Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin düzenlediği 51. Sporun Zirvesi Semineri, 300'ü aşkın spor yazarı ve gazetecinin katılımıyla Antalya’da yapıldı. İki gün süren seminerde Türk sporuna yön veren spor yazarları, ünlü hakemler, ünlü teknik adamlar ve Türk sporunun içinde bulunduğu sorunları tartıştılar.
Belek'teki Gloria Golf Resort Otel'de iki gün süren seminer, geçen yıl hayatlarını kaybeden eski TSYD genel başkanlarından Doğan Koloğlu ve Necmi Tanyolaç için yapılan anma töreni ile başladı. Tanyolaç ve Koloğlu için barkovizyon gösterisi düzenlendi.
TSYD Genel Başkanı Naci Arkan, yaptığı açılış konuşmasında seminerin Türk sporu için hayırlı olmasını diledi. Ardından Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve eski Bakan Fikret Ünlü birer konuşma yaptı.
TSYD Genel Başkanı Naci Arkan, yaptığı açılış konuşmasında seminerin Türk sporu için hayırlı olmasını diledi. Ardından Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve eski Bakan Fikret Ünlü birer konuşma yaptı.
"SPOR, ASLA VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ BİR SEVDADIR"
Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Genel Başkanı Naci Arkan seminerin açılış konuşmasında, "Her ne kadar üzüntülerin olduğu platform olsa da spor yine de asla vazgeçemeyeceğimiz bir sevdadır. Bizler bu büyük sevdanın bir parçası olarak aşkımızı daha pekiştirmek adına bu seminerde eksilerimiz ve artılarımızı masaya yatırarak milyonlarca insanın yakın takibinde ki güzelliğe artılar katmak istiyoruz" dedi.
“FUTBOLUMUZUN ÇITASI YÜKSELİYOR”
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı ise sporun içinden geldiğini belirterek, “Uzun yıllar futbol hakemliği yaptıktan sonra Şenes Erzik döneminde, kendisinin isteğiyle hakemliği bırakıp MHK’da görev yaptım. Futbolumuzun çıtasının yükselmesi adına son dönemlerde altyapıya verilen önemle çok büyük atılımlar yapıldı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
"İSTEDİĞİMİZ BAŞARIYI SAĞLAYAMIYORUZ"
Gençlik ve Spor Eski Bakanı Fikret Ünlü ise, özeleştiri yaparak söze başlamak istediğini belirterek, “Bu kadar büyük coğrafyada bu kadar genç nüfusa sahip olunmasına rağmen istediğimiz başarıyı sağlayamıyoruz. Bunun çeşitli nedenleri var ama ben bununla ilgili iki öneride bulunmak istiyorum. İnsanlar fiziksel açıdan rahatsızlandığı zaman gideceği hastaneler ve doktorlar var. Bütün vatandaşların ve Türkiye’nin ortak değer yargılarından olan bir büyük sektörü ne yazık ki objektif bir şekilde yönetemiyoruz’’ dedi.
‘ŞİDDETİ SPOR KULÜPLERİ
KANUNU ÖNLEYEBİLİR’
Seminerin birinci günün birinci oturumunda;“Sporda Şiddet Son Bulacak mı?” konusu tartışıldı.
Konuşmacılar Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, UEFA 1.As Başkanı Şenes Erzik, TFF 1. Başkanvekili ve İcra Kurulu Üyesi Ufuk Özerten, Star Gazetesi Yazarı Güven Taner, Habertürk Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Serdar Ali Çeliker, Ankara Barosu Spor Hukuku Kurul Üyesi Av. Gurur Gaye Günal görüşlerini kaydettiler.
Oturum başkanlığını gazeteci Lütfi Özel'in yürüttüğü panelde konuşan ilk konuşan Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, sporda şiddetin önlenebilmesi için Spor Kulüpleri Kanunu'nun çıkmasını ve 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un tam uygulanması gerektiğini vurguladı.
Türk sporunda düzensizliği engellemek için sadece şiddeti baz almamak gerektiğinin altını çizen Baykan, "Otuz yıldır tüm spor bakanlarının gündeme getirdiği ve sonuç alınamayan Spor Kulüpleri Kanunu'nun çıkması sporda şiddeti önleyebilir. 6222 sayılı Kanun'un iyi uygulanması durumunda sporda şiddet ve düzensizliğin önlenebileceğini düşünüyorum" diye konuştu.
Spor Toto Süper Lig'in 5. haftasında Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan Beşiktaş-Galatasaray maçının taraftarların sahaya girmesi nedeniyle tamamlanamamasına da değinen Baykan, ellerinde derbiyle ilgili bazı görüntülerin olduğunu belirtti. Baykan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"O maçta slogan atan grubun içinden çekilmiş görüntüler var. Bir grup maçın 74. dakikasında "Ya Allah, bismillah Allahü ekber" diye, ülkemizde sağ ve muhafazakar grupların kullandığı sloganı attı. Aynı grup, stadın maraton üst tribününde bulunan bölümde 10 dakika sonra "Her yer Taksim her yer direniş" sloganı atıyor. Bunun üzerine alt bölümde bulunanlar sanki işaret almış gibi sahaya fırlıyor. Bunların görüntüleri var."
E-BİLET UYGULAMASINA
14 NİSAN’DA GEÇİLECEK
Baykan, geçmiş günlerde TFF ve Süper Lig kulüpleriyle yaptıkları toplantı sonucunda belirledikleri 14 Nisan tarihinin, e-bilet uygulamasına geçilmesi için son tarih olduğuna dikkati çekti. Baykan, bu tarihe kadar uygulamayı devreye sokmayan Süper Lig ve PTT 1. Lig kulüplerine gerekli yaptırımlarda bulunacaklarını kaydetti.
"TEK BAŞINA YASALARLA ÇÖZÜLMEZ"
UEFA 1. Asbaşkanı Şenes Erzik de şiddet konusunun tek başına yasalarla çözüleceği inancında olmadığını dile getirerek, Türkiye'de seyircisiz oynanan maçlara kadın ve çocukların alınması konusuna değindi.
Maçların seyircisiz oynanması konusunda TFF'nin ayrımcılık yaptığını belirten Erzik, "Pozitif ayrımcılık dediğimiz bir ayrımcılık. Kadınlar ve 12 yaşından küçük çocukları götürdük, babaları ve ağabeyleri götürmedik. Ceza sistemini öyle allak bullak ettik ki seyircisiz oynama cezası yerine aileyi bölüp, onun birtakım kişilerini maçlara götürdük. Bu pozitif bir ayrımcılık oldu. Bu maçlara çocukları anneleri götürdü. Babaları ve abileri götüremedi. Bana göre ceza sistemi allak bullak edildi. Aile bölündü. Soruyorum size bu başka bir ülkede yapıldı mı? Hayır, yapılamadı’’ Para da almadık" diye konuştu.
Bu uygulamanın başka bir yerde görülmediğini ifade eden Erzik, konuşmasında şunları da söyledi:
"Dünyada bir başka ülkede yapıldı mı? Yapılmadı. Hiçbirimiz sessiz maç oynanmasını istemiyoruz ama başka da çare bulamıyoruz. İçimizin el vermediği, kulübün aleyhine olan bir madde. Sadece maddi olarak değil, sahada oynayan futbolcuların sesleri duyuluyor. Motivasyon sıfır ama başka da çare yok. Şiddet konusunun tek başına yasalarla çözüleceği inancında değilim. Şiddet konuşanda olduğu gibi şike, doping ve ırkçılık konusunda UEFA ve FIFA tarafından çıkarılan yönetmeliklerle var. Ülkelerin her zaman bize destek olması lazım. Siyasal yapının her zaman arkamızda olması lazım. Yasalara her zaman ihtiyaç var. Ama bu yasaları istediğiniz gibi uygulayamazsanız yasalar yardımcı olmaktan çıkar tam tersine eylemin gerçekleşmesine neden olabilir.
"SAHAYA GİRENE CEZA UYGULANMIYOR"
TFF 1. Başkanvekili Ufuk Özerten ise sporda yaşanan şiddet olaylarından birçok kesimin faydalandığını söyledi.
Sporda şiddeti engellemek için milli eğitim politikası yapmaları gerektiğini vurgulayan Özerten, "Sadece sporda mı şiddet var? Kadına, çocuğa, doktora, avukata, hakime, savcıya şiddet var. Sporda şiddetin çözümü belli. Örneğin, İngiltere'de bir taraftar sahaya girdiğinde cezasını biliyor. Bizde ise sahaya girenin cezası bir yerlerde yazıyor ama uygulanmıyor. Sahaya giren adam televizyon yıldızı oluyor. Sahaya giren kişi ortalığı kırıp geçiriyor sonra serbest bırakılıyor" diye konuştu.
Bedava bilet dağıtımının önüne geçemediklerinden şikayet eden Özerten, e-bilet uygulamasıyla ilgili de şunları kaydetti:
"E-bilet gelecek, tribünlerde şiddet bitecek görüşü var. Bu konu başlı başına eğitim gerektiriyor. Şu anda 32 statta uygulanacak. Uygulama sonucunda bunu çiğneyene ceza vermezseniz olmaz. E-bilet fişleme diyorlar, ne alakası var. Bu işin epey bir bütçesi de var. Bu sistemi bir an önce hayata geçirmeliyiz ama bu 14 Nisan değil de sezon sonu uygulanabilir. Çünkü gelecek sezon bazı statlar yeni olacak ve eski statlardan bu uygulamayı taşımak maliyetli olacak."
Ufuk Özerten de futbolun uluslararası kurallarla idare edildiğini hatırlatarak, "Stadın güvenliğinden ev sahibi takımlar sorumludur. Seyircisiz maç oynama kararını ne Sayın Erzik, ne de TFF icat etti. Takımlarımız seyircisiz maçta bile ceza aldı. 'Beşiktaş-Galatasaray maçından sonra çıkan kararlara lokma döktürdük.' Yapmayın ya. Benzin döküyorsunuz olaylara. Bu kararların, bu olayların neyinden mutlu olacağız?" diye konuştu.
ÜNLÜ TEKNİK ADAMLAR TÜRK
FUTBOLUNU MASAYA YATIRDI
TSYD 51. Yıl Sporun Zirvesi seminerinin ikinci oturumu, ünlü teknik adamları bir araya getirdi.
Seminerin,“Yabancıların gözüyle Türk futbolu” konulu oturumuna, Galatarasay Teknik Direktörü Roberto Mancini, Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Kasımpaşa Teknik Direktörü Şota Arvaledze ve Sivasspor Teknik Direktörü Roberto Carlos katıldı.
ÜÇ KULVARDA KOŞUYORUZ
Oturumda ilk olarak söz alan Galatarasay Teknik Direktörü Mancini, sarı-kırmızılı takımla her kulvarda başarılı olmak istediğini belirtti. UEFA Şampiyonlar Ligi, Ziraat Türkiye Kupası ve Spor Toto Süper Lig’i kazanmak istediklerini kaydeden Mancini, “Ligde Lider Fenerbahçe bizim 8 puan önümüzde. Beşiktaş ve Kasımpaşa da bizim rakibimiz. UEFA Şampiyonlar Ligi’nin en iyi kadrolarından birine sahip Chelsea ile eşleştik. Yarıştığımız her kulvarda maksimumu vermek zorundayız” dedi. Türkiye liginin kalitesine değinen ve Galatasaray’ı seçme nedenini de anlatan Mancini, “Galatasaray’ı seçtim çünkü burada yeni bir deneyim ve heyecan vardı. Galatasaray Avrupa’nın en iyi takımlarından birisi. Diğer yabancı hocalar gibi Türk futbolunun gelişiminde katkıda bulunmak istiyorum. 6 yabancıyla oynanan bir ligin gelişmesi zor tabii. Burada olmaktan çok mutluyum. Türkiye, Avrupa’nın en iyi 4-5 liginden birisine sahip değil, ama bu kötü bir anlama gelmiyor” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE FUTBOL ÜLKESİ”
Sivasspor Teknik Direktörü Roberto Carlos ise Türkiye’nin artık Brezilya gibi futbol ülkesi haline geldiğini belirterek,”Türkiye’de futbolla uğraşmak, futbolun içinde olmak bizim için çok sevindirici” dedi. Türkiye’nin Brezilya’da düzenlenecek Dünya Kupası’na katılamamasıyla ilgili Carlos, “Türkiye gibi bir ülke önemli bir şampiyonada yer alamayacak. İnanıyorum ki 2018′de Türkiye de yer alacaktır. İyi bir kadroyla 2018′de başarılı olacaktır” diye konuştu.
Dünya kupalarında her zaman görmek istediği takımların hangisi olduğu sorusuna Brezilyalı teknik adam, “Her zaman aynı, Brezilya, İspanya, Portekiz, İtalya ve İngiltere” derken sonra Bilic ve Arvaladze’ye dönüp gülerek, “Hırvatistan ve Gürcistan da” dedi. Brezilyalı teknik adam en beğendiği Türk futbolcunun Arda Turan olduğunu sözlerine ekledi.
“SABIRLI DAVRANILMALI”
Futbolcu yetiştirme noktasında Türkiye’nin sabırlı olmadığına dikkat çeken Kasımpaşa Teknik Direktörü Şota Arveladze, “Ben Hollanda’da Ajax’ta oynadım. Onlar WesleySneijder’i 30 milyon Euro’ya sattı. Ancak her daim altyapısından 25 tane futbolcu çıkardı. Türkiye’de sabırlı değiliz. Hemen istiyoruz; ama o zaman da olmuyor elbet. Eğitim ve altyapı zaman alır. Yeni statlar yapılıyor. İnanıyorum ki iki yıl sonra her büyük şehirde modern tesisler olacak. Türkiye’de çok az yabancı hoca var. Eğitim ve diplomalar alıyorlar. Kolay değil, tam 6 yıllık uğraş gerekli. Süper Lig’in geldiği noktayı; Almanya,Ingiltere, Italya, Ispanya ve Fransa’nın ardından gösterebiliriz. 8-10-12 yıl sonra azimli çalışmaların meyvesini alacağız ve bu herkese keyif verecek” dedi.
“TÜRK FUTBOLUNA BÜYÜK İLGİ VAR”
Panelde yer alan Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic de, Türk futbolu hakkında önemli açıklamalar yaptı. Bilic, “Türkiye Ligi’nin Avrupa ligleri içerisindeki konumunu değerlendirdiğimde; ben zaten sadece teknik direktör ya da oyuncu olarak değil bir futbolsever olarak Türk futbolunu yakından takip ediyordum. Oyuncu olduğum zamanlarda Türk takımlarına karşı oynadım, mili takımda forma giyerken Türkiye’ye karşı oynadım. Hoca olarak Türkiye ile 3 kez karşılaştım” ifadesinde bulundu. “Uluslararası medyada Türk futboluna büyük ilgi var. Sokaktaki her insan futbolla yatıp kalkıyor, ülkenizde 1 numaralı spor” diyen Bilic şöyle konuştu:
“Türkiye Potansiyel olarak da büyüyen bir ülke. Futbol endüstrisi var, derli toplu bir finansman var. Avrupa ülkelerinin ekonomik sorunlarını dikkate alırsanız, Türkiye’nin bu konuda da avantajı olduğunu görürsünüz. Bundan 8-10 sene önce Drogba ve Sneijder’i getirmek o kadar kolay değildi ancak şimdi bu yapılabiliyor.”
HAKEMLERİMİZ ACIMASIZ ELEŞTİRİLİYOR
“Türk hakemliğinin yükselen değeri” konulu panele Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Zekeriya Alp, UEFA Hakem Komitesi Üyesi Jaap Uilenberg, FIFA kokartlı hakemler Cüneyt Çakır, Bülent Yıldırım, Fırat Aydınus, Hüseyin Göçek, Halis Özkahya, Barış Şimşek ve Mete Kalkavan katıldı.
Oturum başkanlığını Ömer Faruk Ünal’ın yaptığı panelde konuşan MHK Başkanı Alp, Türk hakemliğinin 2 yılda önemli yerlere geldiğini söyledi. Alp, şöyle konuştu:
“Geçen zaman içinde hakemlerimizi iyi tanıdıktan ve onların emeklerini gördükten sonra çok farklı duygulara kapıldım. Geçen süreç içerisinde gerçekten bu işi sevdim. Türk hakemliği adına geçirdiğim 2 yıl içinde önemli adımlar attık. Hakemlerimiz maalesef tek bir karar üzerinden çok acımasızca eleştiriliyor. Bu da bizleri çok üzüyor.”
DÜNYA KUPASINDA DÜDÜK ÇALACAK
Türkiye'de MHK danışmanlığı da yapan UEFA Hakem Komitesi Üyesi Jaap Uilenberg, Türk hakemleriyle gurur duyulması gerektiğini dile getirerek, Brezilya'da düzenlenecek 2014 Dünya Kupası'nda bir Türk hakeminin görev alacağını beklediklerini söyledi.
KÖKLÜ REVİZYONLAR YAPILMASI LAZIM
Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) 51. Sporun Zirvesi Seminerinin ikinci gününde,"Türk Futbolu Nereye Koşuyor" oturumu ile devam etti. Seminerin ikinci gününün ilk oturumuna Ümit Aktan başkanlık yaparken; Teknik direktörler Yılmaz Vural, Samet Aybaba ve spor yazarları Atilla Gökçe, Mehmet Arslan, Tayfun Bayındır ile Halil Özer konuşmacı olarak yer aldı.
300'ün üzerinde ve seçkin panelistlere Türk Futbolunun geleceğinden bahseden ve ilk sözü alan Samet Aybaba,"Olduğumuz yerde sayıyoruz. Sadece konuşuyoruz. Artık reform bile yetmez satırı vurmalıyız" dedi.
YABANCI SINIRLAMASI
BENCE DOĞRU DEĞİL
Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) yabancı sınırlamasına ilişkin, "Bir şeyi sınırlamak ve yasaklamak doğru değil. Yabancı futbolcu almak da zorunda değilsiniz. Ancak bazı kulüpler var. Yabancı oyuncu almak zorundadır. Çünkü Real Madrid ve Chelsa ile mücadele edebilsin" diyen Tecrübeli teknik adam Yılmaz Vural ise şunları kaydetti:
“Türkiye'de genç nüfus fazla olmasına rağmen yeteri kadar yetenekli futbolcu çıkmıyor. Almanya’da 2.5 milyon Türk'ten çok kaliteli oyuncular çıkıyor. Mesut Özil, Almanya'nın en iyi oyuncusu seçiliyor. Türkiye'de bu kadar genç nüfus varken yetenekli Türk futbolcu çıkmıyorsa bu düşündürücüdür. Türkiye Futbol Federasyonu'nun ligdeki yabancı futbolcu sınırlaması doğru değil. Bir şeyi sınırlamak ve yasaklamak doğru değil.”
TÜRK FUTBOLUNUN GELECEĞİNİ İNŞAA
EDEBİLMEK İÇİN DEVRİM ZAMANIDIR
’Futbolun Milli Patronundan Yol Haritası’ konulu oturum Başkanlığını TSYD Başkan Vekili Faik Gürses yaptı. Seminerin ikinci gününün ikinci oturumunu yöneten Faik Gürses, 1954 yılından 1996 yılına kadar Türk futbolu ve futbolseverler ile spor medyasının uyutulduğunu söyledi. Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim ise önemli konulara değinerek; “Sadece başarılı işler değil, önemli işler yapmaya kararlıyız. Pansuman yapmaya gelmedik.Eğitim başlatacağız. En başarılı eğiticiler de tüm paydaşları elektronik ortamda bir araya getirecek. Eğitim planlamaları programlı olacak. Online sistemi ile yürüteceğiz. Uygulamalı eğitimler sonrası çalışmalar denetlenecek. Artık bilimden ve ilimden yararlanacağız. Gerçekleri göz ardı etmeyeceğiz. Akademik arkadaşlar bize danışma kurulu gibi çalışacak. Türkiye Futbol Federasyonu araştırma kurulu olacak. Aynı zamanda teknik kurulu olacak. Futbola yıllarını vermiş teknik adamlardan, futbolculardan, spor yazarlarından oluşan çok renkli bir danışma kurulumuz da olacak. Bilim çalışan akademisyenlerle beraber çalışacağız. Sadece İstanbul'daki değil tüm üniversitelerimizle ortak çalışmalarımız olacak” şeklinde konuştu.
FUTBOLU OKULA SOKMALIYIZ
Futbolu okula sokulması gerektiğini, bunu geçmişte de defalarca söylediklerini, imzalar atılmasına, protokoller yapılmasına rağmen sonuç alamadıklarından da yakınan Terim,’Eskiye oranla daha da gerideyiz. 6 ile 20 yaş arasında genç nüfusun 20 milyon civarında olduğunu göz önüne alırsak, ana arterin okullar olduğunu görebiliriz. Bu en önemli projem olacak. Sayın Milli Eğitim Bakanımızla bu ülkenin çocuklarına birlikte el atmak istiyoruz. Spor bakanımızla aynı şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Sadece futbol değil, sporun tüm branşlarına gençlerimiz yönelmesi, çok sporcunun çıktığı merkezi bir ülke olmalıyız’ dedi.
“TSYD'NİN DEĞERİ VE GÜCÜ ORTAYA ÇIKTI”
TSYD Genel Başkanı Naci Arkan, TSYD 51. Yıl Sporun Zirvesi Semineri’ni değerlendirerek, önemli olanan TSYD’nin değerinin ve gücünün ortaya çıkması olduğunu söyledi.
Naci Arkan, seminerin kendileri açısından değil tabi ki katılımcılar açısından nasıl geçtiği çok önemli olduğunu da vurguladı. Arkan,”Ama görünen şu ki spor basınında arkadaşlarımızı burada görmek ve bu arkadaşlarımıza bir dizi paneller sunma bizim için zevk oldu. Arkadaşlarımızdan aldığım memnuniyet işimizi iyi yaptığımızı gösteriyor. Seminerden baya mesajlar çıktığını düşünüyorum. Bu kadar değerli insanı buraya toplamak o kadar kolay bir iş değil Eğer bu kadar kişi bizi sayıp buraya geliyorlar ve saatlerini, günlerini bize ayırıyorlarsa bu TSYD’nin çok güçlü bir dernek olduğunu ispatıdır. 52. Seminerde de inşallah bunları yaşarız.’