25 bin voltluk hattın geçtiği alanı koruyan duvar yarım bırakılmış. Elimi kolumu sallayarak hatta girdim! Benden az önce de üç öğrenci girdi. Ebru’nun ölümü savcılık tarafından soruşturulmalı.
Başka ‘kazalar’ olmaması büyük şans. Resmen Allah korumuş! Gördüğüm kadarıyla ortada güvenlik zafiyeti var. Bu belki bizim vereceğimiz hüküm değil! Sadece konunun gündeme gelmesini istiyoruz.
Lise öğrencisi Ebru Demir… Henüz 16 yaşındaydı. Ailesini, yakınlarını ve arkadaşlarını kahreden, hepimizi de üzen bir ölümle aramızdan ayrıldı. Ebru, Enveriye Tren İstasyonu yakınlarında fotoğraf çektirmek için çıktığı yük treni vagonunda 25 bin voltluk elektrik akımına kapıldı. Ağır yaralanan Ebru kurtarılamadı. Şehit Hasan Önal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10’uncu sınıf öğrencisi Ebru, Ertuğrulgazi Mahallesi’ndeki Enveriye yakınlarında bekleyen yük treni üzerine çıkıp fotoğraf çektirmek istedi. Vagonlardan birinin üzerine çıkan Ebru, 25 bin voltluk yüksek gerilim hattına kapıldı. O sırada yanında olan arkadaşı Ekrem, Ebru’yu kurtarmaya çalışırken hafif şekilde yaralandı. Hareket etmeye başlayan tren, vatandaşların uyarısı üzerine 100 metre sonra, istasyona yakın bir noktada durdu. Ebru’ya ilk müdahale Tıp Fakültesi’nde yapıldı. Ankara’ya sevk edilen Ebru, Polatlı yakınlarında hayatını kaybetti. İşte Ebru aramızdan böyle ayrıldı. Yarım kalan bir hayat, hayaller… Ve geride yarım bıraktığı insanlar. Allah sabır versin… Bir gazeteci olarak elbette bize düşen Ebru’nun ardından sadece ailesine sabır dilemek değil. Ölümün nasıl gerçekleştiğini sorgulamalıyız. Bu genç ölüm önlenebilir miydi, sorusunu sormalıyız. Başka ölümlere engel olmak için çalışmalıyız. Aklımızın yettiği ölçüde ihmal olup olmadığını araştırmalıyız. Dün Yenigün‘den Gökhan Koçal arkadaşımız gitmiş. Birbirimizden habersiz ‘acı olayın’ gerçekleştiği yerde incelemelerde bulunmuşuz. Güzel bir tesadüf de olmuş. Gökhan, olay yerine Enveriye tarafından yaklaşmış ben ise Polis Kantini tarafından geldim. Birbirini tamamlayan bir ‘çalışma’ çıkmış ortaya. Bu arada habercilik refleksi nedeniyle Gökhan’ı tebrik ediyorum.
İşte gözlemlerim… Polis Kantini yakınlarındaki üst geçitten karşıya geçerken “dikkat yüksek gerilim” tabelasının dikkatimi çekmesi gerekirdi! Gerekirdi diyorum çünkü önünde araç park etmişti. Böylesine önemli bir uyarı levhasının önüne otomobil park etmişti. Üst geçitte küçük sayılacak iki adet sarı renkli “dikkat ölüm tehlikesi” uyarısı vardı. Karşıya geçtiğimde beni “Dikkat! 25 bin volt elektrik akımı” yazılı bir adet tabela karşıladı. Kilitli demir bir kapı gördüm. Hızlı tren hattının her iki tarafında duvar ve üzerinde bir metreyi geçen demir korkuluklar olunca ‘acaba çocuklar bu kapıdan mı girdi” diye düşündüm. Kapının açık unutulduğu falan düşündüm. Ne kadar yanıldığımı az sonra anladım. Yol boyunca yürümeye devam ettim. Az ileride iki küçük kulübe gördüm. Birinin üzerinde “Hava’i hat! Vagonların üstüne çıkmak tehlikeli ve yasaktır” yazıyordu. Buraya kadar bütün önlemler alınmış gibiydi. Çocukların rayların olduğu bölüme nasıl ulaştığını, oraya nasıl geçtiklerini çözemedim. Herhangi bir aksaklık gözükmüyordu. Hat boyunda, duvar dibinden ilerlemeye devam ettim. Önümde üç öğrenci vardı. Aramızda 100-150 metre vardı. Birden çocukların rayların üstünde yürümeye başladığını gördüm. Nereden geçtikleri merak ettim. Biraz hızlandım… Batkım gerçekten de Ebru’nun öldüğü bölgede, rayların üstünde yürüyorlar. Fotoğraf çekmek için koştum ama yetişemedim. Çocuklar rayların üzerinden geçip Enveriye istikametine doğru gözden kayboldu. Gelelim nereden ve nasıl yüksek gerilim hattının bulunduğu alana geçtiklerine… Çocuklar ellerini kollarını sallayarak girmişler ‘tehlikeli’ bölgeye! Çünkü bende öyle girdim. Çünkü hattı koruyan duvar orada bitmişti! Evet, duvar yarım kalmıştı. Gözlerime inanamadım. Böylesine önemli ve bir o kadar da tehlikeli hattı koruyan duvar yarıda kalmıştı. Bir süre önceki muazzam koruma ve önlemden eser kalmamıştı. Yakınlarda uyarı, levha falan da yoktu. Muhtemelen Ebru ve arkadaşı da buradan geçti. Ya da Enveriye tarafından… O tarafın da güvenlik ve önlemler açısından ciddi sıkıntılı olduğunu Gökhan’ın haberinden öğrenmiş olduk. Söz konusu yerden sadece yük treni hattına değil, hızlı tren hattına ulaşmakta mümkün. Bugüne kadar kaza olmaması büyük şans. Hayvan geçer, insan çıkar… Allah korumuş! Görebildiğimiz kadar ortada ciddi güvenlik zafiyeti var. Kuşkusuz bizim vereceğimiz bir hüküm değil. Sadece konunun gündeme gelmesini istiyoruz. İhmali olanların araştırılmasını diliyoruz. Kurum içinden bir müfettişin değil ‘Cumhuriyet Savcısının’ meseleyi ele almasını umuyoruz. Şayet Ebru oradan geçiş yaptıysa o yarım bırakılan duvar bir hayatı hatta hayatları yarım bıraktı. Enveriye tarafından geldiyse de durum vahim. Her hâlükârda bu ölümün hesabının sorulması gerekir.