Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun bu yılki çalışmalarını değerlendirdi.
Ataç, ES TV’de yayımlanan “Günaydın Eskişehir” programında sanatçılar Ayşegül Veryeri, Mariko Okubo ve Yin Chang ile birlikte sempozyumun kent yaşamına katkılarını anlattı.
18’inci kez gerçekleştirilen organizasyonun Eskişehir’de artık önemli bir gelenek haline geldiğini belirten Ataç, sempozyumun toplumun farklı kesimlerini sanatla buluşturduğunu ifade etti.
Bu yılın teması “Atatürk ve Çocuk”
Sempozyumun bu yılki teması “Atatürk ve Çocuk” olarak belirlendi.
Program kapsamında 8 sanatçı ile 24 asistan bir araya gelerek eserler üzerinde çalışıyor. Türkiye’deki güzel sanatlar fakültelerinden öğrencilerin de asistan olarak organizasyona dahil edildiğini belirten Ataç, gençlerin hem üretim sürecine katılmasını hem de Eskişehir’i yakından tanımasını önemsediklerini söyledi.
Bu yıl ortaya çıkacak eserin adının da vatandaşların görüşleri doğrultusunda belirlenmesi planlanıyor. Daha önce hazırlanan 100. Yıl eserinin isminin Eskişehirliler tarafından “Sonsuz Cumhuriyet” olarak belirlenmesi örnek gösterildi.
“Seçkinlerin değil, halkın projesi oldu”
Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun yıllar içerisinde yalnızca sanat çevrelerine hitap eden bir organizasyon olmaktan çıktığını vurgulayan Ataç, etkinliğin kent halkıyla güçlü bir bağ kurduğunu söyledi.
Sempozyumun 18 kez gerçekleştirilebilmesini de bu toplumsal sahiplenmenin bir göstergesi olarak değerlendiren Ataç, Eskişehir’de bu kadar uzun soluklu devam eden benzer bir projenin bulunmadığını ifade etti.
Sempozyum aynı zamanda bir vefa projesi
Ataç, organizasyonun sanat üretiminin yanı sıra önemli isimleri yaşatmaya yönelik bir vefa boyutu da taşıdığını belirtti.
Daha önce uçak kazasında hayatını kaybeden akademisyen Ceren Necipoğlu’nun anıldığını hatırlatan Ataç, son yıllarda yaşamını yitiren Fethi Heper ve Amigo Orhan gibi Eskişehir’in değerlerinin de unutulmadığını söyledi.
Bu yıl ise tarihçi ve akademisyen İlber Ortaylı’nın anısına bir eser ithaf edileceğini belirten Ataç, sempozyumun çalışmalarının Vecihi Hürkuş yerleşkesindeki yaklaşık 500 metrekarelik kapalı alanda da sürdürüldüğünü aktardı.
“Sektörden sanat, sanattan bilimsellik çıkıyor”
Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun kuruluş hikâyesine de değinen Ataç, projenin çıkış noktasının Eskişehir’in üretim kültürü olduğunu anlattı.
Kentin kiremit ve tuğla sektöründen hareketle şekillenen organizasyonun zaman içerisinde sektör, sanat ve bilimselliği bir araya getiren üçlü bir yapıya dönüştüğünü belirten Ataç, yıllar içerisinde ortaya çıkan eserlerin Eskişehir’in kent dokusuna önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Sanatçılardan Eskişehir’e övgü
Sempozyuma katılan sanatçılar da Eskişehir’de bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Ayşegül Veryeri, organizasyonun uzun yıllardır sürdürülen oturmuş yapısına dikkat çekerek Eskişehir’de sanat üretimine verilen önemin kendisini etkilediğini belirtti. “Atatürk ve Çocuk” teması kapsamında sanatçılardan çocuk figürleri üretmelerinin istendiğini aktardı.
Japonya’dan gelen Mariko Okubo ise seramik alanındaki çalışmalarından söz ederek, sempozyumun sanat üretimi açısından kendisine uygun bir ortam sunduğunu ifade etti. Eskişehir’de karşılaştığı ilgiden memnun olduğunu belirten Okubo, eserleri aracılığıyla izleyicilerde olumlu duygular oluşturmayı amaçladığını söyledi.
Çin asıllı olup Paris’te yaşayan Yin Chang da Eskişehir’in sanatsal gelişimindeki önemine dikkat çekti. Daha önce 2022 yılında sempozyuma asistan olarak katıldığını belirten Chang, burada tanıştığı sanatçıların kendi sanat yolculuğunda önemli bir etkisi olduğunu ifade etti.
Chang, Eskişehir’in genç nüfusunun da kente duyduğu ilgiyi artırdığını belirterek kendisini artık Eskişehir’e ait hissettiğini söyledi.
Eskişehir’de sanat üretimi sürüyor
18’inci Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, sanatçıları, öğrencileri ve kent halkını aynı çatı altında buluşturmaya devam ediyor.
Sempozyum kapsamında üretilen eserlerin Eskişehir’in kamusal alanlarına kazandırılmasıyla sanatın kent yaşamının bir parçası haline getirilmesi hedeflenirken, bu yılki “Atatürk ve Çocuk” temasıyla hazırlanan çalışmalar da organizasyonun kalıcı eserleri arasında yerini alacak.