×

Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde personel alarmı: 132 hemşire açığı var!

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Yunus Emre Devlet Hastanesi’ndeki personel durumuna ilişkin hazırladıkları çalışmada kadroda görünen personel ile fiilen çalışanlar arasında ciddi fark bulunduğunu söyledi. 986 ebe ve hemşireden yalnızca 854’ünün aktif çalışıp nöbet tutabildiğini belirten Köksal, “Sağlık ordusunun gerçek gündemi personel eksikliğidir” dedi.

Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, kentteki sağlık kurumlarının personel durumuna ilişkin hazırladıkları çalışmayı değerlendirerek, kadroda görünen personel sayısı ile fiilen çalışan personel sayısı arasındaki farkın iş yükünü artırdığını söyledi. “Sağlık ordusunun gerçek gündemi personel eksikliğidir” diyen Köksal, “Eskişehir’deki sağlık kurumlarımızın personel durumunu tek tek çalıştık. Hazırladığımız raporu Bakanlık yetkililerimiz ve İl Sağlık Müdürümüz ile paylaşacağız. Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde 986 ebe ve hemşire görünürken, aktif olarak çalışan ve nöbet tutabilen personel sayısı 854. Yani 132 ebe ve hemşiremiz, mesleki yük, aşırı çalışma ve çeşitli sağlık nedenleriyle çalışamaz veya nöbet tutamaz durumdadır. Bir taraftan aile sağlığı merkezlerindeki sözleşmeli personel yükünü hastanelerimiz taşırken, diğer taraftan 98 hemşiremizin birinci basamağa gitmesi hastanelerimizdeki yükü daha da artırmaktadır. Biraz samimi olalım ve asıl gerçekleri görelim. 855 yataklı bir hastanede her 10 çalışandan yaklaşık 2’si nöbet sisteminin dışında kalıyorsa, kalan sağlık çalışanlarının yükünü artık görmezden gelemeyiz. Gündüz klinikleri, ek binalar, poliklinikler ve verilen diğer sağlık hizmetleri düşünüldüğünde personel yetersizliği sahada açıkça görülmektedir” diye konuştu.

PERSONEL ATANMALI

Köksal, Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin aktif yatak sayısı ve hizmet yükü dikkate alındığında 132 hemşire açığı bulunduğuna dikkat çekerek, “Bunun yanında 116 sağlık çalışanının aktif olarak sahada görev yapamaması veya çalışma alanı dışında kalması, mevcut personelin üzerindeki yükü daha da artırmaktadır. Sağlık çalışanının fedakârlığı, personel eksikliğinin çözümü değildir. Bir hemşirenin daha fazla çalışması, başka bir hemşirenin eksikliğini kapatmaz. Bizim sahadaki en büyük ihtiyacımız yeni sağlık personeli atamasıdır. Bugün güvenlik ve temizlik personeli kadar sağlık çalışanı atanmayan bir sistemle, artan sağlık hizmeti yükünü taşımaya çalışıyoruz. Hastaneler büyüyor, yatak sayıları artıyor, hizmet alanı genişliyor. Ancak sağlık çalışanı sayısı aynı oranda artırılmıyor. Sağlık çalışanı eksikliğini pansumanla kapatamazsınız. Tedaviyle personel açığını gizleyemezsiniz. Fedakârlıkla sistemin açığını sonsuza kadar kapatamazsınız” dedi.

SAHA GERÇEKLERİNİ GÖRÜN

Avrupa’daki meslektaşlarına kıyasla çok daha ağır iş yükü altında çalışan hemşire ve sağlık çalışanlarının artık “biraz daha fedakârlık yapın” anlayışıyla ayakta tutulamayacağını vurgulayan Köksal, “İlimizde görev yapan sağlık ordumuzun yaş ortalaması da yükseliyor. Bu nedenle personel planlamasının masa başında, uzaktan ve yalnızca mevcut tablolar üzerinden değil, sahanın gerçekleri görülerek yapılması gerekiyor. PDC gerçeklere göre güncellenmeli. İllerin PDC’leri ve personel planlamaları artık gerçek çalışma koşulları üzerinden güncellenmelidir. Kâğıt üzerindeki personel sayısı ile hastanede fiilen çalışan personel sayısı aynı değildir. Bir personelin kadroda görünmesi, onun 24 saat nöbet tutabileceği, her klinikte çalışabileceği veya sahadaki iş yükünü taşıyabileceği anlamına gelmez. Bugün ortaya koyduğumuz rakamlar, çökmek üzere olan sağlık çalışanlarının son serzenişidir. Artık halının altına süpürmek değil, sorunun kendisini çözmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.