×

Sevgili Ahmet bu yayını izliyorsa…

Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, ES TV’de katıldığı yayında Tepebaşı Belediye başkanı Ahmet Ataç ile aralarındaki gerginlik iddialarına ilişkin soruları cevapladı.

KENDİ BAŞINA İSTEDİĞİNİ ZANNETMİYORUM
Soruyoruz’da Murat Taşkın ve Cihan Yıldırım’ın konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Büyükerşen, “Benimle Ahmet’in arasında benim açımdan hiçbir problem yok. Ben öyle görüyorum. Aynı partiden de olsak aynı düşüncede olmayabiliriz. Onun düşünceleri bazı noktalarda benim düşüncelerimden farklı. Böyle olunca kararı verecek olan Meclis. Olmadı mahkemeler var. Ben Eskişehir’in kuzey batısına küçük de olsa sanayi bölgesi kurulmasına karşıyım.  O alanın hemen bitişiği konut alanıdır. Şehircilik ilkelerine aykırıdır. Bunu Ahmet’in kendi başına istediğini zannetmiyorum. Yanındaki bir takım kişiler ‘böyle bir şey kuralım’ diye ikna etmiş olabilirler, yanlıştır” dedi.
 
ANLAMSIZ, ZAMANSIZ BİR SÖZDÜ
Büyükerşen, “Ahmet Ataç ‘Hoca yoksa ben adayım’ dedikten sonra ortalık karıştı” denmesi üzerine şöyle konuştu:
“Ben bir şey dedim mi? Bir cevap verdim mi. Destek versem parti karışır. Ahmet’in o tür bir beyanını erken buldum. Öyle bir niyeti olmasını saygıyla karşılarım. Ama daha fol yok, yumurta yokken önümüzde üç sene vardı. Seçimler yaklaştığı zaman pek çok talip çıkar. Kim olur, kim biter bilinemez. Ben veliaht bırakacak bir pozisyonda da değilim. Şimdiden tavır almam, bir şeyler ilan etmem de doğru değil. Seçim geldiğinde kim olur, genel merkez kimleri kabul eder, genel merkez ön seçimle mi aday belirler yoksa atamayla mı adam belirler bunlar meçhul. Onun için çok anlamsız, zamansız bir sözdü. Temenni ederim ki başarılı olsun o konuda. Ben ayrıldığım zaman veyahut benim belediye başkanlığım şu veya bu şekilde bittiği zaman inşallah büyükşehir belediye başkanı olmak istiyorsa olur. Bunun için önceden parti içinde kavga çıkarmanın âlemi var mı? Aklından adaylık geçirenleri de kendisine karşı cephe almaya zorlamasının bir manası var mı?”

BENİM POZİSYONUM ABİ POZİSYONU
Büyükerşen “CHP’nin ikiye bölündüğü iddia ediliyor. Bir tarafta siz, Gaye Usluer, Cemal Okan Yüksel, Kazım Kurt ve Sinan Özkar diğer tarafta ise Ahmet Ataç ve Utku Çakırözer” denildiğinde şunları kaydetti: “Ben niye taraf oluyorum. Parti içindeki klikler arasında ben daima dengede olmaya çalışıyorum. Bu klikler deyince Ahmet’i veyahut başkalarını kast etmiyorum. Yani benim pozisyonum abi pozisyonu aslında. Bu durumda kalmaktan da son derece mutluyum. Bir tarafı tutmam söz konusu değil.”
 
ETRAFINDA GOYGOYCULAR ÇOĞALDI
Büyükerşen, şöyle devam etti: Kazım ile aralarında bir ihtilaf falan da görmüyorum. Kazım ne zaman Tepebaşı ve Ahmet söz konusu olsa ‘Ahmet abi’ diye bahsediyor. Birkaç defa arkadaşlarına ‘Ahmet Abi’ye soralım, onun da fikrini alalım’ dediğine şahit oldum. Allah’ı var şimdi, günahını almak istemem. Ahmet biraz fazla duyarlı hale geldi. Biraz da etrafında goygoycular çoğaldı gibi geliyor bana… Müşavere heyetleri oluşup ona yol göstermeye kalkıyorsunuz. Olabilir, sizin de görüşlerinize ihtiyaç duyabilir. Seçimden sonra ikisini karşıma aldım, konuştum. Büyük bir başarı elde ettik ama bizim CHP’nin içini biliyoruz. Bazı eskiler var, çok eskiler var. Yalnız seçim söz konusu olduğu zaman ortaya çıkan ve adaylar belli oluncaya kadar ortalığı birbirine katan, aday olmadıklarını görünce de bir daha partiye bile uğramayan bir sürü insan var. Partinin her taraflarına zümrüt taksalar halkın oyunu alamayacak insanlar var. Onlar da bu gibi hallerde, başkanlar arasındaki tartışmada hemen bir tarafı tutup kışkırtmaya devam ediyorlar.”
 
ÇOK DUYGUSAL HALE GELDİ
Büyükerşen, “Sevgili Ahmet bu yayını izliyorsa kızıyordur söylediklerime de. Çok duygusal hale geldi o. Eskiden istişare ederdik, zaman zaman bir araya gelirdik. O öyle olsun, bu böyle olsun… Şimdi onu da gelmiyor. Ee doğrusu benim de yapacağım başka bir şey yok. Genel merkezin aday listeleri yapılırken düşüncelerime itibar etmesinden dolayı bu itibarı kaybedebilmemi sağlayarak kendilerine meydan açılacağını düşünenler var” diye konuştu.
 
GENEL BAŞKAN İSTEDİ
Muharrem İnce’nin mitinginde otobüsün üzerine neden çıkmadığını “Arabanın içine baksalar göreceklerdi benim sol gözümün altına kadar yüzümün şiş olduğunu ve doğru dürüst konuşamadığımı” diyerek cevapladı. Büyükerşen, Sivrihisar mitingi için de “Sivrihisar’ı Genel Başkan istedi. Bana söylemedi ama il başkanına söylemiş. Genel Başkanın Sivrihisar’a ilk gelişi değil. Dördüncü falan gelişi… Her seçim döneminde daima oraya uğruyor. Sivrihisar’a ayrı bir ilgisi var” dedi.
 
SAÇIMIZI, BAŞIMIZI YOLMAYA GEREK YOK
Büyükerşen, mitinge insan taşındığını yönündeki eleştirileri için de “Hepiniz biliyorsunuz, hınzır gibi biliyorsunuz ki; bu türlü mitingler ben bildim bileli daima insan taşınır sağdan soldan kalabalık gözükmek için bu psikolojik etki yaratmak amacıyladır. Ki bütün partiler taşır. Tayyip Bey geldiğinde taşınmadı mı? Taa Antalya’dan adam getirmişlerdi. Bunları halkta yutmuyor artık, biliyor. Parti içi rekabete yol açacağına yol açacağına rakibe karşı üstünlük kurmak esastır. Ama sen tutar da özellikle taşındığı belli olacak bir takım ki öyle itham edildi Eskişehir’e geldikten sonra yediğimiz yemekte belgelerde, hem taşıdığın arabalar hem dövizlerle elbette ki o türlü dedikodulara sebep olursun. Hatta rakibinin de senin aleyhinde propaganda yapmasına vesile teşkil edersin. Yani öyle çevrilmişti ki bazı dövizlerle otobüsün etrafı Sivrihisarlılar onun arkasında kalmışlardı. Ama Sivrihisarlıların ilgisi büyüktü onu söyleyeyim.  Böyle zamanlarda siyasetle uğraşanların ‘kör gözün parmağına’ dememesi lazım, düşünmesi lazım bu işleri yapan arkadaşların.  Kendilerini mi göstermek istiyorlar. Kendilerini göstermekle seçim kazanılsa, kendilerini göstermekle referandumda hayır çıksa mesele yok. Herkes genel başkana yakın olabilir. Gece gündüz bir arada vakit geçirenler olabilir, geçirmek isteyen olabilir. Genel başkana yakınlığın CHP’ye bir faydası var mı? Ne yapalım canım, yakınsa yakın. Saçımızı, başımızı yolmaya gerek yok. Ahmet yakın, feşmekanca yakın diye… Herhalde hiç kimse benim kadar yakın olmasın? Çünkü genel başkan öğrencim. Bu yakınlıktan siyaseten bir avantaj elde etmeye çalışmak ne derece doğru, bilmiyorum.”
 
KENDİNİ BİLMESİ LAZIM
Büyükerşen, “CHP’deki gerginlik yerel seçimleri kaybetmeye kadar gider mi” sorusunu “Gider mi gitmez mi bilemem, gitmemesini temenni ederim. Gitmemesini bu işin içinde olanlar önlemeli. Yani düşünmeliler. Siyasetteki insanın düşünmesi lazım. Enini boyunu düşünmesi lazım. Bütün hareketleri, ilişkileri ve davranışlarıyla… Kendini bilmesi lazım. Bunları belli kişiler için söylemiyorum. Bu söylediklerim şimdi sizin üzerinde durduğunuz isimlere mal edilmesin” diye cevapladı.