×

SÜPERKENT'TEN FAY HATTI GEÇİYOR

Ayday, Büyükşehir'in sekiz mahallede yapacağı dönüşümü eleştirmişti. Kendisi için ara sıra kepçeliğe soyunur diyen Yılmaz Büyükerşen;'e nöyle tepki gösterdi.

Prof. Dr. Can Ayday, kendisi hakkında “Sevgili Can eksik olmasın ara sıra böyle kepçeliğe soyunur” diyen Yılmaz Büyükerşen’e cevap verdi. Ayday “Yılmaz Hoca gibi birine hiç mi hiç yakışmadı” dedi.
 
Hoca ‘uçuk olan’ partiye gelip teşekkür etti
ES TV’de Cihan Yıldırım’a konuk olan Jeoloji Mühendisleri Odası Şube 2’nci Başkanı Prof. Dr. Ayday, şöyle konuştu: “Yılmaz Hoca ‘Can Ayday kepçedir’ diyor, çok yanlış. Yılmaz Hoca gibi birine hiç mi hiç yakışmadı. Bir kere birine lakap takmak doğru bir şey midir? Hoca ‘Yaa Can da oturup oturup pişmiş aşa su katıyor’ dese olurdu. Eyvallah ama… Olayı kepçelere götürmesi falan şık olmadı. Hatta ve hatta olayı benim siyasi görüşüme kadar götürmesi hiç mi hiç yakışmayan bir olay. Ben 1972’den beri İşçi Partiliyim. Bunun ne alakası var? İdeolojim için uçuk, uçlarda demiş. Beni bilen biliyor ama bilmeyen ‘bu herif PKK’lı olabilir’ diye düşünebilir. Ben Vatan Partiliyim, bundan da övünürüm. Bunu söyleyen Yılmaz Hoca, seçimden sonra ‘uçuk olan’ partimize geldi ve teşekkür etti. Şimdi bana orada onu diyen, burada bunu diyen birini illa bir eşyaya benzetmek zorunda mıyım? Bana yakışmaz. Çocuklar gibi birbirimize lakap mı takacağız? İnsan yaşlandıkça çocuklaşırmış ya… Acaba ondan mı diye düşünmedim değil.”
 
Her konuda ahkam kesiyor
Prof. Dr. Ayday, şunları kaydetti: Yılmaz Hoca durup dururken neden böyle yaptı, ben de anlamadım. Hiçbir zaman ortaya çıkıp ‘ben şunu biliyorum, bunu biliyorum’ demedim. Sorulduğu zaman bildiklerimi söyledim. Eskişehir’in tamamının jeoloji çalışmasını yaptım. Bunu Yılmaz Hoca da biliyor, herkes biliyor. 300’e yakın sondaj yaptık. Hoca’yı dinlerken bir ara ağzım açık kaldı. Yılmaz Hoca faylardan, yer altı sularından bahsediyor. Hoca’nın konusu ne? Bakın Türkiye’nin en büyük konusu; herkes kendi konusunu bilmiyor, kendi konusunun dışında her konuda ahkam kesiyor. Olay buradan kaynaklanıyor.
 
Ne gelen var, ne giden
Prof. Dr. Ayday: Hoca ‘herkese gidildi, tüm evlere girildi’ diyor. Ben Mustafa Kemal Paşa’da oturuyorum. Bizim eve ne gelen var, ne giden? Bana yazı da gelmedi. Yaklaşık 100 kişi ile görüştüm. İki üç kişi ‘benimle görüşüldü’ dedi. İTÜ’den bana geldiler. Onlara da anlattım. Sekiz mahallenin durumunu da sordular. Biz Eskişehir’i afetlere göre bölgeledik. Birinci derece yerler, ikinci derece yerler diye… Birinci en kötü yerler bizim oraları değil. Yine iddia ediyorum bunu. Zemin açısından söylüyorum. Bina yönünden bir risk varsa onu da öğrenmek istiyorum. Bu olay mahalleliyi kenetledi. Sokağa çıkamıyorum, herkes bana geliyor. ‘Bu mahallelerde risk yok’ demiyorum ama bu mahalleler birinci öncelikli değil. Mavi alanı kim, niçin önerdi? Bilmek istiyorum. Eskişehir için en öncelikli alanlar belediyede mevcut.