×

Talat Yalaz’dan görevden alma iddialarına rest

CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, olası görevden alma kararlarını tanımayacağını belirterek, “Görevden ancak örgüt alır” ifadelerini kullandı. Yalaz, kurultay süreci ve parti içi tartışmalara ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Talat Yalaz, ES TV’de canlı yayınlanan “Günaydın Eskişehir” programında gazeteciler Tarkan Demir ile Ayşegül Hümmet’in sorularını yanıtladı. Yalaz, olağanüstü kurultay için toplanan imzalar, yargı süreci, kendisine yönelik olası görevden alma iddiaları ve CHP Milletvekili Jale Nur Süllü ile yaşadığı görüş ayrılıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

HUKUK SİSTEMİ ÇÖKER

Olağanüstü kurultay için 833 delegeden toplanan imzaların CHP Genel Merkezi’ne teslim edilmesine ilişkin konuşan Yalaz, “CHP’nin tüzüğünde de, Siyasi Partiler Kanunu’nda da kurultay delegelerinin yarısından bir fazlasının noter huzurunda bunu net olarak ifade etmesi durumunda olağanüstü kurultay yapılması açık hükümdür. Verdiğimiz sürede 10 gündür. Bu 10 günlük sürenin de sonuna doğru yaklaşmaya başladık. CHP, CHP’lilere karşı, CHP’ye rağmen, CHP’den icazet ve onay almadan yönetilemez. Bir hukukçu olarak aynı zamanda Yargıtay'ın vereceği kararda hukuk adına umutluyum. Aldığım eğitim adına umutluyum. Yargıtay’da önceki daire başkanlarından tutun, Yargıtay'ın önceki başkanlığını yapmış kişilerden, önceki Anayasa Mahkemesi başkanlarından tutun, bunun aksi yönünde bir karar çıkması durumunda Türk hukuk sisteminin çöktüğü anlamına gelecek kadar ciddi bir hadise olacağı yönünde hukuki görüşler sunuluyor” diye konuştu. 

KURULTAY YETKİLERİ VAR

Yalaz, tüm hukukçular içinde sadece Kılıçdaroğlu’nun avukatının tedbir kararının bir kurultay yapılmasına engel teşkil ettiğini söylediğini aktararak, “Bugün Kemal Kılıçdaroğlu tüzükle bağlı değil. Tüzükteki tek bir maddeye dahi riayet etmiyor. Kılıçdaroğlu'nun Parti Meclisi yok, 3'te 2'nin altına düşmüş. Üst Yönetim Kurulu yok. MYK geçersiz, Parti Meclisi'nden icazet almamış, tüzük açık. Tüzükle bağlı değilsin, Siyasi Partiler Kanunu'nu anlatıyoruz işte bizzat teslim etmişim, aşağıda açıklama yapmışım, kurultay delegelerinin olağanüstü kurultay talepli noter huzurlu dilekçelerini işleme almıyorlar. Kanunla bağlı değilsin. Toplum menfaati ile bağlı değilsin, Örgütle bağlı değilsin, örgüt topyekun karşında ama siz yönetmeye devam ediyorsunuz. Adalet yürüyüşü yaptığınız zaman masumiyet karinesini yok sayarak, hakkında iddia olan herkesi suçlu ilan edip arının gelin diyorsunuz. Bunları yaparken her türlü yetkiye haissiniz. Bir tek yetkisi yok, olağanüstü kurultay yapmak. Buna çocuklar bile güler” dedi.

BEKLEMEYE TAHAMMÜLÜMÜZ YOK

Kurultayın yapılması için tüm yargı yollarını deneyeceklerini kaydeden İl Başkanı Yalaz, “Bir tane iyi bir hakim çıkar. Bir tane iyi bir daire başkanı çıkar oyunu bozar. Yerel mahkemede gördük, orada da baskı vardı, çıktı ret kararı verdi. Hukuki bir gerekçeyle ‘Böyle dava olmaz’ dedi. Bir siyasi müdahale olmasa bütün o dairelerden hangisine bu dosyayı atarsanız atın ret kararı verir. Hukukun dili öyle kişiden kişiye değişen bir şey değildir. Bu yöndeki bütün başvuruları yapmak lazım ama gerçekçi olmak gerekir. Umudunuz var mıdır derseniz, son gelişmeler olumlu bir adımın atılmayacağını göstermektedir. Bu nedenle de tekrar bir yargı yoluna başvurulacak. Tekrar tedbir talepli olağanüstü kurultayın toplanması için başvuruda bulunulacak. Bu bir hukuki süreçtir, beklemeye tahammülümüz yoktur. Lakin tedbirle ilgili bir karar verilirse bunu ivedilikle olumlu ya da olumsuz karar vermek durumundalar. Tarih karşısındaki bu sorumluluğumuzu layıkıyla ve gereği şekilde ifade edeceğiz” ifadelerini kullandı.

YERİME BİRİNİ BULAMIYORLAR

Eskişehir’de kendisine yönelik olası bir ihraç veya örgüt feshi kararını değerlendiren Yalaz, “Benim gördüğüm şu: Yerine birisini buldukları takdirde görevden alıyorlar. O yönde bir karar çıkarsa kendimi görevden alınmış addetmem. Mücadelemi vermeye devam ederim. Beni örgüt seçti, CHP’liler seçti ve beni görevden alacak örgütümdür, örgütüm talep eder. Bana oy vermiş 600 il delegesinin yarıdan bir fazlası imza toplar, kurultaya götürür. Kurultayda karşıma çıkan kişi kazanır, o il başkanım olur. Ya da Özgür Özel, liderimiz bana: ‘Talat, ben seninle çalışmak istemiyorum’, o zaman ben kendimi görevden alınmış addederim. Bu nedenle benim görevden alınacağım konular ortadadır. MYK’nın bu yöndeki bir kararı benim için yok hükmündedir. MYK görevli ve yetkili bir MYK değildir. MYK, görevi gelişi itibariyle sakattır. Ben MYK'nın kendi adıma ve diğer arkadaşlarım adına vereceği her türlü kararı yok hükmünde sayıyorum. Görevimi CHP seçilmiş il başkanı olarak yapmaya devam ederim. Yerime başka birini bulamadıkları için süreç uzuyor” diye konuştu.

BİZİ CHP’LİLER SEÇTİ

Yalaz, Gaye Usluer ve Jale Nur Süllü’nün bugün Kılıçdaroğlu ve ekibiyle irtibatlarını saklamayan isimler olduğuna dikkat çekerek, “Jale Hanım, ‘Bana danışırlarsa ben iyi bir il başkanı öneririm’ dedi. Oradaki ekip Eskişehir'de istekli olan kişileri yapmak gibi bir irade ortaya koyamıyor. Şimdi benim kulağıma gelse ‘Hayırdır kardeşim, sen kimsin de benim şehrimde daha ben görevdeyken birisini atama cüretini ve haddini gösteriyorsun diye’ sorarım. Bizi CHP’liler seçti, mazbatam elimde. Ben öyle açıktan açığa yapacaklarını zannetmiyorum ama kapalı kapılar arkasında kulislerin döndüğü de kulağımıza geliyor. Reddederken de ben ocu da değilim, bucu da değilim, işte Özgür Özelci de değilim, Kemal Kılıçdaroğlu'cu da değilim gibi orta bir yol bulunacak kadar da sürece vakıf olmayan kişileri görüyoruz. Bunlar dolaylı olarak Kılıçdaroğlu'nun teklifini tartan kişiler. Tarihin doğru tarafında durmak terimini tekrar yeniliyorum. Her şeyin farkındayız. Eskişehir'de buldukları kişiler çıkmaya, kendini öne atmaya cesaret edemiyor. Eskişehir örgütü, net olarak bütün bileşenleriyle durumun farkında ve tepkilerini ifade ediyor” dedi.

ONLAR KOLTUKTA BİZ SOKAKTAYIZ

Yalaz, “O koltukta en az oturan il başkanlarından birisiyimdir. O koltuk öyle rahat bir koltuk değil. O koltukta rahat etmenin yolu o koltukta oturmamaktır. Meselesi koltuk olanlar koltukta oturur. Meselesi partisini iktidar yapmak olanların yeri zaten sokaktır. 3 yıldır il başkanıyım, kamuoyunun da az çok bu hususta hakkımı teslim edeceğini düşünüyorum. Siyaseti sahada, sokakta, halkıyla, partilisiyle birlikte yapmak konusunda, örgütle yapmak konusunda iradeyi ortaya koyan, bunu yaptıkça enerjisi artan, enerjisi arttıkça daha motive olan, motivasyon arttıkça yanındakileri de motive etmek adına gayret gösteren bir siyasi tarz ve yapım var. Toplumdan soyutlayıp bir koltuk uğruna bu kadar tepkiyi göze almak da insanın kendi vicdanına kalmış bir şeydir” ifadelerini kullandı.

PARTİYİ KOLAY TESLİM ETMEYİZ

Parti içinde istifa konusunda durduramadığı bir kitle olduğunu dile getiren İl Başkanı Yalaz,“Üzülerek ifade etmek istiyorum. Yani beni arayıp, ‘Talat Başkanım, ben bu yapılanları hazmedemiyorum. CHP’nin saray tarafından dizayn edilmesi benim çok kanıma dokunuyor. Atatürk’ün kurduğu partiyi bu hale getiren kişiler o koltukta olduğu sürece ben bu partide olmayacağım’ diyen çok sayıda hemşehrimiz arıyor. Onlara sakın istifa etmeyin, biz burada mücadelemizi veriyoruz diyoruz. Bir kısmını ikna ediyoruz ama bir kısma maalesef daha sonra süreç evrildiğinde tekrar döneriz gerekirse sizin talimatınızla diye partiden istifa edebiliyor. Bu azımsanmayacak bir sayı ama CHP içindeki mücadelemizin devam ettiğine dikkat çekmek istiyorum. CHP öyle kolayca bırakıp teslim edilecek bir parti değildir. CHP’yi savunmak bugün milyonların umudunu savunmaktır. Biz bu mücadelenin doğru tarafında gecemizi gündüzümüze katıp her türlü yolu deniyoruz” diye konuştu.

GENEL BAŞKANA DESTEK OLACAĞIZ

Yalaz, CHP Lideri Özgür Özel’in, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurtarmak adına samimiyetle politika ve vizyon üreten önemli bir lider olduğunu vurgulayarak, yeni parti iddialarına yanıt verdi. Yalaz, “Biz onun liderliğine itimat ederiz, onun liderliğine güveniriz. Bu husustaki karar verecek olan kişi Özgür Özel’dir, genel başkanımızdır. Fikrimiz söylendiğinde sorulduğunda ki muhakkak soruyor, fikrimizi söyleriz. Ama yeni partiymiş, mücadele farklı bir şekilde devam edecekmiş ya da farklı manevralar ortaya konulacakmışbu hususta genel başkanımız Özgür Özel’e ve kurmaylarına destek olmak, o son kararı elbette ki hiyerarşik yapımız itibariyle onların vereceği bir karara bırakacağız. Genel başkanımızın samimiyetinden kimsenin şüphesi olmasın. CHP’yi gerçekten dizayn edilmiş iktidarın ekmeğine yağ süren bir parti konumuna gelmekten alıkoymak adına gecesini gündüzüne katıp sonuna kadar mücadele ediyor” dedi.

ÖFKEMİ KİMSE DİNDİREMEZ

Jale Nur Süllü’nün kendisine yönelik “Sert açıklamalarda bulunuyor, eğer görevden alınırsa arkasında duramayabilirim” açıklamalarını değerlendiren İl Başkanı Yalaz, “Fevri ya da sert hareket ettiğimi düşünmüyorum. Biz öfkeliyiz. Bir yargı kararıyla alaşağı edip partiyi yönetmeye kalkan bir anlayışa karşı elbette öfkeliyim. Bu konudaki öfkemi hiç kimse dindiremez. Genel Merkez’e armut toplamaya gitmedik. Sabah bir gittik, polis barikatlarla etrafını çevirmiş. Bizi içeri almadılar. Ben seçilmiş mazbatalı il başkanıyım. Baba ocağına girememişim Jale Hanım, bu konuda bir şey söyle bana. Ve ben girmeye çalıştığımda biber gazıyla, tomayla ıslatılmışım. Çitlerden atlayıp içeri girmişim. İçeri girince polis müdahalesi başlamış. Polis müdahalesi başlayınca önümüzü ilikleyip buyurun geçin mi diyeceğiz? Bunu mu bekliyorlar bizden? Biz elbette direndik. Benim 12. katta liderim duruyor, Genel Başkanım duruyor. O polis onu oradan çıkartmak istiyor. İl başkanlığında bir olay vuku bulursa bir de onu görsün Jale Hanım. Bunlar yanlış tabirler, yanlış terimler. Bu kadar teslim olunmaz” ifadelerini kullandı.

SON DERECE KIRGINIM

​Yalaz, kimsenin kendisini korumaya ihtiyacı olmadığını aktararak, “Beni koruyacak olan da, arkamda duracak olan da, benimle mücadele edecek olan da örgüttür ve tarihin doğru tarafında olmanın verdiği inanmışlık, adanmışlıktır. Hele ki benim yerime bir il başkanı önereceğini ifade edenbirisinden böyle bir beklentimin olması da zaten söz konusu dahi olamaz. Jale Hanım CHP milletvekilidir. Bu hususta kendisine göstereceğimiz saygı anlamında bir sıkıntı olmaz. Yani onun benimle, benim onunla bir şahsi bir sıkıntım varmış gibi anlaşılmasını da istemem ama ben kendisine son derece kırgınım, üzgünüm. Gelinen aşamada açıklamalarından sonra da dargınım. Bir milletvekilinin partimizin maruz kaldığı bu ele geçirme operasyonuna dair bu derece farkında olmaması beni üzmüştür” diye konuştu.