Doç. Dr. Turan Akman ERKILIÇ
Öğrencilere kazandırılacak davranışlar önemli kuşkusuz! Neler var bu bağlamda?Bu konu çok ama çok önemli. Araştırdıkça, baktıkça, okudukça düşündükçe ilginç konu, tema veya ilkelere denk geliyorsunuz. Burada bu konuyu alanda yaygın olarak bilinen eserlerden Makal (1997), Akın (1999), Ertuğrul (2002), KEÇEV (2004), Altunya (2005), Aydoğan (2006), Aydın (2007), Küçükcan (2018), Gerede (2018) ‘den yararlanarak özet ve anahtar sözcüklerle ifade etmek zorunluluğu bulunmakta…
Çocuklara sade mütevazi, memleket uğruna harcanmış emek dolu bir yaşam sevdirme ve benimsetme… Yani yurt ve emek sevgisi kazandırma…
Toprak, ziraat, çevre ve yaşam sevgisi…
Gerçeği öğrenme ve gerçeklere değer verme…
Güzel kıymetlere değer verme ve icra etme…
Adalete uygun emirlere uyma. Haklı ve yerinde eleştirilere dayanma…
Kin nefret, kıskançlık, kibir ve dedikoduculuk gibi hislerden temizlenme…
Ailesini köy adlı yuvasını (köyünü) yurdunu ve ulusunu sevme…
Ulusal çıkarını kişisel çıkarından üstün tutma…
Tek güvenleri kendi emekleridir; kendilerini yetiştirme ve geliştirmeyi esas alma…
Açık yürekli olma ve mertliği ilke edinme…
Öğretim ilke ve yöntemleri bağlamında neler öne çıkmakta neleri görmekteyiz?
Bu ilkeleri farklı gruplamak mümkün. Burada ilkeleri belirli bir düzen içinde, öncelikle karma eğitim, çağdaş teknolojiyi kullanmak ve okuma alışkanlığı kazandırmak diyelim. Diğer yandan genelde pratikle ilgili boyutta yeni tarım tekniklerinin öğretilmesi ve modern tarımcılık anlayışının geliştirilmesi ve ygulamalı, sorun çözme odaklı çalışmalar grubunu ekleyelim. Bir başka açıdan da öğretmen ve ustaları örnek alma, iş eğitimi, kuram uygulama bütünlüğü ve bilimsellik ilkeleri eklenebilir.
Şimdi bunları bir parça açalım dersek, …
Karma eğitim, yani kız erkek bir arada eğitim görmesi temel alınmaktaydı Enstitülerde … Tabi yeni genç Cumhuriyet özellikle laiklik, çağdaşlık, millet egemenliği gibi konuları önemsiyordu. Özellikle kimi çevreler kadının yeni toplumdaki yeri konusunda hoşnut olmadığı açıktı. Osmanlı’da reform ıslahat uygulamalarla kadının yeni toplum Atatürk’ün ifadesiyle ‘yeni sosyete’ oluşmaktaydı. O nedenle yeni okullar toplumu bir bakıma sosyal mühendislikle inşa etmeye çalışıyorlardı. Enstitülerde de bu bağlamda kız erkek bir arada karma eğitim esastı…
Çağdaş teknolojiyi kullanmak önemli bir beceri hedefi olarak konulmaktadır. Bundan kasıt o dönem köyler çok yoksul ve geri teknoloji ve hatta teknolojiye karşıtlık söz konusudur. Cehalet almış başını gitmiş, kötü sözüm kişilerce olumsuz yorumlanıp saf temiz Anadolu halkı kandırılmaktadır. Teknolojiye gavur icadı deyip bakanların sayısı bir hayli fazla… Öğrencilere yeni teknoloji kullanımları sağlanarak ileride gittikleri köyde çağdaş tarım yapmaları ve bu konularda köylüye örnek olmalarıdır. Bu anlayış eğitim felsefesi ve sosyolojisinde resmen ilerlemeci ve yeniden inşacılık felsefesidir. Bakın dikkati bir noktaya çekelim sonraki dönem felsefecilerin görüşüne bakar mısın? Yeniden inşacılık ülkelerin özellikle sosyal ve ekonomik bunalım dönemlerinde ortaya çıkan toplumu yeniden inşa etmeyi amaçlayan bir eğitim yaklaşımıdır (Büyükdüvenci, 2019). Bu durum açıkça genç Cumhuriyet eğitimcilerinin vizyon sahibi ileri görüşlü olduklarının göstergelerinden biridir.
Okuma alışkanlığı kazandırma, Enstitülerin bir başka öne çıkan özelliğidir. Ödevler, ders içi dışı etkinlikler genelde okuma anlama ve yapma odaklı çalışmalardır. Ezberden tümüyle kaçınılmıştır. Buna okuma ve yazma alışkanlığı kazandırma da denilebilir. Bu anlayış daha da gelişerek köyden gelen yerel dilin alana resmi dile kazandırılması çalışmaları yürütülmüştür. Böylece halkın dilinde yaşayan Türkçe artık devlet katında da yer bulmaya başlamıştır. Yerel dilin önemi ve edebiyata aktarılması gibi bir sonuç doğmuştur. Enstitüler, zamanla bu örnek anlayışın ürünlerini de almışlardır. Nitekim Fakir Baykurt, Mehmet Başaran, Mahmut Makal, Hasan Kıyafet, Emin Özdemir, Adnan Binyazar, Dursun Akçam, Abdullah Özçukur, Talip Apaydın ve daha niceleri yüzlerce roman, öykü ve diğer yazın ürünleri vermişlerdir…
Yeni tarım tekniklerinin öğretilmesi ve modern tarımcılık anlayışının geliştirilmesi bir başka değişik yol olmuştur Enstitüler için. Daha önce ifade edildiği gibi yoksunluk ve yoksulluk almış başını gitmiş bir ülke… Tarım ülkesi diye tanımlanıyorsun çoğu verilerin tarım ülkesi olmayanlardan kötü… Yol tek yeni teknolojileri kullanmak ve köye köylüye aktarmak ve kullanımını sağlamak. Bu nedenle Enstitülerde yaparak yaşayarak öğrenme temel alınmıştır. Bu ne bir bilsek bu düpedüz William Heard Kilpatrick ve John Dewey’in lafını ettikleri ilerlemecilik felsefesinin eğitim alanında Anadolu bozkırında ayaklarını yere bastırmaktır. Bunun Türkçesi budur…
Uygulamalı, sorun çözme odaklı çalışma, öğretmen ve ustaları örnek alma, iş eğitimi temel amaçlar arasında. Enstitülerde tüm çalışmalar usta öğretici çırak ilişkisi içinde uygulamalı çalışma odaklıdır. Burada Mckenzie’in ‘Bazı öğrenciler bilgi pınarından içerler, diğerleri sadece gargara yaparlar’ sözünü anımsatarak Enstitülüler bilgi pınarından içenlerdendir. Enstitülerin sorun çözme odaklı çalışmaların da baskın olduğu eğitim kurumlarıdır. Şöyle ki Enstitüler amiyane tabirle pragmatizm tavan yaptığı kurumlar… Bakar mısınız bir taş üç kuş. Bir taraftan temel amaç öğretmen yetiştirmek aynı öğretmen hem modern tarımcı ve olası olumsuz bir duruma karşı koruyucu halk sağlığı birinci kademe çalışanı gibi… Şimdi koronavirüs mücadelesindeki ihtiyaçları görünce nasıl aramazsınız Enstitü mezunlarını…
Kuram uygulama bütünlüğü ve bilimsellik öne çıkan bir başka çalışma biçemidir. Enstitülüler öğrenenlerin ne işe yarayacağı, yaşamda yararlılığının ne olacağı bilinciyle yetiştirildiler. Öyle ki yaptıkları binanın çatısını çatarken hipotenüsü öğrendikleri bile kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Aslında işin özü, bilimsellik ve kuram uygulama bütünlüğü önemsenen eğitim programı örnekleridir. Köyün o alnı yanmış kavruk çocuklarından daha sonra değişik alanların bilim insanları da çıkarmışlardır. Örneğin Sami Akıncı, İsmail Avcı, Ayşe Baysal, Halis Biçer, Mürüvvet Bilen, Fikri Cantürk, Saim Kaptan, Yakup Kepenek, Yahya Özsoy, Cemal Yıldırım yetiştirdikleri bilim insanlarından kimileridir.
Peki bu kadar popüler bu okullarda hangi dersler okutuldu? Bu konuda nelerin altı çizilmelidir?
Bu noktada hangi derslerin okutulmasından çok okulda egemen olan kurum kültür ve sistemli işleyişi çok daha önemli olduğu vurgulanmalıdır. Nitekim, Enstitülerin başarısında kurum kültürü ve sistem işleyişinin daha çok payının olduğu ifade edilir (Başaran, 1990). Şimdi bu bakışla programın bazı özellikleri üzerinde durmak daha çok bilgi edinmemizi sağlar niteliktedir. Bu konuda Altunya (2005), dönersek şu görüşler öne çıkmaktadır.
Enstitülerde öğrencilere iş durumuna göre dönüşümlü olarak 45 gün izin verilirken okula ara verilmezdi.
Öğretmen adayları olan Enstitüler temel olarak asli görevleri öğretmenlik yapacaklardır.
Derslerin yüzde 50’si genel kültür ve meslek derslerine, yüzde 25’i iş, yüzde 25’i tarım ders çalışmalarına ayrılmıştır.
Programların zaman dağıtılarak uygulanması konusunda esneklik söz konusu…
Tarım dersleri özellikle yöreye çevreye uygun değişik tarım üretim konularına yer verilmiştir.
Ders dışı etkinlikler eğlenceler, gezi, tiyatro, deneme, gözlem, nöbetler, iş paylaşımı gibi etkinliklerle öğrencilerin bilgi, beceri, tutumları ile sosyal sorumlulukları geliştirilmeye çalışılmıştır.
Ders ve etkinliklerin beş yıla genel dağılımı şu biçimdedir. Kültür Dersleri 114, Ziraat Dersleri ve Çalışmaları 58, Teknik Dersler ve Çalışmalar 58, Beş Yıllık Sürekli Tatiller 30 hafta olarak belirlenmiştir.
Şimdi Enstitülerde 1943 ders yılına ait programlarında derslerin dağılımına bir bakalım. Tablo 1’e bakıldığında, okulların bugünkü sınıf öğretmenliği programlarını görece andırdığı benzediği söylenebilir. Ancak asıl Enstitülere özgün kimliğini verenin uygulamalı eğitim yapılıyor olmasıdır.
Tablo 1. Genel Kültür ve Öğretmenlik Bilgisi Dersleri
| Dersler/ Sınıflar | 1. Sınıf | 2. Sınıf | 3. Sınıf | 4. sınıf | 5. sınıf |
| Türkçe | 4 | 3 | 3 | 3 | 3 |
| Tarih | 2 | 2 | 1 | 1 | 1 |
| Coğrafya | 2 | 2 | 1 | 1 | - |
| Yurttaşlık Bilgisi | - | 1 | 1 | - | - |
| Matematik | 4 | 2 | 2 | 3 | 2 |
| Fizik | - | 2 | 2 | 1 | 1 |
| Kimya | - | - | 2 | 2 | - |
| Tabiat ve Okul Sağlık Bilgisi | 2 | 2 | 2 | 1 | 1 |
| Yabancı Dil | 2 | 2 | 2 | 1 | 1 |
| El Yazısı | 2 | - | - | - | - |
| Resim İş | 1 | 1 | 1 | 1 | 1 |
| Beden Eğitimi ve Ulusal Oyunlar | 1 | 1 | 1 | 1 | - |
| Müzik | 2 | 2 | 2 | 2 | 2 |
| Askerlik | - | 2 | 2 | 2 | 2 |
| Ev İdaresi ve Çocuk Bakımı | - | - | - | - | 1 |
| Öğretmenlik Bilgisi | - | - | - | 2 | 6 |
| Zirai İşletme ve Kooperatif | - | - | - | - | 1 |
| Toplam | 22 | 22 | 22 | 22 | 22 |
Tarım ders etkinliklerinin genel dağılımına bakıldığında öğrencilerin değişik tarım alanlarında yetiştirildiği görülmektedir. Örneğin tarladan arıcılığa oradan her tür hayvancılık işlerinde öğrencilerin geliştirilmeye çalışıldığının amaçlandığı belirlenebilir. (Tablo 2)
Tablo 2. Tarım Ders Etkinliklerinin Genel Dağılımı
| Dersler/ Sınıflar | 1. Sınıf | 2. Sınıf | 3. Sınıf | 4. sınıf | 5. sınıf |
| I. Tarla Ziraati | - | 3 | 4 | 2 | 1 |
| II. Bahçe Ziraati | 8 | 4 | 3 | 3 | 2 |
| III. Sanayi Bitkileri Ziraati ve Ziraat Sanatları | - | - | 1 | 1 | 2 |
| IV. Zooteknik | 1 | 2 | 2 | 1 | 2 |
| V. Kümes Hayvancılığı | 2 | 2 | - | - | - |
| VI. Arıcılık ve İpek Böcekçiliği | - | - | 1 | 2 | 2 |
| VII. Balıkçılık ve Su Mahsulleri | - | - | - | 2 | 2 |
| Toplam | 11 | 11 | 11 | 11 | 11 |
Tablo 3’e bakıldığında okulların karma ders gruplarından iş dersi etkinliklerinin ağırlıklı günlük bakım onarım gibi konuları hedeflediği görülmektedir. Kız öğrencilerin ağırlıklı Köy El Sanatları dersini aldıkları belirlenmektedir.
Tablo 3. İş Ders Etkinliklerinin Dağılımı
Birinci Sınıflar (Kız Erkek)
| Dersler/ Cinsiyet | Erkek | Kız |
| I. Demircilik ve Nalbantlık | 2 | - |
| II. Dülgerlik ve Marangozluk | 2 | - |
| III. Yapıcılık | 5 | - |
| IV. Köy ve El Sanatları | - | 10 |
| V. Makine ve Motor Kullanma | 2 | 1 |
| Toplam | 11 | 11 |