Cumhurbaşkanlığına en iyi aday Büyükerşen

Videoyu Aç Cumhurbaşkanlığına en iyi aday Büyükerşen
A
a

Odunpazarı Belediye Başkanı Kurt: Türkiye'de şu anda CHP’nin gösterebileceği en iyi aday Büyükerşen'dir. Bunu saklamanın, ötelemenin anlamı yoktur. Büyükerşen partilidir, sosyal demokrattır, sol kesimin oyunu rahatlıkla alacak niteliktedir.

Ama iyi devlet adamlığı, iyi öğreticiliği işte hocalığı, üniversite kurmuş olması Türkiye'de 20 yıldır uyguladığı belediyecilik anlayışı içerisinde çizgide sağdan da oy aldığının göstergesidir. Seçimi kazanmaya en yakın aday Yılmaz Büyükerşen’dir

ES TV’de Murat Taşkın ve Cihan Yıldırım’ın konuğu olan Kurt’a MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘erken seçim’ önerisi de soruldu. Kurt, şöyle konuştu: “Devlet Bahçeli'nin gelenekselleşmiş bir klasiği. Çünkü koalisyon çatladı bu çok net. Kim ne derse desin daha önceden de işte bu Anayasa geçerse koalisyon olmayacak denmesine rağmen 16 Nisan'dan bu yana Türkiye'de fiilen bir koalisyon var zaten. Ve bu da ancak bir yıl dayanabildi. Çünkü Bahçeli alabileceklerini aldı, almaya çalıştı. Alamayacakları da gitti. Güvensiz bir koalisyondur çünkü belli ilkeleri olmayan bir koalisyondu. Devlet Bahçeli'nin parti içi yarışmada AKP'yi kullanarak geldiği bir nokta vardı. AKP'nin de kamuoyundaki kaybolan desteğini MHP ile kolladığını ya da kurtardığını zannederek ortaya çıkarmaya çalıştığı bir süreç vardı ve bu sürecin yürümediği görüldü. Yürümüyor. Türkiye'de şu anda hiçbir şey iyi gitmiyor bana bu işi iyi gidiyor diyen bir kişi çıksın yanlış söylüyordur bilerek bunu kasten söylüyordur.”

İçeride batmış, dış dünyayla
Tüm ilişkileri soyutlanmış

Kurt, şöyle devam etti: “AKP iktidarı içerde batmış ve ekonomiyi bitirmiş, dış dünyayla tüm ilişkileri kesilmiş soyutlanmış. Bugün Avrupa Birliği İlerleme Raporu açıklandı onu kaçırıyoruz Avrupa Birliği’nin İlerleme Raporu AKP için 2002'lerde 2005'lerde ciddi referanslardı. Maalesef Türkiye'nin Avrupa'dan hızla uzaklaştığını tespit eden bir rapor. Dış dünyayla ilişkimiz komşularımızla savaş haline gelmiş, sınır güvenliğimiz kalmamış, hiçbir işadamının üç ay sonra şu iş şöyle olur diyerek yatırım yapmadığı bir döneme girmişiz. Böyle bir dönemde ne yapacak Devlet Bahçeli, 2002'de ne yaptıysa onu yapacak 2007'de Cumhurbaşkanlığı seçiminde ne yaptıysa onu yapacak. Bu işlevini yerine getiriyor ve koalisyonu bozdu koalisyonun bozulmasının sonucu nedir oraya bakmamız lazım artık.”

MHP’nin yüzde 70’i gitti
İYİ Parti’nin MHP tabanının yüzde 70’inden fazlasını aldığını ifade eden Kurt, “Kadroları bilemem ama tabanda, çarşıda pazarda gördüğümüz zaman geçmişte MHP'ye oy verenlerin büyük bir çoğunluğu iyi Parti diyor. O zaman bu parti, üçünün toplamı yüzde 10 barajını geçer. Üçünün toplamı yüzde 10 barajını geçtiğinde üçü de yüzde on barajını geçmiş sayılır. MHP kendi kurduğu tuzağa kendi düşer ve o zaman işte birçok yerde Saadet Partisi, birçok yerde İYİ Parti birçok yerde Demokrat Parti milletvekili çıkaracak hale gelir. Bu milletvekillerini bizden alamaz, alacağı yer bellidir” dedi.

Yüzde 49’un adayını bulabilirsek...
CHP’nin seçimi hazır olup olmadığı yönündeki soruyu da şöyle cevapladı: “Parti her zaman seçime hazır olmalıdır. İktidar olmak istiyorsan her zaman seçime hazır olmalısın. Şimdi bizim parti içindeki bazı çekişmeler, sürtüşmeler bizim sanki seçime hazır değilmiş iç kavga varmış gibi gösterir ama CHP’de bir demokratik yapı vardır. Parti kongrelerinde, il yarışmalarında karşı karşıya gelen insanların yerel seçimde sağ partiler gibi başka partiye oy vermesi söz konusu olmaz. Çok canı gönülden çalışmasa bile gelir, kendi partisine oy verir çünkü o bir ilke etrafında o partiye gönül vermiştir. Dolayısıyla bizim bu iç çekişmelerden oy kaybımız olmaz. Biz önümüzdeki sürece diğer partilere göre daha hazırız. Dağılma sürecine giren bir AKP'de insanlar sandığa bile oturmayabilir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşadık. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun seçilmesi için CHP çalıştı, MHP çalışmadı. Gittiler Tayyip Erdoğan'a oy verdiler, moral verdiler. Biz diğer partilere göre daha avantajlıyız. Doğru değerlendirirsek, doğru adaylarla, doğru organizasyonuna doğru seçim bildirgeleriyle süslersek, evet tabii Cumhurbaşkanlığı rejim açısından söylüyorum bu yüzde 49’un adayını bulabilirsek bizim seçimi kazanmamamız için hiçbir sebep yok.”

Saklamanın anlamı yoktur
Kurt, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı konuşulurken “O ismin çok uzakta olmadığını söyleyenler var” denilmesi üzerine “Türkiye'de şu anda CHP’nin gösterebileceği en iyi aday Sayın Yılmaz Büyükerşen'dir. Bunu saklamanın, ötelemenin anlamı yoktur. Sayın Yılmaz Büyükerşen partilidir, sosyal demokrattır, sol kesimin oyunu rahatlıkla alacak niteliktedir ama iyi devlet adamlığı, iyi öğreticiliği işte hocalığı, üniversite kurmuş olması Türkiye'de 20 yıldır uyguladığı belediyecilik anlayışı içerisinde çizgi de sağdan da oy aldığının göstergesidir. Bugün Eskişehir'de MHP'deki, AKP'deki nasıl insanlardan oy almış ise Türkiye'de de alacaktır. Çok zor bir şey değildir. Yılmaz Büyükerşen'in çıkıp televizyonlarda Türkiye ile ilgili gelecekle ilgili anlatacağı yarım saatlik konuşmalar seçmeni değiştirecektir. Ben buna inanıyorum. Partinin ve diğer partilerinde yapacağı destekle seçimi kazanmaya en yakın aday Yılmaz Büyükerşen’dir” dedi.

Ön seçimi savunanlardanım ama...
Kurt, ön seçim için şöyle konuştu: “Ben ön seçim olmasını her zaman savunanlardanım ama belli çekincelerim var. Belli şartlar vardır bunlar yerine gelmediği sürece ön seçimden sağlıklı sonuç çıkacağını zannetmiyorum. Dolayısıyla bizim mesela geçmiş seçimde 2015 yılında yapılan seçimde biz birçok yerde ön seçim yaptık. Ankara'da milletvekili sayımız arttı mı? Bir kişi arttı o da zaten sayı arttığı için... İzmir'de ön seçim yaptık. Milletvekili sayımız arttı mı? İstanbul'un birçok yerinde ön seçim yaptık, üç bölgesinde de yaptık. Milletvekili sayımız arttı mı? Artmadı... Yani seçilen arkadaşlarıma bir şey deme şansım yok ama partili vicdanı olarak baktığım zaman seçilmesi gerektiğini düşündüğümüz arkadaşlarımızın birçoğu seçilemedi. Seçilen arkadaşlarımızın da hangi özelliklerinden dolayı seçildiğini kavramakta zorluk çektiklerimiz var. O nedenle ön seçim ilke olarak yapılmalıdır ama şartları da oluşturulmalıdır. Şimdi Eskişehir'le ilgili sorarsanız biz her dönem ön seçim yapılması gerekir dedik ama ön seçimi yaptıracak olan örgüt. Örgüt önseçim yapılsın diyor ise gidip Ankara'da bunun gereğini yapmalıdır. Yani ön seçim yapılsın ama Ankara'ya gitmiyorum. O zaman olmaz. Kararı verenler ön seçim demiyor. Yani onun için Eskişehir'de bizim örgütümüz var, örgütümüzün Başkanı İl Başkanı ‘ön seçim yapılması için elimden geleni yapacağım’ dedi kongrede. Bu bir taahhüttür, gitmelidir. Ankara'da ön seçim yaptırmalıdır ve şöyle bir tablo var. Bizim tüzüğümüze göre bir milletvekili iki kez merkez yoklamasıyla aday olamaz. Yani şu anda bizim üç milletvekilimizin üçü de ön seçimi istemek zorundadır. Tüzüğe göre...”
 
1000
icon
ATAKAN MERT 19 Nisan 2018 19:59

KEMAL KILICTAROGLU.. KENDISI OLMUYOR? NEDEN ACABA? ZATEN OLAMICAM BARI BURDA VEKILLIKLE HEMDE BASKANLIGI KAYBETMIYIM DER..

0 1 Cevap Yaz
Marmara kazim 19 Nisan 2018 16:25

10 haberden 3 'u buyukersene ait.Bu kadar taraf tutmayin

1 1 Cevap Yaz
memduh 19 Nisan 2018 10:33

'Tek adamlık' soysuzluk çukurunu,sorgulayıcı bir bilinçle 80 milyonluk 'Çok adamlığa' taşıyacak bir gelecek devrimi için, mahçup olmamayı seçtirmiş ol bize.Kişiliğinizle ikna ediciliği, İnsan olmaya susamış bir toplumu temsilliyeti onur vesilesı kılma mecburluğun ötelerine taşıma yoluna baş koymaya 'adayım' demek olarak anlamak istiyoruz.. Yani tercih denemesi değil, insani irademizin önü açılsın kendi geleceğine

4 2 Cevap Yaz
başkan. 19 Nisan 2018 09:58

kazım başkan da milletvekili adayı olmalı. kesin kazanır

4 1 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat