Banu Gürlek, Oytan’ın projeyi eleştiren açıklamasının Mimarlar Odası Şubesi’nde yapılmasının yanlış olduğunu savundu. Gürlek konuya ilişkin şunları söyledi, “Kişisel olarak yapılan bir açıklama ise bunun sokakta ya da Hamamyolu’ndaki parkta yapılması daha uygun olurdu. “Yapılacak olan düzenlemeden üyelerin haberleri yoktu” deniliyor. Bu söz konusu değil. Gazetelerde çıkan mesajlar tüm Oda üyelerine gönderildi. İlgilenmediler. Gönül isterdi ki ilgilenmiş olsalardı. Hamamyolu Çalışma Gurubu içerisinde bir Mimar olarak varım. Mimarlar Odası’nı temsilen bulunmadım. Ancak Mimarlar Odası’nın bu projenin içerisinde olmasını her zaman savundum, her fırsatta da söyledim. Ben bir yarışma açılmasından yanaydım. Ancak sürecin çok kısa olmasından dolayı yarışma açılamadı. Yarışma açılmış olsaydı ilanda kalması gibi bir süreç de yaşanacaktı. Belki de 2017 yılına sarkacağı için böyle bir çözüm bulduk. Eskişehir’deki mimarlar haberdar olsun, onları haberdar edelim, bilgileri olsun. Fikirleri, görüşleri, bu kenti kullanan, bu parktan gelen geçen halk da var, mimarlar da var. Bu ortak akılla zenginleştirilebilir diye düşündük. O nedenle yereldeki mimar arkadaşlarımızın haberi olsun. Daha küçük ölçekli de olsa çalışma yapabilelim dedik. Hatta çalışma gurubu olarak ‘Esnaf, halk ne istiyor? Hamamyolu’ndan neler bekliyorlar? Sorunları ne? Sıkıntıları ne?’ detaylı olarak şartname hazırladık. Ama mimar arkadaşlarımızdan ne yazık ki çok talep görmedi. Oda’da yapılan toplantıda Canan Hanım da vardı. Oda olarak değilse bile kişisel fikri varsa bunu da söyleyebilecek durumu vardı. Daha önceden haberi yoksa bile en azından Oda’da yapılan toplantıda Canan Hanım ile birlikte toplantıya katılan mimar arkadaşlar, nasıl bir çalışma yapılacağı konusunda bilgi sahibi oldular. Bu toplantıdan sonra madem bu kadar ilgiliydiler ‘Ey Hamamyolu Çalışma Grubu, ey Belediye siz ne yaptınız? Ne aşama da?’ diye sorsalardı belediye yetkilileri kendilerini bilgilendirirdi. Kaldı ki; belediye birkaç defa bilgilendirme toplantısı da yaptı. Belediye Meclis üyelerine, basına da bilgilendirme toplantısı yaptı. Tamam anlatılan kişiler teknik değildi. Teknik konularda sorular sormadılar. Teknik ve meslek erbabı insanlar toplantıya gitmiş olsaydı, bu ortamlar da sağlandı. ‘Projenin yanlışlığı’ vesaire konusunda görüşlerini söyleyebilirlerdi. Bunu bazı yerlerde görüyoruz. Bunu Hamamyolu için söylemiyorum. Örneğin üç katlı bir bina yapılıyor. Burada projeye aykırı imalatlar yapılabiliyor. Projenin yapıldığı şekliyle uygulanmış olmasını sağlanması için takipçisi olmamız gereken durumdur. Proje yapıldı, onaydan geçti. Koruma Kurulu’ndan da onaylanarak geçti. ‘Belediye siyasi’ gibi söylemler dolaşıyor. Tamam da Koruma Kurulu’ndan geçti proje. Koruma Kurulu Kültür Bakanlığı’na bağlı bir kuruluş. Bu kurulda akademisyenler, teknik insanlar var. Herhangi bir aksaklık olması durumunda Kurul’dan da müdahale gelirdi.”
15 Ocak’ta haberleri oldu
“Hamamyolu Çalışma Grubu toplantılarına gerek Kazım Başkan gerekse başkan yardımcıları ve ilgili daire müdürleri hep katıldılar. Biz toplandığımız bilgileri aktardık, Kazım Başkan, başkan yardımcıları ve ilgili daire müdürleri bize bilgiler aktardılar. Bu toplantılar kapalı kapılar ardında yapılmadı. Katılmak isteyen herkese açıktı. Halkın ve esnafın mağdur edilmemeleri önemseniyordu. Bu toplantılara Hamamyolu’nda ikamet eden insanlar da, Hamamyolu esnafları da katıldılar. Kademeli inşaat yapılmasını önerdik. Bütün Hamamyolu’nu kapatmak yerine kısım kısım çalışma yapılsın, insanlar ve esnaf mağdur olmasın istedik. Gölge etmesinler, başka ihsan istemeyiz. Mimarlar Odası’nda yapılan basın toplantısından ben Oda’nın Yönetim Kurulu Üyesi olmama rağmen haberim yoktu, basından gördüm. Ortada bir usulsüzlük var. Oda’da basın toplantısı yapılıyor, benim haberim yok. Mimarlar Odası davet beklememeliydi. Belediyeye giderek yapılacak olan düzenleme ve proje hakkında bilgi alabilirlerdi. Daha önce çalışma ile ilgili bilgi sahibi değillerse bile, 15 Ocak tarihinde Oda’da belediye yetkilileri tarafından yapılan toplantıda Mimarlar Odası’nın ve üyelerinin böyle bir çalışma yapılacağından haberleri oldu. Kent için, Mimarlar Odası’nın sosyal sorumluluk üstlenen bir kurum olarak bu çalışmanın takipçisi olması gerekirdi. Davet beklemeden ‘Ey belediye sen ne yapıyorsun?’ diye sormalıydılar. ‘Bir projeye başlamışsın ne yapıyorsun? Oraya gökdelen mi dikiyorsun? Beton mu döküyorsun?’ diye sormalıydılar. Ben Hamamyolu Çalışma Grubu’nda Mimarlar Odası temsilcisi değil bir mimar olarak bulunuyorum. Kurumsal bir kimliğim yok. Proje aşamasında görseller sunuldu. Sokaktaki vatandaş belki ‘Aaaa güzel olmuş’ diyebilir ama biz teknik insanlar olarak o görselleri farklı yorumlarız insanlara göre. Gazetelerde çıktı, televizyonlarda yayımlandı. Gazetelerde veya televizyonlarda hiç mi görmediler? Billboardlarda yer aldı. Halkın görüşüne de sunuldu bu tür vesilelerle. Her şeyde bir yanlış veya hata olabilir. Gözden kaçmış olabilir. Ama buna zamanında müdahale ederseniz sonuç alabilirsiniz. Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra değil. Bu çözümsüz bir eleştiri olur, ortalığı karıştırmak olur, çözüme gitmeyen bir eleştiri olur ve kimseye faydası olmaz, ortalığı bulandırır. Çekinceleriniz varsa bu Kazım Başkan’a anlatılırdı. Uyarılara rağmen uyarılar dikkate alınmadan çalışma sürdürülüyorsa, o zaman basın toplantısı yapılarak ‘Biz Kazım Bey’e endişelerimizi dile getirdik, yanlış gördüklerimiz konusunda uyardık. Ama bu uyarılarımız dikkate alınmadan çalışma sürüyor’ diyerek basın toplantısı yapılmış olsaydı o zaman daha doğru olurdu. ‘Projeden haberimiz yok’ diyorlar. Haberleri olduktan sonra bari sorsalardı. Bugün yapılan eleştiri çok geç kalmış bir eleştiri. Bunu zamanında yapacaklardı. Gereksiz bir gündem oluştuğunu düşünüyorum.”
Parasız istenince ilgi görmedi:
Oytan, Başkan Kurt’un Mimarlar Odası’nı ziyaretinde mimarlardan proje çizmelerini istediğini, ancak bu sürenin çok kısa olması ve bedelsiz bir proje talep edilmesi sebebi ile mimarların buna sıcak bakmadıklarını savundu. Oytan “Projeyi çizen mimar hakkında ağaç katliamına göz yumduğu için suç duyurusunda bulunacağız” dedi.