×

Sigara bırakmada rekor artış: Sağlık Bakanlığı verileri açıkladı!

Sağlık Bakanlığı’nın tütünle mücadele kapsamında yürüttüğü sigara bırakma hizmetlerine ilgi artarken, 2026 yılının ilk 4 ayında sigara bırakma polikliniklerine 75 bin 184 kişi başvurdu. Dijital ve saha destekli uygulamalarla birlikte bırakma sürecinde önemli bir yükseliş kaydedildi.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, sigara bırakma polikliniklerine başvuru sayılarında son yıllarda belirgin bir artış yaşanıyor. 2026’nın ilk dört ayında 75 bin 184 kişi bu hizmetlerden yararlanmak için başvurdu. 2025 yılında toplam başvuru sayısı 173 bin 32’ye ulaşırken, 2024’te bu rakam 81 bin 616 olarak kayıtlara geçmişti. Böylece sigara bırakma hizmetlerine yönelimde ciddi bir yükseliş dikkat çekti.

Dijital ve saha destekli sistem

Bakanlık, sigara bırakma sürecini yalnızca hastane ortamıyla sınırlı tutmayarak “Online Sigara Bırakma Hizmeti” ile vatandaşlara uzaktan destek sunuyor. Görüntülü görüşme yöntemiyle uzmanlar kişiye özel bırakma planı hazırlıyor ve süreci takip ediyor. Ayrıca “Tütünle Mücadele Timleri” ve “Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri” ile sahada aktif danışmanlık hizmeti veriliyor.

1 milyondan fazla kişiye ulaşım

Son bir yıl içinde yürütülen çalışmalar kapsamında 832 bin 873 kişiye doğrudan ulaşılırken, 331 bin 984 kişi ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’na yönlendirildi. 213 bin 443 kişiye ise mobil ekipler aracılığıyla danışmanlık sağlandı.

Bilimsel tedavi ve takip sistemi

Sigara bırakma polikliniklerinde uzman hekimler tarafından bilişsel-davranışsal yöntemler ve ilaç tedavileri uygulanıyor. Süreç, Tütün Bağımlılığı Tedavisi İzlem Sistemi (TUBATİS) üzerinden takip ediliyor ve ALO 171 hattı ile entegre şekilde yürütülüyor.

Küresel sağlık ve çevre tehdidi

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tütün kullanımı her yıl 8 milyondan fazla insanın ölümüne yol açıyor. Pasif etkilenim nedeniyle yaklaşık 1,6 milyon kişi de sigara dumanından etkilenerek hayatını kaybediyor. Sigaranın yalnızca sağlık değil çevre açısından da ciddi bir yük oluşturduğu; ormansızlaşma, su tüketimi ve plastik atıklar üzerinden küresel ekosisteme zarar verdiği vurgulanıyor.