Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları ikinci sınıf öğrencisi Ceren Özdemir, bale kursundan çıktıktan sonra evine giderken cezaevi firarisi tarafından katledildi. Odunpazarı Belediyesi de Ceren Özdemir’in hayallerini gerçekleştirmek ve adını yaşatmak için Adalar Gençlik Merkezi’ne Ceren Özdemir’in adını verdi. İstiklal Mahallesi’nde faaliyet gösterecek olan Ceren Özdemir Adalar Gençlik Merkezi’nin açılışına Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP İl Başkanı Recep Taşel, Ceren Özdemir’in annesi Güfer Özdemir ve babası Yılmaz Özdemir, Ayşe Tuba Arslan’ın annesi Meral Sonbiçme, Gazeteci İsmail Saymaz ve birçok vatandaş katıldı. Duygusal anların yaşandığı açılışta Başkan Kazım Kurt ve Ceren Özdemir’in ailesi gözyaşlarını tutamadı.
BAŞKAN ELİNDEN TUTTU
Açılış öncesi Adalar Porsuk mevkiinde toplanan yüzlerce vatandaş ellerinde kadın cinayetine kurban giden kadınların fotoğrafını taşıyarak sevgi zinciri oluşturdu. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Ceren Özdemir’in ailesinin de katıldığı sevgi zincirinde Başkan Kurt, Ceren Özdemir’in babası Yılmaz Özdemir’in elini bırakmadı.
ANNEDEN DUYGUSAL KONUŞMA!
Açılış töreninde konuşan Anne Güfer Özdemir, “Benim kızım sanatla iç içeydi. Bu onun yaratılışında vardı. Biz de onun destekçisiydik. Güvenli sokaklarda yaşadığımızı düşünürdük. Kimse bizim başıma gelmez diye düşünmesin. Bir film şeridi gibi izliyoruz ama herkesin yaşayabileceği bir şeyi yaşadık. Belediye başkanımıza ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Tam da Ceren’in istediği gibi sanatın her dalının faaliyet gösterdiği bir merkezin açılması bizi onurlandırdı. Ceren’i öldü olarak düşünmüyorum. Bizimle birlikte, kalbimizle yaşıyor. Bir sürü insanın kalplerine, vicdanlarına dokundu biliyorum. Bir gün adımı her tarafa yazdıracağım derdi Ceren. Demek ki böyle yazdıracakmış. Belki yaşasaydı farklı olacaktı ama bizim de kaderimiz böyleymiş. Ben yargı sisteminden mustaribim. Yargı işini tam yapsaydı Ceren belki aramızda olacaktı. Ceren kadın cinayetlerine çok üzülürdü, ses çıkarmalıyız derdi. Ceren’den sonra bir canın daha gitmesini istemiyoruz. Ben yargıç değilim ama kötülük amacına ulaşmadan bu ölümlerin önüne geçilmesi lazım. Bir can gitmesin diye dik duralım” diye konuştu.
8 MART MÜCADELE GÜNÜ
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün bir direniş ve mücadele günü olduğunu vurgulayan Başkan Kurt, “O nedenle bu gün, Türkiye’deki kadın cinayetlerine ve cehalete karşı bir direniş örneği gösterdik. Bu merkez, Ceren Özdemir adını verdiğimiz bu merkez, gençlerin direnmesinin aracı olsun. Gençlerin araştırmasının, eğitiminin aracı olsun. Türkiye iyi yönetilmiyor. Türkiye kötü yönetiliyor ve bu kötü yönetimden çıkmanın yolu, bilimsel, laik, demokratik eğitimdir. Devletin yetiştirme yurtlarında yetişmiş ve devletin cezaevinden kaçmış, bir sapık, bir katil sokakta rahatça yürüyebiliyor. Ben bu gün kimi öldürsem diye gezebiliyor. Böyle bir eğitim düzeni olmaz. Böyle bir toplumsal düzen olmaz. Biz demokratik bir ülkede, rahatlıkla gece saat 2’de, 3’te tek başına gezebilmeliyiz. Özgürce gezebilmeliyiz. Korkmadan gezebilmeliyiz. Ama ne yazık ki, Ceren Özdemir, evinin kapısının önünde sapık bir katil tarafından, keyfi bir şekilde öldürüldü” şeklinde konuştu.
GENÇLER ÖZGÜR OLMALI
“Ben Eskişehir’de insanlarımızın direncini biliyorum. Ama daha çok Eskişehir yaratmalıyız. Daha çok Eskişehir gibi kent yaratmalıyız” diyen Başkan Kurt, “Bunu yaratırken de temel düsturumuz, bilimsel, laik ve demokratik eğitim olmalı. İşte bu Gençlik Merkezi de bunun bir parçasıdır. Belediyelerin tek başına eğitimde hiçbir görevi yoktur. Ama devletin boş bıraktığı, devletin ilgilenmediği bütün, şu biraz önce sayılan sanat alanlarında eğitimi yapmak belediyelerin boynunun borcudur. İnsanlarımızın daha gelişebilmesi için, insanlarımızın, gençlerimizin daha büyük düşünebilmesi için ve direnebilmesi için bizimle birlikte olmasını istiyoruz. Biz bunun eğitime talibiz. Biz bunun mücadelesine talibiz. Daha fazla Ceren Özdemir, Ayşe Tuğba Arslan olmasın diye direnmeye talibiz. Sizlerle birlikte bu direnişi gerçekleştireceğimize inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Açılışın ardından gökyüzüne beyaz balonlar uçuruldu ve gençlik merkezinin içi gezildi.
KADINLARIMIZI KORUYAMIYORUZ
Odunpazarı Belediyesi tarafından Ayşe Tuba Arslan’ın ismi verildiği Halk Merkezi açılışı dün gerçekleştirildi. Böylece 14’üncü Halk Merkezi açılmış oldu. Açılışa Ayşe Tuba Arslan’ın babası Serdar Arslan ve annesi Meral Sondikmen de katıldı. Açılış öncesi bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmasının akabinde İstiklal Marşı okundu. Halk Merkezin açılışında konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Arslan, koruma istemiş ve eşi tarafından öldürülmüş, şimdi hepimiz ağlıyoruz. Ağlamanın faydası yok, mücadele edeceğiz. Herkesin bu alanda ciddi bir eğitimden geçmesi gerekir. Ömür boyu eğitimlerin sürebilmesi için böyle halk merkezilerinin açılması gerekiyor. Kadınlarımız gençlerimiz buraya gelsin, birbiriyle tanışsın sorunları bilsin. Ona göre çözüm üretilsin. Erkekler kendilerini kadınların üzerinde görüyor böyle bir şey yok. Hukukta da dinimizde de kadın erkek eşittir. Ben böyle bir düşünceyi kabul etmiyorum siz de etmeyin. Biz kadınlarımızın bizimle eşit aynı şartları yaşayan toplum yaşatmaya çalışıyoruz. Bunu yolu da laik bilimsel eğitimden geçiyor. Devlet bunu yapamıyorsa görevini yapmıyor demektir” dedi.
BELEDİYENİN ÇABASINA MİNNETTARIM
CHP Milletvekili Jale Nur Süllü ise şöyle konuştu: “Eskişehir’in milletvekili olarak gurur duyuyorum. Ama aynı gururu ülkenin milletvekili olmaktan da yaşamak istiyorum. O kadar fazla sorunumuz var ki... Biz kadınları devlet olarak koruyamıyoruz. Hepsi yaşamdan en yakınları tarafından çocuklarından toplumdan koparılıyor. Her biri yüreklerimizde yangın yeri bırakıp gidiyor. Biz kadınlar olarak dayanışmamızı sürdüreceğiz. Erkek kardeşlerimizin evlatlarımızın da bizimle olması çok önemli. Kamuya da çok işler düşüyor. Ben belediyemizin göstermiş olduğu çabaya minnettarım.”
ÖLMEDİ ÖLDÜRÜLDÜ
Ayşe Tuğba Arslan’ın annesi Meral Sondikmen, “Maalesef ölmedi öldürüldü. O gittiğinden beri bütün gün böyleyim. Adının yaşatıldığı için teşekkür ediyorum” dedi. Baba Serdar Arslan ise “Hayatımın çiçeği kızımın hatırasının yaşatıldığı için teşekkür ederim. Şehrimizde ve ülkemizde kadınlarımıza ait böyle güzel yerlerin açılması, kadınlarımızın böyle güzel yerlerde eğitim alarak dünyaya bakış açıları değişir, haklarını öğrenirler. Dünyaya bakışları değişir. Bundan sonra yetkili mercilere yalvarıyorum lütfen kadınlarımızı ikinci vatandaş olarak görmesinler. Kadınlarımız kızlarımız ömür boyu arkadaşlarımız bu cinayetlere son versinler. En kısa zamanda önlemini alsınlar” diye konuştu. Konuşmaların ardından açılış gerçekleştirildi. Halk Merkezi girişimde karanfillerle süslenmiş kızımın fotoğrafını gören baba Arslan, “Yavrum nurlar içinde uyu” diyerek gözyaşı döktü.