×

Sinan Özeçoğlu akıllı ve başarılı bir adam

Fethi Heper’i tanımayanımız yoktur. Eskişehirspor tarihinin en önemli futbolcularından bir tanesi....

Röportaj: Arif Anbar

Prof. Dr. Fethi Heper:
Sinan Özeçoğlu akıllı ve başarılı bir adam
 
Fethi Heper’i tanımayanımız yoktur. Eskişehirspor tarihinin en önemli futbolcularından bir tanesi. Havadan oldukça hızlı gelen topları göğsüyle nefis bir biçimde kontrol ettiği için Çengel Fethi ve Demir Gömlek lakaplarını aldı. 70’li yıllarda Türkiye Birinci Ligi’nde iki kez gol kralı oldu, beş kez de milli formayı terletti. Avrupa’da da kendini gösteren Heper, UEFA kupasında attığı altı golle, gol krallığında üçüncü oldu. Yine Finlandiya'nın FC Mikkelin Palloilijat maçında attığı dört golle uluslararası bir karşılaşmalarda en çok gol atan Türk futbolcusu unvanını aldı. TFF’nin de bir dönem yönetim kurulu üyesi olan Heper, profesyonel futbolculuktan profesörlüğe giden ilk ve tek Türk futbolcusudur.
 
Fethi Heper’le alışılmışın dışına çıkalım istedik. Eskişehirspor’un geçmişini değil, bugününü ve yarınını konuşalım dedik. Tabi bazen sohbet eski günlere doğru kaysa da bugünü ve yarını konuşmayı da başardık…
 
BİZİ SAT KULÜP PARA KAZANSIN
Eskişehirspor 70’li yıllarda Anadolu’nun efsane takımıydı. Bugün gelinen noktada, o günlerden eser yok diye cümleme başlayınca Heper, derin bir iç geçirdi. Hatalar zincirinin 74’den sonra başladığını ifade eden Heper, “74 yılında Eskişehirspor Kulübü Başkanı çok değerli bir isim olan Celal Sölpük’tü. Dedim ki ben bırakacağım. Vahap bırakıyor. Burhan Bırakıyor. Kamuran bırakıyor. Eskişehirspor’un ileri gelen futbolcuları bu sene var, seneye yok. Sana bir yol göstereyim. Abi gel sen bizi bir yerlere sat. Yedi-sekiz milyon para kazanırsın. Bu parayla bir alt yapı tesisi kurarsın. Bunun örneği var. Abdullah Matay altyapının başındaydı. Genç takım Türkiye şampiyonu oldu. Ve biz futbolu bıraktıktan sonra genç takımdan gelen arkadaşlar 82 yılına kadar Eskişehirspor’u götürdü.
 
TARAFTAR CELAL SÖLPÜK’Ü ÖLDÜRMEDİ
Ama Celal Sölpük, ‘E bu iş olmaz. Bu taraftar beni öldürür. Sizi satamam’ dedi.  Taraftar seni niye öldürsün? Nitekim satmadı. Biz de bıraktık. Milyonluk futbolcular hiçbir işe yaramadı. Hurdaya çıktı. Para da kazanmadı kulüp. Celal Sölpük’ü de kimse öldürmedi. Böyle bir zihniyet olmaz. Çıkarsın konuşursun bu adamlar futbolu bırakıyor diye. Hiç olmazsa biraz para kazanalım ve gençleri yetiştirelim diyebilirdi taraftara. İşte hatalar zinciri taaa oradan başladı” dedi.
 
KENDİNİ BÜYÜĞÜM SANANLAR KULÜBÜ REZİL ETTİLER
80’li yıllara gelindiğinde kulübün asansör takımı haline geldiğini ifade eden Heper, “Kendini çok büyük yönetici sananlar kulübü aldılar, rezil ettiler ve düşürdüler. Yılmaz Sezer hariç. O kulübü düşürdü ama alnının akıyla ertesi sene tekrar çıkardı. Diğerleri öyle değil. Başka başkanlar da geldi gitti. Çok biliyorum zannettiler. Kendilerini çok büyük, en büyük zannettiler ama değillerdi.
 
NEBİ HATİPOĞLU VE HALİL ÜNAL
80’li yıllardan sonra sürekli indik çıktık. Türkiye liglerinin asansör takımı olduk. 2. Lige gittik geldik. 3. Lige gittik geldik. Sonra iki tane başkan çıktı. Nebi Hatipoğlu’yla Halil Ünal. Hatipoğlu takımı Süper Lig’e çıkardı. Sonra Halil Ünal devraldı. Yine para yok. Ama bu iki arkadaş takımı bir yerlere kadar götürdüler. Yönettiler demiyorum götürdüler. Çünkü yönetim bir kişiye bağlanmaz ekiple yapılır. Bizim yönetimlerimizde olay şudur: sadece başkan sözü geçer” diye konuştu.
 
MURAT İNCE VE AZİZ BOLEL YÖNETİCİYDİ
Fethi Heper Eskişehirspor yönetilmedi, idare edildi deyince şunu sordum: Bu takım hiç mi yönetilmedi? Heper, şöyle cevapladı: “Murat İnce döneminde, Aziz Bolel döneminde gerçekten yönetimler ve yöneticiler vardı. Belki ciddi bir model anlamında yönetimler değildi ama yine de iyi yönetimlerdi. Bu adamlarda motivasyon ve parayı kullanmak çok önemliydi.120 bin liraya takım kurdular mesela. Bir kuruş borçlanmadan birinci lige çıkardılar takımı. Yine borçsuz bir şekilde yeni yönetime devrettiler.”
 
 İKİ BÜYÜK HATA SÜPER LİG’DEN ETTİ
Heper’le geçmişten gelen hatalar silsilesini değerlendirdikten sonra Eskişehirspor’un son yıllarını konuştuk. Nebi Hatipoğlu ve Halil Ünal’la ilgili daha önce konuştuğumuz ifadeleri tekrar hatırlatan Heper, Halil Ünal’ın geçen sene parasızlık içerisinde takımı finale götürdüğünün altını çizdi ama iki büyük hatadan bahsetti: “Hatanın ilki, takım Göztepe maçında sahadan çekildi. 1 dakika kalmış maçın bitmesine. Takımı sahadan çekerek neyi ispat ediyorsun yahu? Onun cezasını Süper Lig’e çıkmamakla ödedik. Ve rakibimiz Göztepe’yi Süper Lig’e ittirdik. İkinci büyük hata; 85. dakikada 1-0 galibiz. Nedendir bilinmez, taraftarımız sahaya meşale atıyor. Takım 5 dakika ne olursa olsun zamanı geçirir. Tribün liderlerinin bile haberi olmadan bazı taraftarın yaptığı bir şey de olabilir bu. Hiç gerek olmayan bir zamanda meşaleleri attılar. Maç 11 dakika durdu. Bizim teknik direktör de oralarda bakındı, gezindi. Karşı takım dinlendi. Talimatlarını aldılar. Toparlandılar ve beraberlik golünü attılar. Penaltılara kaldık. Penaltı atılır atılmaz ona bir şey diyemem. Ama bu iki büyük hatayla Göztepe’ye Süper Lig’i hediye ettik.”
 
SİNAN ÖZEÇOĞLU’NDAN ÇOK UMUTLUYUM
Bugüne geldik ve Sinan Özeçoğlu dedik. Özeçoğlu deyince gözleri parlayan Heper heyecanla, “Umutluyum” dedi ve şöyle devam etti: “Şahsen ben çok çok umutluyum. Başarılı olacağına inanıyorum. Sinan Özeçoğlu dışarıdan görebildiğim kadarıyla oldukça akıllı ve başarılı bir adam. Her halde bunun da üstesinden gelir. Eskişehir Basket takımını bir üst lige taşıması ve yaptığı önemli transferler, vizyonu olduğunu gösteriyor. Ama yol gösteren ekibinin de iyi olması gerekir. Yani akıl hocalarının. Böyle bir adamın da akıl hocaları kötü olacak değil ya?”
 
BEN OLSAM ALT YAPIYI GÜÇLENDİRİRİM
 Siz bu hale gelen bir kulübü alsaydınız nasıl bir yol izlerdiniz diye sorduğumda ise Heper alt yapının önemine vurgu yaparak, “Şunu görmek lazım. Ben olsam beş-altı yıl şampiyonluk vaat etmem. Madem transfer yasağı var, altyapıyı güçlendiririm. Altyapıdan çıkardığım futbolcularla uzun vadede şampiyonluk ararım. Çünkü iki senede bu borçları ödeyemezsin.
 
KRİS BOYD OLAYINDA İÇİM CIZ ETTİ
Şimdi işimiz çok zor. Geçen seneki takımdan şimdi dört-beş kişi olamayabilir. Yerine kimleri koyacağın soru işareti. Umarım genç takımdan eleman koyarlar. Ücret dengelerini de iyi kurmak lazım. Birine 1,5 milyon veriyorsun. Öbür oyuncu 200 bin liraya top oynuyor. Bu da olmaz. Yani adam bir maçı bile tamamlayamıyor ama 10-15 milyon lira para ödüyoruz. Mesela Kris Boyd. 2011-2012 sezonundaydı. Ben o zaman federasyondaydım. İçim cızlaya cızlaya federasyon aracılığıyla Eskişehirspor’un milyonlarını beyefendinin hesabına aktardık.”
 
ŞİRKET OLSAK NE OLACAK?
Konu paraya gelmişken Eskişehirspor’la ilgili AŞ tartışmalarını sorduğumda Heper, biraz sinirleniyor ve başlıyor anlatmaya: “AŞ olsak ne olacak? AŞ olursa bütün hesapları detaylı olarak görebilirsin. Çünkü ortakları hesap verme mecburiyetinde. Dernek olursa gizleyebiliyorsun. Eskişehirspor’un hisse senetlerini çıkarsan kaç kişi alır? Batma ihtimali çok fazla olan bir şeye yatırım yapar mısın? AŞ olursan; 100 milyonluk, 300 milyonluk, 500 milyonluk hisse senedi çıkarıp şakır şakır satabilmen lazım. Aynı zamanda şirketi ticari kafayla yöneteceksin. Gelir getirici unsurlar yaratacaksın.
 
AŞ’DE BARCELONA ÖRNEĞİ
Çocuğum Barcelona’da görevli. Ben de yanındaydım. Dedi ki, ‘Baba hadi seni Nou Camp’a götüreyim.’ İyi dedim. Gittik. İçeri giriş ücreti adam başı 23 Euro. Ne görüyorum? Çimler yenilendiği için kazılmış bir stat. Aşağıda müzesi var. Müzeye de parayla giriyoruz. Kapıdan çıkıyorsun çıkarken satış mağazası. Herkes bir şeyler alıyor. Yani oraya giren en az bir 50 Euro harcayıp çıkıyor. Günde beş bin insan giriyor oraya. Ama neden? O Barcelona. Sen bunu yaratabilecek misin?
 
 ALT YAPIYLA FARK YARATILIR
Bizim zamanımızdaki Eskişehirspor olsa bu rüzgarı yaratırdı. Şimdi o rüzgar yok maalesef. Her şey alt yapıda bitiyor. O günkü Eskişehirsporlu oyunculara bir bakalım. Bunlar uzaydan gelmediler. Işıkspor, Şekerspor, Hava Gücü,  Fatihspor, Gençlik Kulübü, Toprakspor, Demirspor’dan geldi bu futbolcular. Eskişehir’in amatör spor kulüplerinden yetişti hepsi.”
 
İKTİDARLAR AMATÖR FUTBOLU BİTİRDİ
AŞ tartışmasından yine eskilere gittik… Heper amatör futbolun nasıl bittiğini anlattı: “Şekerspor, Demirspor ve Hava Gücü… Üç tane ciddi müessese takımıydı. İktidarlar, çok büyük bir başarıyla bunları kaldırdılar, yasakladılar. Ve Türkiye’de amatör futbol bitti. Çünkü insanların bir hedefi vardı. Ben Şeker’e girerim, kadro alırım, hem futbol oynarım hem de para kazanırım gibi bir hedef. Sonra askerliğimi de Hava Gücü’nde yaparım gibi. Çok büyük imkanlardı bunlar. Ama kapanınca herkes açıkta kaldı. Dolayısıyla futbolcu da yetişmedi.”
 
GELİR GETİRİCİ FAALİYETLER YAPILMALI
Ben konuyu tekrar kulüp ekonomisine getirdim. Ne olmalı da kulüp para kazanmalı? Heper bu soruyu şöyle yanıtladı: “Gelir getirici faaliyetler yapmak lazım. Hiç gelir getirici bir faaliyet var mı programlarda? Yok. Yahu git belediyeye, mesela uygun bir parkı Eskişehirspor’a versin, kulüp işletsin. Mesela atıyorum, Yunus Emre Caddesi’ndeki bir otoparkı al ve işlet. Versinler, al. Akmasa da damlar. Senede aşağı yukarı üç buçuk-dört milyon lira para kazanırsın bir otoparktan. Az para mı? İşte basit bir gelir kaynağı. Ben geçmişte bu otopark konusunu rahmetli Selami Vardar’la konuşmuş halletmiştim. Ama o görevden gidince otopark işi de kaldı.
 
ESKİŞEHİRSPOR GELİŞİRSE HERKES KAZANIR
Şunu da iyi görmek lazım. Eskişehirspor’un daha da gelişmesi demek, kentin ekonomisinin gelişmesi demek. Ki Eskişehirspor kurulduktan sonra kentin ekonomi lokomotiflerinden biri oldu. O nedenle Eskişehir halkının da bu kulübe destek vermesini istiyorum. Sanayicisi, tüccarı, esnafı, memuru, işçisi… Gerçekten destek vermesi lazım. Eskişehirspor kazanırsa kent kazanır. Kent kazanırsa herkes kazanır.”
 
PARASI OLMAYAN SİYASETTEN UZAK KALAMAZ
Birden siyasete giriyoruz. Siyasetin futbol kulüplerine olan etkisine… İş dönüp dolaşıp yine ekonomiye geliyor. Heper ise bu konuda şunu düşünüyor: “Bir kere Nabi Avcı, Sinan Özeçoğlu’nu ikna ederek en isabetli kararı vermiş. Bir de Eskişehirspor, paraya ihtiyacı olduğu sürece siyasetten uzak kalamaz. Hiçbir takım kalamaz. Fener’i de kalamaz. Beşiktaş’ı da kalamaz, Eskişehirspor’u da kalamaz.”
 
BİZLER HER TÜRLÜ DESTEĞE HAZIRIZ
Heper, Eskişehirspor’a desteğe hazır olduğunu da samimiyetle dile getiriyor. Hatta şöyle bir önerisi var: “Danışmanlık anlamında bizim eski futbolculara biraz rağbet edebilirler. Hep dışarıdan düşünüyorlar. Al Önderi yahu. Al İsmail’i, al Vahap’ı, al Ender’i. Eskişehirspor kültüründen gelen yüreğiyle iş yapacak adamlar bunlar. Al sana danışman işte kötü mü olur? Bizler her türlü desteği vermeye hazırız. Ancak isteyen olursa. İstenmemesine rağmen de biz geliyoruz deyip ukalalık yapmayız tabii ki.”
 
Sohbetimizin sonuna yaklaşırken Heper, öneri ve aslında biraz uyarı niteliğinde olan üç madde sıralıyor:
  1. Madde: “Bakıyorsunuz Eskişehirspor Kulübü başkanları aynı konuda her gazeteye ayrı konuşuyor. Birinde olumlu işler oluyor diyor. Diğerinde işler kötü diyor. Başka birinde olumlu ya da olumsuz konuşmak şu aşamada erken diyor. Olmaz. Bir başkandan her gazeteye farklı açıklama olmaz. Bir kurumsallık olmalıdır. Çağırırsın kurmaylarını, bir metin hazırlarsın, ciddi bir basın toplantısı yapıp görüşlerini ifade edersin. Sonra bırak gazeteci yorumlasın.”
  2. Madde: “Bakın bizde şöyle bir kültür yok. Eskişehirspor’u iyi de yönetse kötü de yönetse ahde vefa yok. Mesela bir başkanın görevi bittiğinde onore etmek lazım. Bir teşekkür etmek lazım. Mesela Halil Ünal güzel hizmetler yaptı. Adama bir teşekkür etmek lazım. Hataları yok mu var.”
  3. Madde: “Eskişehirspor taraftarı çok büyük bir taraftardır. Türkiye’ye örnektir. Ateşli ve heyecanlıdır. Bazen maçın heyecanıyla sahaya meşale atan taraftarlarımız oluyor. Taraftarımız bu konuda kendisini frenleyebilmelidir. Birisi böyle bir eyleme kalkışmadan diğeri onu sakinleştirmelidir. Çünkü bu hareketler takımımıza para cezası olarak geri dönüyor. Yine diyorum Eskişehirspor taraftarı Türkiye’nin önde gelen taraftarlarındandır. Ve takımımız bu büyük taraftarın destekleriyle başarıya ulaşacaktır.”
 
Son söz:
ESKİŞEHİRSPOR DİMDİK AYAKTA KALACAKTIR
Sohbetimizi bitirirken Heper’in son sözü şu oluyor: “Eskişehirspor büyük camiadır. Bir sürü badireler atlatmıştır. Ama yinede dimdik ayakta durmayı başarmıştır. Ben Eskişehirspor’un şimdi de dimdik ayakta kalacağına tüm kalbimle inanıyorum.


İLGİLİ HABERLER

Kamil Ahmet'te flaş gelişme
Transfer yasağında umutlandıran haber
Sergen Yalçın işbaşı yapıyor