Antalya’da devlet okulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan 45 yaşındaki Özgür Fırat, 2016 yılında aracını yenilemek amacıyla internet üzerinden kredi başvurusunda bulundu.
Fırat’ın anlatımına göre, başvurusundan birkaç gün sonra kendilerini banka çalışanı olarak tanıtan kişiler telefonla arayarak kredi başvurusunun reddedildiğini söyledi. Kredi puanının yükseltilmesi için hesabında para hareketleri yapılacağını belirten kişilere inanan Fırat, telefonuna gelen mesajları bu kişilerle paylaştı.
Bu sırada dört kişi tarafından Fırat’ın hesabına toplam 2 bin 250 lira gönderildi. Fırat, kendisine gelen mesajların kullanılmasıyla bu paranın ATM’lerden çekildiğini söyledi.
Hesabıyla ilgili şikâyet olduğunu bankada öğrendi
Hesabıyla ilgili bir şikâyet bulunduğunun bildirilmesi üzerine bankaya giden Fırat, dolandırıcılık mağduru olan kişinin Eskişehir’de yaşadığını öğrendiğini belirtti.
Hesabını kapattıran Fırat, kendisini arayan kişiler hakkında polis merkezine giderek suç duyurusunda bulunduğunu ifade etti.
Ancak daha sonra Fırat hakkında “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçlamasıyla Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
Okula giderken gözaltına alındı
Fırat, yargılama sırasında dolandırıcılık yapan kişi değil, telefonla kandırılan kişi olduğunu savundu.
Mahkeme dosyasına gönderilen yazışmalarda emniyet tarafından Fırat’ın şüpheli sıfatıyla ifadesinin alındığının, müşteki sıfatıyla ifadesinin bulunmadığının bildirildiğini aktaran Fırat, bankanın da kendisiyle telefon görüşmesi yapıldığına ilişkin kayıt bulunmadığını bildirdiğini söyledi.
Mahkeme tarafından Fırat’a 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi.
Kararın kesinleştiğini bilmediğini belirten Fırat, Mayıs 2019’da okula giderken polis uygulamasında gözaltına alınarak cezaevine götürüldüğünü anlattı.
Fırat, “Okula giderken beni aldılar, cezaevine götürdüler. İlk üç gün ailem ve arkadaşlarım benden haber alamadı” dedi.
14 ay cezaevinde kaldı
2019 yılında cezaevine girdiğini belirten Fırat, Haziran 2020’nin sonlarında tahliye edildiğini söyledi.
İlk kez cezaevine girdiğini ve bu sürecin kendisi ve ailesi açısından ağır sonuçları olduğunu dile getiren Fırat, yaşadığı psikolojik zorlukları uzun süre atlatamadığını ifade etti.
Başka davada suç duyurusu belgesi ortaya çıktı
Cezaevinden çıktıktan sonra Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başka bir dava açıldığını belirten Fırat, bu dosya kapsamında yapılan incelemelerde daha önce bulunmadığını söylediği bazı belgelerin ortaya çıktığını anlattı.
Fırat, ilk davada dosyada bulunmadığını söylediği suç duyurusu belgesinin Kocaeli’deki davada mahkemeye gönderildiğini ve bankanın kendisini dokuz kez aradığına ilişkin kayıtların da ortaya çıktığını söyledi.
Kocaeli’deki davada beraat ettiğini aktaran Fırat, ardından avukatıyla birlikte ilk davadaki kesinleşmiş karar için kanun yararına bozma başvurusunda bulunduğunu belirtti.
Yargıtay kararı sonrası yeniden yargılandı
Fırat, başvuru sonrasında Yargıtay’ın kararı bozduğunu ve dosyanın yeniden Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geldiğini anlattı.
Haziran ayında yeniden yargılandığını belirten Fırat, bu davada beraat ettiğini söyledi.
Böylece yaklaşık sekiz yıl süren hukuki sürecin sonunda hakkındaki ceza kararı ortadan kalkmış oldu.
Öğretmenliğe dönmek için başvurdu
Yaşadığı süreç nedeniyle öğretmenlik görevinden ayrılan Fırat, geçimini sağlayabilmek için cezaevinden çıktıktan sonra taksicilik yapmaya başladığını anlattı.
Yaklaşık altı-yedi yıldır taksicilik yaptığını belirten Fırat, asıl mesleğinin öğretmenlik olduğunu vurguladı.
Eylül ayında Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğüne göreve iade dilekçesi verdiğini söyleyen Fırat, dosyasının bakanlıkta olduğunu aktardı.
“Yeniden okuluma dönmek istiyorum”
Fırat, bu süreçte boşandığını ve 13 yaşındaki oğluyla yeterince zaman geçiremediğini belirtti.
Geçimini sağlamak ve oğlunun nafakasını ödemek için çalışmak zorunda kaldığını anlatan Fırat, yeniden öğretmenliğe dönmek istediğini söyledi.
Fırat, “Altı yedi yıldır taksicilik yapıyorum ama benim mesleğim öğretmenlik. Dokuz yılda üç başarı belgesi aldım. Yeniden okuluma dönmek istiyorum” dedi.
Yaşadıklarının ardından maddi ve manevi tazminat davası açılması için avukatının çalışma yürüttüğünü de belirten Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“En zor şey, insanın alnına çalınan leke. Benim böyle bir şeyle ne işim olur? Benim gibi kimsenin bir daha mağdur olmasını istemiyorum.”