Ülkenin gidişatı özerkliğe doğru
Baro Başkanı Rıza Öztekin, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından başlatılan OHAL uygulamasını, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla eleştirdi. Öztekin, “Olağanüstü Hal ‘hukuksuzluk hali’ni almıştır” dedi.
Baro Başkanı Öztekin sosyal medyada yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi; “Gelinen noktada tespit ve öngörüler: Olağanüstü Hal " hukuksuzluk hali" ni almıştır. OHAl'in gerekli kılmadığı konularda çıkarılan KHK'ler, kanun hükmünde değil kanun üstünde hatta Anayasa üstünde kararnamelerdir (özellikle son iki KHK). Ve artık özellikle muhalefet partilerinin TBMM'de yapacak bir işi kalmamıştır. Bu durumda muhalefet sizce (elbette demokrasi sınırları içersinde kalarak) ne yapmalıdır? Başkanlık + yeni Anayasa halkımıza sihirli bir formül gibi algılattırıldığından ve her şeyin çözümünün başkanlık + yeni Anayasa olduğu illüzyonu yaratıldığından bu konudaki referandum paketi (elbette başkanlıkla birlikte iyi gibi algılattırılan başka düzenlemeler de olacaktır) halk tarafından kabul görebilir... (ihtimal dahilindedir). Böyle olursa başkanlık için seçim yapılır. Muhtemelen TBMM'de yenilenir. Elbette işler iyi gitmeyecek... Sonra ne mi diyecekler? "Başkanlık federasyon olmadan yürümüyor, işte ABD orada federasyon var" deyip federasyonu bu sefer sihirli bir formül gibi sunacaklar. Yani algı operasyonu sürecek... Dolayısıyla başkanlık yetmez.... Federasyon... Sonra... Özerklik... Yani başkanlık bölünmeyi engellemekten ziyade bölünmeye yol açacaktır. Başkanlık geldiğinde sizce bir anda (sihirli formül ya ) örneğin, terör biter mi? İşşizlik azalır mı? Dolar 3.000 TL'nin altına iner mi? FETÖ örgütü ile daha iyi mi mücadele edilir? Suriyeliler gider mi? Canlı bombalar etkisiz hale getirilir mi? Yargı bağımlılıktan kurutulur mu? Savunma mesleği yani avukatlık güçlenir mi? Hukuki güvenlik sağlanır mı? Sokaktaki vatandaş artık "adalete güvenir mi ?" Ekonomik kalkınma başlar mı? Üretim çarkları çalışır mı? Kişi başına gelir artar mı? Yabancıya toprak satışı biter mi? Tarım yok edilmekten kurtulur mu? Yeşil alanlarımız /ormanlarımız /doğamız katledilmekten kurtulur mu? Çocuklara karşı tecavüz / çocuk gelin olayı biter mi? Aydın /Atatürkçü /Aklı ve bilimi esas alan kinci ve dinci (dindar demiyoruz) olmayan nesiller yetiştirebilir miyiz? Kadına karşı şiddet azalır mı? Anti depresan kullanan sayısı azalır mı? Mezhepçilik / sahte dincilik biter mi..? Bu ve bunun gibi daha pek çok sorunun cevabını hepimiz biliyoruz... Bir kez olsun duygularımızla değil aklımızla hareket edelim.... Çünkü akıl ve bilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır... Akılla /bilimle / hukuk ve adaletle ve aslında Atatürk'le kalın...”