Külliye içerisinde faaliyet gösteren ahşap atölyesinin eğitmeni Gürkan Erdoğan ve kursiyerler, bu kez Külliye'nin önünde, sokak ortasında çalışma gerçekleştirdi. Ahşap çalışmalarını açık alana taşıyan eğitmen ve kursiyerler, sanatın mekânlardan bağımsız olarak varlığını sürdüreceğine dikkat çekti.
“SESSİZ BİR ÇIĞLIK GİBİ DÜŞÜNEBİLİRSİNİZ”
Ahşap atölyesi kurs eğitmeni Gürkan Erdoğan, Külliye içerisinde oluşturulan atölye ortamının kendileri için çok değerli olduğunu belirterek yaşananları sessiz bir çığlık olarak değerlendirdi.Erdoğan, “İçerideki atölye ortamımız çok güzeldi. Müze zaten mükemmel, dünya üzerinde sıralamaya gelecek bir müzeydi. İçeride dünyanın dört bir yanından gelen eserler vardı. Atmosfer de zaten buna çok uygundu. Buranın kararmasına karşı sessiz bir çığlık gibi düşünebiliriz” ifadelerini kullandı.
“KENDİ AİLEMİ, KENDİ ÖZÜMÜ BULMUŞTUM”
Atölyenin kursiyerlerinden Tuba Zeynep Venüs ise Külliye'de sanatla iç içe olmanın kendisi için önemli bir anlam taşıdığını söyledi. Burada henüz yeni kursiyer olduğunu belirten Venüs, kısa sürede kendisini ait hissettiği bir ortam bulduğunu dile getirdi.Venüs, “Henüz yeni başlamıştım ama kendi ailemi, kendi özümü bulduğumu söyleyebilirim. Sanatla bir arada olmak, sanatın içinde olmak kendimize alan açmaktır. O kadar sıkışmışlığın içinde nefes alınacak bir alandı. Özellikle Külliye'nin içerisinde olmak, o sanat eserleriyle beraber bulunmak, hayatıma bir anlam bulduğumu düşünüyordum ki çabuk kaybettim” diye konuştu.
“SANATI HİÇ KİMSE ÖLDÜREMEZ”
Çalışmalarını bu kez sokakta sürdürmelerine ilişkin de konuşan Venüs, sanatın her koşulda varlığını devam ettireceğini belirtti.Venüs, “Sanatı hiç kimse öldüremez diye düşünüyorum. Nerede olurlarsa olsunlar bu sanatı her şekilde icra edeceğimizi biliyorum. Çünkü sanatsız kalan bir milletin, toplum temelinin tamamen bittiğini düşünüyorum” dedi.