CHP Milletvekili Adayı Nuray Akçasoy, ESGROUP Genel Koordinatörü ES TV Genel Yayın Yönetmeni Ali Baş’ın sorularını yanıtladı.
CHP Milletvekili Adayı Nuray Akçasoy, 24 Haziran Genel Seçimleri öncesi çalışmalarını anlattı. Akçasoy: Benim aktivist bir yapım var. Bununla beraber uzlaşı kültürüne çok inanırım. Yoksa şehrin birçok kesiminden farklı görüş ve düşüncedeki insanlarla yaptıklarımızı başarmak mümkün olmazdı
Nuray Akçasoy’un yerel yönetimler konusunda tecrübesi siyasete atılmasında etkisi oldu mu?
Elbette oldu! Eskişehir’in kurumlarında ve sivil toplum örgütlerinde aldığım görevler bana çok şey kazandırdı. Şunu belirtmek isterim ki insana dokunmak, şehre dokunmak ve onların isteklerine karşılık verebilmek insana çok şey kazandırıyor ve öğretiyor. Edindiğiniz tecrübe size yüksek düzeyde liyakat sağlıyor. Bu da günümüz Türkiye’sinde en çok ihtiyaç duyulan şey. Bilgi, birikim ve tecrübeleriniz sizi daha büyük hedeflere yönlendiriyor. Artık bu bilgi ve birikimi ulusal baza taşımak gerektiğinden böyle bir göreve soyundum.
Kampanya süreci nasıl gidiyor? CHP içinde uyumlu bir çalışmadan söz ediliyor?
Size şunu söylemek isterim ki halka gördüğümüz karşılık inanılmaz düzeyde olumlu… Bu bizleri çok mutlu ediyor. Enerjimizin tükendiğini hissetmiyoruz bile. Bu baskın seçim ve takvimi bizi zor durumda bırakacağını düşünenler çok yanıldı. Cumhuriyet Halk Partisi seçime ne kadar hazır olduğunu bir kez daha gösterdi. Nasıl gösterdi derseniz bunun başlıca etkeninin halkımızca olumlu karşılanan bildirgemiz diyebilirim. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde üzerine vurgu yaptığımız birçok konunun aslında ülkemizde gerçekleştirilmesi zor hedefler olmadığı görüldü. Vatandaş bunu anladı. Örneğin asgari ücrette yapılan düzenlemeler. Halkın “CHP söylemese yapacağınız yok” yaklaşımı, bizi bu seçim döneminde güçlendirdi. Bizi derken tüm CHP paydaşları için bunu söylüyorum. Bunun içinde milletvekili adaylarımız öncelikli… Bu sayede kenetlenme zor olmadı.
Kent Konseyi Başkanlığı yaptınız. Kenti ve insanları daha yakından tanıma fırsatı buldunuz. O dönem için neler söylersiniz?
Eskişehir Kent Konseyi süreci benim hayatımda çok önemli bir yere sahip. İnsanlarla sürekli iletişim içindesiniz, kentin sorunlarına vakıfsınız, en önemlisi insanlara dokunuyor ve onların sorunlarını çözebilmek adına projeler üretiyorsunuz. Az önce de dediğim gibi burada öğrendiklerimi hiçbir kitap yazmaz… Kent konseyi için söyleyeceğim çok şey var ama 3 konu var ki Eskişehir’de yaptıklarımızın doğru işler olduğunu söylüyor bize. Bu da beni ve ekibimi oldukça gururlandırıyor. Birincisi Türkiye Kent Konseyleri Başkanlığı’na seçilmem. Bu görevin bana verilmesi, yakıştırılmasının tüm kentlileri gururlandırdığını düşünüyorum. Belediyecilik vizyonumuzun kentin paydaşlarıyla paylaşıldığını başka hangi örnek bu kadar güzel gösterebilir ki? Diğer konu ise Avrupa Birliği tarafından örnek Kent Konseyi gösterilmemiz. Bu süreçte yaşadığımız başarı hazzı tarif edilemez. Bir sivil toplum örgütü yöneticisi olarak şehrimizde yaptıklarımızın uluslararası boyutta takdir edilmesi, çok şehre nasip olmaz. Son olarak Alman Sosyal Demokrat Parti (SDP)’nin çağrısıyla Frankfurt’un 9 ülkeden 9 kardeş şehri buluşmasına Eskişehir CHP İl Başkanlığı’nın görevlendirmesiyle, ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve aşırı milliyetçiliğe karşı “Frankfurt Deklarasyonu”na imza koyup, konuşma yaparak Partimizi temsil etmek ise ayrı bir onurdu.
Seçim süreci başlamadan önce yoğun bir şekilde kömürlü termik santrali konuşuyorduk. Biraz gündemden düştü mü?
Evet, gündemden düştü… Çünkü 25 Haziran’dan sonra o kömürlü termik santrali bu şehirde yaptırmayacağız! Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Muharrem İnce’nin de dediği gibi bu güzel kentin ve insanlarının yok olmasına izin vermeyeceğiz… Bu şehrin ve insanlarının güzelliklerinin yok olmasını isteyen her projenin karşısında olacağız! Ve bunu tüm şehirlerimiz için yapacağız! Bu konudaki kararımız net… Ancak değinmek istediğim konu neden istemediğimiz. Greenpeace, Coal Swarm ve Sierra Club tarafından senelik hazırlanan “Yükseliş ve Çöküş 2018” raporuna göre, bir önceki yıl olduğu gibi 2017’de de kurulması planlanan kömürlü termik santral kapasitesinde küresel çapta büyük bir düşüş yaşanırken, dünyanın aksine Türkiye, 2017 yılında proje aşamasındaki kömürlü termik santral kapasitesinde dördüncü sırada yer aldı. Bu ülkenin potansiyel ve verimli enerji kaynaklarını doğru kullanmayı bilmezseniz, geriye en çağ dışı yöntemleri kullanmak kalır size. AKP döneminde kömür ithalatı 6 kat arttı. Yerli ve milli olacağımız politikadan şimdi bahsedebilir miyiz? Eskişehir’de çıkarılması planlanan kömürün kalorisi 2.200. Vatandaşa paketleyip satmaya kalkın, kalitesiz kömür satmaktan hapse girersiniz. 4.500 kaloriden az kömürü satmanız yasaktır. Peki, ne yapmayı planlıyorlar? Yine kömür ithalatı… Buraya gelecek kömür lojistiğinin, yüzlerce kamyonun bu kömürü taşırken vereceği kirlilik ve kaos ayrı bir tartışma konusu… O yüzden Eskişehirli sadece bu nedenle sandıkta nasıl oy kullanacağını çok iyi biliyor. Enerji açığı bahanesiyle zorla diretilen bu projenin aslında kimlere ve hangi rantiye grubuna nasıl enerji vereceği konusunu aslında herkes biliyor. Vatandaşımız artık rantiye politikasının cebini yaktığını biliyor, ama bu seçimde vatandaşımız canının yanmasına artık izin vermeyecektir.
Peki, Anadolu Üniversitesi’nin bölünmesi için neler dersiniz?
Soruyu güzel sordunuz. 3. Üniversite değil, bölünerek üretilen bir üniversite… Cevap soruda saklı… Bu yeni bir üniversite değildir. Biz buna “tabela üniversitesi” diyoruz. Bir kampusun tabelasını değiştirerek yeni üniversite kuramazsınız. Plan, proje ve verimlilik araştırmaları yapılmadan üniversite kurulmaz. Tüm üniversite camiası rahat olsun… Bizim iktidarımızda tüm üniversiteler eski halini alacak ve özerklikleri onlara teslim edilecek. Bu üniversiteler kolay kurulmadı, marka değerleri kolay elde edilmedi… Bölünen üniversitelerin tarihine bir bakın. Ne başarılar, ne ilk’ler, ne de en’ler göreceksiniz. Bu projeyi hayata geçirenlere “neden?” diye sorduklarında bir cevap veremiyorlar. Merak ediyorum acaba iki ayrı üniversiteye iki ayrı rektör atanması için mi böyle bir formül üretildi ya da Anadolu Üniversitesi, AK Parti içerisindeki çekişmelere mi kurban edildi? Şüphesiz ki üniversiteleri siyasi rant haline getirmeye çalışanlar bu hamlenin sonuçlarını sandıkta görecekler…
Gelecek siyaset yaşamınızda üstüne gideceğiniz diğer konular nelerdir?
Bilgim, tecrübem ve liyakatim çerçevesinde verilen her göreve hazırım. Ben kadınların bu ülkede çok şey başarabileceğini gördüm. Kent Konseyi çalışma grubumda yer alan kadınların inandıklarında sahada çalıştığımız kadınlara nasıl ilham kaynağı olduğunu gördüm. Ve bu da bize az önce bahsettiğim başarıları getirdi ve bu sayede somut adımlar atabildik. Yeter ki kadınlarımıza her alanda fırsat verilsin. Kadınlar cesaretlendirildiğinde her şeyi başarabiliriz. Eve hapsedilmeye çalışılan kadınların üretime katkısını göremiyor mevcut iktidar. Bakın sizinle Dünya Ekonomik Forumu’nda verilen bilgiyi paylaşayım. Türkiye, cinsiyet eşitsizliği uçurumunda 140 ülke arasında 2016 yılında 130’uncu sıradayken, 2017 yılında 131’inci sıraya geriledi. Rakamlara göre cinsiyet eşitliği için 2016 yılında 83 yıl geçmesi gerekirken, 2017 yılındaki araştırmaya göre artık 83 değil 100 yıl geçmesi gerekiyor. Eşitsizliğin getirdiği şiddet ise cabası. 2015 yılı raporlarına yansıyan rakamlara göre AKP iktidarı döneminde kadına yönelik şiddet yüzde bin dörtyüz artmış durumda. Kadın cinayetleri hep gündemde.… Ama günümüz politikaları ile bu çok zor. Bu yüzden kadınları ve dolayısıyla aileyi güçlendirme temelli politikalarla geliyoruz.
Hep güler yüzlü görüyoruz. Hep umutlu konuşuyorsunuz. Gülümsemek ve umutlu olmak zor değil mi?
Teşekkür ederim bu güzel görüşünüz için. İçinde umut olmayan, insan sevgisi olmayan kimse hiçbir zaman mutlu olamaz, gülümseyemez. Sanırım benim içimden gelenler bunlar. Arkadaşlarım “Nuray, enerjin hepimize güç katıyor” diyorlar… Ama seçim süreci kısa ve her zaman gülümseyerek ve hiçbir kesimi bu sürecin dışında bırakmadan seçim bildirgemizi her kesime anlatmak önceliğimiz.
Eskişehir için seçim hedefi nedir?
Bizim hedefimiz her zaman daha fazlası… 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde bunu gösterdik ve tekrarladık. Hedefimiz 4 milletvekili çıkarmaktı. Evet, öyleydi ama inanın sahada gezdikçe şimdi neden 5 olmasın diyoruz… Hayal kurmuyoruz, çalışıyoruz.
Nasıl bir vekil olacaksınız?
Benim aktivist bir yapım var. Bununla beraber uzlaşı kültürüne çok inanırım. Yoksa şehrin birçok kesiminden farklı görüş ve düşüncedeki insanlarla yaptıklarımızı başarmak mümkün olmazdı. Öncelikle yanlışları görmek ve göstermek isterim… Hem de her siyasi kesime… Sonra liyakat esası devreye girer… Bu seçimden sonra Eskişehir’e milletvekillerinin de katkı sağlayabileceğini göstereceğiz seçmenimize… Eskişehir’in tüm belediye başkanları ile çalışma şansına ermiş biri olarak, onlar gibi bu şehre hizmet etmek istiyorum. Çünkü pratiklerim ve bilgim bunu gerektiriyor.
Nasıl bir Eskişehir ve ülke hayal ediyorsunuz?
Eskişehir gibi bir ülke hedefliyorum… Hayal değil bu! Dedim ya ayakları yere basan hedefler ulaşılabilirdir. Buna ben ve diğer kent konseylerini temsil eden tüm arkadaşlar inanıyor ve bunu istiyor. Barışık, üretken ve bölüşebilen kent yapımızın tüm ülkemizde yer etmesini hedefliyoruz. O zaman her şehrimiz Avrupalılarca örnek gösterilebilir. Gösterilmelidir!