Meme kanseri erken dönemde genellikle belirti vermiyor; bu nedenle düzenli tarama ve erken teşhis büyük önem taşıyor. En sık görülen belirtiler arasında memede ağrısız yumru, şekil veya boyut değişikliği, portakal kabuğu görünümü, meme ucundan kanlı akıntı ve koltuk altı şişlikleri yer alıyor. Bu tür bulgular görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
SAĞLIKLI YAŞAM ALIŞKANLIKLARI BU RİSKLERİ AZALTIYOR
Hastalık, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birleşimiyle gelişebiliyor. Tütün kullanımı, geç doğum veya doğum yapmamış olmak, emzirmemek, hareketsiz yaşam, fazla kilo, alkol kullanımı ve bazı genetik faktörler riskleri artırıyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla bu riskler azaltılabiliyor; düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, tütün ve alkolden uzak durmak, ideal kiloyu korumak ve stresi yönetmek önemli adımlar arasında.
Meme kanserinde en etkili mücadele yöntemi erken teşhis. Türkiye’de ücretsiz tarama hizmetleri Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, KETEM, Aile Sağlığı Merkezleri ve mobil tarama araçları aracılığıyla sunuluyor. 20 yaşından itibaren ayda bir kendi kendine muayene, 20-39 yaş arasında iki yılda bir klinik muayene, 40-69 yaş arasında yılda bir klinik muayene ve iki yılda bir mamografi öneriliyor.
Erken tanı konulan vakalarda sağ kalım oranı yüzde 90’a kadar çıkabiliyor. Tedavi yöntemleri arasında cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavisi ve immünoterapiler bulunuyor. Meme kanserine karşı bilinçlenmek ve düzenli taramaları aksatmamak, hayat kurtarıcı bir adım olarak öne çıkıyor.