradan konuşanlar yol diyor... Amaç ne? Büyükşehir falan filan... Yılmaz Hoca yıpransın... Açmadan hastaneyi öldürdünüz be. Velev ki Hoca yolu yapmadı, böyle bir hastane yapan iki satır yolu yapamaz mı? Nedir bu yol, yol, yol... Siyaset hizmet etmekle bitmiyor. Uyanık da olacaksın. Karşında Hoca varsa 24 saat uyanık olacaksın. 
 
Eskişehir’e kayyum atanmış gibi...
Anadolu Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı oldu. Hemen gugıl’a yazdık, kimdir diye... Ortaya aşağı yukarı ‘FETÖ avcısı’ gibi bir sonucu çıktı. Prof. Dr. Çomaklı, daha gelmeden ‘efsanesi’ kente ulaştı. FETÖ’nün mali yapısını çökertti... Polis Akademisi’nde önemli görev yaptı... Kriptoları çözdü... Ekonomik saldırıyı tahmin etti... Hakkında söylenenler böyle uzayıp gidiyor. Çevremde o kadar insan, öyle şeyler konuşuyor ki... AÜ’ye rektör değil de Eskişehir’e kayyum atanmış gibi...
 
Yeni Rektör’den iki mesaj...
Anadolu Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, tanıdığımız biri değil. Doğal olarak merak ediliyor. Başta üniversite çalışanları olmak üzere herkes kendisi hakkında bilgi sahibi olmak istiyor. Hoca’nın Twitter hesabına göz attım ve ‘geleceğe ışık tutacak’ iki paylaşım seçtim... 
  1. Fetullah’a bağlı köpeklerin ve millet ile devlet düşmanlarının ağzından salyalar akıtarak saldırdığı, bombalar yağdırdığı 15 Temmuz saldırılarına yalan diyen kişi şerefsizdir, haysiyetsizdir, namussuzdur, soysuzdur. Dedemin dediği gibi “Gâvuroğlu gâvurdur”
  2. Eskişehir’de katliam yapan üniversite hocasını, varsa eğer, koruyup kollayanın vay haline... Öldürülen bilim insanlarının hesabını Türkiye Cumhuriyeti hukuku soracaktır, hele ki bir katliam yapacak kadar gözü dönmüş birini sistemde bilerek tutmuş olanlar muhakkak hesap verecektir...
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat