×
☰

Önce TELE 1, şimdi Halk TV! Talat Yalaz’dan sert açıklama

Halk TV’nin İstanbul’daki binasında 14 Ekim sabahı polis ekiplerince arama yapıldı. Kanalın yayınının durdurulduğu ve kayyum atandığı bildirilirken, Yeni Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz gelişmelere tepki göstererek basın özgürlüğü vurgusu yaptı.

Halk TV, 14 Ekim 2026 Çarşamba sabahı İstanbul’daki merkez binasına düzenlenen polis operasyonu ve kayyum atanmasıyla gündeme geldi. Kanalın yayınının durdurulduğu bildirilirken, Yeni Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz da yaşananlara ilişkin açıklama yaptı.

Halk TV’ye neden kayyum atandı?

Halk TV’nin Zeytinburnu’ndaki binasında Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından arama gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında kanal yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, 11 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiaları kapsamında soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.

Başsavcılık açıklamasında, Mahiroğlu’nun ortağı veya yöneticisi olduğu belirtilen şirketlere el konulduğu ve bu şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyum olarak atandığı bildirildi. Soruşturma kapsamındaki suçlamalar iddia niteliği taşıyor.

Halk TV’nin yayını durduruldu

Operasyonun ardından Halk TV’nin televizyon yayınının durdurulduğu bildirildi. Kanalın yönetim sürecine ilişkin kayyum ataması haberi kamuoyuna yansırken, yaşanan gelişmeler basın özgürlüğü tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Talat Yalaz’dan tepki: “Gazetecilik susturulamaz”

Yeni Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Halk TV’de yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamasında TELE 1’i de hatırlatarak basın özgürlüğüne yönelik müdahalelere tepki gösterdi.

Yalaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Önce TELE 1, şimdi de HALK TV!

Basın özgürlüğüne yönelik müdahaleler, halkın haber alma hakkına ve demokrasiye yönelik müdahalelerdir.

Kayyum uygulamalarıyla yalnızca medya kuruluşları değil, gazetecilerin emeği, mesleki güvencesi ve bağımsız habercilik de tehdit altına giriyor.

Özgür basın, demokratik toplumun vazgeçilmezidir. Basın emekçilerinin yanındayız!

Gazetecilik susturulamaz, basın özgürlüğü teslim alınamaz!”